Motosikletli profesör

Katılım
10 Eki 2006
Mesajlar
217

Yeditepe Üniversitesi'nde Görsel İletişim Tasarımı Bölümü'nün başında olan Emin Doğan Aydın 17-18 yaşından beri hiç motosikletsiz kalmamış. Okula da Harley Davidson'ıyla gidip gelen Aydın: "Benim için 'Deli adam, yağmurda, çamurda motorla işe, okula geliyor' diyorlar"

Emin Doğan Aydın, öğrencilerinin hakkında çokça konuştuğu bir profesör. Okula yaz-kış demeden Harley Davidson marka motosikletiyle giden, bir ara kendi katında bir bölümü mutfak haline getirip kendi pilavını kendi yapan bir adam. Ama sanmayın ki çok yumuşak, sakin, tatlı bir öğretmenden bahsediyoruz. Bir kere çok disiplinli. Öğrencilerin kılık kıyafetine karışacak kadar. Bilgisayar odalarını gezerken açık bilgisayarları, su şişelerini görüp sinirleniyor. Ama bir yandan da öğrencileriyle yemeğe çıkıyor, hepsine doğum günlerinde bir kutlama mesajı gönderiyor.

Prof. Dr. Emin Doğan Aydın, Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde Görsel İletişim Tasarımı Bölümü'nün başkanı. Üç üniversite bitirmiş, İsveç, İngiltere, Almanya'da yaşamış, yurtdışında, yurtiçinde birçok büyük şirkette çalışmış, Amerikan Hava Kuvvetleri'nde kalite kontrol müdürlüğü yapmış, altı-yedi dil bilen bir akademisyen. Yayımlanmış 28 kitabı, 14-15 yaşlarındayken vapurdan atlayan bir kadını kurtarması nedeniyle aldığı bir Dünya İyi Kalplilik Ödülü var.
Aydın beş yıldır, kurduğu bu bölümün de başında. Öğrencilerine "çağı yakalatmak için" 8 bin kitaplı bir kütüphane, dünyanın en iyi bilgisayarlarının bulunduğu laboratuvarlar kurmuş. Bir yaz okulu, öğrencilerin Bordo'da şarap içip Avrupa'daki en iyi müzeleri görebileceği bir tur planlamış.

"Ben gerçekten gençler sayesinde bu ülkenin kalkınabileceğini düşünüyorum. Bunu onların gözünde görüyorum. Yeter ki onlara çağı yakalatalım. Tek amacım bu. Kendimi bir misyoner gibi görüyorum. Bununla da onur duyuyorum" derken gözleri dolacak kadar idealist.

Çok rahat, çok renkli biri gibi görünüyorsunuz ama öğrencilerin kılık kıyafetlerine kadar karıştığınızı duyduk.
Evet, bazı öğrencileri kılık kıyafetleri dolayı azarlıyorum ve bozuluyorlar bana. "Ben sana multimilyarlık bir iş vereceğim ama daha kapıdan girdiğin andaki görünümün, kıyafetin bu işi başaracağın izlenimini vermiyor" diyorum. İnsanlar bunun bile farkında değiller. Kafasında şapka sınıfta oturuyor herif.

Ya siz? Siz de bölüm başkanısınız ama üzerinizde bir sweatshirt'le dolaşıyorsunuz.
Ben bu kıyafetimle rektörün yanına da gidiyorum. Ama benim böyle olduğumu biliyorlar. Ben artık 63 yaşına gelmişim. Kendimi göstermişim.

Sizin çok disiplinli olduğunuzu söylüyorlar...
Kitapsız deftersiz geldiyse adamı derse almıyorum. Burası gezmeye gelinen bir yer değil. Yalvarıyor bana asistan olsun diye, girdikten sonra da sabah 11'de geliyor. Dört tane asistan attım ben işten. Çünkü ben Almanya'da çalışırken sabah 5 treniyle işe gidiyordum, gece 12'de dönüyordum. bu arada bilgisayar mühendisliği okuyordum. Patronum inanılmaz biriydi. Bana burs falan sağlayan bir adamdı. Aç kaldığımın farkına varınca, benim çay ocağının muhasebesini tutma görevini verip para kazanmamı sağlayan bir adam. Bir gün beni odasına çağırdı. En geç kaldığım zaman 8 dakika. 1 dakika, 2 dakika, hepsini toplamış. Bir saat olmuş. Onu maaşımdan keseceğini, tekrarında beni işten atacağını söyledi. "Gerekirse sabah 3 trenine bin" dedi. İş ayrı, mesai saati ayrı, disiplin ayrı, ilişki ayrı. Ama ben bunu anlatamıyorum zaman zaman burada insanlara.

"Bilgisayar konusunda Avrupa'da bir numarayız"

İyi bir kütüphaneniz, çok iyi bilgisayar laboratuvarlarınız var...
8 bin kitabımız var ve bizim kitapların en ucuzu 200 dolar. Neredeyse tamamı yabancı. Pahalı ve büyük bir kütüphane. Bilgisayar olarak da Avrupa'da bir numarayız. Avrupa'da da hiçbir üniversitenin hiçbir bölümünde bizimki kadar Macintosh bilgisayar yok. Hiçbir yerde 90 tane G5 yok. 200'e yakın Mac'imiz var. Ayrıca PC'lerimiz de var. Milliyet'in düzenlediği Cannes Lions Genç Yetenekler Yarışması'na biz ev sahipliği yaptık bu makinelerle. Böyle yarışmaları ve bu yarışmalara katılan gençleri teşvik etmek istiyoruz. Ne kadar çok Türk Avrupa'da bu konuda kendini kanıtlarsa, bu bizim için de bir başarıdır. Dolayısıyla elimizden gelen her türlü desteği vermeye devam edeceğiz böyle yarışmalara.

Bir de Avrupa turuyla karışık yaz okulunuz olacak...
Bizim yaz okulumuz artık gezici. Amacı öğrencilerin farklı kültürlerle tanışması, kaynaşması, tatillerini de hem eğitici hem eğlenceli geçirebilmesi. Tabii gezi boyunca öğretim elemanlarıyla da kaynaşma olacak aralarında. Yunanistan, İtalya, Fransa, İspanya, Portekiz, Almanya, Avusturya, Macaristan... Üniversitelere, müzelere gideceğiz, denize gireceğiz, yemek yiyeceğiz, şarap içeceğiz. 32 gün sürecek. Gezi boyunca ders de alacaklar. Mesela evrensel kültür ve sanat, sanat tarihi, fotoğraf... Paralı bir yaz okulu tabii.

Türkiye'de ne kadar zamandır görsel iletişim tasarım bölümü var?
Yaklaşık altı-yedi senedir var ama bu bölüm bütün dünyada yeni bir şey.

Burada ne öğretiyorsunuz?
Burayı bitiren basılı medya dediğimiz ortamda çalışabilir; mizanpaj, sayfa düzeni... Görsel iletişimle ilgili her yerde çalışabilir. Sadece tasarım öğretmiyoruz. Mesela erkeklerin yüzde 12'sinin doğuştan renk körü olduğunu öğretiyoruz. Mesela 35 metreden 70 kilometre hızla giden bir otobüsün üzerinde insanların okuyabilecekleri tür karakterlerin, renklerin seçimlerini de anlatıyoruz. Ambalaj anlatıyoruz, üç boyutlu karton tasarımları anlatıyoruz. İnternetteki web sayfaları, sinema jenerikleri, animasyonlar, afişler, billboard'lar...


"Üniversitede okumak diye bir şart yok"

Türkiye'deki eğitimi, öğrencileriniz nasıl buluyorsunuz?
Dünyanın her yerinde iki türlü eğitim var. Bir yönetenler bir de yönetilenler için eğitim. Üniversiteler ve meslek okulları yani. Burada öyle değil. Her ülkede herkes üniversiteye gitmiyor, böyle bir şart yok.

Bizde ise şart.
İşte bu yüzden de mesela 130 kişi geliyorsa buraya, bunların arasından 10-20 tanesi esas adam. Diğerleri "adresim belli olsun" diye gelenler, üniversiteye girmiş olmak için gelenler olabiliyor maalesef ve bu beni sıkıntıya sokuyor. Çocuklar üniversiteyi bir meslek okulu gibi görüyor. Ben burada sinekten yağ çıkarabilecek kişiyi yetiştirmek istiyorum. Çocuklar seminerlere girmek zorundalar. Çünkü sınavda o seminerlerden soru geleceğini biliyorlar. n

Bugün Yeditepe Üniversitesi'nde düzenlenen 4. Uluslararası Etkileşimli Ortam Tasarımı Sempozyumu'nun son günü. Sempozyum, izlemek isteyen herkese açık.

"Çok güzel alaturka yemekler yaparım"


Birçok şirkette çok başarılı pozisyonlarda çalışmışsınız. Hiç kendi işinizi kurmayı düşünmediniz mi?
Kendi işimi kurdum ama mallarım gümrükte bir şekilde tıkanınca iflas ettim. Dedemin Beylerbeyi, Çengelköy'deki köşkleri, arabalarım, teknelerim her şeyim gitti. Şu anda hiçbir şeyim yok, bir tek motosikletim var.

Siz kaç dil biliyorsunuz?
Türkçe, İtalyanca, İsveççe, Almanca, İngilizce biliyorum. Dokuz sene Latince, dört sene eski Yunanca okudum.

Motosiklet merakınız ne zaman başladı?
İngiltere'de 17-18 yaşlarında ilk motorumu aldım. Vespa'yla başladım. Benim Porsche arabam olduğunda da yanında bir motosikletim mutlaka oldu. Çoğunlukla scooter. Şimdi de bir Harley Davidson'ım var. Okula da onunla geliyorum. Ekşi Sözlük'te (internet sitesi) benim için "Deli adam, yağmurda, çamurda motorla işe geliyor" diye yazılar var.

Başka nelerle ilgileniyorsunuz?
Dalgıçlık yapıyorum. Balıkadamlığım var. Kayak kayarım. İstanbul Yelken Kulübü'nün üyesiyim aynı zamanda. Yemekle ilgilenirim. Bütün evliliklerimde de ben yaptım yemekleri. Çok güzel alaturka yemekler yaparım. Sucuk bile doldurmuşluğum var.

Kitaplarınız? Çok okuduğunuzu biliyorum.
Evimde şu anda 9 bin kitap var. 15 bindi ama yeni eve çıkarken bir kısmını okula verdim, bir kısmını dağıttım. Tezler de okuyorum.

Kediniz, köpeğiniz var mı?
Beş kedim, bir köpeğim, bir kuşum var.

İşinizden arta kalan zamanda bunlara nasıl vakit buluyorsunuz?
24 saat yaşıyorum. Az uyuyorum:
Üç-dört saat kadar.


Emin Doğan Aydın'ın web sitesi

kaynak:milliyet
 
Katılım
3 Ocak 2006
Mesajlar
4,679
Motokefy programında da Emin Doğan Aydın ile röportaj yapmışlardı. Bende bu bölümü googlevideo ya atmıştım. Burayada ekleyeyim.

[GV]-884605674900794304&hl[/GV]​
 
Son düzenleme:
Seni unutmayacağız
Nur içinde yat
Katılım
3 Haz 2006
Mesajlar
1,181
hocama bak ya hala bırakmamış motoru benim okul döneminde de (iü iletişim) bizim derslere geliyodu acayip de havası vardı imrenirdik :)
 
Katılım
1 May 2006
Mesajlar
425
bizim okulda(mü) da bir ismini bilmediğim bir hoca da dragstarla geliyor tebrik ederiz buradan
 
Katılım
12 Mar 2007
Mesajlar
1,166
az biraz havalı olsun tabi :)
yakışır :cat:
buradan kendi hocalarıma sesleniorum :p
görün hocam görün :cherry:
 
Katılım
1 Ağu 2005
Mesajlar
21,819
Abicim kökeni Selaniğe uzanıyorsa olur...Cumhurbaşkanıda olur...
 
Katılım
10 Ara 2006
Mesajlar
1,444
Anaa bu zamanında bizim Hocaydı. Pek sevmezdim kendisini (Sınavlarda kendi kitabını satın almayanlara fotokopiye bakmaya izin vermezdi, kitabı olanlara ise kitap açmak serbestti:mrgreen: Bu arada kitaplar da birinci hamur kağıda fiyat o biçim) ama demek motorcuymuş. Eh ne diyelim helal.:p :)
Motor çağımızın atı sözüne de aynen katılıyorum.
 
Son düzenleme:
Katılım
1 Ağu 2005
Mesajlar
21,819
Yerli ve Yabancı Şirketlere Müşavirlik, İstanbul - Türkiye: (1983-88)
Kullanıcının eğitim ve ihtiyacına göre bilişim sistemleri tasarımı (donanım ve/veya yazılım), seçimi, uygulamaya geçiş ile ilgili çalışmalar, eğitim vs. Philips Banka/Finansal Sistemlerinin, Türkiye'de pazarlanmasıyla ilgili projelerde; (Müşavir) Pazarlama ve Satış Genel Müdürlüğü, ITT ve ICL gibi çok uluslu şirketlere bilişim sistemlerini Türkiye'de pazarlamalarıyla ilgili müşavirlik çalışmaları...


Genel Müdür, Transdata ve Transcom A.Ş., İstanbul - Türkiye (1982-83)
Yönetim Kuruluna karşı sorumlu olarak, şirketin mali, idari, ticari ve teknik faaliyetlerini yürütmek, şirket politikasını saptamak, kuruluşun faaliyetlerin planlamak, organize etmek, yürütmek ve kontrol etmek. Bu konularda holding yönetim kurulu başkanına gerektikçe bilgi vermek.


Üretim Planlama ve Kontrol Müdürü, Arçelik A.Ş., Istanbul - Turkey (1980-82)
Kaynak kullanımı planlama, organizasyon, yönlendirme ve kontrol. Tepe/üst düzey yöneticilerinin şirketi yönetmek için ihtiyaçları olabilecek stratejik veri/bilgilerin sağlanması ve özellikle üretimle ilgili malzeme idare sisteminin tasarlanması, geliştirilmesi ve ilgili dökümantasyonun hazırlanması...


Sistem Mühendisi, Bankgiro Centralen, (Özel ciro/takas Bankası), Stockholm – İsveç (1977-79)
Çevrim içi/dışı veya toplu işlem olarak koşulan tüm girdilerin kendi ortamımıza çevrilmesi, gerekli transferlerin işlenmesi ve yine çıktıların geldiği ortama çevrilip ilgili müşteriye aktarılması operasyonlarından sorumlu...
Sistem Mühendisi, (Sabah 1.5 Milyon, akşam tirajı 750 bin olan 2 ayrı günlük siyasi gazete), Dagens

Nyheters, Stockholm – İsveç (1975-77)
Gazetenin üretimi ve dağıtımıyla ilgili tüm uygulamaların koşulması, problemlerin çözümlenmesi ile ilgili tüm gerekli desteğin verilmesi veya sağlanması, ihtiyaç duyulan personel eğitiminin yapılması, gazetenin arşivinin yapılması....


Eğitim ve Yönetim Geliştirme Müdürü, Mensucat Santral A.Ş., İstanbul (1974-75)
Eğitim ihtiyaçlarının saptanması, ihtiyaçlara göre programların geliştirilmesi ve uygulanması. Eğitimin benimsenmesi için propaganda yapmak, ilgili ünitelere bilgi akışı sağlamak, teknik gelişmeleri izlemek ve uygun olanları aktarmak vs...


Endüstri Mühendisi Kalite Kontrol Şefi, A.B.D. Hava Kuvvetleri, Avrupa Baş Komutanlığı, Wiesbaden - Germany (1973-74)
İş gücü, makine, teçhizat, kalite, program ve yöntemlerin etkinliğini değerlendirmek, aksaklıkları saptayıp, düzeltici işlem önermek, örgütün diğer bölümlerine teknik yardımda bulunmak, yönetim sistemlerinin geliştirilmesi ve tepe yönetiminin gözü ve kulağı olmak...


Endüstri Mühendisi Analist, A.B.D. Hava Kuvvetleri, Avrupa Baş Komutanlığı, Wiesbaden - Germany(1971-73)
İş güçü, malzeme ve teçhizat kullanımı sisteminin analizi, geliştirilmesi ve uygulanamsı
Personel Şefi, A.B.D. Hava Kuvvetleri, İstanbul - Türkiye (1965-66)
İş analizi/değerlendirmesi, iş tariflerinin hazırlanması, ücret ayarlamaları, iş gücü planlaması, personel politikalarının uygulanması....


İnşaat Müfettişi, Tumpane (Müteahhit Şti.) Company Inc., A.B.D. Hava Kuvvetleri, İstanbul - Türkiye (1965-66)
Bakım ve onarım programları geliştirme ve uygulama.



sayın hocam ABD nin şefkatli kollarında bir süre bulunmuş...icazet ambiansı...Cumhurbaşkanı olabilir...:mrgreen:


kendimi biraz Yalçın Küçük gördüm bu gece...:mrgreen:
 
Son düzenleme:
Katılım
29 Mar 2006
Mesajlar
3,907
Meteciğim ben seni aday gösteriyorum.Popülerite desen var,karizma desen var uzlaştırıcı yatıştırıcı yanında mevcut,kitleleri peşinden sürükleyebilirsin eeee daha ne yabancı dil için kursa filan gidersin oldu bu iş.
 
Katılım
1 Ağu 2005
Mesajlar
21,819
Motor çağımızın atı sözüne de aynen katılıyorum.



Motor çağımızın demir atı sözüne de aynen katılıyorum


demir demiş...

İHTİYAR;652461' Alıntı:
Meteciğim ben seni aday gösteriyorum.


Popülerite desen var,

karizma desen var

uzlaştırıcı yatıştırıcı yanında mevcut,

kitleleri peşinden sürükleyebilirsin eeee daha ne

yabancı dil için kursa filan gidersin oldu bu iş.


popülarite dediğimiz şey alışkanlık...:p


karizma desen geyik statüsünde...:p

uzlaştırıcı dersen abi baba kanka ayağı...:p


yabancı dil desen öztürkçeyi bile zor konuşuyom...:p


mal ortada...benden mujtar bile olmaz abi...:cherry:
 
Son düzenleme:
Katılım
15 Eki 2006
Mesajlar
480
Hocamızı tebrik ediyorum, akıllı işin motor kullanmak olduğunu güzelce anlatmış.
 
Katılım
9 Tem 2006
Mesajlar
2,878
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
motosikletin kullananlarda tutku yarattıgı apacık ortada
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst