@paylasimciturk dostum.
Aileler sadece motosiklete değil, örneğin almak istediğin 180HP gücündeki otomobile de karşı çıkacaktır. Asıl olan amacı gerçekleştirirken karşı tarafa verilecek güvendir. Sen yarışmak konusunda, caddede değil, profesyonel pistlerde yarışacağını, tüm koruma kıyafetlerini 60derecedeki Adana sıcağında bile giyeceğini, trafiğin içerisinde kesinlikle hız yapmayacağını ikna edersen, eminim bu dileğini gerçekleştirmen için ailenden destek alabilirsin.
Üniversite yıllarımda ilk almaya niyetlendiğim motosiklet MZ 301'di. Babamı ikna edip otopazarından (Ankara) adamla anlaştıktan sonra, akşamına babamın gözleri önünde kaza oldu. O günden sonra (1994) babam "ya ben ya motor" dedi. Sene 2005 ve ben bir çocuk babası olduktan ve tüm aileye alacağım motosiklete binerken arkamadaki kişileri düşüneceğime öncek kendim, sonra karşımdakini inandırdığım için motosikleti alabildim.
Bazı konularda kendimizi ikna etmeliyiz. Motosiklet kullanmanın avantajlarının belirli kuralların yerine getirildiği vakit elde edilebileceğini bilmeliyiz. Bazen yağmurlu havada bile motosiklete binmek için türlü bahaneler bulurum. Yok Adana'da dolmuşlara binilmez, yok trafik sıkışık falan. Ama yamur lastikleri olmayan, fren sistemi yağmurda yeterli performans göstermeyen bir motorla, yağışlı havalarda nasıl binileceğini bilmeyen birisinin dışarıdan görüntüsü "kardeşim motosiklete binmek tehlikeli, motosiklete yağmurda binmek çok daha tehlikeli" şeklinde olacaktır. Öncelikle bizler her hava şartında gerekli önlemleri alacağımızı, her motosikleti gerektiği ortamlarda kullanacağımızı kendimize inandırdığımız vakit aileler, çevre, toplum motosiklete hep olumlu bakacaktır. Normal şartlarda otomobili süratli kullanan birisi için(mesela) scooter bile tehlikeli bir araçtır. Çünkü o kişi, altındaki aracın ne zaman nerede hız yapması gerektiğini bilmeden, yerli yersiz süratli kullanımı ile, sccoterle bile 70-80km hızları şehir içinde yapacağını garanti eder.