selam arkadaşlar.
birkaç haftadır bu formu takip ediyorum, daha 35. inci sayfaya yeni yeni ulaştım ama artık yazma sırasının bana geldiğini düşünüyorum

buarada hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum, deneyimlerinizi paylaştığınız ve gösterdiğiniz iyi niyetlerden ötürü. motorumu alırken çıkabilecek her türlü soruna, oluşabilecek problemlere karşı önceden donanımlı olmak gibisi yok gerçekten.
neyse lafı uzatmayayım, en sonunda bende 17 martta sl150'mi aldım

aslında supershadow'u bekliyordum ama dayanamadım bunu aldım
neyse bir haftalık deneyimlerimi kısaca anlatmak istiyorum, tabi okursanız

17 mart cuma sabahı, Ankara 4.44 motordan aldığım belgelerle birlikte 8:15'de emniyetten içeri girdim. komisyoncu kullanmadım, kendi işlerimi kendim hallettim ve toplamda 105 ytl'ye ruhsat işlerini hallettim. plakayı aldım ve saat ikide emniyetten ayrıldım. aslında öğleden önce işim biterdi ama nevruz kutlamalarından dolayı personel sıkıntısı varmış öğleden sonraya sarktı ve saat ikide ruhsatımı alıp bayide soluğu aldım

ben gittiğimde motor henüz kolisinden çıkmamıştı.(motoru birlikte monte etmek için daha önceden bayiyle kararlaştırmıştık

)
Ankara Emek 4.ncü caddedeki 4.44 motorun sahibi sempatik, içten ve alakalı iki kardeş, Tolga ve Bora. Bora(büyük olan

) ile birlikte motoru toplamaya başladık(ne kadar güzel bir duygu anlatamam). ilk motorum olduğu halde, motorumun montajına eşlik etmemin büyük şans olduğunu söyleyenler var
bu işlemi kısaca özetlemek gerekirse, önce koliyi açtık, birleşecek parçaları bir kenara ayırdık, motorun üstüne oturtulduğu demir kafesi söktük, motoru orta sehpasına diktik, ön lastiği, ön freni, gidon kolunu, ayaklıkları, koruma demirini, aynaları, ön camı, yan çantaları ve bilumum bütün parçalarını taktık, aküye asit doldurup şarj ettik

yan sehpanın cıvatasını kısalttık. Arada da Tolga sağ olsun bize yemek söyledi birlikte oturup dürüm yedik.

eğer imkanınız varsa kesinlikle tavsiye ederim motorunuz bileştirilirken sizde eşlik edin.
neyse montaj kısmını fazla uzatmayayım, saat 18:30 gibi bayiden motorla çıktım. çıktım ama nasıl çıktığımı bir ben birde Allah bilir

daha öncede toplasan 500mt vitesli motorla yol yapmamış biri olaraktan, tam akşam trafiğinin göbeğine giren beni varın siz düşünün

gördüğüm ilk ara sokağa daldım ve kendimi tandoğandaki(Ankara) petrole zor attım. birkaç km.lik bir yolculuk oldu ama inip kaskımı çıkardığımda kan ter içinde kalmıştım

hayatımda o kadar korktuğumu hatırlamıyorum
daha sonra anıtkabirin bahçeliyle arasında kalan geniş caddede(ismini hatırlayamadım) dur kalk dur kalk (6-7 kez stop ettirdim) motora alışmaya çalıştım. Birkaç kez mola verdim ve daha sonra tekrar denedim. Hatta bir ara yanımdan geçen bir aracın şoförü penceresini açmış bana bir şeyler söylüyordu, ne dediğini anlamasam da durdum ve motora şöyle bir göz gezdirdim, birde ne göreyim yan sehpayı açık unutmuşum

acaba cıvatayı kestirtmese miydim? Neyse 25km yaptıktan sonra daha fazla dayanamadım ve eve girdim. Buz tutan ellerimin uyuşukluğu, 3 saat sonra yatağa girerken bile devam ediyordu

o gece hayatımın iki ENini yaşadım, birincisi trafikten en çok korktuğum geceydi, ikincisi en çok donduğum gece. Cumartesi sabah uyandığımda bile ellerimin kırmızılığı geçmemişti

cumartesi ve Pazar günü hernekadar motoruma korkarak binmiş olsam da, 80 km’den sonra korkum yavaş yavaş geçmeye başladı. Bugün ibreye baktım ve 210 km olduğunu gördüm. Havalar biraz ısınsın ilk işim Eskişehir’e kaçmak olacak bakalım uzun yolda nasıl?
lafı biraz uzattım ama ilk deneyim artık yadırgamayın

söylemek istediğim birkaç şey daha var. Onarlıda söyleyip hemen bitireceğim

1. bazı arkadaşlar yazmışlar arka çamurlu eğri diye; ön çamurluk koliden çıkarken arka çamurluk ile arka teker arasından çıkıyor. Bu sebepten ön yada arka çamurluğun eğilmiş olması muhtemeldir.
2. birinci vitese takma sıkıntısını bende yaşadım. Özellikle orta şeritte durduğum bir kırmızı ışıkta, stop ettirdiğim motorumu yeşil ışık yanıp sönesiye kadar boşa alıp çalıştıramadığım için işittiğim korna sesini size anlatamam

bu sorunu şöyle çözdüm, motoru kamyon gibi kullanıyorum

yavaşlarken vites düşürerek yavaşlıyorum, durduğumda ise birinci viteste oluyor. Yavaşlarken vites düşürünce hiçbir sorun yaşamıyorum.
3. motor çabuk soğuyor, akşamdan bırakınca sabah çalıştırması zor oluyor. Bunada şöyle bir çözüm buldum, motorumun alarmını açtıktan sonra ilk iş olarak jigleyi yukarı kaldırıyorum ve marşa 5-6 saniye basıyorum, ardından ön kilidi çıkarıyorum, 5-6 saniye daha basıyorum, sonra yan çantalara eşyalarımı koyuyorum ve tekrar denediğimde motorum çalışmış oluyor. 25-30 saniye kadar motorumun ısınmasını bekliyorum ve buarada eldivenlerimi ve kaskımı giyiyorum. Sonra jikleyi aşağı indirip yoluma devam ediyorum. Marş basmama problemi gün be gün azalıyor. Buarada söylemeyi unuttum, Bora karburatördeki bir vidayı 15 derece kadar döndürmüştü. Muhtemelen rölanti ayarını yükseltti… rölantideyken 1500-2000 devir arası çalışıyor çokmu yüksek acaba?
4. yan aynalar çok sıkıntılı, yarın Ankara sanayisini dolaşacağım bakalım mevlam neyler, ne neylerse güzel eyler

birde motora çadır gibi bir şey yaptırmayı düşünüyorum.
Dahada uzatmayayım, acemi olan bir insan için ideal bir motor bence. Eğer motor deneyiminiz azsa ve motor almak için yanıp tutuşuyorsanız, düşünmeyin alın derim ben. 1.80cm boyundayım ve 110 kg ağırlındayım, motorumun üstüne bindiğimde motorum gözüme gerçekten çok büyük görünüyor

rampada falan çekişi de gayet iyi bence. Rodajın bitmesine 290 km kadar kaldığı için daha 5000 deviri geçmedim. Ama ilk günlerde 5000 devirde 59-60km/s hızı görürken 120 km.den sonra 5000 devirde 62-63 km/s hız görmeye başladım. Rodaj bitsin bakalım maksimum kaç basacağız.
Neyse hepinizin motorlarınızla birlikte güzel bir haftasonu geçirmenizi diliyorum… bol güneşli, kazasız belasız sürüşler
