[MT] Sinema Kulübü

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
viski konusunda yeni sayılırım,
ballantines dışındakiler tanıdık gelmedi,
tadına baktıklarımdan talisker storm çok hoşuma gitmişti.
genelde cila ya da dijestif olarak tüketmeyi severim.

"hadi be oğlum " pek beğenmedim,
diğerini seyretmedim,
son bir kaç senedir türk sinemasını çok takip etmiyorum.

aklımda kalanlardan "sağ salim" güzel bir kara komedi idi.
"bahtı kara" uç bir kara komedi idi.
reha ertemin "korkuyorum anne" şiir gibi bir film, (tam olarak uzaklara bakmalı değil)
"sonbahar" inanılmaz bir dram, (soundtrack olarak daim yusuf orti fikir verir)
onur ünlüden "sen aydınlatırsın geceyi" tam bir değişik olmuş.

tayfun pirselimoğlu'nun Yusuf üçlemesi tam uzaklara bakmalı olanlardan,

arşive bir göz atarım.
Talisker,Aberlour,Glenfiddich benim şerbetli viski dediğim türden viskiler.
Gayet kaliteli ve içimi güzeldir ama ona alışık olan benim içtiğim viskileri biraz sert bulabilir.
Yalnız Aberlour'a bir şerh koyayım. Pahalı şişeleri de var ve lezzetleri tabi ki aynı değil. Benim bahsettiğim orta kalite olanı. Aslında markanın en kalitesizi desek daha doğru olur.Aynısı Glenfiddich için de geçerli.
Aynı kategoride Jack Daniels'in de şişesi var.Single bişeydi adı unuttum. İyi viski ama bana burbon gibi geliyor.
Eğer 50-80€ fiyat aralığına çıkarsan ismini ezberlemeye uğraşamayacağın ama hepsi bambaşka lezzetlerde damak çatlatan viskiler var.
Hatta şimdi kalkıp büfeye baktım hangi şişeler var diye bir tanesini bile ezberden zayamam.
Şu an 15 yaşında bir Old Pulteney,Nikka ve Lagavulin var dibinde 2 kadehlik kalmış.
Şimdi hani o parayı vermezdin diyeceksin ama bunu kimbilir ne zaman aldım ve muhtemelen piyasa malı değildir.
Lagavulin bilmemne edisyon yazıyor üstünde.:)
Geçenlerde japon viskisi aldım mesela dünya para verince harika geldi.:)
Gerçi Türkiye'de sanırım çeşit sorunu var.
Ayrıca aynı motosiklet fiyatları gibi saçmalık var.
Şimdi merak edip Türkiye fiyatlarına baktım.
Ballantine’s 145 lira litreliği. Daha geçen gün 13 avroya aldım. Fakat indirimdeydi normal fiyatı 18,90€
JB litrelik 211 lira yazmışlar. JB ne zamandır Ballantines'dan pahalı satılıyor anlamadım. Burada aynı fiyatlar.
Chivas Regal 70lik 220 lira yazmışlar. Burada 23-25€ arası yani litrelik JB'den pahalı ama orda değil.
Aberlour 325 lira yazmışlar.
Yuhhh
Chivas'la aynı fiyat bu viski.
Aradaki fark nerden geliyor?


Neyse filmlere dönelim.
Sağ salim baya eski film seyretmiştim onu. Güzel filmdi ben de beğendim.
Korkuyorum anne'yi şimdi youtube'da buldum izleyeceğim.
Ayşenur Kolivar'ı ben Doğa için çal işlerinden birinde duymuş ve sesini beğenmiştim.
Sonra başka şarkı söylemiş mi diye ararken bir sahnede söylediği Çayeli'nden öteye türküsünü dinlemiş....
:silent:
yok dinlemiş eksik kaldı. Hem dinlemiş hem seyretmiştim.
Çünkü kız sadece ağzıyla değil tüm bedeniyle şarkı söylüyor.
Dur bulup bir daha izleyeyim.
Seyretmediyseniz sizde izleyin.
Bir kafe ya da barda çekilmiş ses çok iyi değil ama zaten dinlemek için değil seyretmek için.
Eskilerden Türk filmi muhabbetine aklıma gelmişken bir ekleme yapayım.
İsmail Halıcıoğlu mu neydi bir oğlan var.
Kabadayı'da başrol oynamıştı.
O çocuğun bir iki filmini daha seyretmiştim.
İyi işler yapmış bir ara bakar hafıza tazelersem buraya yazarım.

Bir de Şahan Gööö.....
Şaka şaka:cherry:

---------- Mesajlar birleştirildi - 20:36 ---------- bir önceki mesaj zamanı 20:24 ----------

Ulem şimdi baktım çocuğun adı İsmail Hacıoğlu
Üstelik yukarıda beğendim dediğim Ayla'da başrol oynamış.
Benim beyin kemoterapiden sonra iyice höşmelim kıvamına geldi çok sık unutuyorum.:pale:
 
Katılım
3 Şub 2006
Mesajlar
1,961
Motosikleti
Mondial Virago 50i
Talisker,Aberlour,Glenfiddich benim şerbetli viski dediğim türden viskiler.
Gayet kaliteli ve içimi güzeldir ama ona alışık olan benim içtiğim viskileri biraz sert ..........İsmail Hacıoğlu
Üstelik yukarıda beğendim dediğim Ayla'da başrol oynamış.
Benim beyin kemoterapiden sonra iyice höşmelim kıvamına geldi çok sık unutuyorum.:pale:

Vay uzaktan toprağım Horoz gelmiş! Ne zamandır gözükmüyordun, geçmiş olsun umarım şifan iyidir..

Viski konusunda hepimizi kimyager yapan Asrın reisi sayesinde hasbelkader evde hobi niyetine bira üreten biri olarak şunu söylemeliyim; memlekette balıkesirde herkes rakı yapar oldu, şimdi de duydum viski yapmaya başlamışlar. Hazır kiti var alıyorsun gıda alkolüyle karıştırıyorsun felan diyorlar, tadı da ayırt edilemez oluyormuş! İşte bizim halimiz bu..
 
Katılım
14 Ocak 2008
Mesajlar
4,154
magellan markasını listeye ekledim,
yılbaşından sonraki zamlar epey problem yarattı,
yılbaşında smirnoff almıştım, 155 lira idi zamdan sonra 200 tl civarı olmuş sanırım, (1 liter)
evde 3-5 şişe jb var, zamanında birileri getirmiş,
bir tanesini açtım, 4-5 kadeh içtim, temiz bir içim oldu, sabah da iyiydim.
talisker storma gönül bağım var, oldukça güzel hatıralar verdi bana,
bir asturias muhabbetim var idi, onun harını talisker storm ile karmıştık,

viskiyi sek içiyorum,
votkayı kokteyl için kullanıyorum, (vodka lemon kült film kategorisine girebilecek kadar enfes enstantaneler ve görüntü yönetmenliği barındırıyor)
whiskey filmi de hoşuma gitmişti,

rom var biraz, mojito için almıştık,
şahsi barım; vodka ağırlıklı,
remy martin xo ele geçirdim,
son gelen votka Stolichnaya Elit, bakalım onu ne zaman kıracağız,
votkada minimum smirnoff alıyorum,
1 şişe belvedere vardı, turşusunu mu kuracağım diyerek sek götürmüştüm,
inanılmaz güzeldi.

dediğim gibi fiyatları epey arttı,
neyse ki reyiz kenevir açılımı yapıyor,
yakında hollandaya döneriz (şu an için de çok farkı yok, uyuşturucu ve fuhuş had safhada)

konuya dönersek,
türk filmlerinde piyasa filmlerinden uzak kalmaya çalıştığım için dağarcığım epey zayıfladı,
evvelden internette güzel paylaşım siteleri var idi,
divxplanet'in ilhak edilmesi büyük darbe vurdu. (çok sağlam muhabbet çevirirdik orada)
şimdilerde de birbirlerine girdiler, mısır parası vs.
(süreyya sinemasında loca tutmuşluğum vardır, nereden nereye)

ne anlatıyorduk,
türk filmleri.

sonra bakarız.
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Vay uzaktan toprağım Horoz gelmiş! Ne zamandır gözükmüyordun, geçmiş olsun umarım şifan iyidir..

Viski konusunda hepimizi kimyager yapan Asrın reisi sayesinde hasbelkader evde hobi niyetine bira üreten biri olarak şunu söylemeliyim; memlekette balıkesirde herkes rakı yapar oldu, şimdi de duydum viski yapmaya başlamışlar. Hazır kiti var alıyorsun gıda alkolüyle karıştırıyorsun felan diyorlar, tadı da ayırt edilemez oluyormuş! İşte bizim halimiz bu..

İyiyim iyiyim.
Azrail geldi şöyle bi yoklama çekti.
Baktı ben ondan 3 kat büyük ve 5 kat çirkinim,
omzunu silkip gitti.
Bi dahakine artık.:)
Bu yaz görüşelim aramız 70 km.
Ortada Susurluk'ta buluşuruz.:p

Akşam Korkuyorum Anne'yi seyretmeye başladım ama bitiremedim.
Diyalogları ve replikleri kim yazdıysa acaip olmuş.
Senaryoyu amerikalılar çekse dünya çapında film olurdu.
Olmamış anlamında söylemiyorum ha yanlış anlaşılmasın.
Yani her elde farklı değerlenir o kadar iyi.
Fakat kadının köpeği evden gönderme mevzusuna kadar geldim sonu tahmin edilebilir hale geldi.
Biraz daha üstü kapalı devam edebilirdi bence.
Neyse bitirince yine yazarım bişeyler. Belki de tahminimde yanılırım.

Şimdi Google'a Türk Filmleri yazıp çıkan sonuçlara baktım.
Aslında baya türk filmi seyretmişim ben.
Böyle bakınca daha iyi oldu.
Mesela;
Arif V216
seyrettim seyreder seyretmez unutmuşum.
Aile Arasında
bunu da seyrettim ve beğenmiştim
Yol arkadaşım
parodi desek daha doğru ama ne yalan söyleyeyim zaman zaman güldürdü.
Mucize
başroldeki elemanı filmin yarısına kadar Mahsun zannetmiştim. Eleman harika oynamış. Seyretmeye değer.

İlk bakışta bunlar.
Merak ettiğim bir film var.
Bizim neslin gönlünde taht kurmuş bir atın hikayesi filme çekilmiş.
Bizim için şampiyon.
Onu seyredeceğim.
Bold Pilot koştuğu dönem, atları ve at yarışlarını seven herkesin sevgilisi bir şampiyon attı.
Benim bilader o dönem ganyan bayi işletiyordu ve beni de sardırmıştı.
O at bize çok güzel şeyler yaşattı.
O yüzden Halis Karataş'ı antipatik bulmama rağmen Bold Pilot'ın hatırına izleyeceğim.
Tabi burada oynarsa. Şimdilik haber yok.
 
Katılım
14 Ocak 2008
Mesajlar
4,154
senin bıyıklı ile aran o kadar ise demek ki bana yakınsın.

onu da bıyıklardan çeker sürükleriz batıya doğru.
 
Katılım
3 Şub 2006
Mesajlar
1,961
Motosikleti
Mondial Virago 50i
İyiyim iyiyim.
Azrail geldi şöyle bi yoklama çekti.
Baktı ben ondan 3 kat büyük ve 5 kat çirkinim,
omzunu silkip gitti.
Bi dahakine artık.:)
Bu yaz görüşelim aramız 70 km.
Ortada Susurluk'ta buluşuruz.:p

Azrail'i de soğuttun bu işten hadi bakalım! :) İvrindi mi dedin evet evet öyle okudum sanırım İvrindi dedin, tamam bu yaz İvrindi'de buluşalım, konuşalım.. :rendeer:

senin bıyıklı ile aran o kadar ise demek ki bana yakınsın.

onu da bıyıklardan çeker sürükleriz batıya doğru.

Benim motorum(ruhum) batıda bedenim doğuda zaten! O yüzden çekme, canımı daha fazla yakma abisi! :pale:
 
Katılım
14 Ocak 2008
Mesajlar
4,154
coq
arşive bakacağım eski filmler için,
maalesef bilgisayarda bir problem var,
onu çözmeye çalışıyorum.

zamanında sağlam bir sidici (cd, DVD film satan korsan kişi) arkadaş var idi,
türk filmlerinin çoğu korsan DVD şeklinde istanbulda duruyor.

vizyon filmleri ve bağzı yönetmenler dışında filmleri cd ya da DVD olarak bulmak da zor.

konu içerisinde yazmışımdır,

v1.bTsxMTE1Nzg2MTtqOzE3OTk0OzEyMDA7MjE0OzMxNw


güzel bir aksiyon filmidir. (bourne ayarında bir filmdir)

Salinui chueok (memories of a murder)

MV5BZWYyYTk5ODQtNjFjZi00ZDFlLWEwNGEtNGQwZTdmYWRhNmU3L2ltYWdlXkEyXkFqcGdeQXVyNTAyODkwOQ@@._V1_UX182_CR0,0,182,268_AL_.jpg


bu da güzel bir polisiye film,

havalar haddinden fazla soğuk olunca filmlere daha düşkün oldum.
 
Super Moderator
Katılım
15 Kas 2005
Mesajlar
5,081
senin bıyıklı ile aran o kadar ise demek ki bana yakınsın.

onu da bıyıklardan çeker sürükleriz batıya doğru.

Kadro böyle 3 tane saygıda, sevgide zirve hak eden isimden oluşacaksa, kusura bakmayın ben nerede olursam olayım çekilirim yanınıza. :mrgreen:
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Ağustosa doğru hatırlatın madem bi buluşka düzenleyelim.
Bıyıklı benim yol üstü illa bi Ayvalık yapıyoruz çünkü ama bir araya geleceksek orası biraz ters.
Herkese uyacak bi yer bulalım.
 
Katılım
14 Ocak 2008
Mesajlar
4,154
bana uyar,
olcanı ben misafir ederim.
sen geldiğinde haber et, bıyıklı iştirak edebilir mi bilemiyorum ?


@splender
the abyss epeydir seyretmemiştim, ikiye bölüp seyrettim, güzel film.
o ayarda arrival da güzeldir.
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
bana uyar,
olcanı ben misafir ederim.
sen geldiğinde haber et, bıyıklı iştirak edebilir mi bilemiyorum ?


@splender
the abyss epeydir seyretmemiştim, ikiye bölüp seyrettim, güzel film.
o ayarda arrival da güzeldir.
Sen İstanbul'da değilmisin?
Başka yere mi taşındın?

Arrival dediğin film Galiba burda Premier Contact adıyla oynadı. Seyretmiştim onu güzel film.
The Vanishing konusu ilginç geldi sıraya aldım izleyeceğim.
Bir de Bohemian Rhapsody'i izlemek lazım merak ettim.
 
Katılım
14 Ocak 2008
Mesajlar
4,154
terki diyar eyledim,
erken emeklilik gibi bir şey,
çalışan emekliyim.

bohemian rapsody konusunda bir iki yazı okudum,
film olarak olumlu eleştiriler olmasına rağmen olan ile arasında bir kaç değişikli olduğu söylendi,
aşağı yukarı her benzer filmde olduğu gibi, kurgu işin içerisine giriyor.

listeye eklemekte fayda var, biraz vakit geçsin.
kieslowskinin tozunu tam alamadım.
 
Katılım
8 Eki 2018
Mesajlar
346
"The intouchables" izlemenizi kesinlikle tavsiye ederim çok eğlenceli harika bir film. Tabi ki orjinal dilinde...
 
Katılım
14 Ocak 2008
Mesajlar
4,154
the discovery filmini seyrettim,
klasik netfix filmi olmuş (benim açımdan)
gereksiz durağan ilerliyor, Robert redford üzerinden yürümemişler,
altyapısı daha sağlam, diyalogları daha girift, bütçesi biraz daha yüksek bir proje ile daha dişe dokunur bir film elde edilebilirmiş,
kötü bir film değil, sadece potansiyelin bu kadar hor kullanılması hoş olmamış.
vardıkları sonuç oldukça enteresan, içerisinde nereyse ne dinlere ne de felsefi fikirlere gönderme yok gibi.
ya da ben anlayamadım.



replicas filmini de arkasına ekledim,
keanu reeves olunca daha aksiyonu bol bir film beklerken,
oyunculuk namına neredeyse boştan biraz dolu olan,
kurgusu yetersiz bir film çıktı karşıma,
bu kadar kötü olacağını tahmin etmemiştim,
imdb notuna da bakmamıştım.
çerezlik bile sayılamayacak kadar kötü.
sanırım bunun da bütçesi ile ilgili bir sorun olmuş.
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Bohemian Rapsody'i geçtiğimiz gün coşkun çağlayanlar gibi çağlayarak ve duygulardan duygulara atlayarak izledim.
Çocuklarla sinemaya gitmiştik ve hala oynadığını görünce onları başka filme yollayıp Fredy ziyafeti çektim.
Film şahane de ondan coştum dersem yalan olur.
Daha çok gençliğe özlem herhalde benim ki.
Tabi olmuş.
Yani biyografi filmi ve oldukça tarafsız ve iyi yapılmış.
Sadece Fredy'i oynayan oğlan dişlek olayım derken biraz abartmış.
O kadar da dişlek değildi.:)

Seyrettiğim ve zaman kaybı diyebileceğim diğer film IO
Abi başlayınca insan sonunu merak ediyor ama ne hikaye orjinal, ne de oyunculuk ve mekanlar.
Hatta I'm legend olması lazım onun çakması diyebilirim.
Kaldı ki o film gayet şahane ve orjinal bir filmdi.
Tehlikeli canlılar vardı mesela.
IO'da o da yok.

Replicas için kararsız kalmıştım ama vakit harcamaya değmez gibi duruyor.
Du bakalım.
 
Katılım
14 Ocak 2008
Mesajlar
4,154
replikas konusunda pek olumlu yorumlar yok,
yanlış değerlendirmiş olmayayım diye bakındım biraz.
sen bilirsin.
 
Katılım
14 Ocak 2008
Mesajlar
4,154
Nebraska

Yaşlı ve alkol bağımlısı Woddy Grant, kendisine gelen bir mektupta 1.000.000 usd kazandığına ikna olur ve ödülü almak için yola çıkar. Ailesinin kendisini vazgeçirme çabaları da sonuçsuz kalınca, küçük oğlu David ile 2000 kilometrelik bir yola çıkarlar.
Bir etkisi var ise imdb üzerinde 7,7/10 almış olan film, Oscar adaylıkları olmasına rağmen oscara uzanamadı, büyük bir eksiklik olduğunu düşünmüyorum.

Siyah beyaz filmlerin üzerimdeki kızıl etkisini kabul edeli uzun zaman oldu, grenlerin de çil olarak değerlendirilmesi yanlış olmaz.

Sıradan bir ailenin sıradan fertleri olarak görünen karakterlerden Woddy’nin saçma bir mektubun peşinden gitmesinin sebebi olarak yaşını ve yaşının getirdiği yıpranmanın düşünceleri üzerindeki olumsuz etkilerinin öne çıktığını düşünerek filme başlıyoruz.
David de babası hakkında bu düşünceler ile yola çıkmaktadır. 6 adet Oscar adaylığı üzerine filmi görsel olarak övmeye ya da yermeye fazla gerek yok, filmin yönetmeni Alexander Payne bağımsız sinemacı olarak niteleniyor ve işini de güzel yapıyor. (bu film özelinde zira diğer filmlerinden sadece About Schmidt biraz aklımda, Sideways’i seyredip seyretmediğimi hatırlayamadım).
Filmin etkileyici taraflarından bir tanesi David ile Woody arasındaki bir diyalog ile başlıyor. David babasını alkolik olmakla suçluyor, bunun kendisi ve kardeşi üzerindeki etkilerinden dolayı babasına yükleniyor. Woody ilk etapta bu durumu kabul etmese de diyaloğun sonunda kabul ediyor ve bir sebep öne sürüyor. Bu sebep doğal olarak yeterli olarak kabul edilebilecek bir sebep değil, daha çok bahane uydurmak olarak görüyoruz.

Bu sahneden sonra hiç kimseye hayır diyemeyen Woody karakterinin nasıl bu hale geldiği David özelinde yavaş yavaş anlatılmaya başlanıyor.

David’in sonuçları görerek değerlendirdiği babasının hakkında neredeyse hiçbir şey bilmediği gözümüze sokulurken, bizim de biraz kendimizi sorgulamamız gerekliliği rahatsız edici olmayan bir biçimde hissettiriliyor.
Kaç tanemizin babası hakkında bilgisi olduğunu kestiremiyorum, toplumsal roller gereği kişinin kendisini insan olarak anlatması genelde zayıflık olarak görüldüğünden, bu zayıflığın otoritesini zedeleyeceğini düşünüldüğünden bu konular pek konuşulması tercih edilen konular değil. Bir çoğumuzun hayatlarına dahil olmadığımız zamanlar hakkında fazla bilgisi olduğunu sanmıyorum, en azından objektif bilgiler.

Bir yerlerden çıkan gençlik fotoğraflarından birinde arka fonda kalmasına rağmen bakışlarının anlamı pek de arkada kalmayan genç kızın kim olduğunu öğrenmek, yıllar sonra bir yerlerde babamın bir arkadaşının denk gelmesi ve o kızın kim olduğunu biraz daha derin anlatması ve buna benzer anlatımları olan güzel bir film.

Bazı filmleri yalnız seyretmek film ile daha rahat iletişim kurmanızı sağlar. Nebraska benim için bunlardan bir tanesidir.
İyi seyirler.


f4218a8a-242a-4a9b-b99a-394e95f77ccc.png


(biraz daha detaylı ve görsel desteği yüksek bir yazı yazmak isterdim ve fakat seyretmeyenler için filmin keyfini kaçıracak detaylara girmek istemedim)
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Ufff Nebraska'yı 5-6 yıl önce izlemiştim zaman ne çabuk geçiyor?
Güzel film ben beğenmiştim.

Size Aquaman filmini anlatacaktım unuttum gitti.
Film resmen bir görsel şölen.
Sesi kapatıp fonda doğa sesleri eşliğinde izleyin.
Hatta akvaryum almak yerine dvdsini alıp açın televizyonu öyle harika.
Tabi konu, hikaye oyunculuk gibi mevzulara hiç girmeyeceğim değmez.
Ama görüntüler insanı perdeye çiviliyor resmen.
Adamlar denizaltı cenneti yapmışlar resmen ve insan oralara dalıp orda kalmak istiyor.
Tabi savaş sahnelerinde alevler gibi saçmalıklar var ama insanın burnuna kızarmış istavrit kokusu getirecek kadar da gerçekçiler.
Kısaca tam seyirlik bir film olmuş.
Geri kalanı klasik kahraman hikayesi.
Filmin fragmanını buldum ama ilgi çekmek için aksiyon sahnelerine daha çok yer vermişler.
[yt]WDkg3h8PCVU[/yt]
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst