- Katılım
- 18 Ağu 2015
- Mesajlar
- 86
- Konu Yazar
- #1
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
kafamız sahip olduğumuz en hayati parçamızdır düsturundan hareketle (cebimle doğru orantılı olarak) mağazaya girdim sharkın terekli kaskını 1260 tl vererek aldım çıktım. ancak kaskın visoru bir türlü kendiliğinden oturmadığı için kafamın içinde şeytanlar ıslık çalıyor rüzgarla dans ediyor ve melodisi rüzgarın şiddetine göre değişen şarkılar türküler uzun havalar söylüyordu 1 hafta sonra gidip bu tanımlayamadığım ıslıklı şarkı türküleri mağaza çalışanına anlattığımda adamın hayatında hiç motora binmediğini nereden bilebilirdim? visorun oturduğu plastiğe bir sıvı sürüp beni dehledi dükkandan şimdi oldu demeyi de unutmadan. amma olmamıştı işte şeytanlar kaskımın içine bildiğin site kurup oturmuş şarkılı türkülü eğlenmeye devam ediyorlardı 1 hafta sonra tekrar gittim dedim bilader bu olmamış çalışan arkadaş dedi bilader merkezimize gödereceğiz onlar test edecekler olmamışsa onlar karar verecek biz dolandırıcımıyız diye de ekledi ben de kendisine benim de dolandırıcı olmadığımı verdiğim paranın karşılığında düzgün bir hizmet almanın anayasal bir hak olduğunu ticaret hukukunda bu konuyla ilgili tüketici koruyan onlarca madde olduğunu bir güzel anlattım biladerin fikri değişmedi 30 km ötedeki merkezlerine kaskı götürmemi yada orada kaskı bırakıp gitmemi söyledi ve beni kasksız motora binmeye zorladı. ben de o karar verici yerdeki mağazanın genel müdürünü akıllı telefonumdan arayıp kendimi tanıttım hatırlayabilmesi için de (kendisi beni müşterisi olarak zaten tanıyordu) 1 hafta önce sıfır bir motor aldığımı motoru alırken ne dedilerse onları da aldığımı honda top case koruma demiri vb. ama şubelerinden aldığım kaskın kusurundan bahsettim ve sayın genel müdür mağazadan istediğim kaskı alabileceğimi memnun olmadığım kaskı da oraya bırakıp gidebileceğimi ve o kaskla asla yola çıkmamam gerektiğini benim canımın mağazadaki herhangi bir eşyadan daha kıymetli olduğunu muhasır medeniyetlerin üstünde bir uygarlık diliyle anlattı ve ben de evoline3 serisinden bir kaskı alıp mağazayı terk ettim. kafatasıma değer veren bir mağaza genel müdürünün empatisi güzel ama ömründe motora binmemiş bir mağaza sorumlusu arkadaşın kaskın içine şeytan kaçmış bir halde beni onu kullanmaya zorlaması gerçekten şaşırtıcıydı. bari şeytan çıkarmak için kaskı bi rahibe falan gönderelim deseydi ama demedi o kaskı kullanacaksın dedi. ben şimdi eksik kalan hiç bir eşyayı o mağazadan almayacağım mağazasında motora binen empatisi gelişmiş personelle çalışan yerleri tercih edeceğim. siz de öyle yapın dostlarım...