motosiklet işinin belki en zevkli kısmı bu bahsedilen anı yaşamak.
ben de ilk motorumu aldığım günü anlatayım size:
bir miktar para biriktirmiştim harçlıklarımdan binbir zorlukla arttırıp. 1500 tl gibi bir param vardı. babamdan 1000 tl yardım etmesini istedim utana sıkıla, ve her zamanki gibi "bakarız" cevabını aldım. o zaman ulaşabilecegim tek motor sıfır kilometre bir kanuni storm (veya asya 150 19a) idi. çin malı min malı artık motorsuzluk canıma tak ettiginden bu motoru almaya karar verdim ve şimdi hatırlayamadıgım uzakça bir bayiye gidip pazarlık edip motora dokundum. o hafta uykular haram hale gelmişti zaten. derken bir hafta sonra babamın yanına gittim ve konuşmaya başladık. bir anda yamaha ybr 125 alabilecegimizi soyleyince tansiyonum fırladı.

o gün honda cbf 150 ile yamaha ybr 125 arasında çok gidip geldim zira ikisini de alabiliyordum. ama sonunda tasarımı daha ççok hoşuma gittigi için yamaha'da karar kıldım. aynı gün aydın motor'a gittigimizde tam da istedigim gibi gri ve kafa grenajsız bir ybr beni bekliyordu. ödeme koşullarında anlaşıldı ve motoru nihayet satın aldık. fakat ruhsat işlemleri 3 gun sureceginden oradan motorsuz ayrıldım. o 3 gün nasıl geçti ne siz sorun ne ben soyleyeyim. nihayet gunu geldiginde motoru teslim almak için bostancıdan şirinevlere yola koyuldum. şirinevler otobüsü tam aydın motorun onunden geçip şirinevler duragına (aydın motorun biraz daha ilerisindedir durak) varıyordu ki otobüsün camından bir de ne goreyim? aydın motor kepenklerini yarıya kadar indirmiş dukkanı kapatıyor.

durakta inince koskoca haftasonu motorsuz kalmamak için can havliyle deli gibi koşup
dukkanın onune yetiştigimde gordum ki magaza kapanmış ve herkez gitmiş. kafamdan aşşagı kaynar sular dokuldu; ta ki arka taraftaki servis bolumunun hala acık oldugunu farrkedene kadar. nihayet motorumu teslim aldım. o anı iyi bilirsiniz. selesi naylonlu, kromları jelatinli motorum onumde duruyordu. o heycanı tarif edemem. o güne kadar hiç vitesli motosiklet kullanmamıştım. babamın iş yerinin kuryesi ile beraber benzinciye gidip ilk benzini aldık ve ben sahil yolundan ataköy, bakırköy, eminonu beşikta üzerinden mecidiyekoye evime geldim. zaten 2 gun sonra da 1500 km lik uzun yola çıktım deli cesaretiyle izmir'e. kazasız belasız gittim geldim rodajı da uzun yolda halletmiş oldum.
bunca yazıyı bu heycanı yaşamış ve tekrar yaşamak isteyenlerin içi biraz kıpırdasın diye yazıyorum.