Ne kadar doğru bilemiyorum, o motorcu ekipten birisi orada uçurum olduğunu bildiği halde arkadaşı gaza getirmiş. Çıkarsın, çıkamazsın diye.
Düşen çocuğun ailesi dava açacak mış. Bilerek muhtemelen şaka olsun diye bildiği halde söylemedi ise büyük vebal altına girdi.
Arkasını görmediğin bir tepeye nasıl o şekilde kontrolsüz çıkarsın, inanılır gibi değil.
Bu bizler için de geçerli, arkasını göremediğimiz bir viraja veya tepe üstü noktaya giriyor isek; aniden engel çıktığında durabilecek hızda olmalıyız.
Konunun uzmanı değilim ancak karşı tarafı beni neden gaza getirdin diye suçlamak çok akıllıca değil. Hele ki karşıdakinin ehliyeti ve altında da enduro olunca.
Mesela ben size desem ki, "pencereden atla bir şey olmaz diye" atlar mısınız? Atlarsanız beni suçlar mısınız?
Bir birine sigara ikram eden insanlar var. Kanser olan yada hastalanan kişiler, sigara ikram edenleri dava edebilirler mi? Bana sigara ikram etti diye.
Sonuçta birkaç gün önce yazmıştım. Hayat risk yönetimidir diye. Bu da çok net bir örnek.
Hepimiz akıl sahibiyiz. Aynı zamanda çok derin duygulara sahibiz. Bunun farkında değiliz ama hayatımızda verdiğimiz kararların %99 duygusal.
Ne zaman ki aklımızı duygularımızın üzerine çıkarıp, düşünerek karar verisiz, işte o zaman muvaffak oluruz.
İlgilenenlere Daniel Kahneman'ın HIZLI vs YAVAŞ DÜŞÜNME kitabını öneririm.