Buralara uğramayalı baya bir hareketlenmiş

güzel de olmuş açıkcası.
Herkese selamlar. Sl kullanıcıları arttı mı yoksa yedek ihtiyacı mı patladı piyasada anlamadım.
Bilen kullanan ve deneyimli olan arkadaşlar, bilgilerini ve deneyimlerini paylaşmış. eğer müsade ederseniz bende bir iki tane kritik sorun ve çözümümü aktarmak sizlerle paylaşmak istiyorum.
Önce genel bir yorum yapmak istiyorum.
Öncelikle benim şu an kullandığım KSL 2005 model. Yani en fena baş ağrıtan modellerinden.
Ben aldığımda oldukça uzun süre yatmış ve her yeri paslanmış didon bilyeleri bile kaskatı kesilmiş bir haldeydi.
Şimdi bu modelde sıkıntı olan neydi ve neler yaşadım:
Öncelikle titreşim inanılmaz, özellikle de yüksek devirlerde, yani CBF 150 ile karşılaştırılınca. Yüksek hızlarda ayaklar eller uyuşur, arkada oturan varsa koltuk vibratör etkisi yapıyor o kesin

(artçının vay haline)
Titreşim her şeye zarar veriyor bu kesin.Kırılan kopan çatlayan parça oldukça fazla oluyor. Hele benim gibi devirli ve seri kullanıyorsanız. En son ön sinyal ve korna bağlantılarım çatır çatır kaç defa koptu

(inatlaşıyorum makineyle
Bu modelde sürekli konjektör sorunu yaşadım. 2 tane sıfır akü'mü yedi far sürekli kesti (sadece kısa olan) yan kapaklar (hem sarı hemde nikelaj olanlar) sürekli ayak kırdı koptu sallandı, en son yolda giderken sinirden yerinden koparılıp Frezbee şeklinde yol dışına atıldı

Kurtuldum.
En önemlisi (kazaya sebep verir) arka lastikdeki kampana kırıldı. Bu durumda direkt cantı kilitliyor. Hızlıysanız çok kötü. yeni kalkmıştım 30 KM hızım vardı bu sayede kazadan yırttım.
Şimdi öncelikle Titreşim yeni versiyonlarda revize edilmiş. Çünkü yeni motorlarda motorun ön kısmında balancer var. yani titreşimi içerdeyken engelliyor. Artı lastik takozlar vs. oldukça konforlu hale getirmiş. Kız arkadaşıma almıştık yenisini benimkinden inip onunkine binince eşekten arabaya binmiş gibi oluyordum
Neyse en önemlisi arka kampana sorunu. Bu sorunu şu nedenden dolayı yapıyor.
Kampanayı tutan uzun bir kol var motorun altında. Kampananın vidalandığı yerde bu çubuktaki delik ya büyüyor yada orjinal öyle vidası gevşiyor. Fren yapıldığı zaman kampana kendiliğinden tık diye gidiş yönğnde hareket ediyor ve belli bir hızdayken bu tıklama frenlemeyle birlikte sıkışmasına ve şişmesine neden oluyorki buda alüminyum kapağın kırılmasına neden oluyor.
---------- Mesaj ekleme zamanı: 14:38 ---------- İlk mesajı ekleme zamanı 14:28 ----------
Bu linkte (sanırım ispanyol bir site) kampanası patlayan ve çekilen motor benimki.
http://keeway-superlight-mecanica.blogspot.com/2009/08/rotura-del-plato-del-freno-trasero-de.html
Allahtan izmirde buldum bu parçayı hallettim.
Sorunu nasıl çözdüm:
Öncelikle o siyah kolu sökmeden önce motora bindim hafif kalkış yaptım ve sadece arka freni kullanıp durdum. Tıklama oldu tabiki, sonra kolun ve bağlandığı vidanın konumuna baktım. kolun arkaya bakan ucuna yakın yerde durdu doğal olarak bağlantı vidası.
Kolu söktüm. kapırtacıya gittim. Vidasınıda götürdüm içine yerleştirdim. Ustaya dedim ki usta bu vidanın haricindeki boşluğu doldur abicim. Doldurdu ve artık o tıklama ve doğal olarak kampananın sıkışması sorununu halletmiş oldum.
---------- Mesaj ekleme zamanı: 15:16 ---------- İlk mesajı ekleme zamanı 14:38 ----------
Gelelim ikinci uygulamaya, YAN KAPAKLARIN SAĞLAMLAŞTIRILMASI
Şimdi SL kullanan herkez bilirki bu yan kapaklar başa beladır. En çokda nikelajlı olanlar kırılır yanlışmıyım. Şimdi,
Sanayide iş yapan herkezin usta olduğuna inanmayın öncelikle bunu söylim.
kime sorduysam ya plastik kaynak yapalım yada Japonla yapıştıralım teklifi geldi. Bunları ben zaten kendim yaptım ama hiç bir netice alamayıp kapakları frezbee şeklinde kullanmak sureti ile uçuşa nail etmiştim kendilerini
Fiberciye gittim Usta buna ne yapabiliriz kırılmasın kolları vida yerleri dedim (yeni kapaklarıma) Abi buna fiber yada polyester olmaz ben sana bir şekil yapıcam hiçbirşey olmaz dedi. Ok. Yaptı ikinci günü kapağın bir tanesinin kolu kuruluverdi (zaten çk zayıf) Usta ne yapmış, Japonla bilmemneyi karıştırıp dibine sürmüş

Sonuç fiyasko.
Sinirlendim ve elimdeki Cam elyafı ve polyesteri (su depolarını yaptıkları malzemeler) aldım oturdum masaya. Diplerini birgüzelce Dremel ile yaraladım. Zemini iyice bozdum kırılan ayağı yalancıktan japonla tutturum, cam elyafını 5 er cm ince şeritler halinde kesip cam üzerinde karışım polyester ile ıslattım ve ayağın etrafına dibine doğru sardım sonra diklemesine şeritlerden sıraladım ama en ucunu kapatmamak şartı ile. Verdim sonra üstüne polyesteri. Bütün ayaklar için aynı şeyi yaptım.
Ertesi gün geldim ve malzemeler taş gibi olmuş. Götürdüm polyester ustasına gösterdim. usta hani olmazdı bu malzemeyle dedim, ses yok tabi. Nerdeyse bir yıldır aynı kapakları kullanıyorum ne kırılan nede çatlayan oldu.
---------- Mesaj ekleme zamanı: 15:37 ---------- İlk mesajı ekleme zamanı 15:16 ----------
Ama titreşime tabiki pek bir çözüm bulamadım doğal olarak.
Titreşimden hemen emen her yanım zarar gördü. Tabiki benimki eski model, benden sonrakiler oldukça konforlu ve titreşimi çok az.
Birde bir uyarıda bulunmak istiyorum.
Eminönündeki Taraştan alışveriş yaparken lütfen ürünü en son dükkan sahibine gösretip fiyatı sorun. Farklar çıkıyor. Boşu Boşuna fazla ödeme yapmayın. dükkan sahibi daha iyi fiyat bilgisine sahip.
konjektör olayına gelelim. Taraştan orjinal haricinde Konjektör almayın alırsanız benimle irtibata geçiniz. Verdikleri konjektörlerin hepsinin bağlantı hataları var. Soketteki kabloların konumları her aldığınız üründe farklı (nasıl oluyorsa, ürün aynı yerler farklı) Doğrusunu yurtdışından bir sitede bulmuştum. ona göre düzelttim çok uzun zamandır aynı konjektörü kullanıyorum. Hatalı ürün veriyorlar.
Maksadım taraşı kötülemek değil, Ama bizde parayı sokaktan bulmuyoruz. Bir hizmet veriliyorsa adam gibi verilmeli.
Ustalık konusunda kimseye gitmedim, Bir karbiratör ayarı haricinde. onun dışında herşeyimi kendim dükkanımda yapıyorum.
Usta karbüratörle uynadıktan sonra makina accaip canlandı. 80-85 i geçmeyen motor düz yolda 100-110 görüyor yokuş aşağa 120 garanti zaten daha fazlasını da kabul etmiyor
Herkeze hayırlı sürüşler diliyorum arkadaşlar.