motosikletsiz asla

Katılım
18 Nis 2006
Mesajlar
1,602
Sektörden tanıdıklarım var sanırsam.. Bu aslında bir sosyal sorumluluk kampanyası.. Televizyonlarda sürekli kamu spotları dönüyor.. Bunu çekebilecek arkadaşlar tanıyorum.. müziklerini oturur ben ve benim ekip yaparız.. Senaryoyu oluşturacak bir ekip kurmak lazım sanırsam en iyi kadro bu siteden çıkar.. Eminim ki Barkın üstad ve Tarhan Telli gibi üstadlar böyle bir kampanyanın öncüsü olabilirler.. Yayınlatma işini gelince.. İşin zor kısmı o lakin sosyal medya kullanılabilir.. Hatta bakarsın bir web tv olayına girilebilir.. Sahibinden, tasit.com, arabam.com gibi motorlu araçlar satışı yapılan sitelerde yayınlanması sağlanabilir... Anlayacağın çok vaktim olmasa da bu tür şeylerde gaz bir adamımdır :)

Hatta kesin olmamak ile birlikte ablamın nüfusunu kullanıp medya da motosiklet kullanan insanlardan yardım isteyebilirim.. Ulan gaza geldim.. Şimdi yapalım mı gaz olarak kalsın mı?
 
Katılım
15 Şub 2013
Mesajlar
935
Sektörden tanıdıklarım var sanırsam.. Bu aslında bir sosyal sorumluluk kampanyası.. Televizyonlarda sürekli kamu spotları dönüyor.. Bunu çekebilecek arkadaşlar tanıyorum.. müziklerini oturur ben ve benim ekip yaparız.. Senaryoyu oluşturacak bir ekip kurmak lazım sanırsam en iyi kadro bu siteden çıkar.. Eminim ki Barkın üstad ve Tarhan Telli gibi üstadlar böyle bir kampanyanın öncüsü olabilirler.. Yayınlatma işini gelince.. İşin zor kısmı o lakin sosyal medya kullanılabilir.. Hatta bakarsın bir web tv olayına girilebilir.. Sahibinden, tasit.com, arabam.com gibi motorlu araçlar satışı yapılan sitelerde yayınlanması sağlanabilir... Anlayacağın çok vaktim olmasa da bu tür şeylerde gaz bir adamımdır :)

Hatta kesin olmamak ile birlikte ablamın nüfusunu kullanıp medya da motosiklet kullanan insanlardan yardım isteyebilirim.. Ulan gaza geldim.. Şimdi yapalım mı gaz olarak kalsın mı?


bunun için ciddi bir fikir alışverişi lazım usta.

Tema doğru çarpıcı belirlenirse gerisi gelir.

Şimdilik geçici olarak soda içmeniz faideli olacaktır :)

Ayrıca bakınız

 
Katılım
2 Ağu 2012
Mesajlar
453
Gergedan demişken aklına gelenleri paylaşma aman diim hocam sende kalsın :)

Kişisel gelişim mi motosiklet ile yol öyküsü mü? Nedir abi kitabın ana teması? Anatema demişken uzun zamandır gelmiyorlar gelselerde dinlesek özlettiler :)

Motosikletle gezi yapiliyo ana konu bu ama alttanda bilgilerde veriliyo hayatla ilgili bol bolda turkiyenin guzel yerlerinin adlarina yer verilmis asil konu motosiklet yauv gergedan mars falan karistirmayin :)
 
Katılım
15 Şub 2013
Mesajlar
935
Motosikletle gezi yapiliyo ana konu bu ama alttanda bilgilerde veriliyo hayatla ilgili bol bolda turkiyenin guzel yerlerinin adlarina yer verilmis asil konu motosiklet yauv gergedan mars falan karistirmayin :)

yürekçe ustanın bu aralar gergedanlarla ilgili bi alıp veremediği var

ama çözemedik henüz sebebini :) Hangi mesajına baksam ana

tema gergedanlar üzerine :)

Buradan gergedanlara sesleniyorum: Dikkatli olun gece yalnız başına

dolaşmayın , Türkiye sınırlarına gerekemedikçe yaklaşmayın :)

Ne de olsa zaman kötü :queen:


Kitabı okumuş biri olarak sende marsta fabrika kurma isteiği oluştu mu I.Love.Drift ?

Kitabın konusunu ona göre belirleyeceğiz :)
 
Katılım
2 Ağu 2012
Mesajlar
453
Marstaki fabrikadan ziyade orda yasayan canli varsa onlarada motosikletsiz olmcagini anlatmayi dusunuyorum :D
 
Katılım
29 Nis 2013
Mesajlar
6
Merhaba,
kitabın yazarı benim . Motosikletsiz ASLA !
yukardaki mesajlardan sonra kısa bir açıklama yapma ihtiyacı hissettim.

Bu bir ROMAN. Sıradan bir muhasebecinin motosiklet dünyası ile tanışmasıyla başlıyor. Önceleri önyargıyla yaklaşırken motosikeltin yavas yavas bir tutkuya donusmesi isleniyor. Her motosiklet sevdalisi gibi uzun yol tecrubesi icin kipirdanmalar ve macerya baslama. Bu bir macera romanidir. yorumlarinizi bekliyorum. Ilginiz icin tesekkurler selamlar

---------- Mesajlar birleştirildi - 13:38 ---------- bir önceki mesaj zamanı 13:35 ----------

Bazı okuyucuların motosiklet dunyası dışında olabileceği dusunerek yazılmıştır. Amac bu muthis ulasim ve keyif aracının sevdirilmesidir.
 
Katılım
15 Şub 2013
Mesajlar
935
Merhaba,
kitabın yazarı benim . Motosikletsiz ASLA !
yukardaki mesajlardan sonra kısa bir açıklama yapma ihtiyacı hissettim.

Bu bir ROMAN. Sıradan bir muhasebecinin motosiklet dünyası ile tanışmasıyla başlıyor. Önceleri önyargıyla yaklaşırken motosikeltin yavas yavas bir tutkuya donusmesi isleniyor. Her motosiklet sevdalisi gibi uzun yol tecrubesi icin kipirdanmalar ve macerya baslama. Bu bir macera romanidir. yorumlarinizi bekliyorum. Ilginiz icin tesekkurler selamlar

Üstad kesinlikle kişisel gelişimle alakası yok diyorsanız

inşallah bende okunacaklar listemin başlarına koyacağım kitabınızı.

Extra olarak; kitap yazma sürecinizi,ne kadar zaman harcadığınızı,

yayınevi bulma kabul ettirme , basılma vs. süreçlerini, fazlaca kitap okuyan

biri olarak hep çok merak etmişimdir.

Zamanınız varsa biraz bahsederseniz çok memnun olurum.
 
Katılım
29 Nis 2013
Mesajlar
6
Hayir :)
Bu bir kişisel gelişim kitabı değildir.
Eger motosiklet kullanıcısı iseniz, sayfalarında kendinizi bulacaginizdan eminim... bizi anlatan bir yol macerasıdır...

Arka kapak'tan :

İnsan tanık olduğu güzellikleri biriyle paylaşmak istiyordu.
Hayatımızın, bireysel başarı ve sahiplenmeyle değil ama paylaşmakla anlamlandığını düşünüyordum.
“Sevgi insanları birliğe, bencillikse yalnızlığa götürür,” demişti bir dostum, haklıydı.
Nereye gittiğinin önemi yoktu, önemli olan kiminle gittiğindi!
Bu güzel yolculuğu daha da unutulmaz kılmak için sevgilimle yapmayı dilerdim.
Fotoğraflarımda, antik kentin orta yerine onu yerleştirmek, kimsenin ulaşamadığı çiçek bahçelerinde
kulağına şiirler fısıldamak, dev şelalelerin dibinde yöresel yemeklerden tattırmak isterdim.
Gittiğimiz yerlere avuç avuç gül tohumu serpmek, ulu ağaçların gövdesine adımızı kazımayı değil ama
serin gölgesinde, yöresel bir aşk hikayesi okumayı tercih ederdim mehtabı seyrederken…
Onu motoruma alsam, iki beden, tek ruh, Anadolu’yu baştan sona turlasak, maceranın ve
keşfetmenin keyfini beraberce çıkarsak ne muhteşem olurdu! Maalesef yalnızdım.
Yalnızlığı bilerek seçmiştim. Bir şeylerden kaçmak için mi, yoksa bir şeylere koşmak için mi tek başımaydım?
Belki her ikisi de. Bu tavşan deliğinin sonunda beni bekleyen Barış’ı şimdiden çok merak ediyordum.
Yaşadığım travmanın beni bir başkasına dönüştürdüğünün farkındaydım.
Zamanın silgi kullanmadan resmettiği geleceğim yavaş yavaş belirmeye başlamıştı acılı yüreğimde. Biraz daha sabretmeliydim, az daha…
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
15 Mar 2012
Mesajlar
667
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Üstad kesinlikle kişisel gelişimle alakası yok diyorsanız

inşallah bende okunacaklar listemin başlarına koyacağım kitabınızı.

Extra olarak; kitap yazma sürecinizi,ne kadar zaman harcadığınızı,

yayınevi bulma kabul ettirme , basılma vs. süreçlerini, fazlaca kitap okuyan

biri olarak hep çok merak etmişimdir.

Zamanınız varsa biraz bahsederseniz çok memnun olurum.

Kişisel gelişime ben de inanmazdım.Sadece gaz verme amaçlı teknikler olduğunu düşünürdüm.Evinde pijamasıyla oturup , portakalı soyarken yellenen adam marsa bal gibi de gidebilir.Nerden mi biliyorum.Sabahtan akşama kadar kahvede oturup tavla oynayan adamın fabrika sahibi olduğunu gördükten sonra bu dünyada herşey olabilir.Hele bi de kamyoncu bi adamın fabrikatör oluş hikayesi var ki bizim burda herkesin dilinde.Adam bi fabrikanın kamyoncusuymuş.Fabrikanın bütün mallarının teslimat işini o yaparmış.Bildiğin kamyoncu işte.Kamyonun arkasında rahmetli de sollardı diye yazılar yazan cahil bi vatandaş.Bu kamyoncu bakmış fabrikanın bütün müşterilerini tanıyan kendisi.Fabrikanın sahibi müşterilerini bile tanımıyo_Onu tek ilgilendiren malların zamanında teslim edilmiş olması ve parasının zamanında ödenmiş olması.Ama kamyoncu amcam zamanla bütün müşterilerle bacak gibi muhabbet kurmuş.Müşterilerl de sadece kamyoncuyu tanıyo_Onlar için de önemli olan ihtiyaçları olan malların zamanında gelmesi.Mal aldıkları fabrikanın sahibiyle en ufak samimiyetleri yok.Neyse kamyoncu amcamın kafasında bi anda şimşekler çakıyo.Ulen ben boşuna bu fabrikaya çalışıyorum diyo.Ben müşterilerimin ihtiyaçlarını kendim de karşılayabilirim diyo.Sonra bu müşterilerin ihtiyaçlarını başka yerlerden karşılamaya başlıyo.Tabi kendi kar payını da koymayı ihmal etmiyo.Adam bu şekilde Allah yürü ya kulum diyo , bu sefer kendi fabrikasını kurup bi zamanlar çalıştı fabrikanın işini bitiriyo.Paraya para demiyo.

Fabrikası olan insanlar doğuştan fabrikatör doğmuyo.Benim bi akrabamın da fabrikası vardı.Bana biraz geçmişinden bahsedince şok olmuştum.Şimdinin fabrikatörü olan insan bi zamanlar bi kamyonetin arkasına iç çamaşırlarını doldurup sokaklarda ikizlere takke diye bağırıp iç çamaşırı satmış bi insan.
 
Katılım
18 Nis 2006
Mesajlar
1,602
Kişisel gelişime ben de inanmazdım.Sadece gaz verme amaçlı teknikler olduğunu düşünürdüm.Evinde pijamasıyla oturup , portakalı soyarken yellenen adam marsa bal gibi de gidebilir.Nerden mi biliyorum.Sabahtan akşama kadar kahvede oturup tavla oynayan adamın fabrika sahibi olduğunu gördükten sonra bu dünyada herşey olabilir.Hele bi de kamyoncu bi adamın fabrikatör oluş hikayesi var ki bizim burda herkesin dilinde.Adam bi fabrikanın kamyoncusuymuş.Fabrikanın bütün mallarının teslimat işini o yaparmış.Bildiğin kamyoncu işte.Kamyonun arkasında rahmetli de sollardı diye yazılar yazan cahil bi vatandaş.Bu kamyoncu bakmış fabrikanın bütün müşterilerini tanıyan kendisi.Fabrikanın sahibi müşterilerini bile tanımıyo_Onu tek ilgilendiren malların zamanında teslim edilmiş olması ve parasının zamanında ödenmiş olması.Ama kamyoncu amcam zamanla bütün müşterilerle bacak gibi muhabbet kurmuş.Müşterilerl de sadece kamyoncuyu tanıyo_Onlar için de önemli olan ihtiyaçları olan malların zamanında gelmesi.Mal aldıkları fabrikanın sahibiyle en ufak samimiyetleri yok.Neyse kamyoncu amcamın kafasında bi anda şimşekler çakıyo.Ulen ben boşuna bu fabrikaya çalışıyorum diyo.Ben müşterilerimin ihtiyaçlarını kendim de karşılayabilirim diyo.Sonra bu müşterilerin ihtiyaçlarını başka yerlerden karşılamaya başlıyo.Tabi kendi kar payını da koymayı ihmal etmiyo.Adam bu şekilde Allah yürü ya kulum diyo , bu sefer kendi fabrikasını kurup bi zamanlar çalıştı fabrikanın işini bitiriyo.Paraya para demiyo.

Fabrikası olan insanlar doğuştan fabrikatör doğmuyo.Benim bi akrabamın da fabrikası vardı.Bana biraz geçmişinden bahsedince şok olmuştum.Şimdinin fabrikatörü olan insan bi zamanlar bi kamyonetin arkasına iç çamaşırlarını doldurup sokaklarda ikizlere takke diye bağırıp iç çamaşırı satmış bi insan.

Bu kamyoncu hikayesindaki kamyoncu varya.. Batar o yakinda :)
 
Katılım
15 Şub 2013
Mesajlar
935
Kişisel gelişime ben de inanmazdım.Sadece gaz verme amaçlı teknikler olduğunu düşünürdüm.Evinde pijamasıyla oturup , portakalı soyarken yellenen adam marsa bal gibi de gidebilir.Nerden mi biliyorum.Sabahtan akşama kadar kahvede oturup tavla oynayan adamın fabrika sahibi olduğunu gördükten sonra bu dünyada herşey olabilir.Hele bi de kamyoncu bi adamın fabrikatör oluş hikayesi var ki bizim burda herkesin dilinde.Adam bi fabrikanın kamyoncusuymuş.Fabrikanın bütün mallarının teslimat işini o yaparmış.Bildiğin kamyoncu işte.Kamyonun arkasında rahmetli de sollardı diye yazılar yazan cahil bi vatandaş.Bu kamyoncu bakmış fabrikanın bütün müşterilerini tanıyan kendisi.Fabrikanın sahibi müşterilerini bile tanımıyo_Onu tek ilgilendiren malların zamanında teslim edilmiş olması ve parasının zamanında ödenmiş olması.Ama kamyoncu amcam zamanla bütün müşterilerle bacak gibi muhabbet kurmuş.Müşterilerl de sadece kamyoncuyu tanıyo_Onlar için de önemli olan ihtiyaçları olan malların zamanında gelmesi.Mal aldıkları fabrikanın sahibiyle en ufak samimiyetleri yok.Neyse kamyoncu amcamın kafasında bi anda şimşekler çakıyo.Ulen ben boşuna bu fabrikaya çalışıyorum diyo.Ben müşterilerimin ihtiyaçlarını kendim de karşılayabilirim diyo.Sonra bu müşterilerin ihtiyaçlarını başka yerlerden karşılamaya başlıyo.Tabi kendi kar payını da koymayı ihmal etmiyo.Adam bu şekilde Allah yürü ya kulum diyo , bu sefer kendi fabrikasını kurup bi zamanlar çalıştı fabrikanın işini bitiriyo.Paraya para demiyo.

Fabrikası olan insanlar doğuştan fabrikatör doğmuyo.Benim bi akrabamın da fabrikası vardı.Bana biraz geçmişinden bahsedince şok olmuştum.Şimdinin fabrikatörü olan insan bi zamanlar bi kamyonetin arkasına iç çamaşırlarını doldurup sokaklarda ikizlere takke diye bağırıp iç çamaşırı satmış bi insan.

Usta sabahtan akşama kadar kahvede tavla oynayan o tavlayı oynarak yapmamıştır o fabrikayı.

Fabrikası olduğu için sabahtan akşama kadar tavla oynuyordur-ki zannetmiyorum her gün öyle olsun-

Kişisel gelişimleri çok okudum hakikaten çok ama.

Avrupa kültürünün verdiği şey "BAŞAR. BAŞARMAK İÇİN NE GEREKİYORSA YAP,

EZ VIR KIR AYAĞINI KAYDIR AMA BAŞAR"

Kişisel gelişim hakikaten KİŞİSEL gelişim. Onların vurguladıkları şey EGOİST olmak.

Sen iste evren sana verecek. Sen yeterki iste. Ulem iste de herşeyin de bir haddi var.

Had den kastım kısıtlamalar değil , kendine eş iste tamam makul ama

kendine "eş" olarak KOMŞUNUN KARISINI isteme . Kişisel gelişimlerde ki

kişisel bozukluk ,hadsizlik, sınırsız iste, ne olduğu farketmez inancıdır.

Ülkemizde bunu en iyi yapanlardan ERDAL DEMİRKIRAN ve AHMET ŞERİF İZGÖREN.

Kendi kültürümüzle alakasız şeyler bizi yozlaştırmaktan öteye götürmez.

Ki zaten onların amacı mutsuzluk aşılamak. Senin ferrarin yada ducatin olsa

onun hem yalısı hem ducatisi var neden senin yok diye mutsuzlaştırıp,

tüketim NESNEsi yaratmak istiyorlar.

 
Katılım
15 Şub 2013
Mesajlar
935
Ülkemizde bunu en iyi yapanlardan ERDAL DEMİRKIRAN ve AHMET ŞERİF İZGÖREN.

DÜZELTME: Kendi mesajımı baştan sona okuyunca sanki bu saçma kişisel gelişimi yukarıda

ismini zikrettiğim kişiler yapıyormuş gibi bi anlam çıkıyor.

Demek istediğim Eğer gerçek kişisel gelişim kitabı aranıyorsa

Ahmet Şerif İzgören ve Erdal Demirkıran bu işi gerçekten iyi yapıyorlar.
 
Katılım
29 Nis 2013
Mesajlar
6
Ayhan karaer in 30nisanda forumda actigi konuda motosikletsiz asla kitabini yayinladigini soylemisti bende o gun siparia ettim aldim ve 5dakika once bitirdim kitap hakkinda size bilgi vereyim.kitap konu olarak super otesinin otesi ancak herhalde yayin evinin acemiliginden olsa gerek 100.sayfadan sonra kelimelerin icinde yanyana harfler degismis veya baska harfler
kullanilmis noktalama isaretleri bir kelime onceden kullanilmis gibi ufak tefek sorunlari var kesinlikle okuyun burdan ayhan abime kitabi okurken guzel fikirler geldi aklima bana ozelden ulasirsaniz sevinirim :)

Tesekkurler.

http://www.netkitap.com/ayrinti.aspx?kod=182628
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst