namazın dışındaki farzlardan biri de hadesten taharet yani abdesttir.
abdestin bedeni temizlik olmakla beraber ruhu da temizlediğini söyleyebiliriz.
görünen manası ise bedeni temizliktir.
fiziksel boyutunu ele alırsak. günlük hayatta vücudumuzun en açıkta kalan yerleri yine bu yıkadığımız yerler ve kirleniyorlar. abdest alarak buraları temizlemiş, temizliğinden emin olmuş oluyoruz.
namaz kılan bir insanda sadece bu bölgelerin değil bütün vucudun ve giyilen eşyaların temiz olması şarttır (necasetten taharet).
abdestin farzlarına baktığımızda:
ellerle birlikte kolları yıkamak
yüzü yıkamak
başın dörtte birini mesh etmek
ayakları yıkamak
şeklindedir
burdan yola çıkarsak bunun içinde niyet yoktur. yani siz temiz bir su birikintisine girdiniz ve bahsedilen vücut bölgeleri yıkandıysa abdestlisiniz demektir. niyetiniz olsun olmasın.
fakat, olaya şu açıdan bakarsak: yellenmek abdesti bozar ama bu durumda ne elinizin ne ayağınız kirlenmesi mümkün değil. dolayısıyla işin sadece fiziksel temizlik olarak algılanmaması gerekir. bu, olayın ruhani boyutu var demektir.
olayın metafizik boyutuna gireceğiz ama önce bilimsel olarak ele alalım:
yüzümüzü, kollarımızı, ayaklarımız yıkayıp, saçlarımızı mesh ettiğimizde vücudumuzdaki statik elektiriğin büyük kısmı boşalmakta ve rahatlama hissetmekteyiz.
toprak temizdir ve temizleyicidir. eğer su bulamazsak toprak kullanmamızın bir sebebi de bu.
Rabbinin huzuruna çıkacak insanın bedenen temiz olması şart, ruhen temiz olması önemli.
abdest alan insan kendini bir manada bu ruhani havaya da sokmuş oluyor.
bu da abdestin metafizik boyutu.
ibadetlerin kabul olacak minimum gereklilikleri ile beraber en hoşa giden şekilleri de vardır. abdestin de yine kabul olan en asgarisi ve en çok hoşa gidecek şekli vardır.
bunu da geniş manada anlamak istersek cennetin neden derece derece olduğuna bakmakla cevabı bulabiliriz.