Üstteki bir çok üye zengin kesimin ilkokul mezunu olmasından yola çıkarak üniversite okumanın anlamsız olduğu kanısını varmış. Bu yanlış.
Alanında yetkin bir birisi olabilmek başka mesele, girişimci ruha sahip olup doğru işleri yapabilmek başka mesele çünkü.
Okumak bu devirde kolay mı? Tabii ki değil, ama sanıldığı kadar zor da değil, bu gün her mesleğin başarılı öğrencilerini destekleyen konseptleri var. Bizim insanımızın üniversite algısı sınavlardan 100 almak olduğu için okumak anlamsız geliyor, çünkü 4 senenin sonunda diploma üzerindeki sayıların bir halta yaramadığını farkediyoruz ancak. Okula gidip birşeyleri ezberleyerek derece yapmayı marifet ve başarı addediyoruz. Oysa çoğu meslekte okulun mesleki anlamda çöp olduğu aşikardır, ha keza okulun amacı da size onlarca yıllık mesleki bilgiyi 4 senede aktarmak değildir, olamaz da zaten. Okul size seçtiğiniz mesleğin alt alanları hakkında temel bilgilendirmede bulunur, siz bunları mukayese edin, birinde uzmanlaşın diye. Okul bu anlamda fırsattır, firmalar açısından da sizin bu alanlar üzerine çalıştığınızın belgelendirilmiş halidir.
Ben bilgisayar mühendisiyim mesela, okulda çok yüksek ortalamaya sahip olan arkadaşlarım vardı, ancak aralarında format atmaktan aciz olanlarını biliyorum (bu abartı değil, bir gerçek). Peki bu okulun suçu mu? Bence değil, azimli insan bir yolunu bulur ve hedefine koşar. Bu çabası görüldüğünde de karşılıksız kalmaz. Ama dersleri ortalama olup girişimci olarak bir şeyler yapıp, daha öğrenciyken işinin patronu olan insanlar tanıdım.
Yatırımcı olmaksa bunlardan bağımsızdır, bu gün başarılı olan birçok firmanın sahiplerinin ilkokul mezunu olması bilgisiz olmalarına değiller, sorunlar için doğru çözümleri üretebilme kapasiteleriyle alakalıdır. O adamlar bu işin direk mutfağında başlıyorlar, dolayısıyla sorunlar ile birebir haşır neşir olup çözüm ürettiklerinde tüm aşamaları doğru şekilde analiz edip müşteriyi memnun edebiliyorlar, bu da başarıyı ve beraberinde pek tabii parayı getiriyor. Alanında yetkin olmak insanların 4 sene okula gidip gelmeleri sonucu aldıkları 1 kağıt parçasıyla alakalı değil, bizdeki "okusun adam olsun, devlete kapak atsın rahat etsin." felsefesinden doğmakta çünkü bu fikir. "Ne kadar az çalışırsam o kadar iyi, maaşımda aylık düzenli yattı mı, değmeyin keyfime!" kafası bizleri tembelleştiriyor. Okumak mı istiyorsunuz? okuyun, ekmek aslanın ağzında evet, ama 4 elle sarılmadıktan sonra da başarı elde edemeyeceksiniz bunu bilin. Evet bir işte iyi olmak için çok emek sarfetmek gerekiyor, bunun başka yolu da yok.
Üniversitemde 50 yaşında hukuk okuyan gördüm, gayet de başarılıydı, bu nedenle okumanın yaşı yoktur bence. Ha tabii ki sizin aileniz varsa, dolayısıyla sorumluluklarınız da varsa işin rengi değişir, ancaka bekar olduğunuza göre, 2. öğretim tercih ederek gayet de üniversite okuyabilirsiniz, ha kolay mı? yazımın başında da belirttim değil, zaten kolay olsa herkes yapar bir kıymeti olmazdı. Eğer azimle devam ederseniz, azminizin karşılığını er ya da geç alırsınız.