Dostum selamlar
Doğru bir örnek olur mu bilmem ama benim durumu özetleyeyim.
Ben 37 yaşındayım. Motor sevdası biraz geç baş gösterdi bende

Kurs ehliyet ekipman sonrası motor arayışlarına başladım. Motoru yazın gezmek ve arada sırada işe gitmek için kullanmak için aldım. Önceleri herkes gibi 125 likleri inceleyerek işe başladım. Kursta ve sınavda kullandığım 125 likler sonrası acabalar oluşmaya başlamıştı. O aralar Mt 125 e baktım. Ancak fiyat performans oranı yılbaşından sonra epey düştü. Arkasından 250 likler olur mu acaba diyerek incelemelerime farklı bir boyut ekledim. İşim gebze de olduğu için motoru tem de kullanacaktım çoğunlukla.O yüzden gerektiğinde sollayabilecek kadar güçlü ve ara hızlanmaları tatmin eden bir motor düşündüm. 125 liklerde ara hızlana ve temde kullanma gibi sorunlarım olacaktı.
Suzuki İnazuma acaba olur mu dedim? Ancak motorun ağırlığı ve ara hızlanmalarının geç tepki vermesi beni vazgeçirdi. Arkadaşlarımın tavsiyesi ile Z250SL e yöneldim. Hatta kaparosunu bıraktım. Ancak 250 SL in türkiyeye geç girecek olması sebebiyle ve döviz kurundaki düşüşün avantajını yakalamak için Z300 ABS siparişi verdim ve yaklaşık 1 aydır kullanıyorum.
Z300 ilk motorum. Çift silindir olması sebebiyle gaz tepkileri çok stabil. Söylendiği gibi hemen tekere gelebilecek bir motor değil. 7000-8000 devir sonrası atikleşiyor. Daha öncesinde daha uysal. Hatta bence bu sınıfta KTM Duke 200 kontrolsüzlük bakımından daha tehlikeli. KG/Beygir oranında KTM açık ara önde Z300 e göre. Ani gaz verdiğinde motorun kontrolünü kaybetme ihtimali Duke 200 de daha fazla. Çünkü tek silindir ve ani olarak tepki veriyor. Keza Z250 ve ninja 250 de de aynı durum geçerli.
Açıkçası şu anda ben veya bir başkası sana "al kullanırsın" veya "alma kullanamazsın" demesi pek bir şey ifade etmiyor bence. Sebebi önemli olan senin kendini bilmen.
Bir örnek vereyim; Benimle birlikte aynı dönem bir arkadaşta Z300 almıştı. Arkadaş çok heyecanlıydı. Eğitim seviyesi benimle aşağı yukarı aynıydı. O motoru teslim alırken bende ordaydım. Ve onun arkadaşına "lütfen arkadaşına dikkat et çünkü fazla heyecanlı ve gereksiz hevesli" demiştim. Keza o gün motoru eve götürürken yatırmış. Şans eseri kendine birşey olmamış. Ancak daha kötüsü de olabilirdi.
Kısaca her şey senin bakış açında bitiyor. Temkinli, dikkatli ve kendini bilerek kullandıktan sonra olumsuz bir durum ile karşılaşma ihtimalin herkes ile eşittir. Ayna karşısına geçip, ben gerçekten ne yaptığımı biliyor muyum? Bunu becerebilir miyim diyerek öncelikle bir sor. Eğer kendine güveniyorsan ve bu güven, gaz ile değil sakin bir güven ise yapabilirsin tabi ki. Anahtar nokta "ben motor kullanmayı halen tam anlamıyla bilmiyorum, halen tecrübesizim, bu yüzden herkesten fazla dikkat etmem gerekiyor" telkinini kendine devamlı yapman dır. Umarım bakış açın bu şekildedir. Aksi halde 125 lik alsan da olumsuz durumlar ile karşılaşma ihtimalin her daim fazladır.