Kim akıllı Kim deli

Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
15 Mar 2012
Mesajlar
667
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Psikoloji ve Psikiyatri bilimine karşı çok ilginç bir eleştirel araştırma.Gerçekten şok edici ve düşündürücü:

Kim Akıl Hastası?

Psikolog David L. Rosenhan ve ekibi psikiyatristlerin akıl hastasını teşhis etme yetisi üzerine bir araştırma yapmış ve bu araştırma 1973’te yayınlanmış¹ . Ne var ki ben bu ay okuduğum bir kitaptan öğrendim bu araştırmayı; ilginç bir araştırma ve sizlerle paylaşmak istedim.

Rosenhan’ın da başkanlığında yedi kişilik bir psikolog grubu ABD’ni beş farklı eyaletinde kendilerini akıl hastanesine hasta olarak kabul ettirmenin bir yolunu bulmuşlar. Hastaneye kabul edilmek için “kulağıma sesler geliyor; sesler duyuyorum,” gibi ifadeler kullanmışlar. Araştırmanın amacı şu: gerçekte akıl hastası olmayan insanlar, akıl hastalarının arasında konduğunda, acaba akıl hastası olmadıkları uzmanlarca fark edilecek mi?

Hastaneye kabul edildikten sonra, araştırmacılar bu sesleri artık duymadıklarını, kendilerini iyi hissettiklerini ve çıkmak istediklerini ifade etmeye başlamışlar. Ne tahmin edersiniz? Bunların hasta olmadıkları hemen fark edilip, hastaneden taburcu edileceklerini mi? Öyle olmamış; gerçekte hasta olmayan bu insanların hastaneden çıkmaları o kadar kolay olmamış. Bazıları yedi gün müşahede altında tutulduktan sonra serbest bırakıldıkları halde, bazıları elli iki gün içerde tutulmuşlar. “Hastalara,” hastanede kaldıkları süre içinde çok güçlü ilaçlar verilmiş, ne var ki onlar kimse görmeden bu ilaçları tuvalete atıp sifonu çekmenin bir yolunu bulmuşlar. Hastaları muayene eden uzmanlar, bakan hemşireler ve bakıcılar bu kişilerin hepsini akıl hastası olarak görmüş ve iyi olduklarını keşfedememiş. Dördü şizofreni tanısıyla, biri bipolar bozukluk teşhisiyle hastaneye kabul edilmişler ve içerde bırakılmışlar.
Şimdi araştırmanın başka ilginç bir yönüne dikkatinizi çekmek istiyorum; doktorlar, hemşireler ve bakıcılar bu kişileri akıl hastası olarak gördükleri halde, hastanedeki gerçek akıl hastaları araştırmacılara, “haydi oradan, siz hasta değilsiniz, siz gazetecisiniz, hasta numarası yapıyorsunuz,” demişler.

Bu araştırma basılmadan bir konferansta duyan bir akıl hastanesi uzman kadrosu, böyle bir şeyin olamayacağını söylemiş; hepsinin uydurmaca olduğunu iddia etmiş.

Rosenhan, “peki, sizin hastanenize yalancı-hastalar göndereceğim, onları bulun öyleyse,” diyerek onlara meydan okumuş. Hastane yalancı-hastaları bulmak üzere uyanık bir döneme girmiş (teyakkuza geçmiş) ve gelen hastaları dikkatle gözlemeye başlamışlar. Rosenhan gerçekte hiçbir yalancı-hasta göndermediği halde, hastanedeki bir psikiyatrist ve yardımcı sağlık görevlisi birkaç ay, gelen hastaların yüzde onuna yakın bir kısmını yalancı-hasta olarak teşhis etmiştir.

Peki, bu neyi gösteriyor?

Akıl hatalıklarının teşhisiyle ilgili belirsizlikler kolayca ortadan kaldırılamamaktadır ve bu nedenle gerçek hastayla yalancı-hasta arasında ayırımı uzmanlar dahi kolayca yapamamaktadır. O nedenle bu alanda belirli kişilerle ilgili beklentiler oluşturulursa, yani bir kişi hakkında, “bu adam akıl hastası” gibi yaftalar yapıştırılırsa, onun normal davranışları dahi anormal görülebilmektedir.

Hastanede gerçek hastayla hasta olmayanı ayırt etmek bu kadar zor ise, normal günlük toplum yaşamında ayırt etmek daha da zor olacaktır.

Bu çalışma, bir kişinin gıyabında dedikodu yapmanın, onu karalamanın neden kötü olduğuyla ilgili bilimsel bir çalışma olarak algılanabilir.

Psikolog Rosenhan ve ekibine kendim ve sizler adına teşekkür duygusuyla doluyum; böyle bir çalışmayla farkındalığımız yaptıkları katkılarından dolayı.

Doğan Cüceloğlu (31.07.2011)
 
Mersin İl Temsilcisi
Katılım
2 Ağu 2006
Mesajlar
10,372
Ünlü psikiyatrist Mazhar Osman'a sorarlar
-Türkiyede kaç tane akıl hastası var?
cevap yukarıdaki çalışmayla aynı paralellikte;
-içeridekileri mi, dışardakileri mi soruyorsunuz?
 
Katılım
21 Şub 2013
Mesajlar
250
İlginç bir yazı, ben de ilk kez okudum. İnsan davranışları ile ilgili birçok kompleks psikolojiyi göz önüne sunan, yine Doğan Cüceloğlu'nun İnsan ve Davranışı kitabını meraklılarına tavsiye ederim. Başlangıç için ve gerçekten meraklılar için çok açıklayıcı ve tatmin edici bir psikoloji ve temel kavramları kitabıdır.
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
15 Mar 2012
Mesajlar
667
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Valla eskiden dert ortağı gibi terim vardı ancak şu psikoloji bilimi sayesinde tarihe karıştı.Eskiden ne güzel derdimizi anlatırdık , arkadaşımız , eşimiz , dostumuz dinlerdi.Şimdi birine derdini anlatmaya kalksan sende depresyon var diyecek.Bak benim bi tanıdığım şu depresyon hapını içti düzeldi diyecek.Sana ilaç tavsiye edecek.Bi de bunalımda ve depresyonda damgası yiyeceksin.Psikolojisi bozuk diyecekler.İnsan derdini anlatmaya korkar olmuş.Hani bazı tipler vardır ya , kendini ortamın psikoloğu ilan eder.Aslında en sorunlu kendisidir ancak çevresinde ne kadar insan varsa herkese bir psikolojik bozukluk teşhisi koymuştur.Kendi psikolojik arızalarını örtbas etmek için bulduğu kolay bir yöntemdir bu.İki tane psikoloji kitabı okuyarak kendini psikolog ilan eder.Nefret ederim böyle bilmiş tiplerden.
 
Katılım
13 Ara 2004
Mesajlar
13,918
Valla eskiden dert ortağı gibi terim vardı ancak şu psikoloji bilimi sayesinde tarihe karıştı.Eskiden ne güzel derdimizi anlatırdık , arkadaşımız , eşimiz , dostumuz dinlerdi.Şimdi birine derdini anlatmaya kalksan sende depresyon var diyecek.Bak benim bi tanıdığım şu depresyon hapını içti düzeldi diyecek.Sana ilaç tavsiye edecek.Bi de bunalımda ve depresyonda damgası yiyeceksin.Psikolojisi bozuk diyecekler.İnsan derdini anlatmaya korkar olmuş.Hani bazı tipler vardır ya , kendini ortamın psikoloğu ilan eder.Aslında en sorunlu kendisidir ancak çevresinde ne kadar insan varsa herkese bir psikolojik bozukluk teşhisi koymuştur.Kendi psikolojik arızalarını örtbas etmek için bulduğu kolay bir yöntemdir bu.İki tane psikoloji kitabı okuyarak kendini psikolog ilan eder.Nefret ederim böyle bilmiş tiplerden.
Şu ülkede yaşayıp depresyona girmemek mümkün mü, ayrıca insanların çoğunun yaşadığı bir durum, çoğunluğa damga vursan onları anormal yapamazsın ki çok olan şey normaldir.
 
Katılım
10 Şub 2006
Mesajlar
6,827
Motosikleti
MV Agusta Brutale 800, Ducati 797
delisin

insan beyninin kaldıramayacağı bir dezenformasyon bombardımanına maruz kalıyoruz
televizyonlarınızı kapatın, internete fazla girmeyin, elinizden geldiğince her çeşit rezillikten uzak kalın
bunlar daha kötü olmamanız için
mevcut olanı nasıl düzelteceğiz diye soranlar olursa, özellikle bir kitap önerceğim
 
Katılım
21 Şub 2013
Mesajlar
250
Öylelerinin eline düşmemek için, en azından ufak da olsa insan kendini, kendi psikolojisini, kendini etkileyen çeşitli çevresel ve fiziksel faktörleri tanımalı, bilmeli. :)

En basitinden örnek verecek olursak; kafeine karşı duyarlı olduğunu bilmeyen bir öğrenci, ders çalışırken sabah 4'e kadar 2 koca fincan kahve içti diyelim. Hafif bir çarpıntı ve soğuk terleme başgösterdi. Kişi paniklemeye müsait. Çünkü sebebini bilmiyor. Arkadaşına durumu anlattı ve, arkadaşı da bilinçsiz şekilde durumdan korktu ve korkuyu o kişiye hissettirdi. Sadece çok kahve içmekten hafif bir çarpıntısı olan kişi, kendisinde ciddi bir durumun başgöstereceği düşüncesine kapılarak, panik oldu ve daha fazla çarpıntı ve ter atma olayı yaşadı... Bu sefer de kendisini yatıştıramayacağı seviyede korktu.

Bunun sorumlusu kim? 1-Duruma sebep olan bilinmeyen etken. 2-Diğer kişilerin bilinçsizliği. 3-İlkinden beş beter sonuç.

İlkinden beş beter sonuç istemiyorsak, diğer bilinçsiz kişilere kendimizi teslim etmeden önce, ortaya çıkmış olan bizim zor durumumuzun sebebini az da olsa bilmemiz gerekir.

Kişi kendini tanıdıkça etrafındakilerin düşüncelerine kapılmaz. Yoksa durum daha beter hal alabilir.

Bu anlattığım çok çok küçük bi örnek. Kim bilir daha neler neler vardır. :)
 
Katılım
24 Nis 2007
Mesajlar
4,756
En iyi doktor aynâdır. Cesareti olan geçer ayna karşısına sorunuda çozumude kendi bulur.
 
Katılım
18 Nis 2009
Mesajlar
4,287
hacı yanlız o araştırma 1973 yılında yayınlanmış
1973 den bu yana psikiyatri ile ilgili bilgilerin neredeyse %100 ü değişti
yani şimdi geriye bakıp mı konuşacağız
 
Katılım
22 Şub 2013
Mesajlar
508
bir eczane çalışanı olarak ne değişik insanlarla uğraşıyoruz bir bilseniz gerçek deliler,deliliğe vurduranlar,çok bilmişler,salak ayağına yatanlar.ve akıllılar. esnaflık zor iş artık psikoloji profesörü gibiyiz nabıza göre şerbet misali
belki alakasız ama
adamın biri arabasıyla giderken tımarhanenin önünde lastik patlar.yağmur öylesine yağıyordurki aceleden lastiği söktükten sonra bijonları yağmur mazgalına düşürür dördünüde ve kara kara düşünmeye başlar napacam diye tam o sırada tımarhenein camından bir adam hemşerim ne düşünüyorsun der oda bijonları düşürdüğünü napacağını bilmediğini söyler.delide derki ondan kolay ne var diğer üç tekerden birer bijon al tak seni gideceğin yere kadar götürür orda tamamlarsın.adam hemen dediğini yapar delinin ve pencerede bakan deliye senin ne işin var burda (tımarhanede)der. oda kardeşim biz yatıyorsak deliliğimizden yatıyoz salaklığımızdan değil der ve camı kapatır
burda yorum uzar.....saygılar
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
15 Mar 2012
Mesajlar
667
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Akıllı olup dünyanın kahrını çekeceğine deli ol dünya senin kahrını çeksin demişler.Ancak biz akıllı olmakta hala ısrar ediyoruz :cherry:
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst