Rahmetli Kemal SUNAL,sağlığında kıymeti anlaşılamayan,entellektüel kesimin de pek ciddiye almadığı,o kesimde genellikle sulu ve basit mizah filmlerinin oyuncusu olarak algılanan bir sanatçıydı.
Evet bir dönem televizyonda bıktırırcasına yayınlanan o filmlerden çoğumuz sıkılmıştık.Aynı filmin aynı hafta üç kanalda yayınlanması alışıldık bir durumdu .O filmlerinin çoğu aslında onun sinemada yaptıklarının ilk dönemlerine ait filmlerdi.Çalıştığı film şirketleri ve yönetmenlerin ağırlığıyla,ticari kaygılarla yapılan filmlerden çok da sanatsal değer beklenemez zaten.Bugün sanatçı gecinenlerin porno filmlerinde oynadığı dönemlerde o figüranlığı sindire sindire yaşamış bir sanatçıydı.
Şimdi geriye dönüp baktığımızda Televizyonlarda sıkca yayınlanan filmlerinin dışında ,mizahın gerçekten mizah gibi ele alındığı ,ironinin en yalın haliyle kullanıldığı bir çok filminin de aslında gereken ilgiyi görmediği,sanatsal değerine rağmen ticari değeri beğenilmediği icin çoğumuz tarafından bilinmediğini söyleyebiliriz.
mesela Zübük,Aziz NESİN'in eserinden uyarlanmış bir film.
Orada çizilmiş 50 yıl öncesinin fırıldak ve üçkağıtçı politikacısına bir dikkat edin.Bugünkülerin yanında masum ve eli öpülesi kalır.
Senaryo Aziz NESİN'in eserinden uyarlanınca ticari değeri olmadı elbet.Fırsatını bulursanız seyredin,hatta kitabını okuyun.
Aziz NESİN'i sevip sevmeme noktasına da takılmayın,Kendisiyle sağlığında tanışmıştım.Siyasi anlamda birbirimize çok uzaktık ama kendi dünyasında yaşayışıyla ve düşünce tarzındaki tutarlılığına ve insan sevgisine saygı duyulacak adamdı,Şimdilerde bizi dünyaya rezil eden ödüllü yazarlardan,fırıldaklardan kaypaklardan çok daha milliyetçi,çok daha vatanperverdi bundan da eminim.
Sırası gelmişken Kemal SUNAL'ın düzeyli güldürü tarzı doktor civanım,katma değer Şaban gibi filmlerini,Düttürü Dünya ve Öğretmen gibi toplumsal taşlamalarını muhakkak izleyin derim.
Bize sunulan o alışılmış filmlerinin çok dışında olduğunu,seyredene çok şey kattığını göreceksiniz.