Şu an kullandığım motoru Bolu'dan satın aldım.
Eski sahibini tanımıyorum, adres verdi, gittim. Garajdan çıkarttı, çalıştırdı. Binebilir miyim? dedim. "Buyur abi, kaskını tak, şu yoldan sola dönersen seni E5'e çıkartır. İstanbul istikametine gidersen yokuş yukarı, Ankara istikametine gideren yol düz. İki tarafta da 3-4 km içinde birer dönüş var, bence Ankara istikametine doğru git, dönüşten dö İstanbul istikametine devam et, ordaki dönüşten de dön, gel, hem 10-12 km yapmış, denemiş olursun, hem de aklında soru işareti kalmaz, ben burada bekliyorum" dedi. Bindim, dediği rotayı yaptım, aklıma bir şey takıldı, bir kez daha yaptım, sonra evine gittim satıcının, birlikte notere gittik. Satışı aldım. Ankara'ya gelince servise gittim, bakım yaptırdım, motor tam da düşündüğüm gibi çıktı. Aklıma takılan nokta kavramadaki kararsızlıktı, düşündüğüm gibi, debriyaj ayarı hatalı olduğundan motor kavrama ile kavramama arasında kaçırarak gittiği için, balatayı baya zayıflatmış, servis değişmesi gerekir dedi.
Adam motorunu verdi, denedim, tek başımaydım, çalmadım.
Satarken de aynı şekilde, hem MR150Vulture, hem de NS200'ü denemek isteyen alıcı adaylarına peşinen ekipman getirmelerini telefonda belirttim, kask takmayan adama motorumu vermem, sadece ehliyet sordum, ehliyeti olanların denemesine müsaade ettim, çalmadılar.
Netice itibarı ile, insan binip sesini (bazı sesler sadece sürüşte fark edilir) duymadığı, giderken herhangi bir yöne çekip çekmediğini denemediği, velhasıl, kullanıp fikir edinmediği motora para bağlamak istemeyebilir. Tamam servis ekspertizi işe yarar, ama ben kendi ekspertizimi bilirim, ben üzerine bindiğimde içime sinmezse, almam. Ha ama denerken düşerim, kaza yaparım, motor da söylendiği gibidir, (motorun freni tutmuyorsa ve bu konuda uyarılmamışsam yaklaşımım değişir) o motor kazasız hali ile anlaştığımız fiyata, kazalı hali ile benimdir. İsterse 50 km'de olsun, ben binmeden, içime sinmeden motor/araba almam.