- Konu Yazar
- #1
Motorsiklet severler merhabalar
Sitenin uzun zamandır takipçisiyim.Gezi yazılarını fırsat buldukça zevkle inceliyorum.Şu ana kadar yapmış olduğum gezileri paylaşma fırsatım olmadı.m.celikkol arkadaşımızın 27 mayıs 2006 tarihinde düzenlemiş olduğu Karagöl-Çiniligöl gezisine çok istediğim halde zaman uyuşmazlığı nedeniyle katılamadım.Onların gezi raporunu inceledikten sonra ilk fırsatta Karagöl ve Çiniligöl'ü görmeye karar verdim.
02.07.2006 pazar günü erkenden çıkmak istememe rağmen uykuya yenik düşüp artçım sevgili ibo ile ancak saat 11:00 de yola çıkabildim.
Bir yolcu edenimiz bile olmadı:salut:


Otobana giriş



Pozantı'da kısa bir mola

ben bir bardak çayla idare ederken

aç değilim deyip 2 poaça ve 2 tostu duble çayla lüpletmiş İbo'nun hali





Sonuda kamp yerine ulaşıyoruz

motorsikletli grubu görünce doğruca o tarafa yöneliyoruz

Bir gün önceden gelerek kamp kuran Adana Yamaha bayi Sabri Bey ile satış ve servis ekibiyle tanışıyoruz.Kaynanam da beni (ibo daha bekar ) çok sever hani:queen: yemeğin sonuna da olsa yetiştik.



Ben her ne kadar tokum desem de ikram edilen pirzolaları 1 somun ekmekle görürdüm.İbo ise dağda aç kalırım korkusuyla Pozantı'da kanını tost ve poaça ile doyurduğundan mı , yoksa utandığından mı bilinmez yemeğe hiç yanaşmadı.

Bu arada buradan Sabri Bey ve ekibine tekrar teşekkür ediyoruz::biggrinn

Onlarla vedalaşıp yolcu ettikten sonra göllere doğru yola koyuluyoruz



Bir grup genç gölün karşı kıyısında gitar çalıp şarkı söylüyorlar
"Köşeyi dönsem ölüm düz gitsem hayat "





Bu da cennetin sakinlerinlerinden vrakkkkk vrakkkkk :cherry:

Bu güzelliklerin arasında bu çirkinlik :farao:










Artık dönüş zamanı yolumuz uzun:king:

Bu odun ateşinde demlenen çaydan bir bardak iyi giderdi ama malesef kalmamış
Kahveci " Bu saatten sonra demlersem elimde kalıyor " dedi , çaresiz yola devam.....

Kiraz taşıyan 4X4 leri görünce bizim 2x1 hemen duruyor.....

Hava kararmak üzere herkeste bir teleş , sanki TÜRKİYE 'nin kiraz borsası burada kuruluyor.1-2 kg tadımlık kiraz alabilirmiyiz diye sorduğumuz arkadaş da yabancıymış ,Tarsus ' dan gelmiş ."Burada ne yapıyor sun ? " diye sorduğumuzda O da kiraz getirmiş ,burada kilosunu toptan 2,50 ytl ye satabiliyormuş.O yüzden ürününü buraya getirmiş.

Anlaşılan bu kiraz cennetinde biz kiraz tadamayacağız.Bir yerlerimiz şişecek :queen: diye düşünürken kahveci genç durumu anlamış olmalı ki bir avuç kirazla geldi.
Aha da fotosu

Tekrar yoldayız Adana-Ankara yoluna ulaştıktan sonra baktım ibo biraz durgun gibi , anladım ki aklı yiyemediği pirzolada kalmış :queen: neyse , gözümüze bir yeri kestiriyor ve duruyoruz adı "Pala'nın yeri " .Ama bizi karşılayan adama bakıyoruz ki bıyıksız " Bıyıksız pala olur mu? " deyim PALA 'nın nerede olduğunu soruyoruz.İçerdeymiş kendisi gidip görüp ikna oluyoruz ve siparişimizi bizzat Pala'nın ta kendisine bildiriyoruz .

Şunu da belirtmek isteriz ki servisten ve pirzoladan pek memnun kalmadık:farao: ......
Saat 21:45 artık hesabı ödeyip kalma vakti
Yol vızır vızır kamyon kaynıyor.Dikkatli bir tempoyla otobandan Mersin'e ulaştığımız da saat 23:45 oluyor.
Toplam da 340 km olan yolculuğumuzu her hangi bir proglemle karşılaşmadan tamamlamış oluyoruz.

Bir sonra ki gezimizde görüşmek dileğiyle.......
Sitenin uzun zamandır takipçisiyim.Gezi yazılarını fırsat buldukça zevkle inceliyorum.Şu ana kadar yapmış olduğum gezileri paylaşma fırsatım olmadı.m.celikkol arkadaşımızın 27 mayıs 2006 tarihinde düzenlemiş olduğu Karagöl-Çiniligöl gezisine çok istediğim halde zaman uyuşmazlığı nedeniyle katılamadım.Onların gezi raporunu inceledikten sonra ilk fırsatta Karagöl ve Çiniligöl'ü görmeye karar verdim.
02.07.2006 pazar günü erkenden çıkmak istememe rağmen uykuya yenik düşüp artçım sevgili ibo ile ancak saat 11:00 de yola çıkabildim.
Bir yolcu edenimiz bile olmadı:salut:


Otobana giriş



Pozantı'da kısa bir mola

ben bir bardak çayla idare ederken

aç değilim deyip 2 poaça ve 2 tostu duble çayla lüpletmiş İbo'nun hali





Sonuda kamp yerine ulaşıyoruz

motorsikletli grubu görünce doğruca o tarafa yöneliyoruz

Bir gün önceden gelerek kamp kuran Adana Yamaha bayi Sabri Bey ile satış ve servis ekibiyle tanışıyoruz.Kaynanam da beni (ibo daha bekar ) çok sever hani:queen: yemeğin sonuna da olsa yetiştik.



Ben her ne kadar tokum desem de ikram edilen pirzolaları 1 somun ekmekle görürdüm.İbo ise dağda aç kalırım korkusuyla Pozantı'da kanını tost ve poaça ile doyurduğundan mı , yoksa utandığından mı bilinmez yemeğe hiç yanaşmadı.

Bu arada buradan Sabri Bey ve ekibine tekrar teşekkür ediyoruz::biggrinn

Onlarla vedalaşıp yolcu ettikten sonra göllere doğru yola koyuluyoruz



Bir grup genç gölün karşı kıyısında gitar çalıp şarkı söylüyorlar
"Köşeyi dönsem ölüm düz gitsem hayat "





Bu da cennetin sakinlerinlerinden vrakkkkk vrakkkkk :cherry:

Bu güzelliklerin arasında bu çirkinlik :farao:










Artık dönüş zamanı yolumuz uzun:king:

Bu odun ateşinde demlenen çaydan bir bardak iyi giderdi ama malesef kalmamış
Kahveci " Bu saatten sonra demlersem elimde kalıyor " dedi , çaresiz yola devam.....

Kiraz taşıyan 4X4 leri görünce bizim 2x1 hemen duruyor.....

Hava kararmak üzere herkeste bir teleş , sanki TÜRKİYE 'nin kiraz borsası burada kuruluyor.1-2 kg tadımlık kiraz alabilirmiyiz diye sorduğumuz arkadaş da yabancıymış ,Tarsus ' dan gelmiş ."Burada ne yapıyor sun ? " diye sorduğumuzda O da kiraz getirmiş ,burada kilosunu toptan 2,50 ytl ye satabiliyormuş.O yüzden ürününü buraya getirmiş.

Anlaşılan bu kiraz cennetinde biz kiraz tadamayacağız.Bir yerlerimiz şişecek :queen: diye düşünürken kahveci genç durumu anlamış olmalı ki bir avuç kirazla geldi.
Aha da fotosu

Tekrar yoldayız Adana-Ankara yoluna ulaştıktan sonra baktım ibo biraz durgun gibi , anladım ki aklı yiyemediği pirzolada kalmış :queen: neyse , gözümüze bir yeri kestiriyor ve duruyoruz adı "Pala'nın yeri " .Ama bizi karşılayan adama bakıyoruz ki bıyıksız " Bıyıksız pala olur mu? " deyim PALA 'nın nerede olduğunu soruyoruz.İçerdeymiş kendisi gidip görüp ikna oluyoruz ve siparişimizi bizzat Pala'nın ta kendisine bildiriyoruz .

Şunu da belirtmek isteriz ki servisten ve pirzoladan pek memnun kalmadık:farao: ......
Saat 21:45 artık hesabı ödeyip kalma vakti
Yol vızır vızır kamyon kaynıyor.Dikkatli bir tempoyla otobandan Mersin'e ulaştığımız da saat 23:45 oluyor.
Toplam da 340 km olan yolculuğumuzu her hangi bir proglemle karşılaşmadan tamamlamış oluyoruz.

Bir sonra ki gezimizde görüşmek dileğiyle.......
Son düzenleme: