[MT] Sinema Kulübü

Katılım
17 Nis 2018
Mesajlar
13,440
Motosikleti
D400
HOBBIT

21056253_20131108151938568.jpg


Muhtemel öncekı sayfalarca yorumlanmıştır.

J.R.R. Tolkien'in çevrilmiş tüm kitaplarını okumus ve ilkokuldan beridir takipcisi olan birisi olarak hayal kırıklığı bir film serisi idi.

-Olmayan karakterler
-Cocuklarına yazılmıs LOTR'dan farklı tasvire sahip tek kitabı 3 film için gereksiz uzatmak
-Karakterlerin gerçekçilikten uzaklığı
-Frodo
-Neredeyse cogu sahnenin bilgisayar ile yapılması (ki filmin izlenirliğini dibe vurduran bu madde)


Ancak Tolkien / LOTR / Orta Dünya evrenine olan saygımdan filme 6/10 veriyorum.
 
Katılım
17 May 2011
Mesajlar
1,462
Alita
8/10

sanki biraz fazla hızlı ilerliyor ama sıkmıyor. Uzun zamandır adam gibi aksiyona hasret kalmışım resmen. İzlerken oldukça eğlendim.
 
Katılım
14 Ocak 2008
Mesajlar
4,154
Alita
8/10

sanki biraz fazla hızlı ilerliyor ama sıkmıyor. Uzun zamandır adam gibi aksiyona hasret kalmışım resmen. İzlerken oldukça eğlendim.

yeni hellboy filmi de çıkmış, seyrettin mi?

kılıç kalkan ekiplerinden haz ediyorsan blade of the immortal'ı öneririm.
61oIWjb0RAL._SY445_.jpg


hobbit kitabını okumadığım için filmin ne derece de doğru olduğunu bilemiyorum.
yine de piyasa kaygısının filmde "tom cruise kılıklı" bir cüce var etmesi ve bir elf ile gönül ilişkisi orta dünyanın doğasına aykırı
bir durum, kaldı ki yakışıklı cüce yoktur. koca dwarf ordusu var orada, şekilleri aşağı yukarı öyledir.
favorilerim; radagast ve beorn.

son tahlilde;

Solyaris - Solaris

Stanislaw Lem kişisine ait kitaptan yapılan uyarlama için kitabı yeterince yansıtamadığı konusunda eleştiriler var. tarkovski yansıtamıyorsa kim yansıtacak?

solaris isimli bir gezegenin yörüngesindeki araştırma laboratuvarında işler yolunda gitmemektedir. yapılan araştırmalarda gezegenin bilinci olduğu ve etkileşime girdiği tespit edilir.

film, var oluş sorgulaması üzerine kurulu, insan, insanın amacı, insanın ne olduğu ...
(hafif spoiler)
chris'in intihar etmiş karısını görmesi, bunu düş sanması, düş olduğunu anlaması sahneleri ise benim için inanılmaz derecede ürkütücü geldi.

bir ya da iki kez daha seyretmem gerekecek. tadını tam olarak alamadığım düşüncesindeyim.


solaris-620x350.jpg


solaris.jpg


“Aynaya bakıp da kötüleşmeyen çok az kişi vardır. Ayna kötülüğü yansıtmaz, yaratır. Kısaca, aynalara sadece göz atılmalı, uzun uzun bakılmamalı.” (ghost in the Shell; innocence)

gerek film tarafında gerek kitap tarafında ağır abiler ile fazla haşır neşir olduğumdan biraz "cooler"a ihtiyacım vardı,

Hoodwinked! (2005)

51SVHzbONWL._SX342_.jpg


oldukça zevkli ve eğlenceli bir film, tabi ayarlardan kendinizi "çocuk" moduna alabiliyorsanız.

kırmız başlıklı kız, büyük kötü kurt, nene, oduncu, kötü adamlar... karakterler bunlar.
yalağuz hikaye pek alışık olmadığımız türden.


Suspect Zero (2004)

51-JrIlRtFL.jpg


açıkçası biraz daha güzel bir şeyler bekliyordum, kadroya aldandım.
imdb filme 27.000.000 usd harcandığını yazıyor. resmen senaryonun içine etmişler.

Ölümlü Dünya

030720191434487771440_2.jpg


bir kaç yeri hariç pek beğenemedim.

fasulye filmini biraz örnek alıp diyaloglar üzerinde çalışarak daha sofistike karakterler yaratmaları gerekiyordu.
 
Katılım
24 Haz 2018
Mesajlar
2,496
Motosikleti
CBR 125 R 2014
Solaris izledim bu filmi çok uzun zaman oldu konusu yalan yanlış aklımda olsa da ismin unutmam ama şu var bazı filmleri uzun aralardan sonra tekrar tekrar izlemek lazım. Her seferinde insanın sürekli değişen dünya görüşüyle beraber filmi her izledikçe değişen fikirler.

---------- Mesajlar birleştirildi - 12:51 ---------- bir önceki mesaj zamanı 12:48 ----------

Çok film vardı bir ara cnbc-e verirdi ağır, konuşmasız yada koca 2 saat filmde 3 kelam edilen.Çoğunu izledim filmi anlatırım ama isimleri hiç kalmamış aklımda.
 
Katılım
17 Nis 2018
Mesajlar
13,440
Motosikleti
D400
SPOILER !

9625d4_72b711f5f2e64b17aa41877c85bad99b.jpg


Arkadaş nasıl bir kafadır ki çift cinsiyetli birisi orta yaşa gelince erkek olmayı seçip zaman makınasıyla gecmişe gidip kadın halini hamile bırakıp kendini doğurtur.

Vicdansızlar beynim burnumdan aktı.
 
Katılım
14 Ocak 2008
Mesajlar
4,154
Solaris izledim bu filmi çok uzun zaman oldu konusu yalan yanlış aklımda olsa da ismin unutmam ama şu var bazı filmleri uzun aralardan sonra tekrar tekrar izlemek lazım. Her seferinde insanın sürekli değişen dünya görüşüyle beraber filmi her izledikçe değişen fikirler.

---------- Mesajlar birleştirildi - 12:51 ---------- bir önceki mesaj zamanı 12:48 ----------

Çok film vardı bir ara cnbc-e verirdi ağır, konuşmasız yada koca 2 saat filmde 3 kelam edilen.Çoğunu izledim filmi anlatırım ama isimleri hiç kalmamış aklımda.

neyse ki artık internet üzerinden bulunamayan film sayısı çok az.
tek sıkıntı doğru düzgün altyazı bulamamak.
onu da bir şekilde İngilizce ile aşmaya çalışıyoruz.

filmler konusunda istifçilik yapmamın büyük sebeplerinden bir tanesi, kendi değişim sürecimizi yansımalar üzerinden anlamaya çalışmak.

zaman içerisinde farklı bir yol izlendiğinde film zevklerinin değişmesi de önemli etkenlerden, elimdeki filmlerden seyretmediklerim var, bazıları zamanında muhatap olduğum film zevki benimkinden farklı kişilerin kendi zevklerine göre hediye ettikleri. (divx takas günlerini bilenler bilir, cdlerin bozuk çıkma ihtimaline karşın adede göre 3-4 adet bonus verir ve alırdık. hey gidi hey)
 
Katılım
17 May 2011
Mesajlar
1,462
@the Dude bluray çıkmadan izlemiyorum ben ya :mrgreen: kılıç kalkan severim sevmez olur muyum. Anime ve manga da takip ettiğim için ayrı bir haz alıyorum. Örnek vermek gerekirse berserk. hell boy imdb puanı çok düşük tuhaf. 2 haftaya gelir bakarım filme buyur gel beraber bakarız :mrgreen:

---------- Mesajlar birleştirildi - 20:58 ---------- bir önceki mesaj zamanı 20:57 ----------

SPOILER !

http://static.wixstatic.com/media/9625d4_72b711f5f2e64b17aa41877c85bad99b.jpg

Arkadaş nasıl bir kafadır ki çift cinsiyetli birisi orta yaşa gelince erkek olmayı seçip zaman makınasıyla gecmişe gidip kadın halini hamile bırakıp kendini doğurtur.

Vicdansızlar beynim burnumdan aktı.

Bunu mutlaka izlemelisin o zaman :mrgreen:

 
Katılım
17 May 2011
Mesajlar
1,462
i am mother
4\10

Bilim kurgu severim hatta bayılırım. Ama bu olmamış aga. Çok zorlama olmuş. İzlerken ruhum daraldı bir umut belki bir şeyler olur dedim ama yok boşa yenen cips. Benim için anlamı bu oldu.
 
Katılım
17 Nis 2018
Mesajlar
13,440
Motosikleti
D400
i am mother
4\10

Bilim kurgu severim hatta bayılırım. Ama bu olmamış aga. Çok zorlama olmuş. İzlerken ruhum daraldı bir umut belki bir şeyler olur dedim ama yok boşa yenen cips. Benim için anlamı bu oldu.

ben mantıgı oturtamadım o filmde.

Anlatılmak istenen mantık söyle gibi geldi : büyük abla sanırsam o kızın önceki versiyonlarından birisi; onu ormana salıyorlar belli bir zaman sonra ve esas anne olabilecek kız ortaya cıktıgında karşısına cıkması acısından yönlendiriyorlar. Ancak hafızasına noldu ablanın onu çözemedim.

---------- Mesajlar birleştirildi - 08:53 ---------- bir önceki mesaj zamanı 08:50 ----------

I ORIGINS

Güzel sözleri vardır filmin; gözlerin eşsizliğinden ve insanların başka bedenlerde geri dönme olayının mümkünatından bahseder. Tanrı'yı sorgulatır.

Güzel bir repliği vardır

-why are you working so hard to disprove God?
-Disprove? Who proved that God was there is the first place?

021602.jpg
 
Katılım
14 Ocak 2008
Mesajlar
4,154
Mou gaan dou - İnfernal Affairs (2002)
51xSWrlj7dL._SY450_.jpg


üç filmlik bir seri.

Hollywood versiyonunu The Departed olarak biliyoruz.

konu: hong kong polis teşkilatı ile yerel mafya arasındaki savaşın, köstebekler üzerine kurulu tarafını anlatıyor. iki tarafın da karşılıklı köstebekleri vardır.

satranç kıvamında devam eden karşılıklı hamleler, zeki ve karizmatik karakterleri iyice parlatıyor.
antony wong inanılmaz karizmatik bir polis şefi ortaya koymuş.
filmde, diğer Uzakdoğu filmlerine nazaran daha fazla batı esintisi var, bunu da honk Kong'un özeline bağlamak gerekiyor.

polisiye film severlerin kaçırmaması gerekiyor, departed filmini beğenenlerin ise kesinlikle izlemesi gerekiyor.


v1.aDs0NjU7ajsxODA5MDsxMjAwOzgwMDs1Mzg
v1.aDszODM1O2o7MTgxMzU7MTIwMDs4MDA7NTM4
chausanganthonywong.jpg
iaerict_41de88826e8a26d90faf35f1a005dc3e.jpg



Mou gaan dou II


infernal_affairs_2a.jpg


ilk film polis ile mafya arasındaki çatışmaya odaklanırken, ikinci film mafyanın kendi arasındaki çatışmayı da içerisine alıyor.
daha çok godfather ile benzerlik gösteriyor. bunu da oldukça güzel yapmış.
ilk filmdeki köstebeklerin gençlik hallerini görebiliyoruz.

ilk filmin tadını gayet güzel yansıtıyor.


üçüncü filmi henüz seyretmedim, ikinci filmin birincisi kadar iyi olmadığı yorumları var idi, katılmıyorum.
ikisi de gayet orijinal ve kaliteli yapımlar.
 
Katılım
17 Nis 2018
Mesajlar
13,440
Motosikleti
D400
JOHN WICK 3

İlk 2sini izleyenler bilir, Keanu kardeşimiz babayaga lakabıyla kalemle insan öldürebilen, standart olarak önce göğüse sonra kafaya hetşat vuran amma velakin her ne kadar cok iyi bir suikastcı oldugu iddia edilse de 3 filmdir karşısına silah kullanmayı bilen insan cıkmadıgı için hayatta kalan bir abimizdir.
karşısında 8 adam ellerinde full otomatik, ancak silahla abinin üstüne koşuyorlar, sıksana güzel kardeşim.


İlk 2 filmde abartı derecesinde adam öldüren keanu yani john abimiz bu filmde de devam ediyor. ikinci filmin sonunda adam öldürmenin yasak oldugu otelde adam öldürdüğü için tarikattan atılıp solo takılmaya devam etmekte ve peşine 14 milyon dolar kazanmak için binlerce adam düşmüştür. Ancak ilk 2 filmden farklı olarak bu filmde konu yok sadece adam öldürme var, 1-2 diyalog haric tamamen başarısız bir film olarak görüyorum.

Final kısmında ise john abiye ters köşe yapan müdür abimiz son derece şerefsiz ve karaktersiz olup yinede mantıklı bir oyun oynamıştır. Gerçi baktıgınız zaman Keanu abimize Matrix'de de kahin oyun oynamış ortalığı bulandırmıştır; aha o kahini al müdüre vur, böyle kumarbaz böyle pislikler.

Sonuc olarak puanlamak gerekirse 1. film 10/9 2. film 10/7 ve 3. film 10/4 almış ve cıkacağı kesin olan 4. jonvik filminin muhtemel 10/2 alacağını ön görmekteyim.

https%3A%2F%2Fblogs-images.forbes.com%2Fscottmendelson%2Ffiles%2F2019%2F03%2FFIN02_JW3_1Sht_Payoff_VF1-1200x675.jpg
 
Moderatör
Katılım
20 Haz 2006
Mesajlar
7,511
i am mother
4\10

Bilim kurgu severim hatta bayılırım. Ama bu olmamış aga. Çok zorlama olmuş. İzlerken ruhum daraldı bir umut belki bir şeyler olur dedim ama yok boşa yenen cips. Benim için anlamı bu oldu.

Aslında filmde mantık hatası yok, insan hayatını sürdürebilmek için programlanan yapay zeka işini yapıyor. Filmin bilim kurgu iddiası yok bence, daha çok mesaj içerikli bir film olmuş ve bunu da başarmış gibi.
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
JOHN WICK 3

İlk 2sini izleyenler bilir, Keanu kardeşimiz babayaga lakabıyla kalemle insan öldürebilen, standart olarak önce göğüse sonra kafaya hetşat vuran amma velakin her ne kadar cok iyi bir suikastcı oldugu iddia edilse de 3 filmdir karşısına silah kullanmayı bilen insan cıkmadıgı için hayatta kalan bir abimizdir.
karşısında 8 adam ellerinde full otomatik, ancak silahla abinin üstüne koşuyorlar, sıksana güzel kardeşim.


İlk 2 filmde abartı derecesinde adam öldüren keanu yani john abimiz bu filmde de devam ediyor. ikinci filmin sonunda adam öldürmenin yasak oldugu otelde adam öldürdüğü için tarikattan atılıp solo takılmaya devam etmekte ve peşine 14 milyon dolar kazanmak için binlerce adam düşmüştür. Ancak ilk 2 filmden farklı olarak bu filmde konu yok sadece adam öldürme var, 1-2 diyalog haric tamamen başarısız bir film olarak görüyorum.

Final kısmında ise john abiye ters köşe yapan müdür abimiz son derece şerefsiz ve karaktersiz olup yinede mantıklı bir oyun oynamıştır. Gerçi baktıgınız zaman Keanu abimize Matrix'de de kahin oyun oynamış ortalığı bulandırmıştır; aha o kahini al müdüre vur, böyle kumarbaz böyle pislikler.

Sonuc olarak puanlamak gerekirse 1. film 10/9 2. film 10/7 ve 3. film 10/4 almış ve cıkacağı kesin olan 4. jonvik filminin muhtemel 10/2 alacağını ön görmekteyim.

https://thumbor.forbes.com/thumbor/...019/03/FIN02_JW3_1Sht_Payoff_VF1-1200x675.jpg
Sen az dışarı gel bakayım.
Keni abimiz hakkında ileri geri konuşmuşsun!🤺🤺🤺
 
Katılım
17 May 2011
Mesajlar
1,462
Aslında filmde mantık hatası yok, insan hayatını sürdürebilmek için programlanan yapay zeka işini yapıyor. Filmin bilim kurgu iddiası yok bence, daha çok mesaj içerikli bir film olmuş ve bunu da başarmış gibi.

Sorun mantık hatası değil hocam. Güzel bir iş çıkabilirmiş ama sanki hani bir heyecanla bir işe başlarsınız sonra birden o heyecandan eser kalmaz ve oldu bittiye getirirsiniz ya ahanda bu film öyle olmuş.

Konuya dönecek olursak :mrgreen:

nehri satan adam
6/10

Eğlenceli bir film olmuş. Beklentinizi yüksek tutmadan vakit geçirmek için izlenebilir.
 
Katılım
14 Ocak 2008
Mesajlar
4,154
nehri satan adam
6/10

Eğlenceli bir film olmuş. Beklentinizi yüksek tutmadan vakit geçirmek için izlenebilir.

nehri satan adam'ı bölük pörçük hatırladım, sanırım bir yerde rahatsız bir ortamda seyretmiştim,
eğlenceli yerleri olan bir filmdi.
rahatta seyretmek zevkli olur.



Mou gaan dou III: Jung gik mou gaan

Infernalaffairs3.jpg


infernal_affairs_3_poster.jpg


diğer iki filmde boşlukta kalan yerleri doldurarak ilk filmin sonrasını ve öncesini oldukça dramatik olarak ele alan, kanımca üçlemenin en sıkı filmidir.

drama tarafı ağır basan, zaman kullanımı ile derinliğini artıran ve ciddi konsantrasyon isteyen, hollywood tahakkümünden kurtulmuş olan için çöldeki vahanın serap olmadığını kanıtlayan bir yapım olmuş.

---------- Mesajlar birleştirildi - 12:35 ---------- bir önceki mesaj zamanı 11:07 ----------

"insanlar olayları değiştirmez, olaylar insanları değiştirir."

üçleme hakkında daha geniş kapsamlı bir şeyler eklemek gerekiyor.
film içerisinde;
iyi-kötü, doğru-yanlış kavramları kanat değiştirirken, kötü karakterlerin paradokstan kurtulma çabaları birey-toplum arasındaki çatışmanın da özünü oluşturuyor.

karakterlerin derin analizleri alışık olmadığımız türden, zira sinema alanındaki tahakkümün coğrafyasını oluşturan hollywood, propagandasında doğal olarak güçlü ülkesini, ülkesinin ideolojisini ince ince yedirirken, kitlelerin bilinç düzeylerini de kendi isteği doğrultusunda kolayca manipüle edebilme yeteneğine sahiptir.

bu durum iletişim çağına geçilirken sinema sektörü üzerinde "matbaanın icadı" gibi bir etki yaratmış ve yaratmaya da devam etmektedir.
halen kitlelerin gönüllü olarak eski sisteme doğru koşmaları ise eşyanın doğası ile ilgili diyelim, insanların tercihleri ve zevklerini eleştirirken ana hareket noktamız, çoğulculuğu sağlayacak çeşitliliğin korunup korunamaması.

şu durumda iletişim aygıtları, bu ve benzeri filmlere ulaşımı gayet kolay hale getiriyor.

bunun kıymetini bilmek gerekiyor.

---------- Mesajlar birleştirildi - 13:14 ---------- bir önceki mesaj zamanı 12:35 ----------

Keung karakterinin Yan ile arasındaki hipnoz konulu sohbet gayet hoş ve manalı.
 
Katılım
14 Ocak 2008
Mesajlar
4,154
Salinui Chueok - Memories of Murder

memories-of-murder.jpg


1986 yılı güney koresinde, askeri diktatörlüğün tekinsiz ortamında kırsalda ortaya çıkan seri katil ve onu yakalamaya çalışan polislerin hikayesinin anlatıldığı film, gerçek bir olaydan yola çıkılarak hazırlanmış.

uzakdoğu filmlerine bu kadar gark olmamın sebeplerinden bir tanesi "sıradan" olmaları, sıradan insanların, sıradan çözüm yollarının, sıradan suçluların, sıradan polislerin ... bildiğimiz hayatın parçaları olanların hikayeleri.

"kanundan kaçamazsınız", yaşadığımız dünyada pek geçerli değil, öyle olsaydı rabia naz'ın katilleri aramızda olmazdı.
araştırmaya atanan iki polisin de bu sıradanlığı hayata dair tanıdık detaylar ile başlıyor. kendi çöplüğünde istedikleri gibi öten polislerimizin (a.c.a.b.) suçluyu bulmaktan ziyade suçlu icat etme çabalarının enstrümanı olan işkence, pek yabancı bir uygulama değil.

s-c745d684c13821db647e0cfcc1e416c31381152f.gif


screen_shot_2016-01-04_at_12.06.28_am.png



cinayetlerin seri katil tarafından işlendiği anlaşıldığında biraz daha profesyonel bir dedektif gönderilir, basına verilen "şampiyonluk pozlarında" yer alan şef değiştirilir.

yerel polis ve yabancı polisin kontrastı, bu kontrastın yetersizlik ile kanat değiştirmesi gayet doğal biçimde anlatılıyor.
cinayet mahalline geri dönen polislerimizden yerel olanların metafizik yaklaşımına karşın şehirli olanın karizmatik pozları yerel ile global olan belki de materyalizm ile metafizik arasındaki karşıtlığın, bu karşıtlığın bir halta yaramamasının naif bir anlatımı. benzer şekilde dedikoduların peşinde "kılsız" birisinin aranmasını gerektiği anlatılırken, kadın polisin daha somut bir kanıt ortaya koymasını da kadına bakış açısına eleştiri olarak kabul edebiliriz.

Salinui%20Chueok-4.jpg


gece kulübünde eğlenen a takımımızın fbi hakkındaki fikirleri, amerikanvari işlenen cinayetler karşısında yerel çözümlerin yetersizliği, izledikleri polisiye dizi toplumsal değişime dair güzel eleştirileri oluşturuyor.


memories-of-murder-photo-992234-large.jpg




filmin türüne ne yazılacağı konusu epey muallakta kalmış, zira polisiye durumlar, kara komedi, dram oldukça hızlı geçişler ile birbirlerine bağlanmış.
"uçan tekme spor akademisi" unvanı da eklenmeli.

PointlessMajesticGalago-small.gif


yukarıdaki örnek filmin içerisindeki uçan tekme örneklerinden bir tanesi.

bulabilirsem yönetmenin son filmi Gisaengchung filmi de izlemek istiyorum.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst