Osmanlıca devam etseydi bilgisayar terimleri nasıl olurdu?

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Katılım
10 Şub 2006
Mesajlar
6,827
Motosikleti
MV Agusta Brutale 800, Ducati 797
finans uzmanları ve orada yaşayanlardan duyduklarıma göre Avrupa ülkeleri ekonomik ve sosyal anlamda çökmek üzere arkadaşlar
hele amerika sıfırı tüketmiş diyorlar
her çöküşlerinin peşinden dünya savaşı yaşadık
gözlerini doğunun kaynaklarına dikiyorlar aç kalınca :)
 
Katılım
29 Mar 2006
Mesajlar
3,903
Avrupaya İstanbula modern yaşama veryansın edilmiş.
Ancak ben 30 sene önce askere gidince öğrendim (İst. Üsküdardan gittim askere), eşşeğe köpeğe Anadaolu gençlerinin çok sevgi duyduğunu.
İnançlıyız diye övünen şehirde 10-12 yaşında sübyan kızlar everilir, yeğenler kuzenler evlendirilir.
N.Ç. olayını hatırlayın bir.
Eeeee sonra gavur ahlaksız de, medeniyet ahlaksızlık de, tek dişi kalmış canavar diye kafalara kazı.
Sonra kimse istemez medeni olmayı değil mi?

Hem feodal hem lümpen yuvarlanıp gidiyoruz işte.
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
15 Mar 2012
Mesajlar
667
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Şu gayri meşru çocuk istatistiklerinin kaynağını görebilir miyiz?
Ayrıca kaç sene Ingilterede ikametkah edip bu gözlemleri yaptığınızı yazarsanız sevinirim.
Veya kaç tane aktif olarak konuştuğunuz , aile yaşantılarını bildiğiniz Ingiliz aile mevcut?
Yoksa yaptığınız muhabbetler kahvehane atıp tutmalarından veya zaman gazetesi haberlerinden öteye gitmeyecektir.
O kadar iyi aile yaşantımız var ki herkes birbirinin kaynına kayıyo.
Harikalar diyarında olmak başka birşey.

Bu arada ilk cümlenizde de yazmışsınız. Bizim taksimde bir kız sızıp kalsa 50 kişi tecavüz eder diye.
Aman ne medeni bir toplum!

Doçent Doktorun yazısı sizi tatmin eder umarım.Ben az bile söylemişim.İngiltere gene en az orana sahip ülkelerden biriymiş.Başka avrupa ülkelerinde bu oran %50'lere bile çıkıyomuş.Meğerse amerikada her sene 1.000.000 veled-ü zina oluyomuş.Allah'tan kürtaj diye bişey var :

Maddi Refaha Karşı Sosyal Çöküntü

Panoramanın bir yönünü zikredilen ekonomik ve teknolojik gelişmeler teşkil ederken, diğer cephelerde daha ilginç gelişmeler vuku bulmaktadır. Bu gelişmeler, genel çerçeve olarak, "Batı Tqplu1nundaki Sosyal Çöküntü" olarak vasıflandırılabilir. Söz konusu çö*küntü, aşağıda, belli başlı üç başlık altında ele alınacaktır: 1. Ailevi Çöküntü, 2. Uyuşturucu kullanımı, 3. İntiharlar ve Ruhi Rahatsızlıklar.

2.1. Ailevi Çöküntü

Geleneksel toplumdan sanayi toplumu ve ötesine geçilme süreci realize edildikçe aile kurumu hızlı bir deformasyona-çöküntüye uğ*ramıştır. Kadının çalışma hayatına geniş ölçek*te katılmasıyla, aile müessesesinin kuvvetli bağları gittikçe zayıflamış ve yer yer kopmalar başlamıştır. Bu sebepten, toplumda boşanma olayları süratle artmış, evlilik-dışı doğum oranı yükselmiş, tek ebeveyn ile yaşamak zorunda olan çocuk sayısı artmıştır. Boşanma sonucu ortada kalan milyonlarca çocuk, aile yuvasın*dan koparak topluma dağılmıştır.

A.B.D.'de 1987 yılında yapılan evliliklerin yaklaşık yarısı yani %50'si boşann1a ile so*nuçlanmıştır. Hemen hemen 2 milyon çift, evli olmadıkları halde, gayri meşru bir hayat yaşa*maktadır. Aynı yılda doğan çocukların %60'ıboşanmış, ana -babaların çocuklarıdır Fransa'da her 4 evlilikten 1'i boşanma ile sonuçlanmaktadır. Bu oran, ülkenin büyük şehirlerinde %50'yi bulmaktadır. Bu ülkede her yıl yaklaşık 600.000 çift evlenmekte, 100.000 çift de evlenmeksizin, gayri meşru, bir arada yaşamaktadır

1990 yılında yayınlanan The Book of Viral World Statisticse göre, İngiltere'deki tüm doğumların %19.2'si evlilik-dışı ilişkilerin ürünüdür. Bu oran İskandinav ülkelerinde daha yüksektir: Norveçde 25.8, Danimarka'da %43 ve isveçte %46.6 Kanada'da ilk evliliklerin &40 boşanma ile sonuçlanmaktadır. 1972-1982 arasındaki on yılda boşanma oranı ikiye katlanmıştır. 1986'da boşanma periyodu 3 yıldan 1 yıla düş*müştür. Bu ülkedeki ailelerin %15'i tek ebeveyn ile yönetilmektedir.

İngilterede boşanma oranı Batı Avru*pa’nın en yüksek oranıdır ve son 20 yıllık periyodda dörde katlanmıştır. Almanya'da gerçekleştirilen evliliklerin %34'ü boşanma ile sonuçlanmaktadır.

Robert T. Francoeur'un "Marriage and the Family in the year 2020 - 2020 yılında evlilik ve aile" isimli kitabında yaptığı tahmine göre bu ülkede 2000 yılında boşanma oranı %80'i bulacaktır.

ABD Nüfus Bürosu'nun hesaplamalarına göre, ülkede Mart 1987 itibariyle 2.334.000 çift evli olmadıkları halde beraber yaşamaktadır. Bu rakam bir yıl öncesine göre 130.000 fazladır. Evli olmadıkları halde beraber yaşayan çiftlerin sayısı lsveç'de, ABD’nin 4 katıdır.

ABD'de 1988'de yapılan bir araştırmaya göre Amerikan gençliğinin %52'si 17 yaşına, kadar cinsi teması yaşamakta, tüm kadınların; %80' i de evlilik öncesi ilişki kurmaktadır. Aynı araştırmaya göre, her yıl evlilik-dışı 1.000.000 bebek doğmakta, bunun 400.000'inin hayatına kürtaj ve düşük ile son verilmektedir. Öte yandan aynı ülkede evli kocaların %50-65'i ve evli kadınların % 45-55'i eşlerini başkasıyla aldatmaktadır.

Moskvaya Pravda'da göre (eski) Sovyet*ler Birliğinde vukubulan evliliklerin % 70'i ilk . 10 yıl-içinde çözülmektedir. Doğan çocukların en azından %20'si evlilikdışıdır

İngiltere de 18-49 yaş grubu kadınların 7'de 1'i evli olmadıkları halde başka erkeklerle yaşan1aktadır. Her 8 çocuktan l'i ana veya ba*basından ayrıdır. Bu ülkede 1983 yılında 6 be*bekten biri gayri meşru ilişkilerin ürünüdür

Batılılaşma yolunda oldukça mesafeler kat ekmekte olan Çinde, batıdaki eğilimlere paralel olarak, boşanma oranı sürekli yükselmektedir. 1982-87 arasında bu oran % 70'e yükselmiştir.

isveç'de evlenmeye karşı pek talep bu*lunmamakta, evlenenler de taraflardan birinin isteği üzerine hemen boşanabilmektedirler.

ABD'de boşanma oranı 1900-1985 arasında %700 artış kaydetmiştir. 1986 yılı itiba*riyle 3 evlilikten 11i, büyük şehirlerde 2 evlilik*ten 1i boşanmayla sonuçlanmış, evlilik-dışı doğan çocukların oranı %50'yi geçmiştir. Bu ülkede son yıllarda küçük çocuklara cinsi tecavüzler artış kaydetmiş, gençler arasında in*tihar olayları fazlalaşmıştır. Amerikan Alan puttmacher Enstitüsü'nün geçtiğimiz yıllarda yaptığı bir araştırmaya göre Amerika'da, 15-19 yaş grubundaki her 1000 kızdan 96'sı, lngilterede 45'i, Kanada'da 44'ü, Fransa'da 43'ü, İsveçde 35'i ve Hollanda'da 14'ü çoğunlukla evlilik-dışı ilişkilerden hamile kalmakta; lngiltere'de her 10 çocuktan 1i 18 yaşından önce cinsi tecavüze uğramaktadır. Bu oran 6'dadır. Artık babaların çocuklarına tecavüzü sı*radan olma yolundadır.

Avrupa Topluluğu'nun Brüksel'deki İs*tatistik Bürosu EUROSTATın araştırmasına göre, Topluluk ülkelerinde son yılda evlilik*dışı doğum oranları 3 kat artmıştır. 1981 ra*kamlarına göre her 1000 doğumdan 92'si evli*lik-dışıdır. Mesela Amsterdam şehrinde 1965 yılında 0/05.6 olan gayri meşru doğum oranı, 1982 yılında 22.4'e yükselmiştir.

The US Department of Health and Human Service adlı kuruluşun tahminlerine göre, ABD de her yıl 1.000.000 çocuk evinden kaçmaktadır. Buna sebep olarak, alkolik ebe*veynlerin baskısı, ekonomik sıkıntılar, fakirlik, zenginlere özenti, serbest hayat özlemi ve ai*lelerin çocukları ile ilgilenmemeleri gibi se*bepler gösterilmektedir. Öte yandan yapılan bir başka araştırmaya göre, evinden kaçan çocukların %57'si boşanmış aile çocuğudur ve %16'sı da babalarını hiç tanımamaktadır.

Batı Avrupa'da 100.000 civarında çocuk hayatını sokaklarda devam ettirmektedir. lngilterede her yıl 15.000 civarında çocuk evin*den kaçmaktadır. Almanya'da bu sayı 20.000'i bulmaktadır. Danimarka'nın başkenti Kopen*hag'da günde' 1.500 çocuğun evinden kaçtığı bildirilmektedir

Hudson Institute adı kuruluşa göre, ABD de siyahi çocukların yarısından fazlası, hispanik çocukların %35'i ve beyaz çocukların %20'si tek ebeveyn ile yaşamaktadır ve bunlar da kadınlardır.

Batı dünyasında sanayileşmeyle paralellik. arz eden bir olay da kürtajdır. Gerek çocuk sahibi olmaktan kaçınma ve gerekse kürtajın yaygınlık kazanmasıyla nüfusu neredeyse sta*tik hale gelen, hatta bazılarında azalan, batılıülkeler, bu alanda gösterdikleri zaaflarını, üçüncü Dünya Ülkeleri'ne empoze ettikleri "nüfus planlaması" aldatmacasıyla telafi etme çabasına girmişlerdir. 'Bunun son örneğini 5*13 Eylül 1994'de B.M. Birleşmiş Milletler Teşkilatı'nı kullanarak Mısır'daki konferans da göstermişlerdir. Bu konferansın zahiri sebebi ne olursa olsun esas sebebi, üçüncü dünya ülke nüfuslarının gençliği karşısında kendi nü*fuslarının sürekli olarak yaşlanması ve insan bazında, Batı'nın üstünlüğünü konmaktır.

Yapılan bir araştırmaya göre, 2020 yılına gelindiğinde, ABD nüfusunun %44'ü (yarısına yakını) 65 ve daha yukarı yaşta 0Iacaktır.

Doğurganlık oranı çok azalan ltalya' da hükümet, Avrupa Birliğı'ne müracaatla, ço*cuklu ailelere maddi yardım temini arayışına girmiştir.

Doğunun sanayi devi Japonya'da kürtaj bir gereklilik olarak görülmektedir. Bir feminist gruba göre, "sokaktaki 25-40 yaş grubu kadınlardan 1/3'Ü muhakkak kürtajı yaşamış*tır,,(23). Bu ülkede, son yıllarda boşanma oranı ikiye katlamıştır.

Yunan Ortodoks Kilisesinin karşı çık*masına rağmen, günümüzde en popüler "doğum kontrol aracı" kürtajdır. Atina Sosyal Bi*limler Merkezi'nin tesbitlerine göre, kürtaj yaptıran yunan kadının %56'sı ilk çocuktan sonra bu yola baş vurmaktadır ve bundan son*raki her doğumu müteakip iki defa kürtaj olmaktadır.

Fransa' da 1981 rakamlarına göre 180.000'i legal olmak üzere, 260.000 kadın kürtaj yaptırmıştır. Londra'da yayınlanan The Times'a göre, Fransa'daki her 4 hamilelikten 1i kürtajla sonuçlanmaktadır.

Romanya'da hamileliklerin %60'ının sonucu kürtajdır. Bu Ülkede kürtaj o kadar yaygındır ki, Avrupa'nın en düşük oranlı doğumu bu Ülkede olmaktadır. Önceleri teşvik edilen bu yola sonraları diktatör çavuş esko karşı çıkmış ve Romanyalı kadınların 4 çocuk sahi*bi olmalarını istiyorum" diye demeçler vermişti

Eski Sovyetler - Birliğinde yılda 10.000.000 çocuğun kürtaj yoluyla hayatlarına son verildiği hesaplanmaktadır. Sovyet kadı*nın hayatı boyunca 4 defa kürtaj olduğu belir*tilmektedir(28) .

1984 yılında Mexico Cityde toplanan nüfus Konferansı'nda ABD şu görüşÜ ileri sü*rüyordu: "ABD, kürtajı kabul edilebilir bir aile planlaması elamanı olarak kabul etmemekte*dir,,(29). Ancak bu Ülke, nüfus artış oranları yüksek olan az gelişmiş, gelişmekte olan, Üçüncü dünya Ülkelerine hareketle "bu yolu" tavsiye etmekte, onlara "kolaylık sağlamak için" her türlü teknik araç, gereç ve teknik bil*giyi cömertçe sağlamaktadır. Aynı tür "insani" yardımları Avrupa Topluluğu da yapmaktadır. EC News'un belirttiğine göre, Avrupa Toplulu*ğu Komisyonu, Mısırdaki "Aile Planlaması Merkezine 5 yıllık faaliyetleri için 1.500.000 ECU tutarında mali yardım yapmaya karar verdi. Yapılan bu mali "yardım", Mısırın 5 yıl önce uygulamaya koyduğu nüfus politikasının hedefine ulaşmasında kullanılmak Üzere tahsis edildi. Söz konusu proje kapsamında, Yukarı Mısır'da Kena kırsal bölgesindeki %4.6 olan nüfus artış oranının aşağı ekilmesi için 20 merkezin kurulması da yer alıyor.

2.2. Uyuşturucu Kullanımı

Günümüzde dünyanın her tarafında de*ğişik kalitede ve değişik miktarlarda uyuşturu*cu kullanılmaktadır. Ancak, çok çeşitli alanlar*da dünya liderliğini elinde tutan Amerika, bu hususta da liderliğini muhafaza etmektedir. ABD tek başına, dünyadaki illegal uyuşturucu kullanımının %60'ını elinde tutarak rekor kırmaktadır. Yapılan tahminlere göre günümüz, de bu ülkede, 30 milyondan fazla insan düzenli bir şekilde uyuşturucu kullanmaktadır: Kullanma eğilimi de gittikçe artmaktadır.



2.3. İntiharlar ve Ruhi Rahatsızlıklar



Sanayi toplumlarının bir başka özellik*leri de, burada yaşayan insanlar arasında intihar olaylarının yaygınlık kazanmasıdır. Moral ve ruhi rahatsızlıklarına çözüm getiremeyen bu insanlar intihar yolunu kurtuluş yolu olarak görmektedirler.

Seçilmiş bazı ülkelerde her 100.000 de intihar rakamları şöyledir: Romanya 66, Ma*caristan 43, D. Almanya 31, Finlandiya 251 Avusturya 25, İsviçre 24, Danimarka 24, B. Al*manya 23, İsveç 19, Lüksemburg 19, japonya 18, Belçika 17, Fransa 17, Kanada 13.

Amerikan Ulusal Ruh Sağlığı Enstitü*sünün 15 milyon dolar sarfederek 6 yılda ger*çekleştirdiği bir araştırma sonuçlarına göre, ABD’deki yetişkinlerin %18.7'si yani 6'da 1'i psi*kiyatrik rahatsızlık içindedir. Bu ülkede, sürekli sıkıntıdan rahatsız 13.100.000, uyuşturucudan muzdarip 10.100.000, depresyondan 9.400.000, şizofreniden 1.500.000 ve davranış bozuklukla*rından 1.400.000 kişi bulunmaktadırC35).

3. Sonuç

Tüm verilen açıklamalardan anlaşılacağı gibi, toplumların maddeten gelişmesi, onların mutluluğuna yetmemektedir. İnsanları tatmin etmede "serbest hayat", uyuşturucu kullanımı, alkol tüketiminin artırılması, maddi ge*lirlerdeki artış, şehirleşme oranlarındaki büyü*me ve dev adımlarla

Doç. Dr. Salih Şimşek
 
Katılım
10 Şub 2006
Mesajlar
6,827
Motosikleti
MV Agusta Brutale 800, Ducati 797
bırakın bunları şimdi, asıl gündem roketatarlı saldırıyı sınırdaki bombalama emriyle harmanlayıp yutturmaları
kimse demiyor ki bu esad ordusunun işi olamaz, rpg 7 lerin menzili bir kaç yüz metredir diye
amaç üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek olunca böyle oluyor, Türk jetleri havalandı
bir taraftan da israil az önce belirli noktaları bombaladı
baktılar ki esadı içerden deviremeyecekler
Türkiyeyi ateşe atıp israili de dahil ettiler mevzuya
Allah fırsat vermesin bu kana susamışlara
 
Katılım
10 Haz 2006
Mesajlar
6,542
Yukarıdaki yazı , tamamlanmayan (tüm kaynaklarda böyle nedense) sonuç bölümünde de anlatıldığı gibi -medenileşme ile birlikte gelen kadın-erkek eşitliği sonucunda- serbest hayatın artması , maddi gelirlerdeki artış ve şehir oranlarındaki büyüme ile alakalı olarak , dünya üzerinde bozulan sosyal yapının analizleri olarak yazılmış bir yazı.

Bu yazının içine Amerikalılar da , Ingilizler de , Ruslar da , Hintliler de , Türkler de giriyor.
Fakat istatistiklerde Türkiye'ye genel olarak yer verilmemiş.
Verilen kaynakları araştırdım.
Sadece The Book of Viral World Statistics'in adı hiçbiryerde geçmiyor.
Bulabilen varsa göndersin.

Yüzde istatistikleri dışında sayısal verilere bakmak doğru olmaz.
Şöyle ki örneğin ABD nüfusu 309 milyon iken Türkiye nüfusu 75 milyon civarındadır.

Burada çok ince bir çizgi var.
Bu istatistiklerde büyük rol oynayan oran , evlilik dışı birlikte yaşamda edinilen çocuk.
Burada kim kimin babası bilinmiyor diye bir kaide mevcut değil.

Yazıda genelde görülen boşanma olayları kaleme alınmış.
Bu toplumsal bir sorun olmakla beraber , boşanma oranı az olan ülkelerde bir sorun olmadığını da göstermez.
Örneğin ülkemizde (Kavaf'ın araştırmalarına göre) evlenmiş kadınların %40'ı fiziksel, %15'i cinsel, %44'ün duygusal istismara maruz kaldığı belirtiliyor. Bu kadınların 3'ünden 1'i intiharı düşünüyor.
Ülkemizde kadınlar üzerinde büyük baskı olduğundan , boşanma oranları az olmasına rağmen şiddetli geçimsizlik hat safhadadır.

Dünyada toplumlar içerisinde sosyal sorunların baş göstermekte olduğu doğru olabilir.
Önemli olan bunun bilincine varmaktır.
Çevrenize bakmadan direk bizde %00000,1 olur canım diyerek başka toplumlara suç atarsanız , çevrenizde olup biteni göremezsiniz.
Millet sosyal bozulma için kurumlar kurup istatistikler hazırlarken hergün 3. sayfa haberlerine aval aval bakarsınız.
 
Son düzenleme:
Katılım
29 Mar 2006
Mesajlar
3,903
Doğrusu budur.

Sakarya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Profesör Dr. Salih ŞİMŞEK.

Bir ekonomist. Temel bilimler eğitimi almış birisi değil, yani hayal satan bir meslek mensubu.

Belli ki yüzme öğrediği havuzundan başka havuz bilmeyenler kes kopyala sayfalarının doğruluğunu da bu kadar kontrol ediyor.

Zaten sunulanı sual etmeden ezberlemek milletimizin genel sorunu.

Aynı zihniyet köyünde, mahallesinde, apartmanında, evine hava karardıktan sonra gelen kadına kötü kadın, yollu kadın yaftasını yapıştırır.

Ertesi gün, söylediği laf döner kendine gelir şaşkınlıktan daha da inanır, üstelik ben size dememişmiydim der.

Hatta camiiyi bombalamış gomanisler diye doldurulmayı çok severler, şehrin yarısını yakarlar keserler.

Allah kimseyi vicdan ve akıl mukayesesinden mahrum etmesin.
 
Katılım
10 Tem 2006
Mesajlar
20,993
Motosikleti
Forza250-cygnusL
Oturup bu araştırmayı yapan adamı tebrik ediyorum...

Sen yıllarca devlet memurluğu yap,
Sonra akademiden doktora ile profesör ol...
Kalk avrupalının şeyinin araştırmasını yap....

Çok lazımdı....
Avrupalı doktor da bizim şeyimizi araştırıyormu ki aceba... :mrgreen:

Senin durum vahim motorsuzluktan ağlayan adam... :)
 
Katılım
10 Haz 2006
Mesajlar
6,542
Konu çok dağıldı. Milletin kimle yatıp kalktığına geldi. Ne kadar tarafsızca herkesin birbirinin yorumunu cevaplamasını beklediysem de konunun gidişatı iyice değişti. Bu yüzden ö.m'den devam edilebilir. Izninizle kilitliyorum.
Motorsuz arkadaş da konuda görünüyor. Ona da 10 dakika cevap hakkı tanıyalım sonra uçuralım.
Açık oturumcu gibi olduk burada :p
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Sayinmoderatör beni hiç konusturmadiniz ama ayip oluyor.:p
 
Katılım
24 Nis 2007
Mesajlar
4,756
İşin kötüsü böyle bol ve boş konuşan adamların artık kurtarılamaz noktaya geldiğini anlayan birçok aklıbaşındalar cevap yazma gereği duymadığından lafazanlarda hikmeti kendinde ararlar.
Nasıl susturdu hepimizi ama helal olsun. ( gibi )
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst