Aslında ülkemizin ihtiyacı olan uygulama, her markanın sadece 1 model getirmesi. Hem ikinci el piyasası canlanır hem marka maliyetleri düşeceği için yedek parça ve servis konusunda enfes hizmet sağlanır hem de çok seçenek olduğunda insanların sürekli karışan kafasına çare olur. Ekonomik anlamda da faydası olacağını düşünüyorum.
Yeni başlayanlara da başlayıp devam edenlere de yalnızca marka seçmek kalacak geriye. Tabii bu bile taban düzeyinde büyük bir gerilime yol açacak bir seçenek deryası, ama üstesinden gelineceğini kıymetlendiriyorum.
1000 birim paraya bir ürün satın alıp bir süre kullandıktan, "sonraki sahibi düşünsün" diyip bakımlarını ihmal ettikten sonra bu ürünü 1500 birim paraya satmayı amaçlayan kaç ülke var bilmiyorum. Bu düzen hangi ara oturdu memlekette bilmiyorum.
"sen de aldığın motoru aldığın paraya sat da görelim" diyen varsa, şahsen ben aldığım motoru üzerindeki 3000 TL aksesuarıyla birlikte 2016'da aldığım fiyata, sıfırının neredeyse yarısı fiyatına sattım. Hayali fiyatlar vardı, bu fiyatlara alacak olan potansiyel jetfadıl ve çiftlikbank mağdurları da varsa benim gönlüm çok elvermezdi; zaten alıp kullandığım bir ürünün sadece ben kullandım diye değerinin artması da benim doğrularıma biraz ters, mantığıma saçma gelirdi. Enflasyondur, piyasadır vs. telkin edici fikirleri olanlar için cep telefonu piyasasını örnek olarak göstermek isterim.
Konuyu açma lütfunu gösteren arkadaşım, şu an sıfır yahut ikinci el piyasası hareketli olan bir motosiklet yok. Araba da yok. Cep telefonu da yok. Şu an neredeyse hiçbir yerde hareket yok, büyük bir para noksanı hakim. Sen bütçenin yetebildiği, nitelikleri ile sana çok keyif vereceğini düşündüğün motosikleti al ve kullanmaya başla. Bu kadar gelecek endişesiyle yaşamak, keyif verici pek unsuru kalmayan böylesi ülkelerde sadece stres ve mutsuzluk verir. Al bir motosiklet, sürmeye başla.