Kendi ülkelerinde siyanürle altın çıkarması yasak olan firmalar "Maden bulduk" diye ruhsat alırlarsa, bölgede 300-400 bin ton siyanür kullanılacak. 100 bin ton siyanür havaya karışacak. Yörede buna karşı çevre hareketi hız kazanıyor.
HAVA: Kullanılacak 400 bin ton siyanürün 100 bin tonu havaya karışacak
TOPRAK: Bitki örtüsü ve tarım en büyük darbeyi yiyecek
SU: Sondaj çalışması sırasında bile içme suları bulanmaya başladı
DENİZ: Dere ve kaynakların aktığı deniz bu kirlilikten nasibini alacak.
Çanakkale ve Balıkesir arasında dünyada oksijenin en bol üç yerinden biri olarak bilinen Kaz Dağları'nda altın ve diğer değerli metalleri çıkarmak için ruhsat isteyen 11 firma, doğa harikası bölgeyi tehdit ediyor. Homeros'un İlyada adlı eserinde İda (Kaz) Dağı diye bahsettiği bölge; havası, suyu, toprağı ve deniziyle geçmişi MÖ 2000'li yıllara kadar dayanıyor. Truva Savaşları'na tanıklık eden, efsanelere konuk olan Kaz Dağları'nın eteklerinde ise Türkiye'nin en bereketli meyvesi ve sebzesi yetişiyor. Yüksek Jeoloji Mühendisi Tahir Öngür'e göre, Çanakkale, Etili, Bayramiç, Ezine, Ayvacık ve Küçükkuyu bölgelerinde çalışacak olan bu madenler, ömürleri boyunca toplam 300-400 bin ton arası siyanür kullanacak. Öngür, bu rakamın yaklaşık yüzde 30'unun yani 100 bin ton siyanürün havaya karışacağını söylüyor. Ayrıca bu madenler çalıştığı süre boyunca 1 trilyon ton kadar kayayı kazacak ve bütün Çanakkale ve ilçeleri kadar su tüketecek!
2004'te 5177 sayılı kanunla, Maden Yasası'nda yapılan değişiklikler maden arama çalışmalarına sahil şeridi ya da milli park içinde bile olsa izin veriyor. Kazdağı Koruma Girişimi sözcülerinden Süheyla Doğan, Türkiye'deki ilgili kuruluşlarla birleşerek "Maden Yasası'na Hayır" kampanyası başlatmayı hedeflediklerini belirtiyor.
Radikal Yazarı İsmet Berkanın Konu Hakkındaki bir Yazısıhttp://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=236198
Alman Parlamentosu, 2001'de Avrupa Birliği düzenlemelerini gerekçe göstererek siyanür kullanılmasına hiçbir hükümet biriminin izin veremeyeceğine karar verdi.
* Çek Cumhuriyeti 2001'de siyanürlü altın çıkarılmasını yasakladı.
* Yunanistan'da 2002'de siyanürle altın çıkarmak isteyen firmanın ruhsatı iptal oldu ve yasaklandı
* Romanya'da 2000'de yaşanan bir siyanür sızıntısı sonrası Macaristan ve Yugoslavya'dan geçen Tuna Nehri kıyılarına binlerce ölü balık vurdu. Ülke, AB düzenlemelerini kabul ederek siyanürlü altın çıkarılmasını yasaklamaya hazırlanıyor.
* ABD'de ise Wisconsin ve Montana eyaletlerinin hepsinde, Kolarado'nun 5 ayrı bölgesinde siyanür kullanılarak altın çıkarılması yasaklandı.
Tüm bunların üzerine Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Güler'in de trajikomik ve biraz da kıyamet senaryosu tarzında bir açıklaması var ;
TBMM kulisinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Güler, "Kaz Dağları ile ilgili maalesef çok yanlış şeyler ifade ediliyor. Orada şu anda siyanür kullanılmıyor. Arama ruhsatı başka birşey, işletme ruhsatı başka şey. Verilen arama ruhsatı ve aramada arazide sadece sondaj yapılıyor" dedi.
Türkiye'de siyanürün çok az bir kısmının madencilikte kullanıldığını söyleyen Güler, ağaçların ise madencilik için değil, iş makinelerinin geçmesi için kesildiğini kaydetti.
Güler, "Ağaçlar için de hektar başına 5 bin YTL para alınıyor" diye konuştu.
Türkiye'de diğer madenler söz konusu olunca bir şeyin olmadığını ama altın söz konusu olunca gündeme geldiğini ifade eden Güler, "Bölgede şu anda aramalar yapılıyor. Eğer altın bulunursa işletme ruhsatı alınacak. Sadece bizden değil neredeyse tüm kurumlardan, yerel yönetimlerden de izin alınıyor. Olay farklı yansıtılıyor. Konu altın olunca daha farklı bir davranışla karşılaşıyoruz. Ayrıca milli park olan yerlerde hiçbir şey yapılamaz" dedi.
"Altın konusunda zenginliklerin çıkarılmasını istemeyenler var" diye konuşan Güler, "Hiçbir konuda altına gösterilen hassasiyet gösterilmedi. İş altın olunca bir başka mekanizma işliyor" diye konuştu.
Güler, bu konuda çözüm bulacaklarını ve altını çevreye zarar vermeden çıkaracaklarını öne sürdü.