Yahu bu öyle çok kompleks veya üzerine komplo teorisi yazılacak bir şey değil ki.
Bu kapitalizmin, daha doğrusu neo-kapitalizmin çok doğal bir sonucu. Planlı eskitme "planlamaları" yapılırken de öyle kapalı kapılar ardında tapınak şovalyeleri gibi gizli gizli işler yapmıyorlar. Günümüzde çok spesifik alanlarda çalışan bir kaç firma hariç tamamının birinci önceliği hissedar karlılığıdır. Bütün planlamalar, maliyet analizleri, fiyatlandırma çalışmaları bunun üzerine yapılır. Bunu etik açıdan tartışabiliriz elbette ama geçerliliğini tartışamayız, birincil öncelik hissedar karlılığıdır.
Çin Dünya'nın üretim merkezi olurken önce fiyatlar mı düştü karlılık mı arttı? Çok çok kabaca bir mal ABD'de üretilirken $5'e satılıyordu, üretim Çin'e kaydığı zaman fiyat $2'ye inmedi, ama gel gelelim tekrar ABD'ye üretim kaydırılması durumunda veya bir Çin üretiminin karşısına ABD üretimi ürün çıktığında "burada işçilik pahalı o yüzden $10" deniyor, zira üretim Çin'e gittiğinde elde edilen karlılıktan vazgeçilmek istenmiyor. Siz 50% brüt karla sattğınız bir üründe bu kar 70%'e çıktıktan sonra geri 50%'ye düşsün ister misiniz? Üretim Çin'e gittiği zaman buradaki tasarrufun çok önemli bir kısmı firmanın karlılığına yazılır, sonra daha pahalı bir yerde üretim yapılması gerektiğinde karlılık mümkün olduğunca düşürülmez ve bu maliyet artışı ürün fiyatına daha çok yansıtılır. Bu kadar basit.
Hissedar karlılığında süreklilik sağlamanın bir numaralı yolu da düzenli büyümedir. Büyüme ne demek? Dün 10 tane sattığın şeyden bugün 15 tane satman gerekmesi demek. Şimdi ilk mesajdaki örneğe gidelim, bırakın 2500 saati oraya linki verdim, 1901'de ABD'de bir itfaiye istasyonuna takılan ampül hala yanıyor, aynı flamanla.(4W gücünde bir gece lambası performansına düşmüş durumda ama yanıyor) Dünya'daki bütün ampullerin buna yakın dayanıklılıkta üretildiğini düşünün? Kulağa hoş gibi geliyor ama şimdi de o fabrikada çalıştığınızı düşünün? Öyle kapitalizmin Allah belasını versin demekle gemi yürümüyür, bindiğimiz bütün motosikletler de kapitalizmin ürünü, bu satırları yazdığımız bilgisayarlar da, yazdıklarımızı gönderdiğimiz bu forum da. Kapitalizm olmasa sen kimsin de keyfinle ilgili şeyler yazmak için lityum falan kazılacak işlenecek sana bilgisayar denilen şeyi verecekler.. Peh peh

Bilgisayarlarda var mı planlı eskitme? Tabii ki var, planlı eskitmeyi de "t zaman geçince patlasın" diye bir saatli bomba düşünmeyin, belirlenen bir çalışma frekansı ve süresi oluşturuluyor tasarım sırasında. Bu forumu canlı tutan sunucudaki CPU ile brnim laptopumdaki CPU'nun aynı ömürde olmalarını beklemenin bir anlamı yok.
Bunu öyle şöyle bir ürünüm vardı falan diye düşünerek deneyimlemeye de gerek yok. Temel ekonomi ve sosyoloji konusuna biraz kafa patlatınca zaten düşünerek belirli gerçeklere ulaşmak mümkün, tabi burada bu düşüncelere zemin hazırlayacak bilgileri hangi kaynaktan öğrendiğimiz de önemli, ayrı konu. Bunların dışında ben işim gereği 100'e yakın üretim firmasına danışmanlık vermişimdir, bu düşünce sistematiğinden uzak olan bir firma var zannetmeyin. Herkesin ürettiği ürünün bir felsefesi var. Japon mallarının dayanıklı olması Japonların terbiyeli insanlar olmasından falan kaynaklanmıyor, adamların bu ürünleri satmaktaki ekonomik yaklaşımı bu.