Forumdan Uzaklaştırıldı
- Katılım
- 12 Kas 2005
- Mesajlar
- 472
- Konu Yazar
- #1
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Bir gün gazetenin birini açar da atıyorum "Hebelübe Köyünde Konuşan Eşek" diye bir haber görsem şaşırım tabi ama kısa bir sürede durumu kabullenebilirim. Lakin asıl sorun bu eşşeğin konuşmanın dışında bilgisayar mühendisliği lisans ve işletme yüksek lisans eğitimini tamamlaması, yetkili kişiler tarafından kendisine 'trafikte anırabilirsin belgesi' verilmesi.
Bir e**ek bilgisayar mühendisliği bölümünü nasıl kazanır, nasıl bitirir değil bilinmesi gereken. Konu, bunu neden yaptığıdır. Aslında cevap çok belli. Bir alanda uzmanlaşıp bilgiye ulaşmak, beyninin bir bölümünü insanlar için önemli olan bir şeylerde kullanmak değil kesinlikle. Buradaki tek amaç boynundaki tasmanın asıl sahibi olan patronun emirlerini yerine getirirken diğerlerinden biraz daha fazla para kazanmak. Zaten amaç bilgi olsaydı, kültür olsaydı ona gülümseyerek 'biraz daha dikkatli olabilirdiniz' diyen kesik parmaklı eldivenli, kot pantolonlu, motosikletli birini bir serseri olarak değil, onun gibi soluyan ve muhtemelen soluduğu havanın hakkını ondan daha iyi veren bir insan olarak görürdü. Ve ona 'senin eğitimin nedir?' gibi gülünç bir soru sormazdı. Bildiğim kadarıyla ehli-yet sahibi olmak için orta okul bitirmek yeterli. Onun da, benim de okuduğum onca yılın trafik de hiçbir anlamı yok.
Sabah işe giderken kahvaltı için börek almak üzere pastaneye girdim ve motorumu yola çaprazlamasına giren 34 Z 5154 plakalı arabanın yanına bıraktım. 2 dakikalık işimi halledip geri döndüğümde araba geri geri yola girmeye çalışıyordu. Sürücüsü ise bir e**ekti. Gerçi ben o an o canlının e**ek olduğunu anlamamıştım. Her neyse, bu e**ek geri geri gelirken karısı makyajını yaparken baksın diye taktığı sağ aynaya hiç bakmamış olacak ki beni motoruma hafifçe çarptı. Yan çantam birazcık (çok azcık) çizildi. Ben de hafifçe camına vurdum ve gülümseyerek el hareketleriyle motorumu işaret ettim. Vurduğunu anlayınca arabadan indi yanıma geldi. Özür dileyeceğini sandığım için önce ben davrandım ve e**eğe (hala e**ek olduğunu farketmemiştim) "canın sağolsun, hiç önemi yok ama lütfen aynalara bakmayı ihmal etme, trafikte çok daha kötü şeyler olabilir" dedim. Canlı ne dese beğenirsiniz... "İyi de, ben parkettiğim de senin motorun burda mıydı? Ben nerden bileyim senin oraya motor çektiğini" dedi. Bunu söylerken haklı olduğuna inanıyordu hem de. Tabi o an itibarıyla e**ek olduğunu anladığım şeye araçların bir yerlere parkedebileceğini, girip çıkarken yine de dikkatli olmak gerektiğini anlatmaya başladım ama bir sonuca ulaşamadım. Sonra bir örnekle durumu izah etmeyi denedim. "Sen arabanı parkettiğinde burada olmayan küçük bir çocuk arabanın arkasına geçseydi ve sen geri geri çıkarken onu ezseydin yine aynı savunmayı mı yapardın?". Utanması beklerken ben yılların bilgi ve birikimini yansıtan, içinde derin anlamlar barındıran dahiyane bir cevap aldım!.. "Burada çocuğun ne işi var!"
