- Katılım
- 5 Ağu 2008
- Mesajlar
- 27
Sık sık İstanbul trafigine giren ama İstanbul dışında yaşayan biri olarak dikkatimi çeken bir husus var;
bir zamanlar kamyon terörü vardı,kamyoncuların kasap gibi araba kullandığından filan bahsedilirdi.
Şehiriçlerinde ise dolmuş-minübüs terörü vardı.
Şimdilerde şehir içlerinde dolmuş-minübüsçülere panelvanlar, doblo,Kango gibi küçük taşıma araçları da eklendi.
İncelediğimizde şirketlerin küçük ticari araçlarını kullanan 500-600 YTL maaşla çalışan,direksiyonda tecrübesiz bir sürü cellat altlarındaki aracın limitlerini zorlayarak yollarda ölüm saçıyor.
Çevre yollarında defalarca rastladığım doblo,cango,transit,connect gibi araçlar
yanımdan 150 km süratle bir yerlere yetişme telaşında.Kamyonetten bozma bu araçlar,"ne iş olsa yaparım"dan şöförlüğü terfi edebilmiş sürücüler tehlike saçıyor.
İstanbulun garip ve son derece tehlikeli trafiğinde motosiklet kullanmak bir kabus gibi.
hele kuryeleri gördükçe içim acıyor.O trafikte motor kullanmaya çalışan herkesin Allah yardımcısı olsun.
Sorun seri arabaları (kango, vs..) yine çok hızlı kullanan kimselerde. Sorsan tecrübeli olduğunu söyler, ehliyetine baksan en az 10 yıllıktır. Kullanmasına baksan (objektif olarak) manyak gibi gaza basan sağındakinin solundakinin hızını hesap edemeyen, arkadan gelen arabanın hızını hesap edemeyen, topu topu 5 sn sabretmesini bilmeyen kimseler. Görmesini bilen insanlar için askerlikte, yemekteyiz programıda, TV. programlarıda, araç yollarıda ülkemizde yaşayan insanların kalitesini göstermeye yeter.
Yazık ki çok yazık.