- Katılım
- 13 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,547
- Konu Yazar
- #1
Merhaba
Başlık çok ilginç oldu biliyorum ancak gerçekten de bu haftasonu Mersin'in yayla yolların da motorcular vardı. Hedeflediğimiz gezinin aksi bir gezi yaptığımızı söyleyebilirim. Ne zamandır gitmek istediğimiz yerlere bu haftasonu gitme fırsatı bulduk. İşte fotoğraflarla gezi raporumuz.
Katılanlar
Naci63 (Veyis Naci)
qrar (Erhan)
Makine (Hasan) + Sezen
Sabah buluşma yerimiz olan kulüp önünde toplandık.


Otobana doğru yol alıyoruz.


Otobandayız

Naci63 (Veyis)

qrar (Erhan)

Otobandan Toros dağları karlı zirvesiyle adeta büyüklüğünü ispatlamaya çalışır gibi göğe doğru yükselmekte.


Bu güzel manzara eşliğinde giderken birden iki araba korna sellektör yapıp Erhan'a yanaştı. Aha noluyor falan derken Erhan sağa çekti. Durduğumuz da mesele anlaşıldı. Erhan'ın abisi ve arkadaşları da pazar gününü değerlendirmek için mangal yapmaya yaylalarına gidiyorlarmış. Yolda kısa bir sohbet edip yolumuza devam ettik.


Otoban daki bir benzincide çay molası veriyoruz. Saatlerin ileri alınmasının etkisi ve Erhan'ın nöbet çıkışı geziye katılması çay içme gereksinimini tetikler nitelikteydi :mrgreen:


Çay molamızdan nereye gideceğimizi de konuşmuştuk. Hedefimiz önce Soğucak yaylası ve yayla içindeki bir karakol kalesi niteliğinde olan Belenkeşli Kalesi'ni gezip ardın dan da Aslanköy'e gidip kar görecektik. Tekrar düştük yollara ve Mersin - Gözne çıkışından çıktık. Otoban çıkışında sol tarafta Mersin belediyesince dağa yaptırılan anlı şanlı Türk Bayrağımız bizi karşıladı.

Yayla yolunda ilerlerken hepimizin alışık olduğu ancak bir motorcunun yapmaması gerekenlerin tümünü yapan bir arkadaşla karşılaştık. Motora 4 kişi binmişler. Kiminde kask var kiminde yok. Yürüyen tehlike özelliğindeki bu arkadaşa Allah akıl fikir versin. Kendini tehlikeye attığı kadar ailesini de çok ciddi tehlikeye atmakta. Belki imkanları yok böyle yapıyor ama en azından hesaplı bir sepet taktırma ile çok daha güvenli gidebileceklerini düşünüyorum.


Yayla yolunda dağ, taş, orman manzarasıyla ilerliyoruz.




Gözne yolundan Soğucak yoluna giriyoruz. Soğucak'a varıp kısa bir mola veriyoruz.


Kısa molamızda yayla sakinleriyle sohbet ettik ve ilerde başka bir kalenin daha olduğunu öğrenip büyük bir iştahla oraya gitme planlarını yaptık. Tekrar yola koyulup Belenkeşli Kalesine gitmeye başladık.
Kale uzaktan göründü.


Kale yolunda yayla evlerini görüyoruz. Artık bu tarz ahşap yayla evlerine itibar edilmiyor ve birgün gelecek hepsi yok olacak. Umarım belediyeler ve bizi yönetenler akıllanır ve bu güzel binaları korumaya ve yeni yapılarıda bu güzelliği bozmayacak şekilde yapılmasına uygun imar düzenlemesini yaparlar.


Kale yolunda çevreden manzaralar




Belenkeşli Kalesine varıyoruz. Kale dikdörtgen yapıda ve sadece ön karakol amaçlı yapılmış bir yapı.


Erhan tırmanma azmiyle kale kapısına çıkıyor. :mrgreen:


İşte ben ve kız arkadaşım.

Kale önündeyiz

Kaleyi kendi başına bırakıp diğer kaleye doğru yola koyuluyoruz.



Yol üzerinden manzaralar







Kısa bir mola ve Mavi Şimşekle poz veriyorum. Arkamdaki dağların üstündeki bulutlara dikkat. Daha sonra bu konuya değineceğim.


Aslanköy yolundayız. Çam ağaçları arasında kıvrılarak giden çok keyifli bir yol.



Sonunda kaleyi gördük. Yalnız kale yola uzak bir tepe üzerindeydi ve yürümemiz gerekti. Bir defa aklıma girdiği için ben ve kız arkadaşım gitmeye karar verdik. Veyis hocam ve Erhan kalıp sohbet etmeyi tercih ettiler.


Biz hazırlıkları yaparken Erhan'da aşağıya giden yolu keşfe gitti. Kross edasıyla kullandığı Gezi motosikleti bir yere kadar ihtiyaçlarını karşıladı akabinde zar zor çamurdan çıkmayı başardı.


Kale uzaktan görünmekte. Bu arada bu kalenin adını bulamadım. Bende bulunduğu yeri göz önüne alarak buraya Güzelyayla Kalesi adını verdim.

Yollardayım




Kaleye daha varamadık. Yol taş, çamur ve dikenli ağaçlarla dolu.


Tırmanırken uzaklara bakıyoruz ve muhteşem manzarayı izliyoruz.







Motorlarımız aşağıda görülmekte.

Yer yer çok zor tırmanışlar da yaptık.

Sonunda kaledeyiz. Kaleden geriye fazla birşey kalmamış. Bizde etrafı izleyip manzaranın keyfini çıkartıyoruz.





İniş yolundayım.

Kaleden inip motorlarımıza atladık. Bir sonraki durağımız Aslanköydü. Ancak daha yola yeni başlıyorduk ki yağmur çiselenmeye başladı. Havanın soğuk ve arkadaşımın su geçirmez kıyafetinin olmaması sebebiyle riske girmeyip buraya yapacağımız geziyi sonraya erteledik. Dönüş yolunu alternatif bir yönde yapmaya karar verdik ve Aladağ yaylası tarafından Mersin'e doğru uzanan yola girdik. Yol tek kelimeyle mükemmel.






İşte Akdeniz o güzel mavi rengiyle bize göründü. Muhteşem bir görüntü.




Yemek yemek için Neci63 (Veyis) hocamızın tanıdığı bir köy lokantasına gidiyoruz. Etin en güzel tarafını alan hocamıza teşekkürü borç bilirim
İşte demir atlar dinlenmekte.

Hemen hocamız et tarttırmaya giderken benim gözüme sucuklar (ilişkin de deriz) göründü. Erhan'a seslendim o da görünce poz vermeden olmaz dedik :mrgreen:

Et işini ayarladıktan sonra hazırlıklar sürerken Erhan'ın gözüne semaver ilişti. Yanına gidip inceledik. Eski usül köz ile suyu ısıtan semaver çok kullanışlıydı. Erhan yemek öncesi çay keyfini semaver sayesinde yaptı.



Etler sonunda geldi ve gene benim önüme kondu. Yüzümdeki hain gülüşe dikkat :mrgreen:

Erhan'ım sağolsun hemen olaya el atıp etleri avcarladı ve pişirmeye başladı. Ellerine sağlık diyor tekrar teşekkür ediyorum.




İşte et ve sucuk katliamı :mrgreen:

Yemek sonrası hafif bir rüzgar çıktı ve kulağımı rahatsız etti bende kafama balaklavayı geçirdim. Yalnız kale gezmemin getirdiği Osmanlı ruhuyla Yeni Çeri tarzı bir şekilde giymişim. Bakışlar çok tehditvari :mrgreen:

Hesabı ödeyip motorlarımızın yanında gidiyoruz. Daha saat erken ve gezecek başka yerleri düşünürken aklıma Cumartesi saat geç olduğu için gidemediğim Roma yoluna gitmeyi önerdim. Tüm arkadaşlar tamam diyince tekrar düştük yollara.




Otobanda kısa bir mola. Benzin takviyesi yapıtırdım ne olur ne olmaz bakarsınız başka yeride gezeriz

Veyis hocamız ve Erhan sohbet ediyorlar.

Bu sırada gözüme masaj koltuğu görünüyor. Merak edip deniyorum. 2 gündür motor üstünde olmamın verdiği yorgunluğu az da olsa hafiletiyor. Tavsiye ediyorum


Kısa mola sonrası tekrar yola düşüyoruz. Otoban dan Çamtepe mevkiğinden çıkıp Tarsus - Sağlıklı köyündeki Roma Yoluna doğru gidiyoruz.
Yolda gördüğünüz bulutlar yağmurun habercisi. Telefonla görüştüğümüzde Adana'da dolu ve şiddetli yağmur yağdığını trafiğin felç olduğunu öğreniyoruz.



Otoban dan çıkıp eski Ankara yoluna giriyoruz. 5km kadar sonra yolda tabelayı görüp köy yoluna giriyoruz.






Sol tarafımızda Berdan Baraj gölü görülmekte.


İşte bu fotoğraftan sonra fotoğraf makinemin pili "yeter artık benden bu kadar" deyip son nefesini verdi. Böylece Roma Yolu'nu fotoğraflayamadım. Bizde diğer arkadaşların makineleriyle fotoğraf çekildik.
Güzel bir pazar günü etkinliği yaptık. Adana - Mersin ve çevre illerden buraları gezmeyen arkadaşlarımız varsa mutlaka gezmelerini öneririm.
Geziye katılan tüm arkadaşlarıma tekrar teşekkürler.
Görüşmek üzere.
Başlık çok ilginç oldu biliyorum ancak gerçekten de bu haftasonu Mersin'in yayla yolların da motorcular vardı. Hedeflediğimiz gezinin aksi bir gezi yaptığımızı söyleyebilirim. Ne zamandır gitmek istediğimiz yerlere bu haftasonu gitme fırsatı bulduk. İşte fotoğraflarla gezi raporumuz.
Katılanlar
Naci63 (Veyis Naci)
qrar (Erhan)
Makine (Hasan) + Sezen
Sabah buluşma yerimiz olan kulüp önünde toplandık.


Otobana doğru yol alıyoruz.


Otobandayız

Naci63 (Veyis)

qrar (Erhan)

Otobandan Toros dağları karlı zirvesiyle adeta büyüklüğünü ispatlamaya çalışır gibi göğe doğru yükselmekte.


Bu güzel manzara eşliğinde giderken birden iki araba korna sellektör yapıp Erhan'a yanaştı. Aha noluyor falan derken Erhan sağa çekti. Durduğumuz da mesele anlaşıldı. Erhan'ın abisi ve arkadaşları da pazar gününü değerlendirmek için mangal yapmaya yaylalarına gidiyorlarmış. Yolda kısa bir sohbet edip yolumuza devam ettik.


Otoban daki bir benzincide çay molası veriyoruz. Saatlerin ileri alınmasının etkisi ve Erhan'ın nöbet çıkışı geziye katılması çay içme gereksinimini tetikler nitelikteydi :mrgreen:


Çay molamızdan nereye gideceğimizi de konuşmuştuk. Hedefimiz önce Soğucak yaylası ve yayla içindeki bir karakol kalesi niteliğinde olan Belenkeşli Kalesi'ni gezip ardın dan da Aslanköy'e gidip kar görecektik. Tekrar düştük yollara ve Mersin - Gözne çıkışından çıktık. Otoban çıkışında sol tarafta Mersin belediyesince dağa yaptırılan anlı şanlı Türk Bayrağımız bizi karşıladı.

Yayla yolunda ilerlerken hepimizin alışık olduğu ancak bir motorcunun yapmaması gerekenlerin tümünü yapan bir arkadaşla karşılaştık. Motora 4 kişi binmişler. Kiminde kask var kiminde yok. Yürüyen tehlike özelliğindeki bu arkadaşa Allah akıl fikir versin. Kendini tehlikeye attığı kadar ailesini de çok ciddi tehlikeye atmakta. Belki imkanları yok böyle yapıyor ama en azından hesaplı bir sepet taktırma ile çok daha güvenli gidebileceklerini düşünüyorum.


Yayla yolunda dağ, taş, orman manzarasıyla ilerliyoruz.




Gözne yolundan Soğucak yoluna giriyoruz. Soğucak'a varıp kısa bir mola veriyoruz.


Kısa molamızda yayla sakinleriyle sohbet ettik ve ilerde başka bir kalenin daha olduğunu öğrenip büyük bir iştahla oraya gitme planlarını yaptık. Tekrar yola koyulup Belenkeşli Kalesine gitmeye başladık.
Kale uzaktan göründü.


Kale yolunda yayla evlerini görüyoruz. Artık bu tarz ahşap yayla evlerine itibar edilmiyor ve birgün gelecek hepsi yok olacak. Umarım belediyeler ve bizi yönetenler akıllanır ve bu güzel binaları korumaya ve yeni yapılarıda bu güzelliği bozmayacak şekilde yapılmasına uygun imar düzenlemesini yaparlar.


Kale yolunda çevreden manzaralar




Belenkeşli Kalesine varıyoruz. Kale dikdörtgen yapıda ve sadece ön karakol amaçlı yapılmış bir yapı.


Erhan tırmanma azmiyle kale kapısına çıkıyor. :mrgreen:


İşte ben ve kız arkadaşım.

Kale önündeyiz

Kaleyi kendi başına bırakıp diğer kaleye doğru yola koyuluyoruz.



Yol üzerinden manzaralar







Kısa bir mola ve Mavi Şimşekle poz veriyorum. Arkamdaki dağların üstündeki bulutlara dikkat. Daha sonra bu konuya değineceğim.


Aslanköy yolundayız. Çam ağaçları arasında kıvrılarak giden çok keyifli bir yol.



Sonunda kaleyi gördük. Yalnız kale yola uzak bir tepe üzerindeydi ve yürümemiz gerekti. Bir defa aklıma girdiği için ben ve kız arkadaşım gitmeye karar verdik. Veyis hocam ve Erhan kalıp sohbet etmeyi tercih ettiler.


Biz hazırlıkları yaparken Erhan'da aşağıya giden yolu keşfe gitti. Kross edasıyla kullandığı Gezi motosikleti bir yere kadar ihtiyaçlarını karşıladı akabinde zar zor çamurdan çıkmayı başardı.


Kale uzaktan görünmekte. Bu arada bu kalenin adını bulamadım. Bende bulunduğu yeri göz önüne alarak buraya Güzelyayla Kalesi adını verdim.

Yollardayım




Kaleye daha varamadık. Yol taş, çamur ve dikenli ağaçlarla dolu.


Tırmanırken uzaklara bakıyoruz ve muhteşem manzarayı izliyoruz.







Motorlarımız aşağıda görülmekte.

Yer yer çok zor tırmanışlar da yaptık.

Sonunda kaledeyiz. Kaleden geriye fazla birşey kalmamış. Bizde etrafı izleyip manzaranın keyfini çıkartıyoruz.





İniş yolundayım.

Kaleden inip motorlarımıza atladık. Bir sonraki durağımız Aslanköydü. Ancak daha yola yeni başlıyorduk ki yağmur çiselenmeye başladı. Havanın soğuk ve arkadaşımın su geçirmez kıyafetinin olmaması sebebiyle riske girmeyip buraya yapacağımız geziyi sonraya erteledik. Dönüş yolunu alternatif bir yönde yapmaya karar verdik ve Aladağ yaylası tarafından Mersin'e doğru uzanan yola girdik. Yol tek kelimeyle mükemmel.






İşte Akdeniz o güzel mavi rengiyle bize göründü. Muhteşem bir görüntü.




Yemek yemek için Neci63 (Veyis) hocamızın tanıdığı bir köy lokantasına gidiyoruz. Etin en güzel tarafını alan hocamıza teşekkürü borç bilirim
İşte demir atlar dinlenmekte.

Hemen hocamız et tarttırmaya giderken benim gözüme sucuklar (ilişkin de deriz) göründü. Erhan'a seslendim o da görünce poz vermeden olmaz dedik :mrgreen:

Et işini ayarladıktan sonra hazırlıklar sürerken Erhan'ın gözüne semaver ilişti. Yanına gidip inceledik. Eski usül köz ile suyu ısıtan semaver çok kullanışlıydı. Erhan yemek öncesi çay keyfini semaver sayesinde yaptı.



Etler sonunda geldi ve gene benim önüme kondu. Yüzümdeki hain gülüşe dikkat :mrgreen:

Erhan'ım sağolsun hemen olaya el atıp etleri avcarladı ve pişirmeye başladı. Ellerine sağlık diyor tekrar teşekkür ediyorum.




İşte et ve sucuk katliamı :mrgreen:

Yemek sonrası hafif bir rüzgar çıktı ve kulağımı rahatsız etti bende kafama balaklavayı geçirdim. Yalnız kale gezmemin getirdiği Osmanlı ruhuyla Yeni Çeri tarzı bir şekilde giymişim. Bakışlar çok tehditvari :mrgreen:

Hesabı ödeyip motorlarımızın yanında gidiyoruz. Daha saat erken ve gezecek başka yerleri düşünürken aklıma Cumartesi saat geç olduğu için gidemediğim Roma yoluna gitmeyi önerdim. Tüm arkadaşlar tamam diyince tekrar düştük yollara.




Otobanda kısa bir mola. Benzin takviyesi yapıtırdım ne olur ne olmaz bakarsınız başka yeride gezeriz

Veyis hocamız ve Erhan sohbet ediyorlar.

Bu sırada gözüme masaj koltuğu görünüyor. Merak edip deniyorum. 2 gündür motor üstünde olmamın verdiği yorgunluğu az da olsa hafiletiyor. Tavsiye ediyorum


Kısa mola sonrası tekrar yola düşüyoruz. Otoban dan Çamtepe mevkiğinden çıkıp Tarsus - Sağlıklı köyündeki Roma Yoluna doğru gidiyoruz.
Yolda gördüğünüz bulutlar yağmurun habercisi. Telefonla görüştüğümüzde Adana'da dolu ve şiddetli yağmur yağdığını trafiğin felç olduğunu öğreniyoruz.



Otoban dan çıkıp eski Ankara yoluna giriyoruz. 5km kadar sonra yolda tabelayı görüp köy yoluna giriyoruz.






Sol tarafımızda Berdan Baraj gölü görülmekte.


İşte bu fotoğraftan sonra fotoğraf makinemin pili "yeter artık benden bu kadar" deyip son nefesini verdi. Böylece Roma Yolu'nu fotoğraflayamadım. Bizde diğer arkadaşların makineleriyle fotoğraf çekildik.
Güzel bir pazar günü etkinliği yaptık. Adana - Mersin ve çevre illerden buraları gezmeyen arkadaşlarımız varsa mutlaka gezmelerini öneririm.
Geziye katılan tüm arkadaşlarıma tekrar teşekkürler.
Görüşmek üzere.



















