Baya nostalji yapmışsın The Dude

Önce şu senin
laga luga için bir yorum yapayım.
Güzel viski ama pahalı abicim.
5-6 euro fazla verince
Macallan alınıyor ve ben onu tercih ederim.
Ortalama 18-25 euro arası viskiler içen bünye bir şişeye 50 euro vermeye kalkınca ortaya çok acaip seçenekler çıkıyor. Yani sürekli şu markayı içiyorum olayını geçiyor mevzu. Çünkü o paralara çıkıldığında butik viskilere erişim başlıyor ve insan hepsini tatmak istiyor.
Eskiden iyi viskilere para vermezdim. Çünkü oturdum mu yarım şişeyi götürürdüm.
Şimdi alıyorum çünkü ya özel bir yemekten önce ya da çok nadir keyif için bir kadeh alıyorum. Kısaca öyle olunca koymuyor.
Yoksa piyasa viskisi deyince evde genellikle
şu ya da
şu olur.
Dışarda bir restoran ya da barda içecek olupta istediğimi bulamazsam
Jameson alırım.
Neyse 18 yaşından büyükler için olan kısmı geçip mevzuya döneyim.
Ahlat Ağacı'nı seyrettim.
Fransız sineması sevenler için süper bir film olmuş.
Yani filmin yarısını kessek hikayeyi hiç bozmadan kalan kısım filmi yapar.

Hikaye ilginç.
Karakterler çok gerçekçi ve doğal.
Başroldeki oğlanı bir kaç ay önce başka bir filmde seyretmiştim ve beğenmiştim. Burada da iyi iş çıkarmış.(Ölümlü Dünya)Ahmet Mümtaz Taylan
hatırına seyrettiğim bir filmdi ama gayet iyiydi.
Ahlat Ağacı'nda beni şaşırtan diğer isim Murat Cemcir oldu.
Adam iyi abicim.
Türk filmi olarak çok fazla film seyrettiğimi söyleyemem.
Aklımda kalan ve beğendiğim iki film var.
Biri Hadi be oğlum
Diğeri de Sen benim herşeyimsin
Dur yahu!
Ayla ve Limonata var bak aklıma geldi.
Bir de Şener Şen'in son oynadığı filmi seyrettim ama adı aklıma gelmedi şimdi.Doğrusu biraz vasattı ama tabi ki büyük üstad değil, hikaye vasattı.
Ben filmleri ön yargısız seyrederim aslında.
Yani şu yaptıysa kötüdür demem ama kötü film yapan adamın filmini de ancak seyredecek bir şey bulamaz ve eğlencelik bir şeyler arıyorsam seyrederim.
Son yıllarda Türk sinemasında bir komedi furyaı aldı başını gidiyor ama seyrettiklerimden çoğuna Kılışdar'ın
şu videosuna güldüğüm kadar gülmedim.