öldür beni anne

Katılım
24 May 2007
Mesajlar
6
hayatta hiç birşey yolunda gitmiyor diyenlere!!!

Çin Bambu ağacının yetişmesi, olumlu ısrar için güzel bir örnektir.

Çinliler bu ağacı söyle yetiştirir:



Önce ağacın tohumu ekilir,sulanır ve gübrelenir.

Birinci yıl tohumda herhangi bir değişiklik olmaz.

Tohum yeniden sulanıp gübrelenir.

Bambu ağacı ikinci yılda da toprağın dışına
filiz vermez.

Üçüncü ve dördüncü yıllarda her yıl yapılan işlem tekrar
edilerek bambu tohumu sulanır ve gübrelenir.

Fakat inatçı tohum bu yılda da filiz vermez.

Çinliler büyük bir sabırla beşinci yılda da bambuya su
ve gübre vermeye devam ederler.
Ve nihayet beşinci yılın sonlarına doğru bambu yeşermeye başlar ve altı
hafta gibi kısa bir sürede yaklaşık 27 metre boyuna ulaşır.

Akla gelen ilk soru şudur :

Çin bambu ağacı 27 metre boyuna altı hafta da mı yoksa
beş yılda mı ulaşmıştır?

Bu sorunun cevabi tabii ki beş yıldır.

Büyük bir sabırla ve ısrarla tohum beş yıl süresince sulanıp
gübrelenmeseydi ağacın büyümesinden hatta var olmasından söz edebilir
miydik?...

Bir başarının şartları her zaman çok basittir.

Bir süre için alışın,
Bir süre tahammül edin.
Her zaman inanın
Ve hiçbir zaman geri dönmeyin
 
Katılım
25 May 2007
Mesajlar
0
hımmm paylaşımın içim teşkür. Bu söylediklerin doğru ama yaşarken bilerek yaşamak daha önemli.. zaman sandığından o kadar askiii
 
Son düzenleme:
Katılım
24 May 2007
Mesajlar
6
üzüntü

Zamanın birinde,tek oğlunu kaybetmiş bir kadın üzüntüden kendini alamıyordu.Gözyaşları bile artık akmaz olmuştu.Oğlunu yaşama döndürmesi olanaksızdı ama en azından acısını dindirecek çareler aramaya koyuldu.İşin içinden çıkamayınca bir bilgenin yanına gitti ve durumunu anlattı.Bilge de ona "Acını dindirmenin tek yolu var."dedi."Eğer bana,yaşamında hiç acı tatmamış bir evden bir tutam tuz getirirsen,derdine çare olurum."
Kadın heyecanla bilgenin yanından ayrıldı ve hiç vakit kaybetmeden ev ev dolaşmaya başladı.İlk evin kapısını açan gence,
"Ben hiç acıyı tatmamış bir ev arıyorum.Acaba doğru yerde miyim?"diye sordu acılı kadın.Kapıdaki genç sıkıntılı bir ifadeyle "Maalesef teyzecim."dedi ve başlarından geçen üzüntülü olayları anlatmaya başladı.Çaresiz kadın,kapı kapı dolaşmaya devam etti ama her çaldığı kapıdaki kişi,ne acılar çektiklerini anlattı.Acıyı tatmamış bir ev yoktu ve hatta duydukları,kendi acısından bile daha büyüktü.Bunun üzerine kadın,biraz duraksadı ve "Demek ki çatılar,ne sıkıntıları örtüyormuş,bunlarınki benimkinden de kötü"diye içinden geçirdi.Kadın,bundan sonraki yaşamını,insanlara yardım ederek geçirmeye karar verdi.
Artık o günden sonra,kadın,başka insanların dertleriyle öyle meşgul oldu ki,kendi acısını bile unutacak duruma geldi.Böylece üzüntü,kendi yaşamından sıyrılıp gitti.
 
Katılım
24 May 2007
Mesajlar
6
biz çılgın TÜRKLERİZ

BİZ ÇILGIN TÜRKLERİZ

Bakmayın sessiz kalışımıza
Dünya ülkeleri seyret bizi
Gecenin ardından öyle bir uyanırız ki
Şaşarsınız,uyuyordu bunlar gece gündüz
Ne oldu da kalktılar diye....

Sessiz kalışımız,bekleyişimiz usuldendi...
Biz çılgın Türkleriz
Onca şehit vermiş bu ülkenin evlatlarını
RAHMETLE ANIYOR
Ülkemiz için bayrak kaldırıyoruz.İndirmemecesine
Şaşsanızda dünya ülkeleri,Biz çılgın Türkleriz
 
Katılım
24 May 2007
Mesajlar
6
teknolojik beddualar

Netten 50 MB'lik bir dosya indirirken, bitmesine iki dakika kala elektrikler kesile de mosmor ol inSallah!
2- Chat yaparken kapı zilin çala!
3- Maus'unu kedi yesin!
4- içtigin çay klavyeye dökülsün!
5- Arama motorlarına giremeyesin!
6- Hitin düssün, liste sonu ol!
7- Posta kutuna iki ay mail gelmesin!
8- Üç vakte kadar baslantın kopsun insallah!
9- Windowsun çöksün, ıcq'un kopsun da ele güne muhtaç ol innnnsallah!
10- Kafana harddiskler kadar tas düssün!
11- Kodlarını yanlıs yazasın da web sayfası yapamayasın ya rabbim!
12- Askerligini uzun dönem yapasın da, 18 ay nete baglanamayasın!
13- 2 senedir yazmaya çalıstıgın 500 sayfalık roman dosyana virüs girsin de, edebi hayatın bitsin
 
Katılım
24 May 2007
Mesajlar
6
bir bayanı ağlatmak...

Bir kadını ağlatmak çok zor değildir aslında.
Kadınlar her şeye ağlayabilir; bir filme, bir şarkıya, bir yazıya...
En az erkekler kadar yani!
Ama bir kadını yürekten ağlatmak zordur. Eğer bir kadın yürekten ağlıyorsa, ağlatan onun yüreğine ulaşmış demektir.
Ama o yüreğin değerini bilememiş olacak ki ağlatan, gözünü bile kırpmadan teker teker batırır iğnelerini yüreğe!
İşte o zaman koca bir yumruk gelir oturur boğazına kadının. Yutkunamaz, nefes alamaz; çünkü o koca yumruk canını çok acıtır.
Gözleri buğulanır kadının sonra.
Ağlamayacağım, der içinden. Ama engel olamaz işte.
Çünkü yüreğine ulaşmıştır birileri ve iğneler saplamaktadır.. Bu acıya ne kadar karşı koyabilir ki bir kadın. İnce ince süzülür yaşlar gözünden; önce birkaç damla, sonra bir yağmur seli...
Ve kadın ağlar; hem de çok!
Sanmayın ki gidene ağlar kadın! Gidenin giderken koparttığı yerdir onu ağlatan, orada bıraktığı yaradır. O yaranın hiç kapanmayacağını, kapansa bile izinin kalacağını bilir kadın; o yüzden ağlar.
Ama bilir misiniz, ağlamak kadınları olgunlaştırır. Her damla, daha çok kadın yapar kadınları. Her damla bir derstir çünkü.
Bazen kadınlar ağladığında çoğu insan, ağlama niye ağlıyorsun ki, değmez onun için derler. Bilmediklerindendir böyle demeleri. Çünkü yürekleri acıyan kadınlar ağlamazlarsa, ölürler. İçlerindeki zehirdir onları öldüren!
Ağlayarak o zehirden kurtulur kadınlar, o irini temizlerler yaralarındaki! Çünkü bilirler, o irin temizlenmezse iltihaba dönüşür yaraları.
Zaman geçer sonra.
Kadınlar kendilerine sarılmayı öğrenirler. Umarım öğrenirler, yoksa ruhlar sapkın yollara çarpar kendini. Sapan ruhların doğru yolu bulması da yeni acılar demektir. Bunu bilir kadınlar, o yüzden eninde sonunda öğrenirler kendilerine sarılmayı...
Çok ağlayan kadınlar, bir çok şeyden vazgeçen kadınlardır aslında.
Her damla olgunlaştırır kadınları evet ama olgunlaştıkça o safça inandıkları aşk gerçeği onların gözünde küçülür. Küçüldükçe değerini yitirir ve işte o zaman kendilerine sarılıp, yeni bir kadın yaratırlar kendilerinden.
Güçlü, yenilmez, mağrur ve aşka inanmayan...
İnsanlar soruyorlar çoğu zaman neden bu kadar çok bekar kadın var diye; hepsi kariyer derdinde olan.
Çünkü inançlarını yitirdi o kadınlar.
Zamanında yüreklerine o kadar çok iğne saplandı ki, o kadar çok ağladılar ki! Artık kendilerinden başka bir doğru olmadığına inanıyorlar, o yüzden kendilerine sarılıyorlar.
Çünkü biliyorlar ki;
sarıldıkları adamlar onları hak etmedi; hem de hiçbir zaman! Hep bir çıkarları oldu sarıldıkları adamların.
Etrafınızda yürekten ağlayan bir kadın varsa bilin ki olgunlaşıyordur.
Bilin ki, gerçekleri kabul etmeye başlamıştır.
Bilin ki, artık aşkın olmadığına inanmıştır.
Bilin ki, sarılacak tek bir doğrusu kalmıştır.
O da kim, ne diye sormayın artık.
Çok ağlayan kadınlar, eninde sonunda kendilerine sarılırlar çünkü!
 
Katılım
24 May 2007
Mesajlar
6
sırasını beklemeyen vatandaşa gösterilen tepki çeşitleri

Sırasını beklemeyen vatandaşa gösterilen tepki çeşitleri.

Klasik tepki: ‘‘Sıraya geç kardeşim.’’

Neoklasik tepki:‘‘Şeker kardeşim sıraya geçiver.’’

Realist tepki:‘‘Sıra var.’’

Sürrealist tepki:‘‘Sallandıracaksın bunların ikisini Kızılay’da bak bir daha yapabiliyorlar mı ?’’

Romantik tepki:‘‘Beyefendi galiba sırayı görmediniz.’’

Modern tepki:‘‘Efendim insanımız eğitimsiz. Halbuki Avrupa’da...’’

Postmodern tepki:‘‘Sırana geç lan ayı!’’

Uzlaşmacı tepki:‘‘Acelesi olmasa öne geçmezdi,üzmeyin garibi...’’

Devrimci tepki:‘‘Altyapı sorunları çözülmeden halkımız sıraya geçmez. Devrim olunca herkes hizaya gelecek.’’

Felsefeci (septik kuşkucu) tepki:‘‘Ön ve arka kavramları görecelidir. O tarafın ön taraf olduğuna kim karar verdi ? Öne geçtiğini zanneden, aslında arkaya geçmiş olabilir.’’

Kantcı tepki:‘‘Efendim, algılanmayan şeyler yok demektir. Bakmayın o tarafa, adam yok olur.’’

Kötümser varoluşçu tepki:‘‘Herkes bir gün ölecek. Onurlu bir şekilde bekleyin. Bir gün o adam da ölecek.’’

İyimser varoluşçu tepki:‘‘Sıkmayın canınızı, şu anın tadını çıkarmaya çalışın. Bakın ne güzel hayattasınız ve birileri önünüze geçebiliyor.’’

Hümanist tepki:‘‘İnsanlık bir bütündür. Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için. Dolayısıyla birimiz öne geçince, aslında hepimiz öne geçmiş oluyoruz
 
Katılım
24 May 2007
Mesajlar
6
acaba onların hayatı iki lira mıydı?

Bana gönderilen bir maili sizinle paylaşmak istedim, ve sanırım Can Dündar'ın asıl söylemek istediği, konun sonundaki kısa özette gizli.


Günlerdir 2 demir lirayı elimde çevirip duruyorum.

2 Türk lirası...
Bazılarınız yere düşse eğilip almazsınız.
Para üstü olsa aldırmazsınız.
Harçlık diye, bahşiş diye, sadaka diye verilse surat asarsınız.
Hepi topu 2 lira....
* * *
6 Şubat gecesi Şanlıurfa'ya çok yağmur yağdı.
Ceylanpınar Tarım İşletmesi arazisi içinde bulunan Çırpı Deresi taştı; üzerindeki stabilize geçişi tahrip etti.
O geçişten bir kamyon geçmeye çalışıyordu o gece...
Kamyonun kasasına 44 kişi binmişti. Çoğu kadın ve çocuktu.
Tarım İşletmeleri çiftliğine, koyun sağmaya gidiyorlardı.
Kamyonun şoförü yolun çöktüğünü fark etmedi; araç Çırpı Deresi'ne uçtu.
Kasadaki 44 kişi dereye döküldü; sürüklendiler.
Kamyonun kasasına tutunmayı başaran 33 kişi kurtarıldı.
Kurtarılanlar Ceylanpınar Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.
Sel sularına kapılan 2 işçi, Elma ve Hacer Kaya öldü.
Halil, Ahmet, Emine ve Anuç Ete kayboldu.
Zehra ve Hatun Kaya kayboldu.
Naile Çorak, Fatma Merç, Halfe Ayberk kayboldu.
Adları ilk kez haberlerde duyuldu.
* * *
Gece, arama kurtarma çalışmaları başladı.
Dalgıçlar sabaha kadar derede işçi aradılar.
Derenin Suriye tarafında da Suriyeliler çalıştı.
Sonuç alınamadı.
Kazayla ilgili olarak Ceylanpınar Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Çiftlikte süt sağımı işini yaptıran müteahhit Celal Ulukaya gözaltına alındı.
Bu gözaltının nedeni, kurtulan işçiler konuşunca anlaşıldı.
Kazazedelerden Halil Ertuğrul 10 yıla yakın süre bu işi yapmıştı. Çiftlikteki sağım işinden günde 2 lira kazanıyorlardı.
Ertuğrul, "Niye çalışıyorsun o zaman" sorusuna kısa bir yanıt verdi:
"Mecburum. İş yok."
* * *
Günde 2 liradan ayda 60 lira...
44 işçiyi Çırpı Deresi'ne sürükleyen, 11'ini yağmur sularından bir selde boğan ekmek kavgasının bedeli bu...
İşsizlik illetine düşmüş fukaraları "Hiç yoktan iyi" tesellisiyle kandıran müteahhitlerin ucuz işgücüne biçtikleri değer...
2 demir lira...
Günlerdir elimde çevirip durduğum 2 metelik...
2 paralık hayatların can pahası..

Harçlık isteyen çocuklara bu yazıyla birlikte veriniz.
Hayat dersi niyetine!...
Can DÜNDAR

alıntı
 
Katılım
24 May 2007
Mesajlar
6
aşk sessiz sevgi dilsizdir...

BİR KADININ AŞKI .......
Karımı 1998'in sonbaharında kaybettim... Yedi
senelik evliliğimizin iki senesini kanser tedavisi için hastanelerde
geçirmiştik. Karım, her evlilik yıldönümümüzde ikimizin fotoğrafını
çerçeveler,
"Bunlar bizim hayatımızın gölgeleri"derdi...Öldüğünde, yedi tane resmimiz
vardı.

97'in bir gecesinde onu
aldattım. Oysa ona sürekli onu ne kadar çok sevdiğimi ve
sonsuza kadar sadık kalacağımı söylerdim. Ölmeden iki hafta önce yine aynı
şeyi tekrarladım.
Tuhaf bir
gülümsemeyle baktı bana ve sadece: "Biliyorum" dedi.
>>>>İzmir'e kar yağdığı gün,
yani biray önce,evdeydim.Fotoğraflarımıza bakıyordum yine...
Her çerçevenin altında bir
harf olduğunu ilk kez o gün farkettim. "A. R. K. A. S.I.N. "
yazıyordu.Gerisi için yılları yetmemişti.
Ama sanırım "Arkasına bak" yazmaya filan niyetlenmişti.
Hemen çerçevelerin arkasına baktım. Hiçbir şey yoktu.
Sonra birşey dürttü beni, hepsini teker teker söktüm. İnanabiliyor
musunuz, her birinin arkasından bir mektup çıktı!
Geçirdiğimiz her sene için sevgi dolu sözler yazmıştı. 1997'deki
resmimizin içinden çıkan zarf ise simsiyahtı.
Ve içinden şu sözler çıktı: "14 Mart 1997/ Gözlerin bana
başka birine dokunmuş gibi baktı/ Söylemene gerek yok,
biliyorum..."2002'deyiz. Onu kaybedeli 4, aldatalı 5 yıl oluyor. içim
acıyor şimdi. Çünkü kadınlar biliyor, hissediyor...
Sadece paylaşmak istedim.Seni seviyorum diyenin sevgisinden şüphe et,
çünkü;
AŞK SESSİZ,SEVGİ
DİLSİZDİR...
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
6 Eki 2006
Mesajlar
488
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Güzelmiş teşekkürler :cat:
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
4 Ara 2006
Mesajlar
314
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
BeBiŞ Çok Güzelmiş Ellerine Sağlık :rendeer: :)

Bu Arada Bu Ne Hızzz Beee :queen: Başım Döndüü :p :mrgreen:
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
4 Ara 2006
Mesajlar
314
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Ellerine Sağlık BeBiŞ :cat:

Paylaşım İçin Teşekkürlerr :rendeer:
 

R3N

Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
17 Ağu 2006
Mesajlar
1,773
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
of çarpıcıymış , kamyona sığan 44 kişiden de ayrı bir makale çıkar
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
4 Ara 2006
Mesajlar
314
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Neoklasik tepki:‘‘Şeker kardeşim sıraya geçiver.’’

Uzlaşmacı tepki:‘‘Acelesi olmasa öne geçmezdi,üzmeyin garibi...’’

:mrgreen: Paylaşım İçin Teşekkürler :mrgreen: BeBiŞ :rendeer:
 
Katılım
24 May 2007
Mesajlar
6
rica ederim ne demek okuduğunuz için ben tşkr ederim ablacım...:rendeer:
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst