- Katılım
- 3 Şub 2007
- Mesajlar
- 2,665
- Konu Yazar
- #1
"Kırık Cam Teorisi" ABD'li suç psikoloğu Philip Zimbardo'nun 1969'da yaptığı bir deneyden ilham alınarak geliştirilmiş. Zimbardo, suç oranının yüksek olduğu, yoksul Bronx ve daha yüksek yaşam standardına sahip Palo Alto bölgelerine birer 1959 model otomobil bıraktı. Araçların plakası yoktu, kaputları aralıktı. Ve olup bitenleri izledi. Bronx'taki otomobil üç gün içinde baştan aşağıya yağmalandı. Diğerine ise bir hafta boyunca kimse dokunmadı. Ardından Zimbardo ve iki öğrencisi 'sağ kalan' otomobilin yanına gidip çekiçle kelebek camını kırdı. Daha ilk darbe indirilmişti ki çevredeki insanlar (zengin beyazlar) da olaya dahil oldu. Birkaç dakika sonra o otomobil de kullanılmaz hale gelmişti. "Demek ki" diyordu Zimbardo, "ilk camın kırılmasına ya da çevreyi kirleten ilk duvar yazısına izin vermemek gerek. Aksi halde kötü gidişatı engelleyemeyiz."
Kaynak :
http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=836339
------------------------------------------------------------------------
New York’un efsanevi Belediye Başkanı Rudolph Giuliani’nin, şehrin yaşam kalitesini arttırmak ve suçlulardan temizlemek için ilham aldığı çalışma bu. Bu araştırmanın da kullanılmasıyla New York, daha güvenli bir şehir haline gelmiş, adeta suçtan arınıp büyük bir transformasyon yaşamıştı. O döneme bizzat ben de şahit olmuştum buna.
Yıllar sonra Giuliani’ye bunu nasıl başardığını sorduklarında ise şöyle diyordu: “Metruk bir bina düşünün. Binanın camlarından sadece biri kırık olsa bile, o camı hemen tamir ettirmezseniz, yoldan geçen herkes bir taş atıp binanın tüm camlarını kırmaya başlar. Ben, ‘ilk’ cam kırıldığında hemen tamir ettirdim. Bir elektrik direğinin dibine ya da binanın önüne biri, çöp bıraksın mesela. O çöpü hemen kaldırmazsanız herkes çöpünü oraya bırakır ve kıza zamanda çöplük haline dönüşür bu bölge. İlk çöp torbasını hemen kaldırttım...”
Bir sokağın suç bölgesine dönüşme süreci de, önce ‘tek’ bir pencere camının kırılmasıyla başlıyor. Çevreden tepki gelmez ve cam hemen tamir edilmezse oradan geçenler o bölgede düzeni sağlayan bir otorite olmadığını düşünüyor, diğer camları da kırmaya başlıyor. Ardından daha büyük suçlar geliyor. Bir süre sonra o sokak, polisin bile giremediği bir mahalleye dönüşüyor.
Bunu anlayan New York polisi önce küçük suçların peşine düşmüş. Toplu taşama araçlarına bilet almadan kaçak binenlerin, apartman girişlerini veya metroları tuvalet olarak kullananların, kamu malına zarar verenlerin, içki şişelerini yola atanların peşine düşüp yakalamış ve cezalandırmış. Polis bu kararlılığıyla “küçük büyük fark etmez, bir sokağın, bir istasyonunun veya mahallenin suç üreten yere dönüşmesine izin vermeyeceğiz” dediğini göstermiş. Sonunda da şehri suçtan arındırmayı başarmışlar.
Kaynak:
http://www.isteinsan.com.tr/yazarlar/pembe_candaner/kirik_cam_teorisi.html
-----------------------------------------------------------------------
Hollandali bilim adamlari tarafindan yapilan ve science’ta yayinlanan bir arastirma bu teoriyle ilgili baska deneysel kanitlar sunmustur. ornegin bir alisveris bolgesinde bisiklet park edilen alanlardaki bisikletlere bir takim el ilanlari ilistirilmis. bu park alanlarinin oldugu bolgelerin bir kisminda duvarda graffiti'ler varmis, bir kismindaki duvarlar da tertemiz pispirilmis.
Graffitili olan bolgelere park etmis bisikletseverlerlerin buyuk kismi el ilanlarini yerlere atip ortaligi kirletirken graffitisiz bolgelerdeki bisiklet sahipleri bu ilanlari cope atmaya daha meyillilermis.
Bir baska deneyde de araba park edilen bir alani citlerle cevrilmis ve arabalara ulasmak icin giris yapilmasi gereken yerlerin 200 yard uzaklikta oldugunu belirten levhalar konmus. ayrica buraya bisiklet birakmanin yasak olduguna dair ilanlar asilmis. bu ilana ragmen bisikletlerin birakilmis oldugu durumda insanlarin buyuk bir kismi girisin yasak oldugu bolgeden girerek araclarina gitmisler, ancak bisiklet birakilmayan durumda cok az sayida insan yasagi delerek arabalarina ulasmislar.
benzer bir ornekte de bir supermarketin garajina musterilerden market arabalarini dukkana birakmalarini rica eden levhalar asilmis. sonra garajdaki arabalarin camlarina el ilanlari konulmus ve beklenmeye baslanmis. alisveris arabalarini dukkana geri verin ilanina ragmen etrafta arabalarin cirit attigi durumda insanlarin cogu arabalarindaki el ilanlarini yerlere atmis, ancak etrafta arabalarin olmadigi durumlarda cok daha az sayida insan etrafi kirletmis.
Kaynak :
http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=kırık cam teorisi
-------------------------------------------------------------------------
Bu teoriye örnek teşkil edecek bir araba var mahallemizde.
Sanıyorum araç 5 yıla yakın bir süredir mahallemizde öylece bekliyor.
Almanya plakalı idi bu araç("idi" diyorum zira plakaları bile sökülmüş!)
Sahibi kimdir ve aracını ne amaçla bırakmış bilinmiyor fakat bilinen bir gerçek var o da aracın günden güne sağına soluna zarar verildiği.
Araç bırakıldıktan sonra birkaç sene boyunca araca kimse elini sürmemişti.
Muhtemelen bir sahibi olduğu,bakanı olduğu düşünülmüş olacak ki kimse yanına dahi yaklaşmıyordu aracın.
Aracın kapı bantlarından birinin sökülerek sarkmasından sonra olanlar oldu.
Şimdilerde mahallenin çocuklarının eğlencesi oldu araç.
Kaynak :
http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=836339
------------------------------------------------------------------------
New York’un efsanevi Belediye Başkanı Rudolph Giuliani’nin, şehrin yaşam kalitesini arttırmak ve suçlulardan temizlemek için ilham aldığı çalışma bu. Bu araştırmanın da kullanılmasıyla New York, daha güvenli bir şehir haline gelmiş, adeta suçtan arınıp büyük bir transformasyon yaşamıştı. O döneme bizzat ben de şahit olmuştum buna.
Yıllar sonra Giuliani’ye bunu nasıl başardığını sorduklarında ise şöyle diyordu: “Metruk bir bina düşünün. Binanın camlarından sadece biri kırık olsa bile, o camı hemen tamir ettirmezseniz, yoldan geçen herkes bir taş atıp binanın tüm camlarını kırmaya başlar. Ben, ‘ilk’ cam kırıldığında hemen tamir ettirdim. Bir elektrik direğinin dibine ya da binanın önüne biri, çöp bıraksın mesela. O çöpü hemen kaldırmazsanız herkes çöpünü oraya bırakır ve kıza zamanda çöplük haline dönüşür bu bölge. İlk çöp torbasını hemen kaldırttım...”
Bir sokağın suç bölgesine dönüşme süreci de, önce ‘tek’ bir pencere camının kırılmasıyla başlıyor. Çevreden tepki gelmez ve cam hemen tamir edilmezse oradan geçenler o bölgede düzeni sağlayan bir otorite olmadığını düşünüyor, diğer camları da kırmaya başlıyor. Ardından daha büyük suçlar geliyor. Bir süre sonra o sokak, polisin bile giremediği bir mahalleye dönüşüyor.
Bunu anlayan New York polisi önce küçük suçların peşine düşmüş. Toplu taşama araçlarına bilet almadan kaçak binenlerin, apartman girişlerini veya metroları tuvalet olarak kullananların, kamu malına zarar verenlerin, içki şişelerini yola atanların peşine düşüp yakalamış ve cezalandırmış. Polis bu kararlılığıyla “küçük büyük fark etmez, bir sokağın, bir istasyonunun veya mahallenin suç üreten yere dönüşmesine izin vermeyeceğiz” dediğini göstermiş. Sonunda da şehri suçtan arındırmayı başarmışlar.
Kaynak:
http://www.isteinsan.com.tr/yazarlar/pembe_candaner/kirik_cam_teorisi.html
-----------------------------------------------------------------------
Hollandali bilim adamlari tarafindan yapilan ve science’ta yayinlanan bir arastirma bu teoriyle ilgili baska deneysel kanitlar sunmustur. ornegin bir alisveris bolgesinde bisiklet park edilen alanlardaki bisikletlere bir takim el ilanlari ilistirilmis. bu park alanlarinin oldugu bolgelerin bir kisminda duvarda graffiti'ler varmis, bir kismindaki duvarlar da tertemiz pispirilmis.
Graffitili olan bolgelere park etmis bisikletseverlerlerin buyuk kismi el ilanlarini yerlere atip ortaligi kirletirken graffitisiz bolgelerdeki bisiklet sahipleri bu ilanlari cope atmaya daha meyillilermis.
Bir baska deneyde de araba park edilen bir alani citlerle cevrilmis ve arabalara ulasmak icin giris yapilmasi gereken yerlerin 200 yard uzaklikta oldugunu belirten levhalar konmus. ayrica buraya bisiklet birakmanin yasak olduguna dair ilanlar asilmis. bu ilana ragmen bisikletlerin birakilmis oldugu durumda insanlarin buyuk bir kismi girisin yasak oldugu bolgeden girerek araclarina gitmisler, ancak bisiklet birakilmayan durumda cok az sayida insan yasagi delerek arabalarina ulasmislar.
benzer bir ornekte de bir supermarketin garajina musterilerden market arabalarini dukkana birakmalarini rica eden levhalar asilmis. sonra garajdaki arabalarin camlarina el ilanlari konulmus ve beklenmeye baslanmis. alisveris arabalarini dukkana geri verin ilanina ragmen etrafta arabalarin cirit attigi durumda insanlarin cogu arabalarindaki el ilanlarini yerlere atmis, ancak etrafta arabalarin olmadigi durumlarda cok daha az sayida insan etrafi kirletmis.
Kaynak :
http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=kırık cam teorisi
-------------------------------------------------------------------------
Bu teoriye örnek teşkil edecek bir araba var mahallemizde.
Sanıyorum araç 5 yıla yakın bir süredir mahallemizde öylece bekliyor.
Almanya plakalı idi bu araç("idi" diyorum zira plakaları bile sökülmüş!)
Sahibi kimdir ve aracını ne amaçla bırakmış bilinmiyor fakat bilinen bir gerçek var o da aracın günden güne sağına soluna zarar verildiği.
Araç bırakıldıktan sonra birkaç sene boyunca araca kimse elini sürmemişti.
Muhtemelen bir sahibi olduğu,bakanı olduğu düşünülmüş olacak ki kimse yanına dahi yaklaşmıyordu aracın.
Aracın kapı bantlarından birinin sökülerek sarkmasından sonra olanlar oldu.
Şimdilerde mahallenin çocuklarının eğlencesi oldu araç.