Forumdan Uzaklaştırıldı
- Katılım
- 23 Tem 2011
- Mesajlar
- 304
- Konu Yazar
- #1
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Öncelikle belirteyim, lütfen A partisi, B Partisi çekişmesine dönmesin konu. Yıllardır ilgimi çeken bir konuda fikir alışverişi yapmak istiyorum.
Merkez Bankası eski başkanı Durmuş Yılmaz alışveriş sonrası para üstü olan ancak alınmayan üç kuruşların enflasyona sebep olacağını açıklamış. Rahmetli Bülent Ecevit'in son hükümetinde de böyle açıklamalar yapılmış ancak ekonomik krizden dolayı müthiş tepkiler almıştı o dönemki hükümet. Yurtdışında yaşayan insanlarımızdan da duyuyordum böylesi şeyleri, adamların müslüman olmadığı halde daha eşitlikçi, hakikatli yaşadıklarını söylerlerdi.
1- Alışveriş sonrası alınmayan para üstü,
2- Neredeyse yaşadığım her ilde yerel yönetimin bitmek tükenmek bilmez kaldırım, asfalt ve şehir düzenlemesi (ki neredeyse her sene bozulduğu için tekrar elden geçirilirler),
3- Milletvekili seçimlerinde parti liderinin gözüne girenlerin milletvekili olabilmeleri (sistem değil tek adamcılık her partimizde var düşüncesindeyim son dönem kurulan HAS parti resmen tüzüğünde seçmenin tercihini ön planda tuttu ki zamanla onlar da değişir düşüncesindeyim ne kadar hoşuma gitse de bu yaklaşımları),
4- Devletin memurunun önünde vatandaşın el pençe divan duruşu (ki memur olduğum halde vatandaşı en çok uyardığım konulardan biridir yaptıklarının kendilerine saygısızlık olduğunu söylemek)
5- Yanılmıyorsam kendimize olan saygımız ve özgüvenimiz çok alt seviyede olduğu için sohbet konuları devlet kurup devlet yıkma üzerine kuruluyor ancak aile düzeni üzerine paylaşımlar, etkinlikler, insana kafa yormak bizlerden uzak.
Aklımda yer eden ve beni rahatsız eden konulardan başlıcaları.
ACABA NÜANSLAR BUNLAR MI TOPLUMUMUZ AÇISINDAN? (Sonuca bağlayan esas sorum budur.)
Merkez Bankası eski başkanı Durmuş Yılmaz alışveriş sonrası para üstü olan ancak alınmayan üç kuruşların enflasyona sebep olacağını açıklamış. Rahmetli Bülent Ecevit'in son hükümetinde de böyle açıklamalar yapılmış ancak ekonomik krizden dolayı müthiş tepkiler almıştı o dönemki hükümet. Yurtdışında yaşayan insanlarımızdan da duyuyordum böylesi şeyleri, adamların müslüman olmadığı halde daha eşitlikçi, hakikatli yaşadıklarını söylerlerdi.
1- Alışveriş sonrası alınmayan para üstü,
2- Neredeyse yaşadığım her ilde yerel yönetimin bitmek tükenmek bilmez kaldırım, asfalt ve şehir düzenlemesi (ki neredeyse her sene bozulduğu için tekrar elden geçirilirler),
3- Milletvekili seçimlerinde parti liderinin gözüne girenlerin milletvekili olabilmeleri (sistem değil tek adamcılık her partimizde var düşüncesindeyim son dönem kurulan HAS parti resmen tüzüğünde seçmenin tercihini ön planda tuttu ki zamanla onlar da değişir düşüncesindeyim ne kadar hoşuma gitse de bu yaklaşımları),
4- Devletin memurunun önünde vatandaşın el pençe divan duruşu (ki memur olduğum halde vatandaşı en çok uyardığım konulardan biridir yaptıklarının kendilerine saygısızlık olduğunu söylemek)
5- Yanılmıyorsam kendimize olan saygımız ve özgüvenimiz çok alt seviyede olduğu için sohbet konuları devlet kurup devlet yıkma üzerine kuruluyor ancak aile düzeni üzerine paylaşımlar, etkinlikler, insana kafa yormak bizlerden uzak.
Aklımda yer eden ve beni rahatsız eden konulardan başlıcaları.
ACABA NÜANSLAR BUNLAR MI TOPLUMUMUZ AÇISINDAN? (Sonuca bağlayan esas sorum budur.)