Ninja - İl serüven. 19 - 23 Mayıs İstanbul Turgutreis.

Katılım
15 May 2010
Mesajlar
2,118
Uzun zamandır gitmeyi planladığım Eğirdir motosiklet şenliği gezimi yağmur nedeniyle değiştirerek direk olarak Turgutreis'e gitmeye karar verdim ve 19 Mayıs 2011'de çıktım yollara.

Daha önce yağışlı bir günde bir otomobilin bana çarparak yaptığım şanslı(!) kaza sonra yağışlı havalarda motor kullanmayı bırakmıştım.

Artık bu korkuyu yenmenin vakti gelmişti...

19 Mayıs sabahı babamla birlikte kahvaltı yapıp sonrasında yola koyulmak için erkenden kalkıyorum. Havanın bana hazırladığı bir sürpriz var tabiki ama sandığınızın aksine bu sürpriz yağış değil, henüz yağışın başlamamış olmasıydı.

Kahvaltı etmeden hemen pendik feribotuna doğru yola çıkıyorum ve ilk feribota atıyorum Ninja'yı.

image0528.jpg


Çantalar ne kadar şişkin değil mi?

image0529.jpg


Yağış dolayısıyla yanıma yedek bot, üzerimdeki kışlık mont ve pantalonun astarlarıyla birlikte yağmurluklarımıda çantalara sığıdırıp deyim yerindeyse "iki kişilik" eşyalarla yola çıktım.
Yeni yaptırdığım çanta demirlerine olan güvenim tam, zira Ergün Usta'nın işçiliği yüzümü kara çıkarmıyor ve demirler seyahat boyunca harika bir iş çıkarıyor.

Feribottan indikten sonra Yalova'da benzin alıp yola koyuluyoruz ve daha Süpürgelik'e ulaşmadan sağnak bastırıyor.

image0531.jpg


Soldaki KLE 500 tanıdık geldi mi?

Feribotta tesadüfen daha önce "dürüm seven motorcular derneği" etkinliğinde tanıştığımız Kaan arkadaşımızla karşılaştım ve Bursa'ya kadar birlikte yol aldık. Yağışta sürüşle ilgili bana bir kaç tüyo verdikten sonra önden ilerleyerek bana yardımcı oldu.

Kendisinin değimiyle "Her yolculuk ayrı bir macera..."

Bu noktadan sonra anlatacak pek fazla bir şey yok. Bursa'da Kaan ile ayrıldıktan sonra ara ara bastıran yağmurda sürekli olarak yağmurluğumu giyip çıkartıyorum. Şansım yaver gidiyor ve Bursa'dan çıktıktan sonra yağmura yakalanmıyorum. Susurluk'ta benzin alıp mola vermeden Manisa'ya kadar yağmursuz yollarda tempolu bir şekilde yol alıp aşağıdaki kamyoncu durağında mola veriyorum.

image0537.jpg


Kamyoncu dediğime kimse gücenmesin, bence altaki fotoğraftaki anlayış ile bir çoğumuzun anlayışı benzer. Hangimiz kendi zevkine göre motosikletini dilediği gibi süslemiyorki..?

image0538.jpg


Mola verdiğim bu yerde bir şey dikkatimi çekiyor. Müşteriler için restoranın camlarına yazılan yazılar oldukça ilginç :)

image0533.jpg


Her şey sizler için!

Yerseniz sizde tok bizde tok. Yemezseniz sizde aç bizde aç.

image0534.jpg


Müşteri velinimetimizdir..!

image0535.jpg


Varlığınız bize güven veriyor!

Müşteri memnuniyetini tartışmasız misyonu haline getirmiş olan bu yerde 3 çeşit yemek ve 1 tatlı için sadece 10TL ödedikten sonra (Ulusoy tesisi yada Adapazarı yakınlarındaki Berceste olsaydı 30TL'den aşağı çıkamazdım) garsonla ilginç bir diyaloğa giriyorum.

Garson servis yaptıktan sonra...

Ben: Teşekkür ederim.
Garson: Ben teşekkür ederim.
B: Sağolun
G: Siz sağolun.

Uzatmadan tekrar yola koyulmak için hazırlıklarımı yapmaya başlıyorum.

Bu şekilde anlatınca gülünç geliyor ama aslında gülünç olan şey, büyük şehirlerde yaşamaktan dolayı insanların birbirlerine ne kadar soğuk davrandığı ve bunu farketmeyişimiz. Bu güzel Anadolu insanı olan garsonumuz bana bunu düşündürdükten sonra tekrar yola koyuluyorum. Hedef İzmir!

Hedef İzmir, tabi ya.. Sanki yolda yağış ve yağış yetmezmiş gibi dolu olmayacakmış gibi...

Merkezde zaman zaman bastıran yağış Manisa çıkışında doluya dönüşüyor ve birkaç motorcu benzinliğe sığınıp dolunun dinmesini bekliyoruz. Videoyu izlerken arkadaki anıtına (Kuvayi Milliye Anıtı) dikkatlice bakarsanız yağışın şiddetini daha rahat farkedebilirsiniz.

http://www.youtube.com/watch?v=s1V8pomdMm0

Yağışta sığındığım benzinlikte çektiğim iki foto.

image0539m.jpg


image0541w.jpg


Burdan eşiyle birlikte seyahat eden benim yaşlarımda bir BMW sürücüsüyle birlikte İzmir'e kadar birlikte yol alıyoruz. Esas güçlüğü bir çok kişinin sandığı gibi Manisa - İzmir yolunda değil, aksine İzmir'e girdikten sonra yaşıyorum. Burda saçma bir şekilde İzmir içine girip trafik ışıklarında dur kalk yapmaya başlıyorum. Bastıran yağmurda eldivenlerim sünger gibi oluyor ve otoyola çıkmak için trafik ışıklarının ordaki göbekten dönüş yaparken yolda oluşan göletteki su ön tekerleğimden sıçrayarak botumun içine doluyor.

Bu kadar uzun süre kuru kalmayı başardıktan sonra ıslanan motosiklet botlarımı yanımdaki yedek botlarka değiştirmek için hemen yakındaki BP istasyonunda mola veriyorum ve 40dk kadar burda kalıp benzilik işletmecisi Yılmaz Er ile (Yıldırım'da olabilir tam hatırlayamıyorum) koyu bir muhabbete dalıyoruz.
Islak eldivenler ile üşümemem için bana poşet eldiven buluyor. Motosikletimin yanında bir fotoğrafını çektikten sonra yağmur altında İzmir otobanında yola devam ediyorum.

image0542.jpg


İzmir otobanında bir süre ilerledikten sonra yağmur duruyor ve yol kuruyor. Şunu söylemeden edemeyeceğim, motosiklet kullanan arkadaşlar İzmir - Aydın otobanındaki tünelden mutlaka motosiklet ile geçmeli. Çok güzel bir atmosferi var. Emniyet şeridi olmadığı için maalesef tünelde fotoğraf çekemiyorum.

Aydın'a vardıktan sonra yağmur bulutlarıyla bol bol köşe kapmaca oynuyoruz. Tempoyu iyice artırıp kararlı bir şekilde Bodrum'a kadar durmak yok derken...
130km hız ile bir aracı solluyorum veeee sağnak bir anda bastırıyor. Aracı sollayıp hemen emniyet şeridine giriyorum. Araçtakiler için komik bir durum tabi, önce yanlarından geç sonra sağ şeritte 60 - 70 ile gitmeye başla. Herneyse, tüm bunlar olurken bir benzinlik girişini kaçırıyorum ve motoru çekecek güvenli bir yer bulana kadar 1 - 2 km yağmur altında ilerleyerek aşağıdaki restoran inşaasında duruyorum.

image0545.jpg


Çatısının bir kısmı bambu, bir kısmı pimapen olan bu yerde beton zemini çamur yapmamak için motoru bambuların altına çekip yağmurluğumu aramaya koyuluyorum.

Az önce izmir otobanında yağışın kesildiğinden bahsetmiştim ya, kaskımı temizlerken üzerimden çıkardığım yağmurluğumun alt kısmını motorun üzerine bırakıp kaskı temizledikten sonra yola çıktım. Kimsenin günahına girmek istemem ama yağmurluğumun alt kısmı burda ya çalınıyor yada ben inanılmaz bir dalgınlık örneği gösterip oracıkta unutuyorum.

image0546.jpg


Yağmurluğu 10dk kadar aradıktan sonra bir otomobil gelip bambuların altına yanaşıyor, camı açan orta yaşlı babacan tavırlı bir beyefendi "evladım servisiniz ne zaman başlıyor" diye soruyor, arkada oturan eşi de gülmeye başlıyor.
Meğerse bu mekanın sahipleriymiş. Kısa bir sohbetten sonra "1 ay sonra bu zamanlar gelirsen bir yemeğimizi yersin, şimdiden ilk müşterimiz sen oldun" diyorlar. Biraz gülüştükten sonra ben aşağıdaki fotoğrafı gösterip bir kaç km ilerde yağmur bulutlarından kaçmak için yola koyulmam lazım diyorum ve maalesef bu sevecen insalarla daha fazla muhabbet edemeden yola çıkıyorum.

image0543l.jpg


Bir kaç km sonrasında bulutların bittiği yer görünüyor.

image0544.jpg


Yola çıktıktan kısa bir süre sonra pantalonum suyu geçirmeye başlıyor ve termal içliğim sünger gibi suyu emdikten bir süre sonra yağış bitiyor.
20km bu şekilde yol aldıktan sonra üşütmemek için nasıl bir çare bulurum derken pantalonumun kışlık içliklerini kullanmak aklıma geliyor ve zorunlu bir mola daha veriyorum..

Mola yerinde kendi fotoğrafımı çekiyorum. Güneş çoktan açmış, hatta gözümü aldığı için bir gözüm kapalı çekmişim fotoğrafı.

image0547.jpg


Benzilikte pompacılarla kısa bir süre muhabbet ediyoruz. Yanına parkettiğim mondiali işaret ederek, 6 yıldır bu motorla kasa kasa balık taşıyorum daha motoruna anahtar değmedi diyor pompacı. Her tarafından pas fışkıran motosiklete baktıktan sonra vedalaşıp tekrar yola koyuluyorum.

Turgutreis'e varana kadar başka hiç fotoğraf çekmedim ama benim için eziyetli bir yolculuktan çok keyifli bir serüvene dönüşen bu yolculuğu kafanızda biraz canlandırabilmeniz için fotoğrafsızda olsa anlatmaya devam edeceğim.

Aydın - Milas yolu Bafa gölüne gelene kadar hafif rampa yukarı ve virajlı bir yol. Burda beni bir Rangerover geçiyor, ben aldırmadan keyifli virajlarda Ninja ile bir sağa bir sola yatarak yoluma yine yüksek tempoda devam ediyorum.

Bafa gölüne geldiğimde yol tek şerite düşüyor ve Rangerover'u yakalıyorum burda tatlı bir rekabet başlıyor. Agresiflik yada taşkınlık yapmadan birlikte ilerliyoruz. Arkamda ise davetsiz bir misafir gibi beni sürekli izleyen bir Toyota Corolla var. Gölün diğer yakasında gök gürültülü bir şekilde yağış devam ederken otobüsleri ve diğer ağır vasıtaları sollamak için bekleyen ufak konvoylarla birlikte ilerliyoruz. Range bizden hızlı tabi, uygun yerlerde sadece 1 - 2 aracın sollayabileceği kısa mesafeler olduğundan önden rahatça bastırıp giderken biz arkada kalıyoruz.

Yolun virajlı rampa yukarı olduğu bir yerde, eğimin bittiği noktada başlayan düzlükten araç gelip gelmediğini daha rahat görebilmek için görüşümü kapatan ağaçları geçmeyi bekliyorum. Geçeceğim araç bir otobüs. Ağaçların yanına gelir gelmez arkamdaki Corolla ile aynı anda hamle yapıyoruz, beni korna ile ikaz ediyor -sanırım benide geçebileceğini düşünüyordu-. Derken ben 3'te gazı açıp sırasıyla 4 - 5'e atarak ilerliyorum. Rampalarda frenlere aşırı yuklenmemek için 6'ya atmadan ilerliyorum ve bundan sonra Corolla ile bir daha karşılaşmıyoruz.

İleride Rangerover'i da geçerek araya baya bir mesafe koyup virajlarda yatamya devam ederken geçen sene başlayıp hala bitirilemeyen yol çalışmasıyla karşılaşıyorum.

Bu bir şaka olmalı...

1 yıl boyunca devam edip bitirilemeyen bir çalışma ve anlamsız bir şekilde yolun iki şeridi birden bozuk..

Mutsuz bir şekilde geçtiğim tüm araçlara yol vermek zorunda kalarak ağır ağır ilerliyorum...

Bu yıl Bodrum seyahat planlarınıza dahil ise enduro bir motor almadan yola çıkmayın.

Bozuk yollardan bir - iki foto (bunları dönüş yolunda çektim ama konu açılmışken koymak istedim.)

image0576x.jpg


image0575.jpg


Bundan sonra Turgutreis'teki evime ulaşana kadar hiç durmadım. Bodrum girişindeki harika virajlarda güzelim deniz manzarasını izleyerek evime ulaştım.

image0565.jpg


İzmir'de aldığım benzin ile evimin önüne kadar geldim ve lamba yanmadı.
Bu arada, yol çalışmaları Bodrum'u geçtikten sonrada devam ediyor. Turgutreis ve Akyarlar'ın yolları berbat durumda. Otomobil ile çukura girmeden ilerlemek imkansız. Derin, biraz daha derin ve çok derin olan çukurlar arasında tercih yapıp aracınızın yıpranmasını minumum düzeyde tutmaya çalışabilirsiniz.

Şimdi sırasıyla Turgutreis marinası ve Kemer plajından fotoğraflar var. Buralarda anlatacak pek bir şey yok, geçen seneki gezi raporunda bu çevreden yeterince fotoğraf koymuştum.

image0563.jpg


image0562m.jpg


image0550.jpg


image0554.jpg


image0555.jpg


image0556.jpg


image0557u.jpg


image0558.jpg


image0559y.jpg


image0560.jpg


image0561.jpg


Bodrumda 4 gün kaldıktan sonra 23 Mayıs Pazartesi sabah 8:00'de dönüş yoluna koyuluyorum.

Yine bol fotoğraflı bir yolculuk sizleri bekliyor :)

image0566j.jpg


Uzakta görülen feribot yanlış bilmiyorsam Kos Adasına gidip geliyor. Turgutreis'ten bu Yunan adasına günübirlik seyahatler yapmak mümkün. Fotoğrafta tam olarak belli olmasada bu feribot hızlandıkça suyun üzerinde süzülmeye başlıyor ve gövdesinin büyük bir kısmı suya temas etmiyor.

image0567.jpg


image0571s.jpg


image0570.jpg


Çileli Turgutreis - Akyalar yolları, yolun yarısını yok etmişler..

image0569.jpg


image0568o.jpg


Uzakta görünen viraj tabelasının yanında geçen yıl cbr125'im ile fotoğraf çekmiştim.

image0572p.jpg


Turgutreis'te benzin aldıktan sonra son fotoğraflarımı çekip yola koyuluyorum. İzmir'e kadar durmak yok.

image0573.jpg


image0574.jpg


Otobanda İzmir'e 40km kala mola veriyorum. 30 dereceye yaklaşan sıcaklık altımda kışlık pantalon olduğu için beni rahatsız etmeye başlıyor. Burada kot pantolonla bilrikte dizliklerimi takıp bir öğle yemeği yedikten sonra tekrar yola çıkıyorum.

image0578.jpg


Ninja güneşin altında tek başına. Gölge olan yere otomobil sürücüleri parketmek için motoru sormadan çekmeye çalışır diye çekinerek motoru güneşin alnına bırakıyorum.

image0579.jpg


Kaç leşim var, birlikte sayalım mı? :p

image0577n.jpg


Dönüş yolunda zaman zaman aklıma sen yerlerde duruyorum, hem fotoğraf çekiyorum hem kaslarımı gevşetiyorum..
Yolda yakalayıp geçtiğim Harley grubunun lideri mola verirken yanımdan geçiyor. Bu motorun modelini bilmiyorum ama 3 tekerlekli homurdayan bir canavar.

image0580.jpg


Aynı gruptan bir başka motor. Yanlış hatırlamıyorsam eski kasa bir 1200RT. Fotoğrafı çekerken selamlaşıyoruz. Zamanlamayı iyi yapamadığım için otomobil kareyi kirletiyor.

image0583n.jpg


Ninja'ya çantalar yakışıyor, değil mi? :)

image0584.jpg


image0581.jpg


Sizi bilmiyorum ama ben bu kareyi çok beğendim.

image0585.jpg


Ninja'ya bakmaya doyamıyorum :))

image0582.jpg


10dk'lık moladan sonra Susurluk Ulusoy tesislerine ulaşmak için gaz açıyorum. Akhisar'dan sonra havasıcaklığı hissedilebilir şekilde düşüyor. Bense hata edip pantalonumu değiştirmiyorum ve bunun acısı feribottan indiğimde ortaya çıkıyor. Rüzgar beni sinsi sinsi yoruyor ve Pendik - Maltepe arasındaki 12km'lik yol hiçbitmeyecekmiş gibi geliyor. Feribotta edindiğim arkadaşlar olmasa o dikkat dağınıklığıyla Maltepe'ye nasıl ulaşırdım bilmiyorum.

Herneyse.. Fotoğraflara devam..

Ulusoy tesislerinde ufak bir mola daha

image0595.jpg


image0594.jpg


Aşağıdaki fotoğrafları Susurluk'a varmadan önce mi yoksa sonra mı çektim hatırlamıyorum. Hiç aklımda yokken yol kenarındaki bir patika yola merak edip daldım :)

image0587j.jpg


image0588.jpg


Patika yolu mu çekmişim, çimleri mi belli değil :p

image0590.jpg


Aşağıdaki iki fotoğrafı çektikten sonra motoru oradan çıkarmak için baya bir uğraşmam gerekti :))

image0593.jpg


image0592f.jpg
]

En nihayetinde Yalova İdo iskelesina saat 18:00'de varıyorum. Tahmini 2 saat kadar süren molalarla birlikte Turgutreis - Yalova yolunu 10 saatte tamamlıyorum.

Daha önce bahsetmedim ama Bodrum'da bir Goldwing grubu vardı. Grup üyesi 3 motorcuyla burda karşılaşıp uzun bir muhabbete dalıyoruz. Daha sonra aramıza 2000 model bir ZX6R yeşil ninja daha katılıyor.

İşin komik yanı bu goldwing kullanan motorcu befendilerden biri ile 24 Mayıs sabahı işe giderken yolda karşılaştık ve selamlaşarak ayrıldık :))

image0596.jpg


Sonuç olarak benim için çok keyifli bir seyahat oldu. Şunu bir kez daha söyleyebilirim ki sınırsız bir para kaynağım olsa her günümü motosiklet ile seyahat ederek geçirebilirim...

Büyük şehirde motosiklet kullanmak son derece sıkıcı ve keyifsiz bir şey. Bunu bu sabah işe giderken bir kez daha anladım.

Aşağı yukarı 1304km yol yaptım, km sayacı ile ölçüm yapmadım, google maps'in yalancısıyım. Tüm seyahat boyunca 55.6LT yakıt tükettildi, ortalama tüketim 100km/4.26lt oldu. Bunda üçlü çanta ile hız denemeleri yapmam, 19 Mayıs'ta yağış olmayan yerlerde vakit kaybını azaltmak için sürekli basmam ve de dönüş yolundaki şiddetli rüzgar çok etkili oldu.

Ninja'yla ilgili olarak: performansı böyle bir yüke rağmen gayet yeterli. Bir ara beni sıkıştıran eski kasa bir Grand Cherokee Jeep'ten uzaklaşmak için gazı açtığımda bu çantalar ile 160km hıza güçlük çekmeden ulaşabildim. Ancak dönüş yolunda Bursa'da başlayan şiddetli rüzgar beni çok zorladı. Motorun aerodinamiği gayet iyi, rüzgari rahatça yarıp geçebiliyor ancak bu çanta seti adeta bir paraşüt gibi motorun dengesini sürekli bozdu durdu.

Amortisörlerle ilgili sürekli sert olmalarından şikayet ediyordum. Anladımki karayollarındaki standard kalitedeki asfaltta amortisör gayet başarılı ve konforlu. Tabi bunda yeni aldığım Michelin pilot active lastikler ve en yumuşak ayarda olan arka süspansiyonun etkisi var. Çantalardaki yük ile birlikte kasislerde ve yoldaki yamalarda gayet konforlu bir yolculuk yaptım.

Eksi olarak söyleyebileceğim tek şey kısa ön cam rüzgarı sürücünün tam göğüs kısmına doğru yönlendirdiğinden bir süre sonra rahatsız olmaya başlıyorsunuz.

Ön cam ile ilgili bir projem olacak. Zannediyorumki önzümüzdeki ay yada en geç Temmuz'un ilk haftası sonuçlanmış olur, beklemede kalın Ninja'cılar :))
 
Katılım
15 Kas 2009
Mesajlar
204
Güzel gezi olmuş, ellerine sağlık Bulut :) Bir cam kalmıştı dokunmadığın, ona da sıra geldi desene :) Yakında Kawasaki'den gelip motoru senden alırlarsa şaşırma :mrgreen::mrgreen:
 
Katılım
4 Mar 2011
Mesajlar
374
çok güzel bir gezi olmuş paylaşım için teşekkürler.ninja ne kadar güzel görünüyor öyle ,çantalar gerçekten yakışmış:)
 
Katılım
7 Nis 2007
Mesajlar
80
Tebrikler başarılı bir gezi olmuş. Her gezi ve yolculuklar bizlere bilgi aktarıyor. Teşekkürler.
 
Katılım
22 Ocak 2011
Mesajlar
525
Gezi güzelmiş, inşallah pazar günü yüzyüze de dinlemek isterim sizden :)
 
Katılım
3 May 2006
Mesajlar
4,537
Bulut cbr125 ile de aynı yolu gitmiştin, arada dağlar kadar fark oldu mu?

bu arada bende kadıkalesindeydim ama uçakla istanbul'dan 50 dk da gitmiştim, 34 tl gidiş geliş atlas jetten ucuz bilet denk getirmiştim:) bilseydim orada olduğunu görüşürdük...

bende ağustos başı (3-17 arası) bodrum düşünüyorum, tekrar gitmek istersen tam tarihine bakabiliriz
 
Katılım
5 Şub 2009
Mesajlar
1,784
çok güzel bir gezi olmuş paylaşım için teşekkürler
:cat:
 
Katılım
15 May 2010
Mesajlar
2,118
Yorumlarınız için herkese teşekkürler. :cat:

Bulut cbr125 ile de aynı yolu gitmiştin, arada dağlar kadar fark oldu mu?

bu arada bende kadıkalesindeydim ama uçakla istanbul'dan 50 dk da gitmiştim, 34 tl gidiş geliş atlas jetten ucuz bilet denk getirmiştim:) bilseydim orada olduğunu görüşürdük...

bende ağustos başı (3-17 arası) bodrum düşünüyorum, tekrar gitmek istersen tam tarihine bakabiliriz

Arada çok fark var, motor gücünün getirdiği güvenle birlikte bu modelin dhaa rahat bi tasarıma sahip olması beni geçen yıla göre çok az yordu.

rüzgardan ve tirbülanstan çok daha az etkileniyor. bunda motor gücünün payı büyük. cbr 125'e göre tüketimde sadece 0.7lt fark oldu ancak cbr 125'i kullandığım gibi 80 - 100 kullansaydım bu sarfiyat daha az olurdu.

Bu sefer kısmet olmamış görüşmek, belki başka bir gezide tekrar bir araya geliriz :cat:
 
Son düzenleme:
Katılım
28 Ara 2009
Mesajlar
1,329
Maceralı bir gezi olmuş..
Güzel fotolar ve samimi anlatım. :cat:
Paylaşım için teşekkür..
Tekerin düz bassın. Yolun açık olsun..:)
 
Katılım
28 Ağu 2010
Mesajlar
1,148
arkadasım güzel bir gezi olmuş yazdıklarını hayranlıkla okudum
 
Katılım
21 Mar 2009
Mesajlar
5,554
Müthiş eğlendiğin belli Bulut..
Valla kıskandım seni, bu yaz dediğim gibi denk getirebilirsek Balıkesir'e kadar beraberiz he :)
 
Katılım
23 Ocak 2011
Mesajlar
57
19 mayısta o yağmura bende yakalanmıştım..ben akhisarlıyım..manisa'dan dönüyordum,
kırmızı kanuni bobcat'im var..o gün epey bi motorsikletliyle selamlaştım,içlerinde sizde
olabilirsiniz..

Çok eğlenceli bir yolculuk oldugu resimlerden ve anlatımınızdan belli oluyor..Bizlerlede
paylaştıgınız için teşekkür ederim..
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst