- Katılım
- 13 Haz 2016
- Mesajlar
- 4,216
Hocam eski anılarımı depreştirdin.Zaten oralardaki işçilerle birlikteydik. Hatta gecekondu mahallesi gibi bir yerde kültür merkezi kurmuştu arkadaşlar, aramızda müzisyen bir arkadaş vardı, sonradan meşhur oldu, rahmetli Kazım, o gitar kursu veriyorum işçi emekçi kardeşlerimize bedava deyince dandik gitarımı kapıp gitmiştim, benim ritm konusunda ne kazma olduğumu görünce sen ne iş yapıyorsan onu yapmaya devam et sende yetenek yok diyerek gayet açık sözlü şekilde konuşmuştu benimle.
80 öncesi yeni yetmeydik. Yazları ailemiz bizleri camiye Kuran kursuna gönderirdi, orada bazı kişiler bize kanca atmaya çalışır, orayı eleman devşirme yeri olarak kullanırlardı. Tabii o dönemler her görüşün eleman devşirmek için kendi bölgeleri usulleri vardı. Çırak olarak marangozda çalışır orada da kendini işçilerin hamisi gören görüş telkinde bulunur du. O zaman ki aklımla hiç birine takılmaz kaytarırdım.
Neyse 12 eylül oldu yanımızda ki okula bir bölük asker yerleştirildi, cemseler vızır vızır gelip gider yolda bizi gören askerler çevirip kafasına göre esip gürlerdi. Cahillik işte o erler küçük dağları biz yarattık ( tövbe tövbe ) havasında dolaşırdı.
Vel hasıl sonra ki yıllarda üniversiteye kayıt olduk ufak ufak örgütlenme çalışmaları başladı, her görüşten kişiler gelip bize telkinde bulunmaya çalışırdı.
Benim içinde bulunduğum arkadaş gurubu a politikti. Kahve hane, Gülhane parkında futbol maçı ve okul ( üniversite ) üçgeninde okul hayatını bitirdik.
Yaş itibari ile 12 eylül öncesini, 12 eylül ve sonrasını bire bir gördük yaşadık.
Her zaman böyle olaylara fiziksel olarak katılmaya soğuk bakmışımdır, bana göre bu yöntem yanlış, yöntem.