- Katılım
- 5 Ağu 2014
- Mesajlar
- 116
- Konu Yazar
- #1
Henüz lise öğrenciyim kendi halimde Bişeyler yazayım dedim buyrun
TÜRKİYEDE MOTOSİKLET (DENEME 1)
Türkiyede motosiklet sürmek başlı başına bir hengamedir. Bu hengame içinde dört tekerlekli araçlar yayalar ve cansız varlıklar olan yollar büyük rol, sorun üstlenmektedir. Motosiklet özgürlüktür hürlüktür. Rüzgarı arabada ısıtmalı koltuğundan karşılamaya benzemez. Gençsen ve tabuları yıkıcı bir rolün varsa hayata karşı binmelisin motosiklete. Her şeyin yanında bilinçsizce yapılmış olan yollarımız dört tekerlekli araçlar hariç hiçbir şey barındıramaz haldedirler. Motorlu araçların yaklaşık %25 i motosikletlerden oluşurken trafikte sanki bir düşmanmışızcasına üstümüze sürülen canavar kamyonlar ciddi rakamlarda yoldaşlarımızı bizden ayırmıştır. Trafik hiçbir toplumda disiplinle gelişmemiştir. Kültür ahlak ve sabır bizlerin trafikteki üstün karakterleridir. Kullandığımız araçlar kontrolümüzden çıkıp ne zaman bizi kontrolü altına almaya başlamışsa korkulu rüya kazalar başa gelmiştir. Şuana kadar bir otomobil sürücüsü ve bir motosiklet sürücüsü neden anlaşamaz pek bulunmuş değildir fakat en önemli öngörüsü hırs ve ezme duygusunun ağır basmasıdır. Her hafta içi o lüks otomobil sürücülerinin evraklarını motorlu kuryeler taşımaya çalışırken trafik savaşında ezip öldürenlerde aynı kişilerdir. Hızla artan nüfus ve çarpık kentleşme, kentsel dönüşüm projeleri ne yazık ki sevdikleri otomobillerinden ayıracak ve herkes motor sahibi olma çabası taşıyacaktır. İlerleyen küresel faktörler, piyasa baş çekerek hızla artan ekonomik yarış sonucu çoğu büyükşehirlerimizin altyapısı trafiği kilitleyecek ve takım elbiseli motor sürücüleri ortaya çıkmış olacaktır. Örnek vermek gerekirse Çin bu duruma hızla geçiş yapıyor, Japonya hemen arkasında onu takip ediyor ve ikisi de dünya devi ülkelerdir ve bu durum her ülke için mutlak yarış sebebi olacaktır. Türkiyede Türkçe isimli motorlar üretilmiş olsa dahi tamamen yerli sermaye Türk motoru yapılmamıştır. Gerek maliyet gerek Çin malı ürünler önünü kesmiş olsa da balon bir piyasayla tüm roller yabancı ülkelere düşecektir. Çin ve Japonya dünyanın en büyük motor piyasasına sahipken batılı ülkelere göz açtırmayıp tüm lokmayı birlikte yutacaklardır. Ne yazık ki ülkemizin sevgili vatandaşı ucuza kaçarak Çin malı motorlara yönelse de Japon motorları daim kalıp kalitesini koruyacak Alman malı dedirtecek ürünler çıkartacaktır. Konuya farklı bir yerden bakacak olursak 1960 lı yıllarda New Jerseyde Halley markalı motora sahip motorcular isyan bayraklarını çekmişken özgürlüğün, isyanın, gerçek manada sıradanlığa karşı devrimin adı konmuştur. Biz motorcular siyaseti pek beceremeyiz ama alışılagelmiş tabuları yıkar özgürlüğü bir metre arkamız da bıraktığımız rüzgarla yeniden tanımlar tüm bağırışlarımıza karşı gaz kolunu çeviririz. Biz kışın üşümek için, yere düşmek için ve ölümümüz olacaksa, motorumdan olsun dediğimiz için biniyoruz. Bazıları daha iyi yaşamak için binerken, biz Alpinastarın altında Shoei kaskı içinde daha yakışıklı ölmek için bineriz. Özgürlüğe sürün. Bir dergide okumuştum. Takım elbiseni çıkart, deri montunu giy Arkadaş bırak isyanın sesi motor bloğundan gelsin, sen koşma motorun terlesin!.
TÜRKİYEDE MOTOSİKLET (DENEME 1)
Türkiyede motosiklet sürmek başlı başına bir hengamedir. Bu hengame içinde dört tekerlekli araçlar yayalar ve cansız varlıklar olan yollar büyük rol, sorun üstlenmektedir. Motosiklet özgürlüktür hürlüktür. Rüzgarı arabada ısıtmalı koltuğundan karşılamaya benzemez. Gençsen ve tabuları yıkıcı bir rolün varsa hayata karşı binmelisin motosiklete. Her şeyin yanında bilinçsizce yapılmış olan yollarımız dört tekerlekli araçlar hariç hiçbir şey barındıramaz haldedirler. Motorlu araçların yaklaşık %25 i motosikletlerden oluşurken trafikte sanki bir düşmanmışızcasına üstümüze sürülen canavar kamyonlar ciddi rakamlarda yoldaşlarımızı bizden ayırmıştır. Trafik hiçbir toplumda disiplinle gelişmemiştir. Kültür ahlak ve sabır bizlerin trafikteki üstün karakterleridir. Kullandığımız araçlar kontrolümüzden çıkıp ne zaman bizi kontrolü altına almaya başlamışsa korkulu rüya kazalar başa gelmiştir. Şuana kadar bir otomobil sürücüsü ve bir motosiklet sürücüsü neden anlaşamaz pek bulunmuş değildir fakat en önemli öngörüsü hırs ve ezme duygusunun ağır basmasıdır. Her hafta içi o lüks otomobil sürücülerinin evraklarını motorlu kuryeler taşımaya çalışırken trafik savaşında ezip öldürenlerde aynı kişilerdir. Hızla artan nüfus ve çarpık kentleşme, kentsel dönüşüm projeleri ne yazık ki sevdikleri otomobillerinden ayıracak ve herkes motor sahibi olma çabası taşıyacaktır. İlerleyen küresel faktörler, piyasa baş çekerek hızla artan ekonomik yarış sonucu çoğu büyükşehirlerimizin altyapısı trafiği kilitleyecek ve takım elbiseli motor sürücüleri ortaya çıkmış olacaktır. Örnek vermek gerekirse Çin bu duruma hızla geçiş yapıyor, Japonya hemen arkasında onu takip ediyor ve ikisi de dünya devi ülkelerdir ve bu durum her ülke için mutlak yarış sebebi olacaktır. Türkiyede Türkçe isimli motorlar üretilmiş olsa dahi tamamen yerli sermaye Türk motoru yapılmamıştır. Gerek maliyet gerek Çin malı ürünler önünü kesmiş olsa da balon bir piyasayla tüm roller yabancı ülkelere düşecektir. Çin ve Japonya dünyanın en büyük motor piyasasına sahipken batılı ülkelere göz açtırmayıp tüm lokmayı birlikte yutacaklardır. Ne yazık ki ülkemizin sevgili vatandaşı ucuza kaçarak Çin malı motorlara yönelse de Japon motorları daim kalıp kalitesini koruyacak Alman malı dedirtecek ürünler çıkartacaktır. Konuya farklı bir yerden bakacak olursak 1960 lı yıllarda New Jerseyde Halley markalı motora sahip motorcular isyan bayraklarını çekmişken özgürlüğün, isyanın, gerçek manada sıradanlığa karşı devrimin adı konmuştur. Biz motorcular siyaseti pek beceremeyiz ama alışılagelmiş tabuları yıkar özgürlüğü bir metre arkamız da bıraktığımız rüzgarla yeniden tanımlar tüm bağırışlarımıza karşı gaz kolunu çeviririz. Biz kışın üşümek için, yere düşmek için ve ölümümüz olacaksa, motorumdan olsun dediğimiz için biniyoruz. Bazıları daha iyi yaşamak için binerken, biz Alpinastarın altında Shoei kaskı içinde daha yakışıklı ölmek için bineriz. Özgürlüğe sürün. Bir dergide okumuştum. Takım elbiseni çıkart, deri montunu giy Arkadaş bırak isyanın sesi motor bloğundan gelsin, sen koşma motorun terlesin!.