- Katılım
- 29 Mar 2005
- Mesajlar
- 1,328
- Konu Yazar
- #1
Evet motosiklet denen mucizevi icadın başka bir yönünü aklım erdiğince anlatmak istiyorum.
Motosikleti ekmek kapısı olarak görmüş gece,gündüz,kar,kış demeden az para kazanıp zamana kafa tutan kuryelerden yani.Onlarda bizim gibi iki teker kullanıyor ama bir farkla biz güneşi rüzgarı özgürlüğü içimizde hissetmek adına motosikleti yoldaş seçerken kuryeler için vazgeçilemez bir parça haline geliyor.Kurye kelimesi çok kısa olmasına karşın yaptıkları işin yükü oldukça ağırdır çoğu zaman düşünmüşümdür bu yağmurda,çamurda,karda,kışta bazı araçlar bile yola çıkmaya çekinirken nasıl bu kadar trafikle bütünleşebiliyorlar,nasıl korkmadan kilometrelerce yol katedebiliyorlar.Aslında cevabı çok bilindik,tabiki ekmek parası. Genel olarak trafikte en çok nefret edilen insanlardır kuryeler bazılarına göre tam bir trafik canavarı ilan edilmişlerdir.Tabi bunları söylerken kendilerine hiç bakmazlar madalyonun öbür yüzünü hiç görmek istemezler,trafikte motosikletleri görmezden gelenler,yolda taciz edenler,yol hakkı tanımayan oto magandalarını haklı bulup ekmek parası peşinde koşan kuryeleri günah keçisi ilan ederler.işte sırf bu yüzden bir çok motosiklet kullanıcısı trafikte sığıntı gibi gitmek zorunda kalmıştır,açıkçası benim şahsi görüşüme göre sorun ülkemiz hala motosikleti bir ulaşım aracı olarak görememesinden kaynaklanmaktadır ülkedeki genel kanı motosiklet kullanan herkez potansiyel ölü olarak kabul edilmektedir bence bu çok yanlış.
İşte bu yüzdendirki kim motosiklet sevdasına düşse ve motosiklet alma girişiminde bulunsa ekonomik engellerden önce aile ve çevre engeli ile karşılaşmaktadırlar ve bu yüzdendirki motosiklet kullanıcıları azınlık olarak kalmaktadır.Tabi bu ülkede bu tarz düşüncelerin değişmesi motosikletin bir ulaşım aracı olarak görülmesi bu işten ekmeğini çıkartan insanlara saygı duyulması mümkünmü bilemem ama biz motosiklet severler olarak kuryesinden paket servisçisine kadar tüm motosiklet kullanıcılarına sahip çıkmalı ve onlara saygı duymalıyız..
Motosikleti ekmek kapısı olarak görmüş gece,gündüz,kar,kış demeden az para kazanıp zamana kafa tutan kuryelerden yani.Onlarda bizim gibi iki teker kullanıyor ama bir farkla biz güneşi rüzgarı özgürlüğü içimizde hissetmek adına motosikleti yoldaş seçerken kuryeler için vazgeçilemez bir parça haline geliyor.Kurye kelimesi çok kısa olmasına karşın yaptıkları işin yükü oldukça ağırdır çoğu zaman düşünmüşümdür bu yağmurda,çamurda,karda,kışta bazı araçlar bile yola çıkmaya çekinirken nasıl bu kadar trafikle bütünleşebiliyorlar,nasıl korkmadan kilometrelerce yol katedebiliyorlar.Aslında cevabı çok bilindik,tabiki ekmek parası. Genel olarak trafikte en çok nefret edilen insanlardır kuryeler bazılarına göre tam bir trafik canavarı ilan edilmişlerdir.Tabi bunları söylerken kendilerine hiç bakmazlar madalyonun öbür yüzünü hiç görmek istemezler,trafikte motosikletleri görmezden gelenler,yolda taciz edenler,yol hakkı tanımayan oto magandalarını haklı bulup ekmek parası peşinde koşan kuryeleri günah keçisi ilan ederler.işte sırf bu yüzden bir çok motosiklet kullanıcısı trafikte sığıntı gibi gitmek zorunda kalmıştır,açıkçası benim şahsi görüşüme göre sorun ülkemiz hala motosikleti bir ulaşım aracı olarak görememesinden kaynaklanmaktadır ülkedeki genel kanı motosiklet kullanan herkez potansiyel ölü olarak kabul edilmektedir bence bu çok yanlış.
İşte bu yüzdendirki kim motosiklet sevdasına düşse ve motosiklet alma girişiminde bulunsa ekonomik engellerden önce aile ve çevre engeli ile karşılaşmaktadırlar ve bu yüzdendirki motosiklet kullanıcıları azınlık olarak kalmaktadır.Tabi bu ülkede bu tarz düşüncelerin değişmesi motosikletin bir ulaşım aracı olarak görülmesi bu işten ekmeğini çıkartan insanlara saygı duyulması mümkünmü bilemem ama biz motosiklet severler olarak kuryesinden paket servisçisine kadar tüm motosiklet kullanıcılarına sahip çıkmalı ve onlara saygı duymalıyız..
Son düzenleme: