- Katılım
- 10 Ara 2014
- Mesajlar
- 1,017
Mantiksiz olan motor almak degil,senin butcenin yetmedigi motorlari almaya uğraşman okadar
Sonuna kadar katılıyorum, motorun masrafı, ekstrası çok fazladır. 3 bin TL aşağısı maaş alan birisi için 10 bin TL'lik motor almak, işin keyifini kaçırıp sıkıntıya sokabilir.Şöyle 3-4 bin TL maaşı olmayan kişi bence şuan için 10 bin TL yukarısı motorlara bakmamalı..
Bu da bana çok koyuyor, piyasanın bu kadar yüksek olmasını sağlayanlar arasında 2011'de 8500 TL'ye gelen Cbr'ı şu anda 10 bin liraya satmaya çalışanlar. Ulan kullanıyorsun 30-40 bin km, sonra aldığından fazlaya satmaya çalışıyorsun. Haliyle insanın zoruna gidiyor.Şimdi kalkıp 2 yıl içinde 7 bin TL zamlanan makineye, yada 2011 model CBR'i 8 bin TL'ye alıp 12 bin TL'ye satmaya çalışan adamlara para vermem.
Sonra girip foruma bakıyorum 10-20-30 bin liralık makineler çalınıyor her hafta... Geçenlerde birinin kawa'sı yanmıştı hatta.
Şimdi bu adamlar saniyeler içerisinde geleceklerini kaybetti ne anladım ben bu işten??
Benim sinirimi bozan konular motor pazarında her şeyin etmeyecek fiyatlardan satılarak ülkemde bu sektörün insanları kazıklamak üzerine kurulu olması.
Vergiler kol gibi.
Kask alıyorsun 500 TL kâr marjı ile satılıyor çoğu.
400 liradan aşağıya ayakkabı yok.
1500 lira vericenki sağlam deri ceket alasın.
Mantiksiz olan motor almak degil,senin butcenin yetmedigi motorlari almaya uğraşman okadar[/QUOTE
+1
Öncelikle, çoğu konuda sizinle fikir birliğinde olan biri olarak yazıyorum.
Sonuna kadar katılıyorum, motorun masrafı, ekstrası çok fazladır. 3 bin TL aşağısı maaş alan birisi için 10 bin TL'lik motor almak, işin keyifini kaçırıp sıkıntıya sokabilir.
Bu da bana çok koyuyor, piyasanın bu kadar yüksek olmasını sağlayanlar arasında 2011'de 8500 TL'ye gelen Cbr'ı şu anda 10 bin liraya satmaya çalışanlar. Ulan kullanıyorsun 30-40 bin km, sonra aldığından fazlaya satmaya çalışıyorsun. Haliyle insanın zoruna gidiyor.
Aynen, eğer motoru parkedecek kapalı-güvenli bir yeriniz yoksa, uçuk fiyattaki motorlara sahip olmak huzursuzluk yaratacaktır. Şu anda benim motorumun ederi 3 bin TL civarı en fazla, geceleri yatarken bunun için bile içim huzursuzlanıyorken, kapımdaki 20bin TL lik motorun kamyon arkasına atılıp fütursuzca çalınması ve sabaha kalmadan sekmanlarına kadar parçalanması işten bile değil.
Aslında ülkemizde satılan ürünlerin yurt dışı bütçesine göre satılması uçuk fiyatların sebebi. Sonuçta Avrupa'da 3 bin Euro maaş alan birinin 400 Euro'luk Dainese ceket alması koymaz. Ama Türkiye'de 2 bin TL alan birinin 1200 liraya Dainese mont alması adamın belini büker.
Kısacası toparlarsam, Türkiye'de büyük CC motorlara kaliteli ekipmanla binmek %100 lükstür ve bütçe işidir. Avrupada ortalama bir vatandaş fazla kasmadan 600 cc motorunu altına çekebilir ve parası yetmediğinden değil, zevk için tekstil ceketi deri cekete tercih edebilir.
Buraya kadar size tamamen katıldım. Katılmadığım konu ise, bu şartlar yüzünden motordan komple vazgeçmiş olmanız.
İçinizde motor sevgisi varsa, 250-600-1000 gibi olmasa da, 125 cc motor da acınızı dindirir. Hem de kafanızı yormaz.
Ybr alırsınız, çöp gibi parçası olur, bakım masrafı olmaz, bütçenizi sarsmaz, çalınsa yıllarınız gitmez.
R25'ten alacağınız keyfi vermeyebilir, fakat amaç motorsa, bunu bir düşünün derim.
Bu arada ben de Ankaralıyım![]()
Motosiklet forumuna gelipte motosikleti kotulemenize kimse izin vermez kusura bakmayin.Paranin yettigi en iyi ekipmanlari ve motosikleti alip bineceksiniz,ince hesaplara gerek yok.
---------- Mesajlar birleştirildi - 11:23 ---------- bir önceki mesaj zamanı 11:18 ----------
Ve ikincisi sizin dediginiz sey "Ferrari almaya param yetmiyor o yuzden araba almaktan vazgectim,araba almak mantiksiz hem v12 cok yakiyor"
Mantiksiz olan motor almak degil,senin butcenin yetmedigi motorlari almaya uğraşman okadar
-Trafik ışıklarında durduğunda kızlar sana bakıp göz kırpmayacak,
-Anlamsız ve sebepsiz bir şekilde yeni dostluklara yelken açamayacaksın,
-Hadi kalkın Konya'da etli ekmek yiyelim deyip kafa dengi 3-5 dostunla anlamsız bir şekilde kilometrelerce yol alamayacaksın,
-Benim saçım yok amarüzgarı saçlarında ve bedeninde hissedemeyeceksin,
-Kız arkadaşın bir anda arkandan iki eliyle beline sarılıp kafasını da sana bastırarak içindeki sevgisini sana yansıtamadığından kalbin cız etmeyecek,
-Bomboş yollarda; kekik kokularını hissedemeyecek, kırlangıçlar önünde pike yapıp senle dans etmeyecek,
-Seninle aynı kafada olan 4-5 dostunla 2-3 demlik çay içemeyecek, sabahın ilk ışıklarına kadar motosikletin fren diskinden, karşı bankada çalışan arzu hakkında koyu muhabbete giremeyeceksin
...ve en güzeli yollarda anlamsız ve avazın çıktığı kadar "HİHUUUUU" diye bağıramayacaksın..