kuryelerle fast foodcu gençleri ayırt etmek lazım...yemek taşıyan gençler daha gamsız ve daha rahatlar...motorlar onların değil...ama kuryeler motor sahibi olarak bu işten ekmek kazanıyorlar bir meslek bu...kuryeler bence daha dikkatli ve hata yapma olasılıkları az....pizzaci kebapcı motorlarını kullananlar askerlik yapmamış hayatın çok başında genç arkadaşlar...kuryeler hakkında bu şekilde atıp tutmayalım...hepsi motor cambazı...Hondanın İleri Sürüş teknik dersleri Ommm Komm vs ye gidilmesine gerek yok bence...bir kurye arkadaşa rica etsen canı gönülden öğretir bu işleri...paranıda almaz...bir kuryeye motorla ilgili yolda çevirip bişey sorun bakalım...size gayet nazik bir şekilde sıcak bir samimiyetle bildiği herşeyi anlatır...geneli beyefendi aklıbaşında sağlam insanlardır...onlar gerçek motorcu...
Mete hoca bu yazıyı okumamıştım kaçırmışım. Şimdi gelelim yorumlarına. Bahsettiğin kuryeler izmir, istanbul, ankara gibi büyük şehirlerde var sadece ve bir çoğununda çok iyi gelirleri var. Pizza kuryeleri türkiye'nin her yerindeler, sayıları çok çok fazla, kebapçı, kumpirci vs.. Bu şekilde ayıramazsın,
işletme işyerine motosikletle ilgili bir bölümü ciddiyetle açtıysa, sözleşmesinde departman kısmına moto kurye diye not düştüyse, oraya aldığı personel kuryedir, kebapçının motorcusunun beklediği bir odası, bir üniforması, yaptığı işin bir standartı yoktur, çoğu orda çalışan garson çocuklardır yada mutfağa yardım edenlerdendir. Fastfood kuryeleri dominos, pizza pizza, pizza hut vb gibi Yurt dışı menşeli ve yerli firmaların kuryeleride, ecza depolarının kuryeleride yaşanılan bu sıkıntının çok daha fazlasını trafikte görürler, sandığın gibi motosiklete ilk kez binen veletlerden oluşmazlar, sabit bir servisleri vardır, bakımlarını takip ederler, adres takip sistemleri, sıraları vardır, aslında onlar geleceğin profesyonel kuryelerinin yetiştiği okullardır, rekabeti ve pratikliği kazandırırlar, genç ve çaylak sayısı tabiiki bahsettiğin ve ayırdığın kurye sektörüne göre çok çok fazladır çünkü sürekli eleman lazımdır ve şartları çok ağırdır, o nedenle deneyim kazanamadan ayrılır insanlar, yenisi gelir. Profesyonel evrak kuryeliği işinde kazanacağı ve kazandıracağı yüksek meblağları öncelikli hesap etme rahatlığı olduğu için işi bilen insanı alır. Sınıflandırmak gerekirse kuryeliğin esas ameleleri ve hiç övünçten pay alamayanları en altta olan fastfoodçular ve eczacılardır, görünüş itibariylede trafikte itilip kakılmaya müsaittirler, küçük bir scooter, kocaman bir kasa ve renk renk firma logolu tişörtler, aralardan geçicem diye kastıran minik minik motorlular.
Motosiklet şirkete ait bile olsa masrafı yine sürücüye aittir, kişisel hataların sorumluluğunu o çeker. hiç bir patron sen motoru yatırdın diye olur öyle biz öderiz sen rahat ol demez, çatır çatır keser maaştan. bir çoğu ufak tefek sorunları halledebilecek tecrübededir. En basitinden frenler tutmuyor diye servise gitmezler. disk değilse tabi.
3 sayfadan fazla yazı olmuş hepsini okuyamadım ancak bu tarz başlıkları çoğunda olduğu gibi yine bir veryansın yine bir serzeniş almış yürümüştür tahmin ediyorum. Ve yine tahmin ediyorum kuryeliği maddi olarakta, görsel olarakta tavanda, prestijli göstermek amacıyla sanki bu felsefenin buna ihtiyacı varmış gibi pizzacısı, ilaç depocusu da bir kenara bırakılıp sanki türkiye istanbul izmir den ibaretmiş gibi iş profesyonel kuryelikte prim usülü çalışan abilerde sabit bırakılmıştır.
Motosiklet üstünde ekmeğini kazanan herkes motorcudur, kuryedir. Trafik insanları yada bir kesim motorcular pizzacıdan rahatsız oluyor diye kimse onu ekmeğini kazandığı ve gururla taşıdığı o ünvandan ayıramaz, sıyıramaz buna kimsenin deneyimi tecrübesi yetmez, yetende bunu yapmaz, çünkü onlarında şartlarını biliyordur, farkındadır. sabah 7 akşam 8 çalışarak 1000-1200 lira kazanmak varken o asgari ücrete eyvallah demiştir kendince nedenlerle, ha dediğin gibi bende askerliği yapmadım, yaş 26,ancak bu işin içinde olmayı seçtim, çalıştığım tonla sektörü geride bırakıp, tozun pisliğin içinde pişmeyi tercih ettim ki askerden gelince işin ustalarından, yaşayarak kaptığım bu deneyimimle prim usülü çalışabileceğim bir evrak kuryesi olabileyim.
O nedenle daha öncede söylediğim gibi lütfen geç saatlere kadar motosiklet üstünde olup bu işten para kazanan ve ekmek yiyen insanları bölmeyiniz. Hepsinin bir amacı vardır, basamak basamak bu işler. Kapitalist ve acımasız bu düzende fastfood kuryelerinin, ecza kuryelerinin şartlarını iyileştirmek için mücadele ediniz. Onlara üvey muamelesi yaparak, bu başlığa zaten taraflı girmiş kuryeyi sevmeyen insanlara o paketçidir, kebapçıdır diye tatmin edip, sektörü küçültmeyiniz. sahip çıkınız. sahip çıkınız ki, adam burda gelip sanki ben o yemeği kendi hayatımın önünde görecek kadar dengesiz ve kabiliyetsiz biriymişim gibi yazıp kendisini rahatlatmasın. O kebapı garsonuyla gönderen patrona yüklenin, motosikleti iş sektöründe ciddiyetsizce benimsemiş küçük esnafa yüklenin, mutfakçısını önlükle, kasksız pakete çıkaran adama yüklenin. Fasfoodçular velet, eczacılar kelek, izmir, ankara, istabuldaki kurye abilerimiz süper mübarek e gelmesin iş. Tabi tercih meselesi bu. Bence kuryelik odur, motosiklet felsefesi değil benim işim motosikleti bir değer olarak benimsememiş kitlelerede sevdirmek istiyorum o nedenlede onları öyle gösteriyorum ki, suçu kullananlara atayım, hepsi velet, askerlik yapmamışlar(bak bak nası yapmazlar!), askerliksiz kuryelikmi olur!, ehliyetide yoktur onların çoğunun, ehliyetsiz sigortalı onlar?, ama dur sigortasıda yoktur?, canlarına kastları var o yüzden böyleler, motosikletide amaç olarak kullanıyorlar ?Ölümü özlüyo onlar! Yok abi yok..
Profesyonel kuryeyi çıkar o savunur, diğerleri arada kaynar, eleştirin hocam, şimdiye kadar eleştirildi, düzeni oluşturanı bulun önce, onu bi eleştirin, almasın deneyimsiz adamı işe, tabii asgari ücretle 12 saat çalışacak deneyimli motorcu bulabiliyorsa? Burdan ne çıkıyor ? Kurulu bir düzen çıkıyor, bu düzen değişirmi ? değişmez? düzen değişmezse, çaylak pizzacıyı, kebapçıyı trafikte görürmüsün hep ? evet ne yazık ki. Ama bu fastfoodçuyu, eczacıyı, kargocuyu ayırıp köşeye atmayı gerektirmez. Motosikletin iş dünyasında şekillenişi böyledir, motosiklet asilikle asaletin, özgürlükle, rüzgarın, çelikle bütünleşmesidir, kuralcı ve didaktik iş sektörüne tam olarak uyum sağlıyacağını sanıyorsanız, yanılırsınız. Yada ona kravatlı bir şekil vererek bilincsiz yada kendisine göre bilinçli motosiklet kullanıcısına sevdirmeyi düşünüyorsanız ordada yanılırsınız çünkü olmaz. Onun içinde yoktur zaten o, olsa güler gözlerle izler gördüğünde yada vay be ne güzel, nede telaşlı bu keşmekeşin içinde diye geçirir, yada görünce dikiz aynasından kornayla beraber yol açıverir, gereksizde olsa kayıverir kenara, birde göz göze gelir sallar başını ki geçerken ben seni anlıyorum, bende sizleyim mesajını verir, yüzünü güldürür kuryenin anlıkta olsa arabasından izlerken uzaklaşan kuryeyi.. Bakmakla görmek farkı bu.
Pizzacı, eczacı, kargo şirketlerindeki motorlu kuryeler, sözleşmesinde motorlu kurye yazan diğer işyeri çalışanları hepsi kuryedir. Bu böyledir. Hatta profesyonel kurye okullarıdır bunlar. Üç kuruş para alırsın, işin maddiyatında olamazsın zaten, maksat tecrübedir. Geleceğe yatırımdır.
Tabii bahsi geçen profesyonel abilerimiz gibi entellektüel kimliğe sahip kişiliklerden oluşmaz, kendilerini çok fazla geliştirememiş, birer anadolu insanı olabilirler, zaten aklı başında prezentabl kişi 2 tekeri sevmese pizzacı olmaz, kuş kadar para o be der. Gider gömlek giyer, saçını tarar, 10 saat çalışır sistemin içinde, alır parasını..
Hepsi aynı stresi yaşar trafikte, aynı önyargıyla muhattap olur, aynı bakışlarla, aynı tehlikeli manevralarla kaza atlatır, aynı düşman hareketlerle tehlikeleri atlatır. Farklı düşünmekte herkes serbesttir, ancak gerçek budur. Ve motorculuğun ve motorcu olmanın riski her zaman vardır, çiçek çocukları motorcu olamaz, motorlu olur.
Bahsedildiği gibi profesyonel kuryelerin pizzacılarla bir alıp veremediğide yoktur, bunlar adımı kötülüyor falan diye düşünmezler, e kocaman aile düşünenide vardır ama böyle genelleme yapamazsın. Işıklarda aynı selamı verirler, aynı sorular sorulur, maaş, ücret, km, vb..
yolda karşılaştıklarında çaldıkları korna aynı ortak dilin bir sonucudur;
-Motorcu selam !
-Motorcu Selam !
Sandığınız gibi ayrı değildir onlar trafikte, görmek istediğiniz yada öyle görmek daha ciks durduğu için göstermeye çalıştığınızdır sadece. Bir yanılgıdan ibarettir.
ayrıca not: Pizzamania hastalığı var bende, pizzaya birşey olmaması için canımı bile veririm trafikte, yeterki yetiştireyim, seviyorum bu duyguyu ben, trafikmiş, hayatımmış, senin hayatınmış, o kadar deliyimki ben bunları hesap etmiyorum hiç. tek amacım o unlu mamülü adresine yetiştirip, don atlet kapıya çıkan adamla buluşmamı gerçekleştirmek.O nedenle ne yazık ki baslıgı acan abi/kardes imin ricasını alamıyorum üstüme. Cok isterdim ama dedim ya.. Amansız bir rahatsızlığın pencesindeyim..
bir seye daha helal diyorum. Yazıyı okumus bir cok prim usülü yada yüksek ücretle calısan evrak kuryesi abi/kardesin hic biriside, öyle demeyin onlarında kendilerine göre sorunları var, sıkıntıları vardır, caylaklıklarınında söle söle nedenleri olabilir yerine, tek ve sorunsuz motorlu calısan ilan edilmenin verdiği sevincle bu ayırmaya destek cıkmıslar. Diyecek söz yok. Sende öyle söylersen, tabi adam cıkar böyle söyler demekten baska.
Saygılar.