MSX125 harika bir motosiklet. Harika bir mühendisliği var. Bu mühendislik sonucunda üzerine oturan ne boyda olursa olsun motosikleti zorlanmadan kullanabiliyor ancak selede oldukça geriye kayması, hatta artçı selesine doğru oturması dahi gerekebilir. Buna rağmen hiçbir rahatsızlık hissettirmeden konforlu bir şekilde kullanılabiliyor. Bunun haricinde yaklaşık 40.000 km' dir kullandığım MSX125 tecrübemle şunları da belirtmek isterim:
Kullanımı olağan üstü rahat. Hiç abartmıyorum, vitesli oyuncak motosiklet gibi.
Olağan üstü hafif. Bir ihtiyaç halinde motosikleti aşırı kolay tek ayakta çevirebilirsiniz.
Boy kısaysa ve yere ayakla basmadan yapamam diyenlerdenseniz merak etmeyin, her iki ayağınız da her şekilde yere değiyor.
Bakımları ucuz ve parçaları kolay bulunuyor.
Özellikle yurt dışındaki aksesuar ve upgrade paketleri gönülleri şenlendiriyor. Olağan üstü seçenekler var. Ama motor hacim yükseltme kitleri dudak uçuklatıyor. O yüzden çinlilerdeki gibi -"Alırım, bir kafa krank değişirim, hop 180cc..." hayallerde kalır ikaz edeyim.
Yakıt tüketimi için söyleyebileceğim tek şey. Utanmasa benzin kullanmadan çalışacak. Yamaha crypton, Honda Innova, Honda DIO gibi anormal ötesi düşük yakıt tüketimi sizi şaşırtacak emin olun. Her ne kadar akaryakıt fiyatları anormal artmış da olsa öncesinde bir araç kullanıyorsanız bunun yakıt tüketimine inanamayacaksınız.
Anormal sağlam. Doğru bakım yapılıyor ve bakımda orjinal veya yüksek kalite parçalar kullanılıyorsa bozulmaz. Bozamıyorsunuz. Cidden bozulmuyor...
Şunu da söylemekten geri kalmıycam. Tasarımı harika, yakıt tüketimi müthiş, sevimli, küçük, şirin, ekonomik... ama ondan nefret etmeye başladım. Bu konuda da ciddiyim. O kadar ki bu yüzden satıyorum.
Söylemesi ayıp, 8 tane motosikletim var. Size komik veya saçma geleceğine eminim. Bu onların yanında o kadar cazip geliyor ki diğer motosikletleri kullanamaz oldum. Onun için kendinden nefret ettirmeye başladı. İnsan da böyle birşey işte, Aşkla Nefret tam dip dibe iki zıt duygu, tıpkı Zevk ve Acı gibi, Hüzün ve Mutluluk gibi, Gülmekten ağlamak gibi...
Diyeceğim odur ki; eğer kendinizle eğlenmeyi seviyorsanız, sizinle eğlenilmesinden rahatsız olmuyorsanız tam anlamı ile mükemmel. Boy-Görüntü olarak başımdan geçen olayı tekrar edeyim:
İlk okulun yanından MSX125 ile geçiyorum, okul çıkışı. Velet arkadaşlarının yanında elini uzatıp parmağıyla beni gösterip bağırarak -"Aaaa, motosiklete bak, Abiye binmiş" dedi. Durum budur :mrgreen::cat: