öncelikle, halen yargıda olan ve davası bile görülmeye başlamamış bir konuyu nasıl filme dökecekler. cinayetin faili yani katil bile halen belli değil. ortada katil değil, katl zanlısı var. şimdi bu filmde bu ceö garipoğlunu nasıl karakterize edecekeler, nasıl işleyecekler? katil olarak mı, zanlı olarak mı?
ikinci olarak da, halen polis nasıl olur da zanlıyı bulamaz diye her gün bas bas bağırılıyor ya. bu tür dosyalarda genelde soğutma yöntemi uygulanır. yani bazen dosya rafa kaldırılır, soğuması beklenir. dosya soğudukça, firari olan kendini her gün daha da güvenlikte hissetmeye başlar, peşinde kimsenin olmadığına dair rahatlama içine girer ve bir gün bir yerde bir hata yapar, yakalanır. ama sağolsun bizim leş kargası ve kendinden başka kimseyi düşünmeyen medyamız (ben de bu medyanın içindeyim, ordan biliyorum ne kadar yozlaşmış olduğunu), nasılsa gayet medyatik ve sürekli alıcısı diri olan bir konu yakaladıkları için, haber bültenlerindeki boşlukları doldurmak için araya dolgu olarak kullanacak bir malzeme olarak gördükleri için, hem kendileri her gün kurcalar, unutturmaz, dosyanın soğumasına izin vermez, hem de böyle çıkar her gün marifetmiş gibi "niye hala bulunamadı" diye bağırır durur.
kimse de buna dur demez...