Yeterince alıştıktan sonra 150 cc'den 250 cc'ye yeni geçtim. 150 cc'yi de sat(a)madım daha ...
Hepi topu, biri 3 buçuk, diğeri de 15 civarı bir motosiklet işte... ikisini toplasan 15 vermezler bile belki bu sıralar... parasal olarak ...
Amma var ya... sitenin alt garajında köşede kolondan, duvardan dolayı arabaya ayrılmamış bir alan buldum... İkisini de oraya koyuyorum ...
Yan yana yeşili, kırmızısı ...
3,5'a yeşili satsam, ki 2,5 - 3 anca verirler herhalde, ne yapcam ... dursun daha bakalım ... hem pakete vercem ben onu daha (mantıklı açıklaması kendime

) ...
Diyeceğim, kaldırabileceğiniz bütçelere, sahip olabileceğiniz muazzam bir haz kaynağı motosiklet ...
Öyle bir anlattım ki, köroğlunun kıratını methettiği gibi... toplasan ikisi 15 bin etmiyor oysa ...
Olsun

Görüntüsü benim hoşuma gidiyor ... Kışın binmesem de
Yeşil - Kırmızı ...
(tamam, tamam, birini elden çıkarcam, bahar gelsin... )
Consumptious spending diyorlar buna ... kendini iyi hissettiren harcama ... ihtiyacın olmasa da ...
Çok fazla açılmamak lazım tabii ... ayrı ...
---------- Mesajlar birleştirildi - 16:30 ---------- bir önceki mesaj zamanı 16:12 ----------
Bu açıdan bakınca motosiklet almak akıllıca mı değil? El-Cevap: Değil!
Olsaydı, almazdım zaten

Ve, kışın soğuğunda, akşamın ayazında, anayoldan 1,5 saatte 70-80 Km/h ile gelinebilinecek yolu, gezcem dolaşcam diye, yine asfalt ama sessız, ıssız, dağ yollarından 6 saatte gelmezdim
Ama o zaman da gidilecek yollar, aşılacak dağlar, görülecek yerler konusunda rahmetli Tayfun Talipoğlu'nun Bam Teli'ni sadece televizyondan izlemekle kalmış olurduk...
Kendi sazımızın bam telinin bizi götürdüğü yerlere gitmek yerine ...