Sonra benim park yerimin hatalı olduğunu savunmaya başladı. Yola çapraz parketmiş bir arabanın sağında (kaldırım tarafında), aynadan görülebilen ve hiç bir yeri arbanın arkasında kalmayan bir park şekli. Arabayla motosikletim arasındaki mesafe yaklaşık 3 karış. Sorun park için çok dar bir yer seçmemmiş. Bu e**ek, motosikletlerin de park etmeleri için en az arabaların sığacağı kadar bir yere ihtiyacı olduğunu sanıyormuş. e**ekle tartışmanın anlamsız olacağını düşündüm. Yalnız neden bilmem herife +normal bir zekaya sahip herkesin bir motosikletin buraya parketmesinde bir yanlışlık olmadığını bileceğini söyledim. e**ekten başka bir bomba daha geldi... "Eğitim düzeyin ne?". 34 Z 5154 plakalı aracın sahibi olan e**eğe zekanın eğitim düzeyiyle alakalı olmadığını, ama ille de merak ediyorsa şu şu lisans, falanca y.lisans eğitimi aldığımı söyledim. Adama sormadığım halde, zerre umursamadığım halde bana kendi eğitiminden bahsetti. Bu arada seslerimiz biraz yükseldi (bağırma boyutunda değil) ama herhangi hakaret edilmedi hiç. Demek ki e**ek gerçekten saygın bir yerden almış eğitimini. Bize bakan insanlardan rahatsız olup e**eğe "burdaki insanların şu küçücük çizik yüzünden olay çıkardığımı sanacaklarında korkuyorum, sesimizi yükseltmeyelim" dedim. Sonra herif noktayı koydu... "seninle tartışacak vaktim yok" dedi ve gitti.
Adamın biri -küçük büyük her neyse- motosikletime çarpıyor, ben buraya parkettiğimde sen yoktun diyor, anlamsız bir şekilde park yerimin hatalı olduğunu iddia ediyor, eğitimimi sorguluyor ve bütün bunların sonunda seninle tartışacak vaktim yok deyip çekip gidiyor.
Şimdi kendimi kesinlikle suçlu hissediyorum. Eğer 34 Z 5154 plakalı aracın sürücüsü o e**eğe iddia ettiği saçmalıkları bir kenara bırakıp, en sonunda "seninle tartışacak vaktim yok" diyerek yaptığı saygısızlığın bedelini ödetseydim, nasılsa kullanmıyorsun diyerek sağ aynasını kırıp kafasına fırlatsaydım, sana müstehaktır diyerek anahtarını kontağın içinde kırıp "üzgünüm, bu işe geç gideceksin" deseydim, o e**ek bir dahakine çok daha dikkatli olur, her hangi motosikletlinin canını sıkmazdı.
34 Z 5154 plakalı aracın sürücüsü bu e**eğe haddini bildirmeyerek yarın bir gün sizin de canınızı sıkma ihtimalini zayıflatmadığım için hepinizden özür diliyorum.
(Uzun yazdım. Abarttığımı düşünebilirsiniz ama söylediklerinizi inatla anlamak istemeyen birinin ne kadar can sıkıcı olabileceğini biliyor olmalısınız. Affola!..)
*************************************************
»»»»»» Bu Mesaj Moderator tarafindan düzenlenmiştir.»»»»»»
Forum admin ve yöneticileri kurallara uymayan mesajlari degistirme ve silme hakkina sahiplerdir.
Foruma üye olan herkes Forum Kurallarını kabul etmiş sayılır.
Şikâyetler için... [email protected]
************** Site Yöneticisi: crato **************
Bir e**ek bilgisayar mühendisliği bölümünü nasıl kazanır, nasıl bitirir değil bilinmesi gereken. Konu, bunu neden yaptığıdır. Aslında cevap çok belli. Bir alanda uzmanlaşıp bilgiye ulaşmak, beyninin bir bölümünü insanlar için önemli olan bir şeylerde kullanmak değil kesinlikle. Buradaki tek amaç boynundaki tasmanın asıl sahibi olan patronun emirlerini yerine getirirken diğerlerinden biraz daha fazla para kazanmak. Zaten amaç bilgi olsaydı, kültür olsaydı ona gülümseyerek 'biraz daha dikkatli olabilirdiniz' diyen kesik parmaklı eldivenli, kot pantolonlu, motosikletli birini bir serseri olarak değil, onun gibi soluyan ve muhtemelen soluduğu havanın hakkını ondan daha iyi veren bir insan olarak görürdü. Ve ona 'senin eğitimin nedir?' gibi gülünç bir soru sormazdı. Bildiğim kadarıyla ehli-yet sahibi olmak için orta okul bitirmek yeterli. Onun da, benim de okuduğum onca yılın trafik de hiçbir anlamı yok.
Sabah işe giderken kahvaltı için börek almak üzere pastaneye girdim ve motorumu yola çaprazlamasına giren 34 Z 5154 plakalı arabanın yanına bıraktım. 2 dakikalık işimi halledip geri döndüğümde araba geri geri yola girmeye çalışıyordu. Sürücüsü ise bir e**ekti. Gerçi ben o an o canlının e**ek olduğunu anlamamıştım. Her neyse, bu e**ek geri geri gelirken karısı makyajını yaparken baksın diye taktığı sağ aynaya hiç bakmamış olacak ki beni motoruma hafifçe çarptı. Yan çantam birazcık (çok azcık) çizildi. Ben de hafifçe camına vurdum ve gülümseyerek el hareketleriyle motorumu işaret ettim. Vurduğunu anlayınca arabadan indi yanıma geldi. Özür dileyeceğini sandığım için önce ben davrandım ve e**eğe (hala e**ek olduğunu farketmemiştim) "canın sağolsun, hiç önemi yok ama lütfen aynalara bakmayı ihmal etme, trafikte çok daha kötü şeyler olabilir" dedim. Canlı ne dese beğenirsiniz... "İyi de, ben parkettiğim de senin motorun burda mıydı? Ben nerden bileyim senin oraya motor çektiğini" dedi. Bunu söylerken haklı olduğuna inanıyordu hem de. Tabi o an itibarıyla e**ek olduğunu anladığım şeye araçların bir yerlere parkedebileceğini, girip çıkarken yine de dikkatli olmak gerektiğini anlatmaya başladım ama bir sonuca ulaşamadım. Sonra bir örnekle durumu izah etmeyi denedim. "Sen arabanı parkettiğinde burada olmayan küçük bir çocuk arabanın arkasına geçseydi ve sen geri geri çıkarken onu ezseydin yine aynı savunmayı mı yapardın?". Utanması beklerken ben yılların bilgi ve birikimini yansıtan, içinde derin anlamlar barındıran dahiyane bir cevap aldım!.. "Burada çocuğun ne işi var!"
Sonra benim park yerimin hatalı olduğunu savunmaya başladı. Yola çapraz parketmiş bir arabanın sağında (kaldırım tarafında), aynadan görülebilen ve hiç bir yeri arbanın arkasında kalmayan bir park şekli. Arabayla motosikletim arasındaki mesafe yaklaşık 3 karış. Sorun park için çok dar bir yer seçmemmiş. Bu e**ek, motosikletlerin de park etmeleri için en az arabaların sığacağı kadar bir yere ihtiyacı olduğunu sanıyormuş. e**ekle tartışmanın anlamsız olacağını düşündüm. Yalnız neden bilmem herife +normal bir zekaya sahip herkesin bir motosikletin buraya parketmesinde bir yanlışlık olmadığını bileceğini söyledim. e**ekten başka bir bomba daha geldi... "Eğitim düzeyin ne?". 34 Z 5154 plakalı aracın sahibi olan e**eğe zekanın eğitim düzeyiyle alakalı olmadığını, ama ille de merak ediyorsa şu şu lisans, falanca y.lisans eğitimi aldığımı söyledim. Adama sormadığım halde, zerre umursamadığım halde bana kendi eğitiminden bahsetti. Bu arada seslerimiz biraz yükseldi (bağırma boyutunda değil) ama herhangi hakaret edilmedi hiç. Demek ki e**ek gerçekten saygın bir yerden almış eğitimini. Bize bakan insanlardan rahatsız olup e**eğe "burdaki insanların şu küçücük çizik yüzünden olay çıkardığımı sanacaklarında korkuyorum, sesimizi yükseltmeyelim" dedim. Sonra herif noktayı koydu... "seninle tartışacak vaktim yok" dedi ve gitti.
Adamın biri -küçük büyük her neyse- motosikletime çarpıyor, ben buraya parkettiğimde sen yoktun diyor, anlamsız bir şekilde park yerimin hatalı olduğunu iddia ediyor, eğitimimi sorguluyor ve bütün bunların sonunda seninle tartışacak vaktim yok deyip çekip gidiyor.
Şimdi kendimi kesinlikle suçlu hissediyorum. Eğer 34 Z 5154 plakalı aracın sürücüsü o e**eğe iddia ettiği saçmalıkları bir kenara bırakıp, en sonunda "seninle tartışacak vaktim yok" diyerek yaptığı saygısızlığın bedelini ödetseydim, nasılsa kullanmıyorsun diyerek sağ aynasını kırıp kafasına fırlatsaydım, sana müstehaktır diyerek anahtarını kontağın içinde kırıp "üzgünüm, bu işe geç gideceksin" deseydim, o e**ek bir dahakine çok daha dikkatli olur, her hangi motosikletlinin canını sıkmazdı.
34 Z 5154 plakalı aracın sürücüsü bu e**eğe haddini bildirmeyerek yarın bir gün sizin de canınızı sıkma ihtimalini zayıflatmadığım için hepinizden özür diliyorum.
(Uzun yazdım. Abarttığımı düşünebilirsiniz ama söylediklerinizi inatla anlamak istemeyen birinin ne kadar can sıkıcı olabileceğini biliyor olmalısınız. Affola!..)
*************************************************
»»»»»» Bu Mesaj Moderator tarafindan düzenlenmiştir.»»»»»»
************** Site Yöneticisi: crato **************
Moderatör tarafında düzenlendi: