- Katılım
- 20 Ağu 2007
- Mesajlar
- 42
- Konu Yazar
- #1
Almanya'dan çıkan ve Türkiye'mizi gezmek için yurda giren Alman çift Nisan-2007 den beri Türkiye'mizi dolaşıp en son Kulübümüzü ziyarete gelmişlerdir.
15.000 Km lik etabın 15.000 inci kilometresinde Sakarya'mıza gelen çifti 2 gün konuk edip,Yalova festivaline hep birlikte katıldık.
İsimleri Klaus Powroznik ve Maike Powroznik olan çifte biz Ayşe ve Ali olarak hitap ettik.Çat pat türkçeleri ile harika insanlardı.
Basın İlgi Duydu....!
Takvim Gazetesi : http://www.takvim.com.tr/2007/08/10/gnc128.html
Todays Zaman : http://www.todayszaman.com/tz-web/detaylar.do?load=detay&link=119084
Cihan Haber : http://www.sakaryarehberim.com/others/haber.php?xnumber2=6741
Gülses Gazetesi : http://www.gulses.com/haber/113685-almanlar-ispartanin-tabiatina-hayran-kaldi
Doktora tezi hazırlamak amacıyla motosikletleriyle Türkiye'ye gelen Alman çift, 4,5 ayda Anadolu'yu karış karış gezerek bin 500 kilometre yol yaptı.
Almanya'nın Frankfurt eyaletinden motosikletleriyle yola çıkan Klaus Powroznik (33) ve Maike Sandermann (30) çifti 4,5 ayda Marmara bölgesi hariç Türkiye'nin her bir yerini gezdi. Powroznik, Cihan muhabirine yaptığı açıklamada, eşi Sandermann'ın Universitat Marburg'da Turizm ve Kültürler Arasındaki Etkileşim konulu bir doktora tezi hazırladığı için Türkiye'yi gezdiklerini söyledi.
Kendisinin arkeoloğuk olduğunu ve 5 yıl önce Sivas'ta bir kazı çalışmasına katıldığını anlatan Powroznik, gezi sırasında köylülerin isimlerini söylemekte zorlandığını ve bu nedenle kendisine Ali, Sandermann'a ise Ayşe ismini taktıklarını vurguladı. Powroznik, Türkiye'de motosikletlerine isimler taktıklarını kendi motosikletine 'Karaboğa', Sandermann'ın motosikletine ise 'Kırmızı sivrisinek' adını verdiklerini belirtti. Türkiye'nin çok güzel bir ülke olduğunu dile getiren Powroznik, Türk insanının misafirperver ve sempatik olduğunu ifade etti.
Powroznik şunları söyledi: "2 Nisan'da Çeşme'ye geldik. Akdeniz'den başladık gezimize. Gezi sırasında insanlarla ilgili hiçbir sorun yaşamadık. Ama motorlarımızda biraz problem oldu. Hava sıcaklığı ve yolun bozuk olması da bizim açımızdan sorun oldu. Türkiye gerçekten çok güzel. Burada çok mutluyuz. Türkiye'de her bölge birbirinden farklı. Tabiat çok farklı olmasına rağmen, insanların konukseverliği aynı. Türk halkı her yerde konuksever. Çok konuşmak istiyorlar, güleryüzlüler ve bize her zaman selam veriyorlar. Akdeniz'de ise fazla önem vermiyorlar, çünkü orada turist önemli değil. Her yerde turist var. Karadeniz bölgesinin insanı çok daha sıcak kanlı. Karadeniz Bölgesini çok beğendik. Karadeniz insanında ise bir harmoni var.er zaman gittiğimiz yerlerde çadırda kalıyoruz. Sadece 3 gece pansiyonda konakladık çünkü o gün çok yağmur yağdı." dedi.
"Kapadokya ve Türk Yemekleri Harika"
Türkiye'de Marmara Bölgesi hariç her yeri gezdiklerini dile getiren Powroznik, hayran kaldıkları yerlerin başında Kapadokya geldiğini söyledi. Türk yemeklerinin çok lezzetli olduğunu kaydeden Powroznik, "Kapadokya insanı ve tabiatı çok güzel. Kapadokya çok güzel. Batı Karadeniz de çok güzel. Isparta ve Yalvaç'ın tabiatı çok güzel. Şile ve Karadeniz paralı olduğu için oraları beğenmedik. Ağrı Dağı da çok güzel Her akşam beraber yemek yapıyoruz. Mangal, mantı gibi yemekler yapıyoruz. Türk yemekleri çok güzel." şeklinde konuştu.
"Rotamızı Belirlerken Günlük Düşündük; Türkiye'de Plan Yapmak İmkansız"
Türkiye için hazırlanan haritada yolların yanlış olduğunu belirten Powroznik, bu nedenle çoğu kez yollarını kaybettiklerini ve kaybolduklarını dile getirdi. Türkçe'nin kendileri için zor bir dil olduğunu vurgulayan Powroznik, Türkçe'yi gezileri sırasında öğrendiklerini anlattı.
Türk insanının çok cana yakın olduğunu ve kendileriyle sık sık sohbet ettiklerini ifade eden Powroznik, şunları kaydetti: "Çünkü Türkiye için bir harita yok. Haritalar çok kötü. Haritada gösterilen yollar aslında yok, yollar değişik. Bazı zamanlarda yolumuzu kaybettik. Maike Türk kültürü hakkında çalışıyor, gözlem yapıyor, tezini hazırlıyor ve rapor tutuyor. Turizm ve kültür arasındaki etkileşim tezinin adı. Ben ise fotoğraf çekiyorum. Yollar hakkında rapor hazırlıyorum. Çünkü 2 yıl sonra arkadaşım da Türkiye'yi gezecek. Çünkü Türkiye için bir harita yok. Haritalar çok kötü. Haritada gösterilen yollar aslında yok, yollar değişik. Biz de köylerin isimlerini sorarak yolumuzu buluyoruz. Nerede Küçükpaşa, ha orada tamam. Çünkü her insan köylerin adını biliyor ama haritadaki yollar tutmuyor. GPS'imiz de çalışmıyor, çünkü data yok. Ama insanlara gideceğimiz yeri insanlara sorunca her zaman çalışıyor, bize doğru yolu gösteriyorlar.Türkiye'deki rotamızı belirlerken, günlük olarak düşündük. Çünkü Türkiye'de plan yapmak imkansız. Bizi misafirliğe çağırınca rotamız da ona göre değişiyordu. Türkçe'yi burada öğrendik ama kitap yok, yanımızda sözlük var. Konuşarak, duyarak ve bakarak yavaş yavaş Türkçe öğrendik. Gezmek lazım, Türk insanı çok cana yakın olduğu için sık sık sohbet ediyoruz. Her gittiğimiz yerde bize çay ikram ediyorlar.Tünkçe öğrenmek bizim için çok zor. Çünkü bizim gramerimiz çok farklı, kelimeler de aynı değil ama çok az kelime benzer. Radyo. taksi, motor aynı. Türkçe bizim için çok komik, araba tamam araba ama el arabası denilmesi bizim için çok komik.Türkiye'nin trafiği şehirde biraz kritik. 5 yıl önce Türkiye'ye geldiğimde trafik çok kötüydü. Şimdi yavaş yavaş iyiye gidiyor. Şehir trafiğinde insanlar çevresine daha az bakıyor. Hep stresli araba kullanıyorlar." diye konuştu.
"Almanya'da Türkler Doğru Tanınmıyor"
Almanya'da Türk'lerin doğru tanınmadığını kaydeden Powroznik, Almanya'da yaşayan Türk'lerin daha farklı olduğunu söyledi. Powroznik, "Almanya'da Türkiye doğru tanınmıyor. Almanya'daki Türkler biraz daha farklı, Türkiye'deki gibi değiller. Almanya'da belki şu anda 4,5 milyon Türk kalıyor ve orada çok az çalışıyorlar. Çok tembel çoğu, ama Türkiye çok farklı. Türkiye'de bütün Türkler iyi, çok misafirperverler. Çalışkanlar."
"Türkiye'de En İyi Sigorta 'Maşallah' "
Türk kültürünü çok sevdiğini söyleyen Sandermann ise Türkiye'nin çok renkli bir ülke olduğunu ifade etti. Türkiye'de Kürt, Çerkez, laz gibi bir çok milletin birarada yaşadığını anlatan Sandermann, Türk kültürünün kendisi için çok entrasan olduğunu vurguladı. Türkiye'ye gezi için geleceklerin iyi bir sigortaya ihtiyaçlarının olduğunu kaydeden Sandermann, yolların çok kötü olduğunu açıkladı. Sandermann sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye'de çok iyi bir sigorta lazım. Yollar çok kötü. Van'dan bir arkadaş bize maşallah çıkartması verdi. Şimdi bizde en iyi sigorta var. "Maşallah" Öte yandan alman çift, Yalova'da festivale katıldıktan sonra Çanakkale üzerinden Yunanistan'a ve İtalya üzerinden de Almanya'ya geçecek.
Kaynak: www.cihan.com.tr
15.000 Km lik etabın 15.000 inci kilometresinde Sakarya'mıza gelen çifti 2 gün konuk edip,Yalova festivaline hep birlikte katıldık.
İsimleri Klaus Powroznik ve Maike Powroznik olan çifte biz Ayşe ve Ali olarak hitap ettik.Çat pat türkçeleri ile harika insanlardı.
Basın İlgi Duydu....!
Takvim Gazetesi : http://www.takvim.com.tr/2007/08/10/gnc128.html
Todays Zaman : http://www.todayszaman.com/tz-web/detaylar.do?load=detay&link=119084
Cihan Haber : http://www.sakaryarehberim.com/others/haber.php?xnumber2=6741
Gülses Gazetesi : http://www.gulses.com/haber/113685-almanlar-ispartanin-tabiatina-hayran-kaldi
Doktora tezi hazırlamak amacıyla motosikletleriyle Türkiye'ye gelen Alman çift, 4,5 ayda Anadolu'yu karış karış gezerek bin 500 kilometre yol yaptı.
Almanya'nın Frankfurt eyaletinden motosikletleriyle yola çıkan Klaus Powroznik (33) ve Maike Sandermann (30) çifti 4,5 ayda Marmara bölgesi hariç Türkiye'nin her bir yerini gezdi. Powroznik, Cihan muhabirine yaptığı açıklamada, eşi Sandermann'ın Universitat Marburg'da Turizm ve Kültürler Arasındaki Etkileşim konulu bir doktora tezi hazırladığı için Türkiye'yi gezdiklerini söyledi.
Kendisinin arkeoloğuk olduğunu ve 5 yıl önce Sivas'ta bir kazı çalışmasına katıldığını anlatan Powroznik, gezi sırasında köylülerin isimlerini söylemekte zorlandığını ve bu nedenle kendisine Ali, Sandermann'a ise Ayşe ismini taktıklarını vurguladı. Powroznik, Türkiye'de motosikletlerine isimler taktıklarını kendi motosikletine 'Karaboğa', Sandermann'ın motosikletine ise 'Kırmızı sivrisinek' adını verdiklerini belirtti. Türkiye'nin çok güzel bir ülke olduğunu dile getiren Powroznik, Türk insanının misafirperver ve sempatik olduğunu ifade etti.
Powroznik şunları söyledi: "2 Nisan'da Çeşme'ye geldik. Akdeniz'den başladık gezimize. Gezi sırasında insanlarla ilgili hiçbir sorun yaşamadık. Ama motorlarımızda biraz problem oldu. Hava sıcaklığı ve yolun bozuk olması da bizim açımızdan sorun oldu. Türkiye gerçekten çok güzel. Burada çok mutluyuz. Türkiye'de her bölge birbirinden farklı. Tabiat çok farklı olmasına rağmen, insanların konukseverliği aynı. Türk halkı her yerde konuksever. Çok konuşmak istiyorlar, güleryüzlüler ve bize her zaman selam veriyorlar. Akdeniz'de ise fazla önem vermiyorlar, çünkü orada turist önemli değil. Her yerde turist var. Karadeniz bölgesinin insanı çok daha sıcak kanlı. Karadeniz Bölgesini çok beğendik. Karadeniz insanında ise bir harmoni var.er zaman gittiğimiz yerlerde çadırda kalıyoruz. Sadece 3 gece pansiyonda konakladık çünkü o gün çok yağmur yağdı." dedi.
"Kapadokya ve Türk Yemekleri Harika"
Türkiye'de Marmara Bölgesi hariç her yeri gezdiklerini dile getiren Powroznik, hayran kaldıkları yerlerin başında Kapadokya geldiğini söyledi. Türk yemeklerinin çok lezzetli olduğunu kaydeden Powroznik, "Kapadokya insanı ve tabiatı çok güzel. Kapadokya çok güzel. Batı Karadeniz de çok güzel. Isparta ve Yalvaç'ın tabiatı çok güzel. Şile ve Karadeniz paralı olduğu için oraları beğenmedik. Ağrı Dağı da çok güzel Her akşam beraber yemek yapıyoruz. Mangal, mantı gibi yemekler yapıyoruz. Türk yemekleri çok güzel." şeklinde konuştu.
"Rotamızı Belirlerken Günlük Düşündük; Türkiye'de Plan Yapmak İmkansız"
Türkiye için hazırlanan haritada yolların yanlış olduğunu belirten Powroznik, bu nedenle çoğu kez yollarını kaybettiklerini ve kaybolduklarını dile getirdi. Türkçe'nin kendileri için zor bir dil olduğunu vurgulayan Powroznik, Türkçe'yi gezileri sırasında öğrendiklerini anlattı.
Türk insanının çok cana yakın olduğunu ve kendileriyle sık sık sohbet ettiklerini ifade eden Powroznik, şunları kaydetti: "Çünkü Türkiye için bir harita yok. Haritalar çok kötü. Haritada gösterilen yollar aslında yok, yollar değişik. Bazı zamanlarda yolumuzu kaybettik. Maike Türk kültürü hakkında çalışıyor, gözlem yapıyor, tezini hazırlıyor ve rapor tutuyor. Turizm ve kültür arasındaki etkileşim tezinin adı. Ben ise fotoğraf çekiyorum. Yollar hakkında rapor hazırlıyorum. Çünkü 2 yıl sonra arkadaşım da Türkiye'yi gezecek. Çünkü Türkiye için bir harita yok. Haritalar çok kötü. Haritada gösterilen yollar aslında yok, yollar değişik. Biz de köylerin isimlerini sorarak yolumuzu buluyoruz. Nerede Küçükpaşa, ha orada tamam. Çünkü her insan köylerin adını biliyor ama haritadaki yollar tutmuyor. GPS'imiz de çalışmıyor, çünkü data yok. Ama insanlara gideceğimiz yeri insanlara sorunca her zaman çalışıyor, bize doğru yolu gösteriyorlar.Türkiye'deki rotamızı belirlerken, günlük olarak düşündük. Çünkü Türkiye'de plan yapmak imkansız. Bizi misafirliğe çağırınca rotamız da ona göre değişiyordu. Türkçe'yi burada öğrendik ama kitap yok, yanımızda sözlük var. Konuşarak, duyarak ve bakarak yavaş yavaş Türkçe öğrendik. Gezmek lazım, Türk insanı çok cana yakın olduğu için sık sık sohbet ediyoruz. Her gittiğimiz yerde bize çay ikram ediyorlar.Tünkçe öğrenmek bizim için çok zor. Çünkü bizim gramerimiz çok farklı, kelimeler de aynı değil ama çok az kelime benzer. Radyo. taksi, motor aynı. Türkçe bizim için çok komik, araba tamam araba ama el arabası denilmesi bizim için çok komik.Türkiye'nin trafiği şehirde biraz kritik. 5 yıl önce Türkiye'ye geldiğimde trafik çok kötüydü. Şimdi yavaş yavaş iyiye gidiyor. Şehir trafiğinde insanlar çevresine daha az bakıyor. Hep stresli araba kullanıyorlar." diye konuştu.
"Almanya'da Türkler Doğru Tanınmıyor"
Almanya'da Türk'lerin doğru tanınmadığını kaydeden Powroznik, Almanya'da yaşayan Türk'lerin daha farklı olduğunu söyledi. Powroznik, "Almanya'da Türkiye doğru tanınmıyor. Almanya'daki Türkler biraz daha farklı, Türkiye'deki gibi değiller. Almanya'da belki şu anda 4,5 milyon Türk kalıyor ve orada çok az çalışıyorlar. Çok tembel çoğu, ama Türkiye çok farklı. Türkiye'de bütün Türkler iyi, çok misafirperverler. Çalışkanlar."
"Türkiye'de En İyi Sigorta 'Maşallah' "
Türk kültürünü çok sevdiğini söyleyen Sandermann ise Türkiye'nin çok renkli bir ülke olduğunu ifade etti. Türkiye'de Kürt, Çerkez, laz gibi bir çok milletin birarada yaşadığını anlatan Sandermann, Türk kültürünün kendisi için çok entrasan olduğunu vurguladı. Türkiye'ye gezi için geleceklerin iyi bir sigortaya ihtiyaçlarının olduğunu kaydeden Sandermann, yolların çok kötü olduğunu açıkladı. Sandermann sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye'de çok iyi bir sigorta lazım. Yollar çok kötü. Van'dan bir arkadaş bize maşallah çıkartması verdi. Şimdi bizde en iyi sigorta var. "Maşallah" Öte yandan alman çift, Yalova'da festivale katıldıktan sonra Çanakkale üzerinden Yunanistan'a ve İtalya üzerinden de Almanya'ya geçecek.
Kaynak: www.cihan.com.tr