Nasıl Oldu da Ölmedik?

Katılım
28 Nis 2009
Mesajlar
2,248
70li 80' li yıllarda mı büyüdün? nasıl oldu da hayatta kalmayı başardın?
1.- Arabaların emniyet kemeri, kafalıkları, ve kesinlikle hava yastıkları yoktu.
2.- Arka koltuk tehlikeli değil de eğlenceliydi.
3.- Bebek yatakları ve oyuncaklar renkliydi. Ya da en azından kurşunlu, muhtelif zehirli maddeler ile boyanmıştı.
4.- Prizlerin, araba kapılarının, ilaç şişelerin ve kimyasal ev temizliyicilerinin üzerinde çocuk kilitleri yoktu...
5.- Kasksız bisiklete biniliyordu.
6.- Steril su şişelerinden değil de bahçe hortumundan yada muhtelif başka kaynaklardan su içiliniyordu...
7.- Oyun oynamaya çıkmanın tek şartı hava kararmadan önce eve dönmekti.
8,- Cep telefonu yoktu ve hiç kimse nerelerde gezdiğimizi bilmiyordu. İnanılmaz ...
9.- Okul öğlen bitiyordu... Ve öğlen yemeği için evimize geliyorduk.10.- Bir sürü yaramız, kırılmış kemiğimiz ve kırılmış dişimiz vardı, fakat hiçbir zaman birileri bu yüzden mahkemeye verilmiyordu.Kendimizden başka kimse sorumlu değildi.
11.- Bolca tatlılar ve tereyağlı ekmekler yiyorduk, ve gerçek şekerli içecekler içiyorduk ve hiç kilo sorunumuz olmazdı - çünkü hep dışarda oynardık , aktif olarak ...
12.- Dört çocuk bir limonatayı paylaşabiliyorduk... aynı bardaktan içebiliyorduk, ve kimse bu yüzden ölmüyordu.
13.- Playstation, Nintendo 64, X boxes, Vídeo oyunlarımız, 99 kablolu kanalımız , Dolby surround, Cep telefonumuz, Bilgisayarımız, Internet de Chat odalarımız YOKTU.
onun yerine ARKADAŞLARIMIZ vardı bolca!!!
14.- Yürüyerek veya bisiklet ile uzakta oturan arkadaşlarımızı ziyaret edebiliyorduk, kapılarını çalıp hatta çalmıyarak içeri girip onları oyun oynamaya çağırabiliyorduk!!!
15.- Evet dışarda, o acımasız korkunç dünyada! Korumamız olmadan! nasıl mümkün oluyordu bu?
Tek kale üzerine maç yapardık ve birisi takıma alınmadığında psikolojik travma oluşmuyordu ya da dünyanın sonu gelmiyordu.
16.- Bazı öğrenciler diğer öğrenciler gibi başarılı değildi ve sınıfta kalabiliyordu. Fakat bu yüzden kimse Psikoloğa ya da Pedagoğa gönderilmiyordu. Kimsede Dislexia, konsantrasyon sorunu veya hiperaktivite yoktu, basitçe o okul yılını tekrarlıyordu.
17.- Özgürlüğümüz , üzüntülerimiz , başarılarımız , görevlerimiz vardı
...ve bunlar ile yaşamayı öğreniyorduk.
Soru: nasıl oldu da bütün bunlara rağmen hayatta kalmayı başardık???
Ve daha da önemlisi kendi kişiliğimizi bu şartlar altında nasıl oldu da geliştirebildik???
Sen de bu jenerasyondan mısın? Şimdiki çocuklar büyük bir olasılık ile bizim yaşama şeklimizi sıkıcı bulacaklar - fakat- bizler
çok güzel ve mutlu yaşadık!!!!!
DİMİ AMA ?
 
Katılım
21 Nis 2014
Mesajlar
1,103
Bizde 90'lı yıllarda çocuk olduk sizin yaşadıklarınızın hepsini bizde yaşadık 3 kişi bisiklete binerdik:mrgreen:2000'li yıllar kötü
 
Katılım
11 Eyl 2014
Mesajlar
155
Ağzınıza sağlık.. Ben 90lı olarak, bu söylediklerinizi yaşayan son nesil olarak, çok doğru bir noktaya değindiğinize inanıyorum..
 
Katılım
26 Ocak 2010
Mesajlar
4,680
yunusum ,
can sıkıntısı sana yariyor,
gene dökturmüssun,
eline saglik,
bende 80 lerin cocuklugunu yasayan biri olarak
sonuna kadar katiliyorum
 
Katılım
11 Ara 2008
Mesajlar
4,209
Güzel bir yazı. 70 lerde değil ama 80 lerde çocuktum. (73 doğumluyum) .
O zamanlar anne baba olmak bu kadar KURUMSAL değildi. Dolayısıyla çocuklar şimdiki kadar baş tacı da değildi. Doğar, devlet okuluna gider, başarılı ile üniversite okur, değilse sanayide çırak olurdu. Hastalandığında doktora götürülür, gerisi Allaha bırakılırdı. "Nasıl oldu da ölmedik" yanlış yaklaşım olmuş. Aslında o zaman ölen çocuk sayısı şimdiki zamandan çok daha fazla. Biz o zamanlardan hayatta kalmayı başarmış çocuklarız.
 
Katılım
28 Nis 2009
Mesajlar
2,248
Bizler güçlüler, bizler seçilmişleriz :)
Makale başkasına ait hoşma gitti olduğu gibi paylaştım
 
Katılım
5 Ağu 2012
Mesajlar
2,890
vücut direnci.. o yüzden hastaneler dolup taşıyor. insanlar kentleşmeye alıştığı için güçsüzleşiyor. fiziksel ve psikolojik olarak. çiroz toplum geliyor.
güzel alıntı bu arada
 
Katılım
20 Eki 2014
Mesajlar
1,047
77 doğumluyum... 80 lerde Erenköy`de çocuk idim, 90larda Erenköyde çocukluktan gençliğe geçtim. her sokak bizim her mahalle bizim idi. bir anda kalabalıklaşır bir anda dağılır idik. yalnız kalmadan sokaklarda arkadaşlarımızla idik. çok şanslıydık... şimdi oğlumda aynı şansa sahip olsun, sokaklarda oynayabilsin diye tekrar anadolu yakasına taşınmayı düşünüyorum. umarım aynı veya benzer bir ortamı ona sağlayabilirim.

konuyu açan arkadaşa gelince. Ellerine sağlık. okurken çocukluğuma gitti aklım. misket oynadığımı hatırladım. bir anda ceplerim şıngırdadı... gözlerim doldu! bugün deselerki her şeyini elinden alacağız seni o günlerine geri göndereceğiz. 1 saniye düşünmem. tekrar misket oynama hayali bile mutlu edebiliyor insanı...
 
Katılım
20 Mar 2006
Mesajlar
3,261
Yazar burada aslında günümüz koşullarında yaşamayı nasıl başardığımızı sorgulamamızı hedefliyor ::gazete::
Pipomu yakıp geleyim, uzun uzun anlatacağım. Bi yere ayrılmayın.
 
Son düzenleme:
Katılım
28 Nis 2009
Mesajlar
2,248
Çocukken amcamlara gittiğimiz zaman kuzenle beraber yoldan geçen kamyonların arkasına asılır 1 2 kmlik yolu gider gider gelirdik. Birgün arabaya asılırken kuzene dönüp 'bak emmoğlu ben tek elimi bırakabiliyorum' dememin üstüne kuzenim 'o da bişeymi ben iki elimi de bırakabilirim' diyerek arabadan düşmüştü :)))) haaala aklıma geldikçe gülerim
 
Katılım
17 May 2011
Mesajlar
4,435
Yazar burada aslında günümüz koşullarında yaşamayı nasıl başardığımızı sorgulamamızı hedefliyor ::gazete::
Pipomu yakıp geleyim, uzun uzun anlatacağım. Bi yere ayrılmayın.

Pipo'mu::facepalm:: eVic+kayfun+ovale black old akar , nasıl tezat durum ama, bazen teknolojik nimetlerden faidelenmek gereng.

Neyse efem, araya sızayım şuraya kıvrılayım, 35 yok yok 34 olduk, hani eskiden ay farkı ile ben daha büyük'üm diyip komplex olurda ya, onun reverse hali ,

Efenime söyleyeyim nedense bu tip konularda yazma gereği duyuyorum, ancak fark ettiğim şey su, internet kulanıp tekno kuşağa geçişi'de yaşayan ender ara nesiliz sanırım, bu yüzden olsa gereng, dökelim birazcık.

Nintendo gameboy , Alamancı akreb'a lar, geldiğinde tanışmık idik, fiat olarak 100 mark idi,kasetli idi minik kaset, wouv oyunları kurgusu, oynadığım oyun dün gimi aklımda kalmış, adams family, ve hiç bir zaman alamayacğımı anlayıp gırtlağa takılan gucurdu yumruk, tabii 90 bilmem kaçtı bilemiyom unuttuum (bide bu çıktı, yavaş yavaş dolan, bombardman olan hafıza sanırım bazı detayları siliyor :p)

Neyse, pisikletim var idi, Alamanyadan ithal, göbekten fren wooouvv, arkadaşşaklarım ile kavga ederdim hep , pisikletime pinokyo derlerdi, ben ise okumanız yokmu laynn, üstünde " Welser " yazıyor derdim, tabii kime laf anlatacan pehhh...

Herkesin pisikletinn bir adı vardı, dümdüz, dev gibi kadrosuyla efsane BİSAN adı olmuş " Golyat " :p

Meşhur haylaz fırlama pisikleti BMX olmuş sana " Atılgan " (sanırım He-Man yoluna :p )

Vesaire vesaire bizim Welser, " Metropolis " , vayyy mqdediler nerden buldun bu adı diye, sansaysyonu severim yiğenler didim :p

Karaşimşek, BURCİLLE telafuz dahisi taşramın isimlendirmesi( merhum Bruce Lee , bu ad ile tanındığını duysa 10 sene erkenden üzüntüden ölürdü herhal :p ),, Rambo, Silvester stalone (biliyom tabii yazmsınıda gereng yok), haydi rambo, silvester telafuz dönüyordu, garibim Conan Arnold şortsuzgezer::facepalm::

Dallas , Yalan rüzgarı , susam sokağı , Western cowboy, haydut filimleri, ve şeytan icadı WHS vide kaset oynatıcılar::winkwink, evdeki telefizyonun uzaktan kumandası olmak " kalk sesi aç çabuk " " sesi kıs laynn " " kanal değiş hele haberlere bakalım " ananı .... ne çileydi be.

Yerel adı Fırfır , lügatta Topaç deniyor niye ise, halbuki bizim tanım daha doğrı, ipi sarıp çaktınmı yere fırrrr diye dönüyor işte, neyse, ky gt rahvan gitsin.

Gülle yine bir yerel ad, lügatta Misket dedikleri, okula gidecez öğlenciyiz tabii, kuru soğuk hava ayaz, yerde gülle çukuru açma taktiği, toprak zemine topuk üstü durulup 4-5 defa eksennde döndünmüydü, oldumu sana şekilsiz çukur, eyi, e bide çukuru parlatmak adına tükür ve bir taş ile satıhı parlat ( deli ...iş olmalı, acaib hayret ettiğim işlerden biri idi) , okula git üst baş rezil fırça ye, eve gel evde bir iki sopa, sebeb, ee olum gülle oynarsan ayaz'da, ellerin çatlar.

Davranma (efsane oyun idi falla), Çelik çomak, saklambaç, yakan top, uzun eşşek, mahlle maçları vayyy.. gözüme tozkaçtı yaşardı.

Siyah önlük, niye siyahsa artık, yazın çekilecek çile değildi vallahi , tahta bildiğin tahta ve tebeşir beyaz, kırmızı veasire hepsi üstünde, şimdikilerde elektronikmiş doğrumu acebb?

Fatura ödemeye gitiiğimde , devlet dairelerinde acaib hoşuma giden şey, biraz uzaktan olacak ama, Daktilo sesi, çat,çat,çat, çat , çat, , çat şrinkkk.

Hee tilifon , çevirmeli şırrrr, şırr, şırrrr, şırrrr, şırrr, birisi aradımı bütün ev ayakta esas duruşa, bildiğin okul zili, tarif etmek için harf aradım, bulamadım o derede gıcık birş şeydi.

Soba, soba yahu kömür yahut odun, hele odun kokusu, offf, şuan klima tepemde kafamı ...yor.

Daha yazacak bi sürü şey varda, karbüratör ile başım belada, belasını s...evip dönerim belki, hayırlı işler.
 
Son düzenleme:
Katılım
29 May 2007
Mesajlar
3,302
özlenmeyecek gibi değilki yahu,akşam saklambaç ne sarardı,yummuyorsan tabi ::mrgreen:
mahalle maçları sanki derbi illaki kazanmak lazım,sakızlardan çıkan futbolcu stickerlarını biriktirip krampon almak için kaç sakız almıştım kimbilir,ah o 1 futbolcu (az sövmedim o zamanlar) bir türlü bulamamıştımda elimde patlamıştı :pr:
yazın serinlemek için havuzmu,oda ne plastik varil neyimize yetmiyor :cherry: serinlemek demişken meybuz yemeden olmaz...
hele bide akşam vakti zilleri çalıp kaçmanın tadı paha biçilemez :thumleft:
kış geldimi kola şişelerine oturup kaymak tatilya'ya gitmek gibin bişey (tatilya= o zaman en büyük lunapark)
ah ulan ahhhh...
 
Katılım
28 Nis 2009
Mesajlar
2,248
Abi benim haala mantığıma sıgmayan olaylardan biri leblebi tozu yemek. Lan ne zaman yesem bogazima kacar öksüre öksüre geberirdim. Çok sövmüşlügüm vardır onu yapıp pazarlayana ama yıllar sonra öğrendim bi arkadaşın dedesi pjyasaya cikarmis vakti zamaninda bu leblebi tozunu Türkiye de. Değişen birşey olmadı yine sövdüm. Adres belli oldu en azindan :)
 
Katılım
31 Tem 2013
Mesajlar
472
Her çağın kendi içerisinde artı ve eksileri var , bu anlattığın şeylerin hepsinin sonunu yaşayan biri olarak güzel anılardı ama şimdiki nesil içinde kendi güzellikleri ve kötülükleri var onlarda zamanı geldiğinde eminim ki içinde bulundukları koşulları genç oldukları zamanlardakilerle karşılaştırıp bizim gibi söyleneceklerdir. Ama okurken hatırladım güzel günlerdi. :thumleft:
 
Katılım
16 Eyl 2014
Mesajlar
3,050
90 li yıllardan ucundan yakaladik o yıllarin keyfini.. Okuyunca gulumsetti.. Tesekkürler paylasim icin
 
Katılım
17 Eki 2009
Mesajlar
1,090
Yazılanların hiç biri uzak değil bana hortumdan da su içtim, bisikletle arkadaşıma da. Ha çok uzun sürmedi bu dönem ama olsun. Acaba hiç kapısı çalınıp dışarıya çağrılmamış gençler bunları okuduğunda nasıl hissediyor neler düşünüyorlardır. Hiç tatmadıkları o şeyleri merak ediyorlar mıdır yoksa kaç beğeni aldıklarını saymak onlar için daha mı önemli :)
 
Katılım
22 Şub 2013
Mesajlar
508
geçmişe dönük ne kadar doluyuz arkadaş, konuyu açan arkadaşa teşekkürler.madem öyle bende yazayım birşeyler.sabah okula servis bırakacak, nerde gülüm mahallede büyük öğrenciler varsa takıl peşine hadi yavrum sende git.gittik ,okuldan çık doğru parka atari salonuna(meşhurdu).şimdi düşünüyorumda mekanik, elektrik gibi konulara neden bağlandığımı?belkide kendi yaptığım iş makinasından çıkma demir bilyalı (tornet)ve tahta araba bunların temeliydi. hayatla iç içe olmak paha biçilemez.kırkda bir fotoğraf makinası denk gelecek komşu,almancı vs. çekecek ,yaz tatilide ne arkadaş? köye gidilecek harman yapılacak arta kalan zamanda kuş lastiği(sapan) av yapılacak.patlak lastikle bisiklete binmezsen lastik yapmayı öğrenemezsin önce bozulacak sonra yapılacak.kar yağdığında nerde dik yokuş varsa tren gibi hep birlikte kayardık.üşütüp ateşler içinde evde yatar iyi olurduk hastane varsada yoktu veya hastaneye gittiğinde dr varsa kesin iğneyi dayayacak(çocuk psikolojisi) daha söylenecek çok mevzu varda neyse herkese iyi akşamlar.inşallah(oğlumla) arabanın torpidosunda duran ağaçtan kesme çatalı, lastik ve ayakkabıdan kesme meşinle tamamlayacağım varsın kırsın sağı solu önemli değil çünki birdaha geri gelmeyecek zaman.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst