- Katılım
- 10 Şub 2010
- Mesajlar
- 330
- Konu Yazar
- #1
Bomba sırtı olayı (14 Mayıs 1915)çok önemli ve dünya tarihinde eşine rastlanması mümkün olmayan bir hadisedir.Karşılıklı siperler arasındaki mesafe 8 metre,yani ölüm muhakkak... 1. siperdekilerin hiç birisi kurtulamamacasına hepsi düşüyor......2. siperdekiler yıldırım gibi onların yerine gidiyor ve savaşıyor.....Fakat şarapnel, kurşun yağmuru altında öleni görüyor,3 dakikaya kadar öleceğini biliyor,en ufak bir çekinme bile göstermiyordu...Okuma bilenler Kur'an-ı Kerim okuyor ve cennete gitmeye hazırlanıyor...Bilmeyenler ise Kelime-i Şahadet getiriyor ve ezan okuyarak yürüyorlar....Sıcak cehennem gibi kaynıyor...Kalabalık düşmana karşı her siperde bir nefer süngü ile savaşıyor,ölüyor,öldürüyor....İşte bu Türk askerinde ruh kuvvetini gösteren dünyanın hiçbir askerinde bulunmayan tebrike değer bir örnektir.....emin olasınız ki Çanakkale Muharebelerini kazandıran bu yüksek ruh ve iman gücüdür..
Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde-gösterdiği vahşetle 'bu: bir Avrupalı'
Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni tarihe" desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
....
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âguşunu açmış duruyor Peygamber
....
Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor
Bir hilal uğruna ya Rab! Ne güneşler batıyor.....
cuma hutbesinde imamın bu satırların hepsini olduğu gibi okumasıyla içimdeki çanakkale sızısı bir kez daha tazelendi...ne civan delikanlılar ne ana kuzuları feda etti canını bu vatan uğruna...hepsinin bir hayali bir hayatı vardı..kimisi evli kimisi sözlü kimisi sevdalı...
böyle bir ecdadın adı bugün seneden seneye anılıyorsa bunda durup düşünülecek ve hatta utanılacak bir durum var...elin gavuru bile tarihiyle alakalı yüzlerce film çekiyor anılarını taze tutuyor..ama biz?? batı özentisinden kendimizi alamıyoruz..sex end di siti kılıklı dizilerle benliğimizden çıkıyoruz...neyse fazla uzatmıyayım...içimden sormak geldi..
Neden bizim de övüne övüne izleyeceğimiz, izlerken gözyaşı dökeceğimiz, ecdadımıza rahmet dileyeceğimiz, çanakkale destanıyla ilgili bir filmimiz yok...hadi seneden seneye rahmet okumayı geçtim onu nenelerimiz dedelerimiz yapıyorlar.. en azından bir film bile çekilmeyecek kadar değersizler miydi....
Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde-gösterdiği vahşetle 'bu: bir Avrupalı'
Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni tarihe" desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
....
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âguşunu açmış duruyor Peygamber
....
Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor
Bir hilal uğruna ya Rab! Ne güneşler batıyor.....
cuma hutbesinde imamın bu satırların hepsini olduğu gibi okumasıyla içimdeki çanakkale sızısı bir kez daha tazelendi...ne civan delikanlılar ne ana kuzuları feda etti canını bu vatan uğruna...hepsinin bir hayali bir hayatı vardı..kimisi evli kimisi sözlü kimisi sevdalı...
böyle bir ecdadın adı bugün seneden seneye anılıyorsa bunda durup düşünülecek ve hatta utanılacak bir durum var...elin gavuru bile tarihiyle alakalı yüzlerce film çekiyor anılarını taze tutuyor..ama biz?? batı özentisinden kendimizi alamıyoruz..sex end di siti kılıklı dizilerle benliğimizden çıkıyoruz...neyse fazla uzatmıyayım...içimden sormak geldi..
Neden bizim de övüne övüne izleyeceğimiz, izlerken gözyaşı dökeceğimiz, ecdadımıza rahmet dileyeceğimiz, çanakkale destanıyla ilgili bir filmimiz yok...hadi seneden seneye rahmet okumayı geçtim onu nenelerimiz dedelerimiz yapıyorlar.. en azından bir film bile çekilmeyecek kadar değersizler miydi....