kuyruk acısı

Katılım
16 Haz 2007
Mesajlar
7
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
.Fakir adamın biri bir yılana yardım etmiştir. Yılan

vefalı olduğunu göstermek için fakir adamın kapısına her gün bir altın

koymaktadır..Gün gelir adam uzun bir yolculuğa çıkar.Yolculuğa çıkmadan önce

de oğluna yılan ile olan mevzuyu anlatır..Oğluna der ki; Sakın o yılana

dokunma! Ben yokken de hergün bir altın getirip kapıya koyacaktır,böylece

geçim sıkıntınız olmaz..Oğlu babasına peki der. Der ama, şeytan da vesvesesini

salmıştır çocuğun kalbine.. Ertesi gün çocuk yılanı bekler.. Yılan ağzında bir

altın parçasıyla gelir.. Bu arada çocuk gizlendiği yerden fırlayarak yılanı

öldürmeye çalışır.. Maksadı yılanı öldürüp hazinenin yerini bulmaktır..Bu saldırı

esnasında yılanın kuyruğu kopmuştur.. Yılan can havliyle çocuğu sokarak

öldürür.. Birkaç gün sonra adam gelir .Bakar ki ,oğlu yerde ölmüş yatıyor,

yılanda kuyruğu kopuk bir haldeçocuğun başucunda bekliyor, olanları anlar

hemen.. Yılana der ki, Bizim çocuk şeytana uymuş, sana bir zarar vermiş, sen

de o nu öldürmüşsün, ama biz senle dostuz. Gel senle bu dostluğa devam

edelim.. Yılan dile gelir.. Adama şöyle bir bakar..olmaz eski dostum olmaz der..

Ben de bu kuyruk acısı sende de evlat acısı oldukça artık bu dostluk olmaz...
 
Katılım
22 Mar 2005
Mesajlar
1,096
Amerika ile Türkiyeyi anlatıyor sanki. Bizde evlat acısı, onlarda kuyruk acısı...
Bu güzel hikaye için teşekkür ederiz.
 
Katılım
17 May 2006
Mesajlar
2,547
.Fakir adamın biri bir yılana yardım etmiştir. Yılan

vefalı olduğunu göstermek için fakir adamın kapısına her gün bir altın

koymaktadır..Gün gelir adam uzun bir yolculuğa çıkar.Yolculuğa çıkmadan önce

de oğluna yılan ile olan mevzuyu anlatır..Oğluna der ki; Sakın o yılana

dokunma! Ben yokken de hergün bir altın getirip kapıya koyacaktır,böylece

geçim sıkıntınız olmaz..Oğlu babasına peki der. Der ama, şeytan da vesvesesini

salmıştır çocuğun kalbine.. Ertesi gün çocuk yılanı bekler.. Yılan ağzında bir

altın parçasıyla gelir.. Bu arada çocuk gizlendiği yerden fırlayarak yılanı

öldürmeye çalışır.. Maksadı yılanı öldürüp hazinenin yerini bulmaktır..Bu saldırı

esnasında yılanın kuyruğu kopmuştur.. Yılan can havliyle çocuğu sokarak

öldürür.. Birkaç gün sonra adam gelir .Bakar ki ,oğlu yerde ölmüş yatıyor,

yılanda kuyruğu kopuk bir haldeçocuğun başucunda bekliyor, olanları anlar

hemen.. Yılana der ki, Bizim çocuk şeytana uymuş, sana bir zarar vermiş, sen

de o nu öldürmüşsün, ama biz senle dostuz. Gel senle bu dostluğa devam

edelim.. Yılan dile gelir.. Adama şöyle bir bakar..olmaz eski dostum olmaz der..

Ben de bu kuyruk acısı sende de evlat acısı oldukça artık bu dostluk olmaz...

daha once deli yürek dizisinde kuşcu'nun anlattığı bir hikaye.cok güzel ayrıca
 
Katılım
27 Eki 2006
Mesajlar
1,139
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Yılan tabii ki doğru söylemiş.
Ama hikaye ne yazık ki absürt..



Bırak öldürmeyi,
yavrumu;
sadece ısırsa ve...

Bir değil bin altın getirse.
O yılanın kafasını kopartırdım.

Evlat sahibi olmayan bilemez.
Anlayamaz.
Ben de anlayamazdım.

Bir de bu yönden bakın.

-------------------------------------

Geçen yıl izine Türkiye'ye geldiğimde henüz 10 aylık oğlumu Dedesiyle yani Babamla tanıştırdım.

Babam torununu kucağına alıp zıplattı.
Bunu korkutacak derecede yaptı.

Can havliyle,
"baba korkuyor!!!"
demişim.

Babam gülümseyerek bana baktı ve;
"biliyorum"
dedi.

Dayanamadım.
"Biliyorsun da niye yapıyorsun"
dedim.

Bana göz kırptı.

Ve hayatım boyunca aklımdan çıkmayacak şu sözleri söyledi.

" Anladın mı şimdi evlat ne demek?"
"Evlat sevgisi ne demek?"

Anladım babacığım dedim.

Ve ona ne zamandır sarılmadığımı ve aynı oğlum gibi gülümsemediğimi hatırladım......
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst