Tam uc yil oldu abim, Ali Kerem Dorter’i kaybedeli. Kerem’i goremeden, O’nun sesini duyamadan, kahkahasina ortak olamadan ve birlikte motora binemeden gecirdigimiz koskoca bir uc yil… Bu sure zarfinda hicbir sey degismedi malesef; Kerem’in olumune sebep olan kisi hala disarda elini kolunu sallaya sallaya geziyor… Hala her gun trafikte onlarca motorsikletli hayatini kaybediyor... Istanbul’da, Turkiye’de hala bir suru insan-musveddesi-sozde surucu, motorsikletlileri sikistirmaktan zevk aliyor. Baskalarinin hayatina saygi duymayi bir kenara birakin, kendi hayatinin degerini bile anlamayan, kaybedecegi hicbir sey olmayan bunca insanin(!) yasadigi bu toplumda malesef daha bir cok Ali Keremler sevdiklerini arkada birakmak zorunda kalacaklar.
Kerem, 31 yillik yasaminin her dakikasini hayattan zevk alarak gecirdi. O, cevresine saygili, ozel ve is yasaminda basarili, egitimli oldugu kadar bilincli ve aklina koydugu herseyi en iyi sekilde yapmayi basarmis, cilgin ama ayaklari yere basan nadir insanlardan biriydi. Kerem’i kaybettigimizden bu yana henuz motora binmedim, binemedim… Ama Istanbul’a her donusumde, rengarenk motorlarinin ustunde, kasklari ve tum vucut korumalari ile gururla oturan siz motorsiklet suruculerini goruyorum trafikte. Abimin, hala aramizda, sizin yaninizda motora biniyor oldugunu hissederek, icimden O’na windsurfe cikmadan ve motora binmeden diledigim gibi “ruzgarin bol, yolun acik olsun” diye geciriyorum.
Hepinizin yolu ve bahti acik olsun.
-- Sinem