Motoru sürmek isteyeni reddetmek

Katılım
15 Mar 2020
Mesajlar
105
yeni motosiklete geçtim (2.el) iş yerinde arkadaş diyor bana verirsin benzini koyar sürerim v.s, şimdi ben rencide etmeden nasıl olmaza getirebilirim? kendisi acemi bu arada, bana satışta motorun sahibi al sür dene dedi yok dedim satın almadan düşerim bir şey olur gerek yok dedim, ne bileyim insanlarda anlayış-düşünce kalamamış mı.. Nasıl geri çeviririm bu arkadaşı? siz ne yapıyorsunuz/yaparsınız bu durumda?
 
Katılım
29 Tem 2015
Mesajlar
18,490
Motosikleti
Sym Wolf Sb250Ni
Rencide etmekten korkmayın. Sert çıkın, rencide olsun davar.

Türkiye bu kadar kibar olunacak bir ülke değil.
 
Katılım
15 Mar 2018
Mesajlar
823
Prensip meselesi aracımı kimseye vermiyorum, kusura bakma dersiniz olur biter. Ama böyle diyebilmeniz için sizin de kimseden bir şey istememeniz gerekiyor elbette.
 
Katılım
7 Kas 2016
Mesajlar
9,817
Motosikleti
Suzuki Vstrom DL650 XT, Yamaha X max 250
Tam ekipman olmadan motora binilmez, bir tek kask mı takacaksın demek de çözüm. Tabi bunun için sizi detam ekipmanlı olarak sürüyor olmanız gerek.

Eğer ehliyeti yoksa olur da kaza yaparsa sizin de başınız yanar onu da söyleyebilirsiniz.

Motosiklet araba gibi değil, en olmayacak anda bir kaza olabilir, hiç kimsede bir yaralanma olmasa bile motorun orası burası yamulabilir.
 
Katılım
2 Ocak 2023
Mesajlar
346
Motosikleti
Dominar 250
Çok yakın dostum, bana motosiklet sürmenin esaslarını anlatan bir kardeşim var, o harici kimseye motorumu vermem. Babam istedi vermedim, kardeşim istedi vermedim ki kardeşimin de A ehliyeti var ama kötü kullandığını düşünürüm hep.

Niye vereyim abi? Gözüm gibi bakıyorum ben, toz değse detaylı temizlik yapıyorum, selesiyle sevişiyorum resmen sürerken.

Vermeyin motorunuzu, neden vermeyeceğinizi de açık açık söyleyin kibarca, bunun için size kırılacak(hele tavır yapıyorsa) insanın hayatınızda yeri yok bence.
 
Katılım
19 Haz 2021
Mesajlar
7,598
Motosikleti
Ns200 15"
İnsanlara yüz verdikçe tepemize biniyorlar, afedersiniz ama ne kadar iyi olursak o kadar eşek olarak bizi belirliyorlar bu yüzden insanlara karşı mesafeli olmak en iyisi. Tabi istisnalar hariç.
 
Katılım
1 Haz 2023
Mesajlar
611
sert çıkmaya da gerek yok,çekinmeye de gerek yok.acemi olduğunu düşünüyorum ileri zamanlarda veririm dersin biter.ben az tanıgıgım birine 4km kadar verdim turladı ama tembihler ettim.zaten ehliyueti vardı ve 6 aylık surucuydu.
başka biri vardı güvendigim 600luk surmus biri.ona 1 gün verdim istedigin yere git dedim.kişiden kişiye değişir.
ama içine hiç sinmiyorsa bir bahane ile reddetmelisin.belki kaza yapar sen üzülürsün.belki kaza yapar ödeyecek durumu olmaz.
 
Katılım
29 Tem 2019
Mesajlar
944
Motosikleti
Honda Forza (NSS250)
benim değil mi vermiycem diyorsun.

Dont give a fucuk.

Ve hiç bitmeyecekler.
 
Katılım
7 Kas 2016
Mesajlar
9,817
Motosikleti
Suzuki Vstrom DL650 XT, Yamaha X max 250
Kardeşime bile motorunu bi tur versene dememişimdir.
Çevremde beraber sürdüğüm arkadaşların motorları da hepsi orta hacim, benim xmax 250'den büyük motorlar, olur da düşürürüm bir yeri çizilir falan onlar canın sağolsun diyecek bile olsalar benim içim rahat etmez diyerek bir tur süreyim diye teklif bile etmedim.
Haa, çevdemde beraber sürdüğüm herkesin motor tecrübesi benden fazla, sürüşleri de benden iyi, onlar bi tur ver scooter deneyeyim deseler buyur sür, ben senin motoru parkettiğim yerde beklerim derim. Ama nasıl sürdüğünü bilmediğim acemi birine motorumu vermem, hiç isteyen de olmadı o şekilde zaten.
Mesela benim motor kışları kardeşimin kapalı otoparkında durur, aküsü bitmesin diye benim motorla ara sıra turla dediğim çok olmuştur ama onun motoru da benim tecrübeme göre fazla güçlü, bir tur ver bile demedim, demem de, öncesinde orta hacim daha uysal bir motor sürüp tecrübe kazanınca belki denerim.
 
Katılım
14 Mar 2016
Mesajlar
854
Motosikleti
Hero Dash 125
Açık açık konuş ve insanlara hayır demeye alışın. Motosikletimi vermek istemiyorum çünkü düşsen yada senin suçun olmasa bile gelseler sana vursalar 2 kuruşluk motosiklet için arkadaşlığımız bozulabilir. Bu sebepten motosikleti başkasına vermek istemiyorum de. Alim olan zaten bu açıklamadan sonra anlar. Trip mrip atarsa da yolu açık olsun.
 
Katılım
18 Haz 2012
Mesajlar
156
Birlikte sürdüğümüz küçük ama sağlam bir tayfa var (hepsinin deneyimi benden fazla). Sınıf olarak da benim motordan yüksek hacimli motorlara biniyorlar, sağolsunlar turlarda da mütevazi davranıyorlar. Ara sıra güzergah üstünde motorları değiştiriyoruz. Böylelikle farklı motorları da denemiş oluyoruz. Bu karşılıklı güvene dayalı olan bir şey. Yani onlar teklifte bulunmasa ben hiç oralı olmuyorum zaten. Ama bu vesile ile de F750GS deneme şansım oldu:) Ancak hiç deneyimi olmayan, ekipmanı eksik olan, emrivaki yapan arkadaş olursa onları çok güzel reddediyorum. Gerekli durumlarda hayır diyebilmeliyiz.
 
Katılım
23 Kas 2020
Mesajlar
1,875
Baskasina motor vermek veya baskasindan motor almak riskli konular. 2 teker uzerindeyiz ve dusme riski yuksek.

Benden motor isteyen olursa, kirmadan bu isin rajonundan bahsediyorum. Dusersen, kaza yaparsan motoru piyasa fiyatindan satin alirsin.
 
Katılım
24 Şub 2015
Mesajlar
1,524
Motosikleti
K 1600 GTL
Ne araba nede motorsikletiniz'i kimseye emanet vermeyin. Olası bir aksilikte çok fazla canınız sıkılır bu sıkıntıdan kastım sadece maddi değil hukuki olarakta çok uğraşacağınız durumlar ortaya çıkabilir.
 
Katılım
10 Tem 2007
Mesajlar
2,748
Motosikleti
Kymco Downtown350i/Dominar 400/Suzuki GSX-8S
Ruhsat sahibi, kazada sürücü kadar asli suçludur. Hatta ararsanız Antalya taraflarında böyle bir olay basında yer almıştı. Ayrıca sen kırılacağına, bırak arkadaşın kırılsın.

Birine emanet araba vereceğiniz zaman iyi düşünün. İbretlik yaşanmış bir olay.
(OLAYIN TİRE İLE BAĞLANTISI YOKTUR!)
EMANET ARABA
arabamda çekiş düşüklüğü yaşadığım için sanayide her zaman bakımını yaptırdığım ustama götürdüm. motoru inceledikten sonra subap ayarı yapılması gerektiğini, o gün elinde yetişmesi gerektiği işler nedeniyle aracımı sabah getirmemi söyledi.
ertesi sabah mesaiye gideceğimi arabayı ancak iş çıkışı 8 de getirebileceğimi söyleyince, usta bana "bırak o zaman araç bu akşam dükkanda kalsın, yarın iş çıkışı gelene kadar hazır olur öyle alırsın" dedi. aracı o akşamüstü sanayiye bıraktım.
ertesi gün öğleden sonra ustayı arayıp arabanın durumunu sorduğumda ufak bir kaza olduğunu, mesai bitimine kalmadan gelmem gerektiğini söyledi. işten erken çıkıp sanayiye gittiğimde benim aracın ön kısmının ağır hasarlı olduğunu gördüm.
ustanın yanında çalışan 16 yaşındaki oğlu gece içip saat 3'te benim arabayı alıp trafiğe çıkıyor ve kırmızı ışıkta beklemekte olan bir araca arkadan sağlam vuruyor. vurduğu aracın sahibi de uzaktan tanıdığım biri.
ustaya sordum ne olacak şimdi diye. dedi ki "büyük oğlanı 1 ay sonra evlendiriyorum, masrafım çok, senin arabanı yavaş yavaş yaptırırım, maddi durumum iyi olsaydı hemen yaptırırdım ama bana bir kaç ay zaman ver." diğer araç ne olacak diye sorduğumda "onu da kazayı yapan benim piç düşünsün" dedi.
diğer aracın sahibine gittiğimde onun da aracının arka tarafının koltuklara kadar gömülü olduğunu gördüm. beni görünce sevindi "ben de seni arıyordum" dedi. kendisine vuran aracın bana ait olduğunu kazadan sonra anladığını, beni beklediğini, o yüzden avukatına dava açtırmadığını, tek derdinin bir an önce zararının karşılanarak arabasının tamir edilmesini istediğini söyledi. kaza tutanağını tutan polislere göre de benim araçla vuran çocuk 8 de 8 suçluymuş ve alkollüymüş.
bu konuşmayı ustaya telefon edip anlattığımda, oğlunu evlatlıktan reddettiğini, dükkandan kovduğunu, sadece benim arabanın tamiri konusunda yardımcı olabileceğini, hurdacılardan benim parçaları araştırıp çıkma olarak takabileceğini söyledi.
oradan avukat olan enişteme giderek olayları anlattım. bana ruhsat sahibi olduğum için birinci derece suçlunun ben olduğumu, karşı tarafın avukatının davayı kazandıktan sonra zararının tazmini için ister benden, ister kaza yapan çocuktan talep etme hakkı olduğunu, görünen duruma göre kaza yapan çocuğun mal varlığı ve düzenli bir geliri olmaması nedeniyle zararın benim tarafımdan ödenmesinin isteneceğini, ben bütün ödemeyi yaptıktan sonra kaza yapan çocuğa rücu davası açacağımı, eğer bir gün malı mülkü yada düzenli bir geliri olursa ödediğim parayı ondan talep edeceğimi söyledi.
sonuçta karşı taraf dava açtı ve mahkemeye ben de davalı olarak çıktım. durumu aynen anlattım. hakim bana aracı kazadan önce bıraktığıma dair belge olup olmadığını sordu. ben de yok dedim. sonraki duruşmaya dükkan sahibini çağırdı. ona aracı akşamüstü sen mi teslim aldın dedi. usta teslim almadığını, kaza günü aracı hiç görmediğini, benim barda oğluyla içtiğimi, bar çıkışı oğluna aracın anahtarlarını vererek "al arabayı sabah dükkana götür baban tamir etsin" diyerek kendim verdiğimi falan söyledi. o gün ilk defa duruşmaya gelen oğlu da aynı şeyleri söyledi. hakim bana aracı dediğim gibi akşamüstü dükkana bıraktığıma dair dükkanın yakınındaki işyerlerinden şahit bulursam dinletmek için sonraki duruşmaya getirebileceğimi söyleyip davayı ileri tarihe erteledi.
aracı teslim ettiğim gün bize çay getiren çaycıdan tut, yan dükkanlardaki tanıdık o kadar esnafın şahitlik yapmaları teklifime bir tanesinin bile olumlu yanıt vermemesi beni çok üzdü. sonuçta davayı kaybettim.
dava sürecinde arabamı dörtte bir fiyatına kaportacıya sattım. aldığım parayı da karşı tarafın masrafları için ödedim. yani kısacası arada benim araba kaynadı gitti.
avukatım olan eniştem "dua et bir insana vurup öldürmemiş, eğer ailesine çalışarak bakmakta olan birine çarparak öldürseydi o zaman çok daha ağır bedeller öderdin" dedi.
başka bir olayda da tanıdığım biri, en yakın arkadaşına gelin arabası olarak kullanılması için aracını vermişti. düğün alayı giderken aracın önüne bir çocuk atlıyor, amacı içine para konan zarf almak ve kaza oluyor. çocuğu hemen hastaneye yetiştiriyorlar ama ertesi gün çocuk ölüyor. bu aracın sahibi de yargılandı. ayrıca ölen çocuğun ailesi bazı aracılık yapan kişiler şikayetin geri alınması için kan parası talep ettiler ve biraz da tehdit ettiler. kazayı yapan sürücünün maddi imkanları yeterli olmadığı için kan parasını da araç sahibi olan tanıdığım ödemek durumunda kaldı.
birisi sizden aracınızı istediği zaman, ne yapacağınızı şimdi bir daha düşünün.
 
Son düzenleme:
Katılım
28 Ağu 2015
Mesajlar
1,231
Motosikleti
DUKE 250
iş yerimde ofiste 400, fabrikada 1500 kişi çalışıyoruz,
hem arabam, hem motorum var. arabamı şirkette işi olduğu için verdiğim tek kişi var, onun haricinde parketmesi için dahi kimseye vermem,
motorcu yaklaşık 8 10 kişiyiz, motorum olmadığı dönemlerde içlerinden sadece 1 tanesinin motorunu ara sıra eve vs. gidip gelmek için alıyordum.
motor aldıktan sonra da kimseden almadım tabi, diğer motorcu arkadaşlarda hiç bir zaman birbirine ver bir tur bakıyım demezler.
acemi olup merak edip isteyenler oluyor arada ama benim yanıt; motosiklet emanet verilmez kusura bakma diyip geçiştiriyoruz.
 
Katılım
21 Kas 2016
Mesajlar
5,660
Motorumu vereceğim arkadaşlarım var, vermeyeceğim bir sürü insan var.
Şimdiye kadar vermeyeceğim kimse de benden kalkıp istemedi, belki de önceden belli etmek lazım çizgileri.
 
Katılım
2 Haz 2018
Mesajlar
1,723
Ruhsat sahibi, kazada sürücü kadar asli suçludur. Hatta ararsanız Antalya taraflarında böyle bir olay basında yer almıştı. Ayrıca sen kırılacağına, bırak arkadaşın kırılsın.

Birine emanet araba vereceğiniz zaman iyi düşünün. İbretlik yaşanmış bir olay.
(OLAYIN TİRE İLE BAĞLANTISI YOKTUR!)
EMANET ARABA
arabamda çekiş düşüklüğü yaşadığım için sanayide her zaman bakımını yaptırdığım ustama götürdüm. motoru inceledikten sonra subap ayarı yapılması gerektiğini, o gün elinde yetişmesi gerektiği işler nedeniyle aracımı sabah getirmemi söyledi.
ertesi sabah mesaiye gideceğimi arabayı ancak iş çıkışı 8 de getirebileceğimi söyleyince, usta bana "bırak o zaman araç bu akşam dükkanda kalsın, yarın iş çıkışı gelene kadar hazır olur öyle alırsın" dedi. aracı o akşamüstü sanayiye bıraktım.
ertesi gün öğleden sonra ustayı arayıp arabanın durumunu sorduğumda ufak bir kaza olduğunu, mesai bitimine kalmadan gelmem gerektiğini söyledi. işten erken çıkıp sanayiye gittiğimde benim aracın ön kısmının ağır hasarlı olduğunu gördüm.
ustanın yanında çalışan 16 yaşındaki oğlu gece içip saat 3'te benim arabayı alıp trafiğe çıkıyor ve kırmızı ışıkta beklemekte olan bir araca arkadan sağlam vuruyor. vurduğu aracın sahibi de uzaktan tanıdığım biri.
ustaya sordum ne olacak şimdi diye. dedi ki "büyük oğlanı 1 ay sonra evlendiriyorum, masrafım çok, senin arabanı yavaş yavaş yaptırırım, maddi durumum iyi olsaydı hemen yaptırırdım ama bana bir kaç ay zaman ver." diğer araç ne olacak diye sorduğumda "onu da kazayı yapan benim piç düşünsün" dedi.
diğer aracın sahibine gittiğimde onun da aracının arka tarafının koltuklara kadar gömülü olduğunu gördüm. beni görünce sevindi "ben de seni arıyordum" dedi. kendisine vuran aracın bana ait olduğunu kazadan sonra anladığını, beni beklediğini, o yüzden avukatına dava açtırmadığını, tek derdinin bir an önce zararının karşılanarak arabasının tamir edilmesini istediğini söyledi. kaza tutanağını tutan polislere göre de benim araçla vuran çocuk 8 de 8 suçluymuş ve alkollüymüş.
bu konuşmayı ustaya telefon edip anlattığımda, oğlunu evlatlıktan reddettiğini, dükkandan kovduğunu, sadece benim arabanın tamiri konusunda yardımcı olabileceğini, hurdacılardan benim parçaları araştırıp çıkma olarak takabileceğini söyledi.
oradan avukat olan enişteme giderek olayları anlattım. bana ruhsat sahibi olduğum için birinci derece suçlunun ben olduğumu, karşı tarafın avukatının davayı kazandıktan sonra zararının tazmini için ister benden, ister kaza yapan çocuktan talep etme hakkı olduğunu, görünen duruma göre kaza yapan çocuğun mal varlığı ve düzenli bir geliri olmaması nedeniyle zararın benim tarafımdan ödenmesinin isteneceğini, ben bütün ödemeyi yaptıktan sonra kaza yapan çocuğa rücu davası açacağımı, eğer bir gün malı mülkü yada düzenli bir geliri olursa ödediğim parayı ondan talep edeceğimi söyledi.
sonuçta karşı taraf dava açtı ve mahkemeye ben de davalı olarak çıktım. durumu aynen anlattım. hakim bana aracı kazadan önce bıraktığıma dair belge olup olmadığını sordu. ben de yok dedim. sonraki duruşmaya dükkan sahibini çağırdı. ona aracı akşamüstü sen mi teslim aldın dedi. usta teslim almadığını, kaza günü aracı hiç görmediğini, benim barda oğluyla içtiğimi, bar çıkışı oğluna aracın anahtarlarını vererek "al arabayı sabah dükkana götür baban tamir etsin" diyerek kendim verdiğimi falan söyledi. o gün ilk defa duruşmaya gelen oğlu da aynı şeyleri söyledi. hakim bana aracı dediğim gibi akşamüstü dükkana bıraktığıma dair dükkanın yakınındaki işyerlerinden şahit bulursam dinletmek için sonraki duruşmaya getirebileceğimi söyleyip davayı ileri tarihe erteledi.
aracı teslim ettiğim gün bize çay getiren çaycıdan tut, yan dükkanlardaki tanıdık o kadar esnafın şahitlik yapmaları teklifime bir tanesinin bile olumlu yanıt vermemesi beni çok üzdü. sonuçta davayı kaybettim.
dava sürecinde arabamı dörtte bir fiyatına kaportacıya sattım. aldığım parayı da karşı tarafın masrafları için ödedim. yani kısacası arada benim araba kaynadı gitti.
avukatım olan eniştem "dua et bir insana vurup öldürmemiş, eğer ailesine çalışarak bakmakta olan birine çarparak öldürseydi o zaman çok daha ağır bedeller öderdin" dedi.
başka bir olayda da tanıdığım biri, en yakın arkadaşına gelin arabası olarak kullanılması için aracını vermişti. düğün alayı giderken aracın önüne bir çocuk atlıyor, amacı içine para konan zarf almak ve kaza oluyor. çocuğu hemen hastaneye yetiştiriyorlar ama ertesi gün çocuk ölüyor. bu aracın sahibi de yargılandı. ayrıca ölen çocuğun ailesi bazı aracılık yapan kişiler şikayetin geri alınması için kan parası talep ettiler ve biraz da tehdit ettiler. kazayı yapan sürücünün maddi imkanları yeterli olmadığı için kan parasını da araç sahibi olan tanıdığım ödemek durumunda kaldı.
birisi sizden aracınızı istediği zaman, ne yapacağınızı şimdi bir daha düşünün.

Teşekkürler paylaşımın için. Zaten aracımı kimseye vermiyordum (ailede motorcu yok çok şükür.)daha da vermem. Kimseden de istemem, zorla veriyorlar al abi makinanın tadına bak diye.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst