Dolu ve bilgili diyaloglar sonucta, karşılıklı tartışılıyor isteyen istediğini alıyor bu yazısmalardan, yazdıkları seyler bi seferde bir kenara atılacak seyler değil kanaatindeyim ben şahsen.
Ama herkesin mantığı var makul gördüğünü kabul ediyor, risk onun hayat onun, objektif olmak lazım bence, içi dolu ve birikimlerden sızdığı belli olan yazıları ben dikkate alıyorum şahsen,
boy ustanın yazıları gibi, tecrübelerden faydalanmak ve bir şeyler almaya çalışmak gerek diye düşünüyorum hep. Ama farklı yorumları ve yollarıda görmek onlar hakkında da bir fikre sahip olmak daha da güzeli.
Bana göre motosiklet sahibi olacak insanın yapısıyla da çok alakalı bir şey bu hacim olayı, tabi benim yorumum hevesli bir çaylak edasıyla olur, kişisel olur?
Motosiklet kültürü tam olarak yerleşse ülkede bence bir çok şey kendiliğinden düzene girecektir.
Hani boy ustanın verdiği bir örnek vardı, ünlü bir motorcu bir eğitim semineri için türkiye'ye gelmiş ve türkiye'de trafikte bir süre motosiklet kullandıktan sonra "Bu trafikte motosikleti kaza yapmadan kullanabiliyorsan zaten çok şey biliyorsundur" tarzı bir şey söylemiş eski sayfalarda var tam hatırlayamıyorum. Bence kapak bir söz söylemiş adam.
Burda karşılıklı yazılanların içerisinde öyle güzel açıklamalar ve yorumlar varki Predator[23rd] ve boy ustanın yazdıklarında özellikle, ben daha 14000 km lik bir motorcu olarak tecrübe sahibi çok motorcu da bu kadar özveriyle bir şeyler anlatmaya çalışan üstada rastlamadım. Camia da sanal alem dışında dışarıya şöyle bir bakınca insan, paylaşımın çok az olduğunu görüyor, yetersiz olduğunu görüyor ve paylaşım olsa bile işin ego tatmini boyutuna dönüştüğünü görüyor. O yüzden farklı da olsa dolu yorumlar ve paylaşımlar bence hep olmalı, bir çok ses çıkmalı tabi dolu, ortaya karışık olmalı, mantıklı ve bilinçli motorcu onu ordan alır çeker kafasına yazar zaten, ki yazıyordur da.
Türkiye' de SS sahibi motorcuların kaç tanesi o gücün ve sorumluluğun farkında mesela. ilk motoru geçtim. Sokak yarışları her şehirde olmuyor mu. Benim yaşadığım bu kücük sehirde bile kulağıma geliyor bi yerlerden. Ki büyük şehirleri düşünemiyorum. Görüyorsun yolda ama altındaki o makina senin kafa yapındaki bir adam için değil, bırak şimdi o makinayı diyemiyorsun.
Yani bana(çaylağa) göre, kültürü aşılamalı ilk iş, kafaları geliştirmeli kullanıcıların, motosiklet risklidir derim ben hep, 4 tekerli gibi değildir derim. Kücük veya büyük cc. 4 tekerliye göre riskli bir makina bu.
Belki de bu açıdan bakınca ve ülkedeki motosiklet kullanıcılarının bilincini ve tutumunu görünce başlangıç motoru olarak büyük hacimli motosiklete karşı bir duruş sergilemek mantıklı. Düşünsene 125 cc lik scooter a "o koruma ve o pahalı kask fazla değilmi bu motosiklete" diye yorum yapan adamlar var bu ülkede. Mantık değilde sanki kişilere göre tedbirli adımlar atmak diyebiliriz buna belki de. Oturmuş bir motosiklet kültürü olsa, bilinci yerleşse, trafikte tam anlamıyla bir yer alabilsek, en azından iki otomobil arasında ilerlerken arkadan kenara çekil diye sellektör yapan, sıkıştıran kerestelerin sayısı iyice azalsa o zaman da predator[23rd] nin yazdıklarına doğru bir yöneliş olabilir diye düşünüyorum. Yanlışsam düzelt, ekleme yap.