arkadaşım,
bir sağlıkçı, motosikletçi ve kaza yapıp ameliyat olmuş biri olarak yazıyorum.
Bacak sağlığını doktorla görüşmelisin. Çünkü rontgen,MR gibi radyolojik ve fiziki bulgulara sahip olan da, doktor olan da o.
Kaza yapman kötü elbette, geçmiş olsun. Tekrarı olmaması ve tez vakitte sağlığına kavuşman için duacıyız.
okulun mezuniyet törenine katılamaman hoş olmamış elbette ama bu, sana ileriki özel günlere yaklaşırken ( düğün, doğum vs ) daha dikkatli olman gerektiği hakkında bir yaşam öğretisi olarak düşün ve vtecrübe olarak kullan. Sınavların için aldığın rapor geçerli olup hocalarının insiyatif kullanması halinde tekrar sınav yapabilirler. Ben sağlık problemi yaşadığımda sağolsunlar yardımcı olmuşlardı.
ve ameliyat tecrübesi hakkında..
doktorum bana "ameliyat olursan 7 günde yürüsün ameliyat olmazsan 40-45 günde yürürsün" demişti.
yan bağlardan oldum, 2 ay yürüyemedim
ama yürüyebileceğimi biliyordum.
miskin miskin yatmnaktan ziyade, kitap oku, ders çalış, motosiklet videosu izle, ama bol bol hareket et ve bol su iç...
unutma, bacağın olmasa bile yaşamın bir yerinden yakalaman gerekir.
çünkü hayat devam ediyor
( Bolca kitap okumanı tavsiye ederim, gerçekten de bir üniversite öğrencisi olarak yahut mezun olarak bir CV doldurup bana gelsen ( patron değilim ama ) seni işe almazdım. Kişinin karşısındakine saygısı kendisine olan saygısından geçer. Belki de iş aramayacaksın, öğretmen vs olacaksın, belki de memur. Ama, kendini geliştirmemiş hiç kimse bir başkasının ya da bir şirketin gelişmesine yardımcı olamaz. Bana kızma, bu sözleri sen geliş diye söyledim. Çünkü; karşımdaki insanın gelişmiş olması beni de geliştirir

)
---------- Mesajlar birleştirildi - 10:06 ---------- bir önceki mesaj zamanı 10:03 ----------
http://www.motoaktuel.com/blog/index.php/yine-yeniden-baslamak-kaza-sonrasi-ilk-surusmeler
---------- Mesajlar birleştirildi - 10:08 ---------- bir önceki mesaj zamanı 10:06 ----------
http://www.motosiklet.net/forum/moto-sohbet/48466-yine-yeniden-baslamak%3B-kaza-sonrasi-ilk-surusmeler.html
Kaza yapmıştım
tarih 06/07/08
çalıştığım hastaneye gittim
ilk duyduğum sözler şunlardı;
Belliydi kaza yapacağın
biz sana dedik abi, motor tehlikelidir diye
. Motora binilir mi artık
. Eh artık bırakırsın motorculuğu
. Haa bir de şu cümle vardı; geçmiş olsun
. Cana geleceğine mala gelsin
.
Göğsümde sımsıkı bir acı, nefes alamıyordum yine, kaburgalarım isyanlarda, cevap verecem ama polis tutanağıyla ilgileniyorum. Gözümün ucuyla rontgen filmlerimi değerlendiren doktorlara bakıyorum
. Sağ alt karın bölgemde de bir sancı var
. Hele kaburgaları bi öğrenelim de onu da konuşucam
. Bekliyorum, hele bana biri neren ağrıyor desin
diyecem ki, göğsüm ağrıyor, sağ alt batında gittikçe büyüyen içten bir sancım var. Bir de yüreğimde bir acı var kiii, motosikletim
.. o benim canımdan öte değil ama canımın bir parçası işte
.
Evet cevap bu; ben bildim bileli motosiklet üstündeyim. Çok iyi bir sürücü değilim artık, artık isyan eder gibi kullanıyorum motosikleti. Umursamıyorum yolun bozukluğunu, gitmek istiyorum bir yerlere
. Bırakmak nere motorculuğu
siz arabayla kaza yapınca, bir daha arabaya binmiyor musunuz
. Cana geleceğine elbette mala gelsin, çalışır yaparım yenisini ama motorculuktan vazgeçmem!!!
02/08/2008 motosikletimi alacam tamirden, sabırsızım. İşyerime sırt çantamla gittim, içinde kask var, eldivenlerim var, zırhım var
. Görenlerden tipik soru uslanmadın mı yahu sevmekten usanır mı insan, sevgilinizden ayrıldınız diye bir daha sevmediniz mi hiç? benimkisi boş laf, hadım doğmuş adamlara evlat sevgisini tarif ediyorum işte
Neyse zaman ikindi oldu, ben motosikletimi aldım tamirden, içimde belli etmediğim bir korku var, kimseyle paylaşmadığım, kendi içimde verdiğim bir savaş. Evet 18-25 yaşlar arasında pek çok kaza yaptım veya atlattım ama umursamadım o delikan damarlarımdayken ama uzun zaman oldu ölümle böyle sarmaş dolaş öpüşmeyeli, neyse ki ayrılık öpücüğüymüş bu, öpüştük ve ayrıldık bir kez daha ölümle. Belki de terliydim de kayıverdim avuçlarından onun. Sırılsıklam bir ter; aşktan olma
. Evet motosikletim önümdeydi
. Ve işte hikayenin belki başladığı yer, belki de tam can alıcı noktası!!!
Çıktım üstüne, acemi bir çocuğum sanki, kontağı yerleştirdim ve marş
işte her şeye rağmen yaptıran, sevdiren o ses
bacaklarımın arasındaki titreşim
. Evet bunlar tanıdık şeyler ama direksiyon yükselmiş mi ne? Aynalar bir garip
. Ön fren çok gevşek sanki, arka freni deniyorum
. Orantısız
. Bu motor benim değil diyecek oluyorum neredeyse ve kaskımın vizörünü indirdiğimde tık! 1. vites ve hiçbir şeye değişilmeyecek mutluluklardan biri ve ben bu mutluluğu yaşamak istiyorum, yaşamak istiyorum ve debriyajı hafif bırak,,, gaz ver!evet bu!!! Unutmamışsın oğlum Yürekçe!!! Evet bu
.. arka tekerde balans mı var? Yaww özlemişim bu rüzgarı da ha
kaskımın vizöründe bi çizik varmış, kazadan olmalı.. boşver kazayı, zaten çok güvenmeye başlamıştın kendine oğlum sen, 2. vites
. Yavaş ol düşeceksin yine
olsun kalkarım
vites 3! Daha yeni kalktın yataktan, kazayı yeni atlattın, bir daha düşersen var yaa
.. ne düşecem lan, gidiyoz işte vites 4 ve az ilerde kırmızı yandı, beklemelisin
ne yapıyorduk hep, kırmızıda aynaları kontrol edip öyle yavaşlıyorduk ve mümkünse iki araba arasına girip bekliyorduk di mi
öyle yaptım zaten
sarı yandı, yeşil
tüh, heyecandan vites düşürmemişim
tık,tık,tık
bas gaza, tak vitesi
devam et olum, kaybolmamış içindeki motorize çocuk
.
Çektim sahile motoru, yaktım sigaramı
. Düşündüm
hem de çoook fazla düşündüm. Bir sigara içimi kadar ve dedim ki kendime; bak oğlum Yürekçe, aha Akdeniz, aha yol, aha motor. Sen bunların hepsine sahipsin, gördün bak, unutmamışsın bu aşkta nasıl sevişileceğini, evet bak nasıl titriyor ellerin. Yaptığın kaza büyük, evdekiler çok üzüldü, zaten yaptığın masrafı 3-5 ayda zor çıkartıp kendine gelirsin
ama yok korka korka yaşayarak inine çekileceksen bu yürek boşuna taşımız seni, beynin her gece boşuna tekrarlamış motosiklet kullanmayı, ellerin değil miydi ben hazırım diyen? Sen son hafta motosiklete tekrar binecem diye hamlığını atmak için bu sıcakta günde 3-5 kilometre yürümedin mi? Evet bunların hepsi senin şu anda yeniden o kontağı çeviresin diyeydi
korkma!!! Bu son olmayacak, korkunun da sonu yok
o zaman sen de kendindeki sonu olmayanı, sevgiyi yüklen ve bin motosiklete
Yeniden bindim motoruma, saymadım vitesleri, yadırgamadım aynayı, ışık her zamanki kırmızı ışık, kalkışım her zamanki yeşil kalkışı
.
Eve geldim, google earth web sayfasına girdim ve istikameti çizdim, bundan önce aldığım kararla tek başıma
artık, hep tek, tam tek
. Sabah uyanacağım, kahvaltımdan sonra fren ve aynaları ayarlayıp doğru benzinciye oradan da otobana, istikamet Adanaya doğru, benzinim kadar gideceğim ve akşam biliyorum ki, çok sevdiğim o eskiden beri koynumda taşımaktan mutluluk duyduğum o yol yorgunluğumu her neredeyse alıp evime yetirip yatağımda aynı yastığa baş koyarak uyutacağım
.
İşin özü şudur arkadaşlar; hangi çocuk düşerse düşsün nasıl kalkıp yine ısrarla yürümeye çalışıyorsa, hangi kuş kanadı kırıldığı halde uçmak için çırpınıyorsa, hangi motosikletçi kazadan sonra yeniden motosikletine biniyorsa bilinsin ki; bunlar bir şeylere kafa tutmak değil, kafa tutan bir şeylere karşı yenilgiyi kabullenmemektir
. Yeter ki içinizdeki inancı, öğrendiğiniz tecrübeleri ve yaşayacağımız güzellikleri bir bardak çay gibi yüreğimizde, bilincimizde demleyip öyle koyalım hayatımızın sofrasına. İşte o zaman bizi biz yapan şeyin ne olduğunu bilebiliriz. Bu kimi için motosiklet kullanmak, kimi için bir uçurtma uçurmak, kimisi için sevgilisine sevgisini ilan etmek olsun
ama her ne olursa olsun,
HER ŞEY YÜREKÇE OLSUN
.
YÜREKÇEKALIN
YÜREKÇE!!!