çinliler şu vibrasyon olayını çözebilirlerse olay bitmiştir derim. çünkü vibrasyon eğer makul ve kabul edilebilir seviyede değilse motosikletler dağılıyor. modeller hoş ama dedigim gibi vibrasyon hem sürücüyü rahatsız ediyor hemde motoru dağıtıyor.
birde şu var 2005 yılında başlayan çinli furyası o zamanlar düşünün 600 ayrı şirket abidik gubidik markalar altında motor sürdüler piyasaya. öyle cazip kampanyalar yaptılarki almayanı dövdüler

hal böyle olunca türkiye motosiklet çöplügü oldu. bu nedenle çin malına karşı piyasada olumsuz bir bakış açısı oluştu. devlette bu duruma göz yumdu nasıl olsa o ötv+kdv+plaka+ruhsat+bandrol ne varsa aldı payını çekildi köşeye.
şu anda bu işi yapan bildigim kadarıyla mondial, ramzey, kanuni ve kuba var.
ramzey kalite adına bişeler yapmaya çalışmış sattığı motorların metal aksam ve kaportasını türkiyede halıhazırda bulunan fabrikasında çinden gelenlere nazaran daha kaliteli olarak üretmiş fakat bunu maliyete yansıtınca pastadan payı azalmış.( çünkü o dönemlerde kasaplar bakkallar bile dükkanının önünde motosiklet satmak için ithalatçı firmalara başvuruda bulunmuş. durum bu kadar vahim yani. ) ramzey iflasın eşigine gelmiş daha sonra ortaklık anlaşması ile ayakta kalabilmiştir.
kanuni için söylenecek aslında fazla bir söz yok. adamlarda kapasite var ama kar daha tatlı. alman mz lerin ne kadar kaliteli oldugunu bilmeyenimiz yoktur. ama kanuni üretimleri nedense dökülmüştür.
ramzey ve kanuni halihazırda bu işlerinin sektörüydü. şu anda bile isteseler yüksek teknoloyi kullanarak türkiye şartlarında en ideal silindir hacmi olan 250 cc ye kadar motosiklet üretip türkiyeyi dışa bagımlıklıtan kurtarabilirler. ama yapmıyorlar.
ugur mondial firması ise malinin yıllarca reklamını yaptığı ugur derin dondurucu olarak hafızalar kazınmış ve çin furyasının akınıyla motosiklet sektörünede girmiş bir firma. yani hali hazırda hiçbir altyapısı olmadan bu işe girdiler. getirdikleri motorlar öyle dandiktiki sadece görüntüsüne aldanıp fiyatınında cazipliğiyle türkiyenin motosiklet çöplügüne dönmesinde lokomotif olmuştur.
günümüze geldiginde değişen ne olacak. diyelimki yeni gelen çinliler kullanıcıya hangi garanti şartlarında satılacak. bir japonun bir italyanın bir almanın verebilecegi garantiyi verebiliyorlarsa kendilerini kutlarım. çünkü bu garantiyi verebilmek için kalitenin olması gerekir. ama veremiyorlarsa işleri zor.
no olarak ekleyeyim yazdıklarım hiçbir firmayı rencide edici nitelikte degildir. tamamiyle objektif bir bakış açışıyla tüketici olarak degerlendirdim.