arkadaşlar bende motosiklet tasarımı konusunda oldukça hevesliyim , şu anda bilgisayarımda CAD programı ile ön süspansiyon ve şasenin tasarımını bitirdim ,(resimlerinide çok yakında eklerim) ancak motor ve şanzımanın şasedeki bağlantı noktaları gibi hususlarda cahil olduğumdan ne yapacağımı bilemiyorum . paralel çift silindir yaklaşık 300 cc gibi bi motor kullanmak istiyorum ama yakından ölçülerini alıp ona göre şase tasarlamak gerekiyor (bu arada hiç yakından bu tip bi motor görmüş değilim) bu konuda bana ne önerirsiniz (bu işten vazgeçmemden başka

) . .
bi sorum daha var ;bu tip tasarımları daha profesyonelce yapabilmek için nasıl bi öğrenim görmek gerekli ?
teşekkürler . .
bu tür konuları daha iyi öğrenebilmek için Türkiye'de gidebileceğin bir bölüm yada akademik eğitim yok neredeyse. var olanlar ise yetersiz kalıyor.
öncelikle... motor ölçüleri şasideki bağlantı yeri gibi konulardan ziyade, " motosiklet " ve onu motosiklet yapan şeyler hakkında bilgi.. daha beteri deneyime ihtiyacın var.
önce tasarımında kullanacağın motora karar vermeli, ve ona göre, o motor ve etkileri doğrultusunda tasarımını yönlendirmelisin.
tasarımını herşeyden önce bir amaca yönelik yapmalısın. insanlar neden sadece yarış, sadece rahatlık sadece arazi için özel motosikletler olduğunu düşünür dururlar.
hepsi bir arada motosiklet elbetteki yapılabilir. mesela benim supersport motosiklete minik bir el yapımı kontrol bilgisayarı, iki servo motor. bir minik ama güçlü hidrolik pompası. biraz el işçiliği ve birkaç ekstra donanım ekleyerek bir düğmeye bastığımda dağ gibi amortisörleri olan off-road motora dönüşebilir...
ama endüstriyel tasarımcı bilir ki bir endüstriyel tasarımın en önemli niteliği üretim maliyetinin kabul edilebilir olmasıdır

...
dolayısı ile motosikletini tasarlarken bir amaç belirlemelisin. amacı belirlerken neden supersport motosiklet ile off-road motosiklet bir arada olamıyor'u anlayabilmiş olman gerekir. cruiser dediğimiz daha çok konforun ön planda olduğu tarzlarda ise yüksek süratin ve çevik hareketlerin neden zor olduğunu da iyi biliyor olman gerekir.
super sport bir motosikletle 45 cm yüksekliğindeki bir yerden atlayamazsın. off-road motosikletlerle çok rahat yapabilirsin.
off-road motosikletlerle 250 km hıza çıkamazsın... super sport ile çıkarsın.. çünkü motosiklet gibi ince birşey bile olsa 50 km'den sonra aerodinamik etkiler başlar. ve off-road tipi bir motosiklete ne kadar güçlü bir motor koyarsan koy 250 km den daha yüksek süratlere çıkmak çok zor olur. zorluğundan daha kötü olanı, geometrisi gereği çok dengesizleşir ve 250 km hız üstünde en ufak rüzgar dalgalanmasında yere yapışır.. yada göklere yükselir

yolda durmaz.
tarzını seçtikten sonra.. bu tarza uygun nitelikleri belirlemelisin. yada belirlediğin niteliklere uygun tarz seçmelisin.
elbetteki bütün bu tarzların karışımı bir araç yapabilirsin. ama seni kısıtlayacak faktörleri biliyor olmalısın.
yukardaki arkadaş kurye motoru tasarlamış. tasarımına bir yorum yapmıyorum. yapılamaz da zaten.
bizim endüstri tasarımcısı yetiştiren okullarımızda onlara üretim yöntemleri... tasarladıkları ürünlerde kendilerini kısıtlayan faktörler... mesela motosiklet için en kısıtlayıcı faktörlerden birisi motosikletin motorudur. ona göre yük. ona göre şasi ona göre denge ona göre yükseklik. ona göre ona göre ona göre ......
motosikleti üreten kişi motorunu da üretir fikriyle yola çıkıp biraz motorların yapısını inceleseymiş arkadaşımız, zaten 125 cc'lik bir motosiklet olacaksa, motorun gayet küçük ve kalıpsız olacağı sonucuna varabilirdi .
tasarımındaki o hava kanalları değil 125 cc, 300 cc motoru bile soğuk tutar.
motor bundan çok daha küçük ve kalıpsız olacağı için daha az yer kaplardı. motor silindirini yere paralel olarak düşünüp şu anki silindirin kapladığı alan komple yük taşıma bölmesi olarak tasarlanabilirdi. ki mevcut taşıma hacmi 2 katına çıkardı.. doğru olur muydu? olurdu elbette. hem taşınacak yük yere daha yakın olacağı için motosikletin kontrolü ve dengesi daha kolay olur. manevra sırasında daha az risk yaratırdı.
motosiklet kullanımı konusunda deneyimli birisinin bilmesi gereken, motosiklet tasarlayacak birisinin de matematiğini iyi bilmesi gereken bir konudur ki..
hızlı gidecek motosikletin dingil mesafesi fazla olur. yavaş gidecek motosikletin de kısa olur... ? neden
iki teker arasındaki mesafe arttıkça motosikletin potansiyel dönme çemberi daralır.
büyük tırlarda arka teker kilitlenip olduğu noktada 360 derece dönebilme gibi yetenekler vardır. ancak motosiklet gibi 2 tekerli araçlarda bu mümkün değildir. tekerlerin mümkün olduğunca aynı çizgi üzerinde gitmesi koşulu ile dengeli olurlar. dönüşlerde de tekerlerin dönerken çizdiği çemberler birbirine ne kadar yakın ise o kadar dengeli bir dönüş olur.
iki teker arasındaki mesafe arttıkça motosikletin serbest şekilde yolda gezmesi azalır. çünkü motosikletin dönmeye kalktığında çizebileceği çemberler arasındaki fark büyük olacağından tekerler düz konumda iken dönmeye karşı direnç gösterirler. bu direnç düz giderken çok iyi bir denge sağlar. bu yüzden tekerleri arasındaki mesafesi yüksek motosikletler çok yüksek süratlerde çok daha dengeli olurlar. zaten çok yüksek süratlerde büyük açılarla pek dönülmez. dönmeye kalkanlar da akşam haberlerine konu olurlar.
tabiki iki teker arasındaki mesafe arttıkça dönmeye karşı daha fazla direnç gösterdiğinden ve iki tekerin takip edeceği çember birbirine uzak olduğundan bu tip bir motosikletin viraj performansı oldukça zayıf olucaktır.
125 cc bir motosikletin pek sürat yapmasını bekleyemeyeceğimize göre ( 4 zamanlı ve yük taşımaya yönelik daha çok tork niteliği olan bir motorun hızlı gitmesini beklemeyiz.. )
teker mesafesinin mümkün olduğunca kısa tutulmasında fayda var.
kısacası ben motosiklet üreticisi olmuş olsam bu arkadaşın tasarımına yeteneklisin bence devam et derdim sadece...
bir sabunluk tasarlarken şüphesiz sabunun sıvı mı yoksa katı mı olacağını bilmek yeter.
ama mühendisliğin ciddi şekilde etkili olduğu motosiklet araba gibi konularda sadece bazı basit kriterleri bilerek motosiklet geliştirmek oldukça amatör bir fikirden fazlasını üretemez.
zaten bu şartlar altında tasarımcınınki sadece bir fikir olabilir. gerçek üretim ortamında mühendisler " şunu yapamayız bu bu şekilde olmaz bu imkansız bu çok maliyetli gibi milyon tane şeyle zaten tasarımınızı öldürecekler

. bu yüzden tasarlayacağınız şey hakkında neler bildiğiniz nasıl tasarlayacağınızı ve ne kadar başarılı olacağını belirleyen temel etkendir.
geçenlerde bizim yanımıza da türkiyenin saygın üniversitelerinden başarı ile mezun olmuş birisi geldi. birkaç tasarımında kalıp üretiminin imkansızlığından bahsetmem gerekti. birkaç tasarımında da orada kullanmayı düşündüğü plastiğin taşıyacağı 60 kilo yükü asla taşıyamayacağını.. hatta o plastiği o şekilde kullandığında bir yük bindirmese de kendini bile taşıyamayacağını anlatmak zorunda kaldım. bu arkadaşımız tek örnek de değil. bunun gibi bir çok örnekleri oldu.
kısacası aldığınız eğitimin yettiği fikriyle bir tasarıma kalktığınızda sonucun hüsran olacağını öngörürüz. başarılı bir öngörü olma ihtimali de yüksektir
bölümlerden mezun üniversite öğrencilerimiz yada hala o bölümlerde okuyan öğrenciler lütfen bu yorumuma alınmasın...
endüstriyel tasarım okuyan tanıdıklarım var. hatta öğrencilerimde oldu. soruyorum. eğitmenlerinizin kaçının işe yarar elle tutulur patentli tescilli bir tasarımı var? cevap " ık mık. birinin var ama şöyle birşey sadece..."
bu sadece endüstriyel tasarımla da alakalı değil. hemen her üniversite de böyle
