- Katılım
- 29 Haz 2005
- Mesajlar
- 82
- Konu Yazar
- #1
TEKMİLİ BİRDEN 6 BÖLÜM.
1.BÖLÜM:
Sabah saat 07.30 suzi ve ben harekete hazırız, metin hocamla kurduğumuz telefon bağlantısı sonucunda biraz oyalanmak zorunda kaldığımızı öğreniyoruz ve fırsattan istifade yola çıkmadan bir kare sabitliyelim şöyle baş köşeye diyoruz.
saat 08,00 gibi çağlayan BP deki buluşma noktamızda park yerine ulaşıyorum, yine fırsattan istifade bir kare daha.
bekledikçe sıkıntı basıyor ve ne yapsak ne etsek, hadi bide kendimi fotolıyayım bari. bu arada metin hocam beş dakikaya kadar oradayım diyor telefonda.
ne beş dakika ama bir türlü geçmek bilmiyor ve hala metin hocam yok.beklemeye devam.
saat dokuz hala gelen giden yok ve ben niyeti bozuyorum, o değil telefonla ulaşmak da mümkün olmuyor artık.derken yavaş yavaş kıpırdanmaya başlıyorum.saat dokuzu beş geçe devam ediyorum artık yola. o da ne tam gişelerden geçerken telefon gıpraşıyor ve kulaklıkta metin abinin sesi dur diyorum şurdan geçeyim konuşalım.
saat dokuz onbeş metin abi yanımda, 1. köprü anadolu yakasındayız ve gazlıyoruz maşukiyeye doğru.
Doğrusu bordo mavi kask bayaa yakışmış metin hocama!!!
Nihayet maşukiye girişindeyiz, saat 10.30 civarı ve hemen arazi öncesi yakıt ikmalimizi yapıyoruz bu arada arkadaşları arayarak az sonra yanlarında olacağımızı haber veriyorum.
1. BÖLÜM SONU,
DEVAM EDECEK
_________________
[email protected]
"Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz.
Benim sizden istediğim şey,
yorulmamak değil,
yorulduğunuz zaman da,
durmadan yürümek,
yorulduğunuz dakikada da
dinlenmeden beni takip etmektir."
M. Kemal ATATÜRK
Last edited by profi on Wed Aug 02, 2006 8:59 am; edited 3 times in total
2. BÖLÜM
buluşma noktamız üç yol lokantası, artık renklamı hak ediyor doğrusu, buluşma yerinde arkadaşlar tam takım bizi bekliyorlar, il gelen afro/tolga aslında burada da bir ödülü hak ediyor doğrusu. bu arada masada göremediğiniz yüz onur hocam o sırada foto operatörü olarak görev yapmakta
hemen yandaki marketten alışverişimizi de yaptık artık harekete hazırız, üzülerek belirtmek isterim ki EC etiketli sucuklar henüz oraya ulaşmamış, biz de standart bir marka suzuk ile idare edeceğiz artık.
hareket halinde foto çekme çalışmalarımdan seçmeler, sanırım biraz gelişme kaydetmişim bu konuda, yine de yapıcı eleştirilerinizi bekliyorum.
yok yok o kadar da değil tabiiki bunları durarak çektim.
manzaranın doyumsuz olduğu bir noktada fizibilite çalışması için duruyoruz, eh madem manzara doyumsuz hani fotolar diyorsanız ne yapayım biraz bencilim galiba ama diğer arkadaşlar bu konuda sizleri de düşünmüşler eh artık müracaat onlara.
ve kartepe zirvedeyiz, vericilerin olduğu nokta, yine manzaraları kendime saklayıp farklı kareler yakalamaya çalışıyorum.
murat hocam ve onur hocam nere gidilir nasıl gidilir muhasebesi yapıyorlar.
2. BÖLÜM SONU
DEVAM EDİYOR
[email protected]
"Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz.
Benim sizden istediğim şey,
yorulmamak değil,
yorulduğunuz zaman da,
durmadan yürümek,
yorulduğunuz dakikada da
dinlenmeden beni takip etmektir."
M. Kemal ATATÜRK
3. BÖLÜM
bu arada sakaryadan bir arkadaşı daha taktık peşimize ufak yollu, daldık ormana, işte bir çay/şeker ve içenler için sigara molası anı
ağaçlık alanın bitiminde orman içi patikalarda bisiklet kullanan arkadaşlarla karşılaşıyoruz ki yukarıda yanlarından geçmiş selamlaşmıştık, çeşmeyi görünce dalıyoruz hep birlikte ve biraz sohbet ediyoruz, birazdan ayrılırken çeşmenin hemen öündeki alandan geçmek istiyorum ancak tam bir bartaklık oluşmuş mecburen oygar hocamın kunduz taktiği ile bataklığı yararak geçiyorum
metin hocam bisikletçi arkadaşlar ktm525 veya husaberg501 başka makine tanımam dersi veriyor.
takip eden fotolar toprak etaplarda gazlama anlarımızdan ve çekebildiğim kadarı ile idare ediverin artık.
bir ara rehberimiz onuru arkada bırakınca pusula karıştı ve bize ulaşmasını bekliyoruz.
bu arada çeşme önü bataklıkta motora ve janta yamanan çamurların bu kadar yolda kurtulamadığım kısmını bir fotolayalım
işte beklenen muhterem şahsiyet teşrifi ile bizlere şeref veriyor.
nereye çıkıyor bir bakalım fikri ile daldığımız bir orman yolunun hiçbir yere çıkmaması münasebeti ile geri dönüş anımız, bende yakaladığım bu nadir fırsatı değerlendirerek hemen foto olayına girişiyorum.
3. BÖLÜM SONU
DEVAM EDER BU BÖYLE
_________________
[email protected]
"Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz.
Benim sizden istediğim şey,
yorulmamak değil,
yorulduğunuz zaman da,
durmadan yürümek,
yorulduğunuz dakikada da
dinlenmeden beni takip etmektir."
M. Kemal ATATÜRK
Last edited by profi on Wed Aug 02, 2006 9:31 am; edited 1 time in total
4. BÖLÜM
işte yaralı parmağa müdahale anı (yaralanan parmak mecazi kullanılmıştır)metin çetin abimiz iş başında
fırsattan istifade beklerken yemek işini de halledelim diyoruz ve birinci safha ateş olayı
ve işte o meşhur succuk ekmek murat hocam bu sefer yoğun eleştirilerle başa çıkabilmek için sucuk almamış yanına, canı çok çekiyor zahir, biz de oldukça zorluyoruz ama irade müthiş, konserveye talim diyor bu sefer.
aşağıda toprak yol gazlamalarından seçmeler ( doğrusu ancak bu kadar çekebildim)
işte mahşerin beş at pardon motorlusu
elmalı yaylasına artık az bir yolumuz kaldı ancak vakit almış başını gidiyor ve bu noktada afro bizi dağbaşında kurda kuşa bırakarak şehire/medeniyete doğru gaz açıyor
orman çalışanlarına elmalı yaylasının yolunu soruyoruz, aldığımız yanıt kesin burdan yol yok, biraz sohbetten sonra aslında bir yol olduğunu ve uzun zamandır kullanılmadığını öğreniyoruz, tarifini hemen kapıp dalıyoruz o kullanılmayan eski yola.
gerçekten burası eskiden yolmuş ancak artık patika, bir ara küçük bir konumlama hatası ve DR ın arkası kanala oturuyor, allahtan murat hoca önden gazlıyor da bu pozisyonu görmüyor, yoksa kim kurtarırdı beni onun dilinden.
4. BÖLÜM SONU
BİTMEDİ, BİTMİYOR, HALA VAR DEVAMI.
_________________
[email protected]
"Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz.
Benim sizden istediğim şey,
yorulmamak değil,
yorulduğunuz zaman da,
durmadan yürümek,
yorulduğunuz dakikada da
dinlenmeden beni takip etmektir."
M. Kemal ATATÜRK
Last edited by profi on Fri Aug 04, 2006 9:49 am; edited 2 times in total
5. BÖLÜM
şimdi fotolardan bakıyorum da hiç de öyle gözüktüğü gibi zor bir ortam değilmiş
baksana adamlar sanki otobanda gide gibi ilerliyorlar.
yükselen yuzuf sesleri pahasına ağaç altı gazlama fotoları, ancak bukadar oluyor arkadaşlar titretmemek mümkün değil.
İşte kaçınılmaz bir yolun bittiği yer vakası, fizibilite çalışması yapılıyor,
can sıkıntısı nelere kaadir yine bennn.
M&M (çikolata renklamı) hocalar yolun buradan devam etmediği teşhisini koyuyorlar, son çataldan sola giden seçeneği denemeye devam.
işte muhteşem an tabiiki fırsatı hemen değerlendirmek lazım bir daha nerede bulacağız bu muhteşem ağacı.
ekildik dostlar ağaç altı fotolarını çekerken murat ve onur gazlamışlar ve hangi yöne gittikleri belli değil, yol ayrımında durup beklemeye başlıyoruz metin hocamla birlikte.
5. BÖLÜM SONU
BİLİYORUM BİREZİLYA DİZİLERİNİ GEÇTİ AMA İNANINKİ SON KEZ DEVAM EDECEK
_________________
[email protected]
"Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz.
Benim sizden istediğim şey,
yorulmamak değil,
yorulduğunuz zaman da,
durmadan yürümek,
yorulduğunuz dakikada da
dinlenmeden beni takip etmektir."
M. Kemal ATATÜRK
Last edited by profi on Sat Aug 05, 2006 1:37 am; edited 1 time in total
6. BÖLÜM
MÜTHİŞ FİNAL
önce onur geliyor bizi arkasında göremeyince ve ardından murat hoca görünüyor ağaçların arasından.
hadi bakalım bu adamlar ne yapıyor, siz tahmin edin, yalnız ödül beklemeyin zırnık alamazsınız.
yine bir fırsattan istifade karesi, eh etrafta kahve filen yok millet dar alanda kısa paslaşmalar yapıyor biz de can sıkıntımızı böyle gideriyoruz.
metin hocam 501 ile yağlı güreş yapıyor gibi, az sonra şampiyon belli olacak gibi.
işte medeniyet izleri toprak yollar!!!
burası ELMALI yaylası zirve foto makinası self servis hizmet sunuyor bizlere
onur hocam ben böyle self servisin diyor ve kapıyor makineyi yerden,
belki iyi çıkmamıştır hadi bir daha
aslında manzara daha harika ama foto ile biraz oynamak zorunda kalıyorum görünürlüğü artırmak için, bu da ufuktaki kızıllığı iç ediyor
köy kahvesinde ev sahipleri ile sohbet ediyoruz, sıcak kanlılıklarına ve ikramlarına teşekkürler
işte iznik imren köftecisi, aldığımız hizmetin renklamını yapmaya gerenk yok gideceksiniz ve göreceksiniz, aklımdayken elimde artık bu renk tişörtlerden de var ( hanım yıkamadıysa
)
maceramıs aslında burada bitmiyor, kalktıktan sonra suzi bizi iznik sokaklarında bir aşağı bir yukarı koşturuyor bilmem niçin (aslında biliyorum da çaktırmayın "murat hocam sabote etti yani etmiştir heralde, edermi dersiniz")
off aman boşverin iznik dönüşü saat sabahın dördünde girdim evin kapısından ama değdi doğrusu, teşekkürler arkadaşlar.
tekeriniz gönlünüzce dönsün
====================SON========================
HE WALLAH BİTTİ,
BİLİYORUM İNANMAYACAKSINIZ AMA HEPSİ BU KADAR.(sayılır)[/quote]
1.BÖLÜM:
Sabah saat 07.30 suzi ve ben harekete hazırız, metin hocamla kurduğumuz telefon bağlantısı sonucunda biraz oyalanmak zorunda kaldığımızı öğreniyoruz ve fırsattan istifade yola çıkmadan bir kare sabitliyelim şöyle baş köşeye diyoruz.
saat 08,00 gibi çağlayan BP deki buluşma noktamızda park yerine ulaşıyorum, yine fırsattan istifade bir kare daha.
bekledikçe sıkıntı basıyor ve ne yapsak ne etsek, hadi bide kendimi fotolıyayım bari. bu arada metin hocam beş dakikaya kadar oradayım diyor telefonda.
ne beş dakika ama bir türlü geçmek bilmiyor ve hala metin hocam yok.beklemeye devam.
saat dokuz hala gelen giden yok ve ben niyeti bozuyorum, o değil telefonla ulaşmak da mümkün olmuyor artık.derken yavaş yavaş kıpırdanmaya başlıyorum.saat dokuzu beş geçe devam ediyorum artık yola. o da ne tam gişelerden geçerken telefon gıpraşıyor ve kulaklıkta metin abinin sesi dur diyorum şurdan geçeyim konuşalım.
saat dokuz onbeş metin abi yanımda, 1. köprü anadolu yakasındayız ve gazlıyoruz maşukiyeye doğru.
Doğrusu bordo mavi kask bayaa yakışmış metin hocama!!!
Nihayet maşukiye girişindeyiz, saat 10.30 civarı ve hemen arazi öncesi yakıt ikmalimizi yapıyoruz bu arada arkadaşları arayarak az sonra yanlarında olacağımızı haber veriyorum.
1. BÖLÜM SONU,
DEVAM EDECEK
_________________
[email protected]
"Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz.
Benim sizden istediğim şey,
yorulmamak değil,
yorulduğunuz zaman da,
durmadan yürümek,
yorulduğunuz dakikada da
dinlenmeden beni takip etmektir."
M. Kemal ATATÜRK
Last edited by profi on Wed Aug 02, 2006 8:59 am; edited 3 times in total
2. BÖLÜM
buluşma noktamız üç yol lokantası, artık renklamı hak ediyor doğrusu, buluşma yerinde arkadaşlar tam takım bizi bekliyorlar, il gelen afro/tolga aslında burada da bir ödülü hak ediyor doğrusu. bu arada masada göremediğiniz yüz onur hocam o sırada foto operatörü olarak görev yapmakta
hemen yandaki marketten alışverişimizi de yaptık artık harekete hazırız, üzülerek belirtmek isterim ki EC etiketli sucuklar henüz oraya ulaşmamış, biz de standart bir marka suzuk ile idare edeceğiz artık.
hareket halinde foto çekme çalışmalarımdan seçmeler, sanırım biraz gelişme kaydetmişim bu konuda, yine de yapıcı eleştirilerinizi bekliyorum.
yok yok o kadar da değil tabiiki bunları durarak çektim.
manzaranın doyumsuz olduğu bir noktada fizibilite çalışması için duruyoruz, eh madem manzara doyumsuz hani fotolar diyorsanız ne yapayım biraz bencilim galiba ama diğer arkadaşlar bu konuda sizleri de düşünmüşler eh artık müracaat onlara.
ve kartepe zirvedeyiz, vericilerin olduğu nokta, yine manzaraları kendime saklayıp farklı kareler yakalamaya çalışıyorum.
murat hocam ve onur hocam nere gidilir nasıl gidilir muhasebesi yapıyorlar.
2. BÖLÜM SONU
DEVAM EDİYOR
[email protected]
"Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz.
Benim sizden istediğim şey,
yorulmamak değil,
yorulduğunuz zaman da,
durmadan yürümek,
yorulduğunuz dakikada da
dinlenmeden beni takip etmektir."
M. Kemal ATATÜRK
3. BÖLÜM
bu arada sakaryadan bir arkadaşı daha taktık peşimize ufak yollu, daldık ormana, işte bir çay/şeker ve içenler için sigara molası anı
ağaçlık alanın bitiminde orman içi patikalarda bisiklet kullanan arkadaşlarla karşılaşıyoruz ki yukarıda yanlarından geçmiş selamlaşmıştık, çeşmeyi görünce dalıyoruz hep birlikte ve biraz sohbet ediyoruz, birazdan ayrılırken çeşmenin hemen öündeki alandan geçmek istiyorum ancak tam bir bartaklık oluşmuş mecburen oygar hocamın kunduz taktiği ile bataklığı yararak geçiyorum
metin hocam bisikletçi arkadaşlar ktm525 veya husaberg501 başka makine tanımam dersi veriyor.
takip eden fotolar toprak etaplarda gazlama anlarımızdan ve çekebildiğim kadarı ile idare ediverin artık.
bir ara rehberimiz onuru arkada bırakınca pusula karıştı ve bize ulaşmasını bekliyoruz.
bu arada çeşme önü bataklıkta motora ve janta yamanan çamurların bu kadar yolda kurtulamadığım kısmını bir fotolayalım
işte beklenen muhterem şahsiyet teşrifi ile bizlere şeref veriyor.
nereye çıkıyor bir bakalım fikri ile daldığımız bir orman yolunun hiçbir yere çıkmaması münasebeti ile geri dönüş anımız, bende yakaladığım bu nadir fırsatı değerlendirerek hemen foto olayına girişiyorum.
3. BÖLÜM SONU
DEVAM EDER BU BÖYLE
_________________
[email protected]
"Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz.
Benim sizden istediğim şey,
yorulmamak değil,
yorulduğunuz zaman da,
durmadan yürümek,
yorulduğunuz dakikada da
dinlenmeden beni takip etmektir."
M. Kemal ATATÜRK
Last edited by profi on Wed Aug 02, 2006 9:31 am; edited 1 time in total
4. BÖLÜM
işte yaralı parmağa müdahale anı (yaralanan parmak mecazi kullanılmıştır)metin çetin abimiz iş başında
fırsattan istifade beklerken yemek işini de halledelim diyoruz ve birinci safha ateş olayı
ve işte o meşhur succuk ekmek murat hocam bu sefer yoğun eleştirilerle başa çıkabilmek için sucuk almamış yanına, canı çok çekiyor zahir, biz de oldukça zorluyoruz ama irade müthiş, konserveye talim diyor bu sefer.
aşağıda toprak yol gazlamalarından seçmeler ( doğrusu ancak bu kadar çekebildim)
işte mahşerin beş at pardon motorlusu
elmalı yaylasına artık az bir yolumuz kaldı ancak vakit almış başını gidiyor ve bu noktada afro bizi dağbaşında kurda kuşa bırakarak şehire/medeniyete doğru gaz açıyor
orman çalışanlarına elmalı yaylasının yolunu soruyoruz, aldığımız yanıt kesin burdan yol yok, biraz sohbetten sonra aslında bir yol olduğunu ve uzun zamandır kullanılmadığını öğreniyoruz, tarifini hemen kapıp dalıyoruz o kullanılmayan eski yola.
gerçekten burası eskiden yolmuş ancak artık patika, bir ara küçük bir konumlama hatası ve DR ın arkası kanala oturuyor, allahtan murat hoca önden gazlıyor da bu pozisyonu görmüyor, yoksa kim kurtarırdı beni onun dilinden.
4. BÖLÜM SONU
BİTMEDİ, BİTMİYOR, HALA VAR DEVAMI.
_________________
[email protected]
"Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz.
Benim sizden istediğim şey,
yorulmamak değil,
yorulduğunuz zaman da,
durmadan yürümek,
yorulduğunuz dakikada da
dinlenmeden beni takip etmektir."
M. Kemal ATATÜRK
Last edited by profi on Fri Aug 04, 2006 9:49 am; edited 2 times in total
5. BÖLÜM
şimdi fotolardan bakıyorum da hiç de öyle gözüktüğü gibi zor bir ortam değilmiş
baksana adamlar sanki otobanda gide gibi ilerliyorlar.
yükselen yuzuf sesleri pahasına ağaç altı gazlama fotoları, ancak bukadar oluyor arkadaşlar titretmemek mümkün değil.
İşte kaçınılmaz bir yolun bittiği yer vakası, fizibilite çalışması yapılıyor,
can sıkıntısı nelere kaadir yine bennn.
M&M (çikolata renklamı) hocalar yolun buradan devam etmediği teşhisini koyuyorlar, son çataldan sola giden seçeneği denemeye devam.
işte muhteşem an tabiiki fırsatı hemen değerlendirmek lazım bir daha nerede bulacağız bu muhteşem ağacı.
ekildik dostlar ağaç altı fotolarını çekerken murat ve onur gazlamışlar ve hangi yöne gittikleri belli değil, yol ayrımında durup beklemeye başlıyoruz metin hocamla birlikte.
5. BÖLÜM SONU
BİLİYORUM BİREZİLYA DİZİLERİNİ GEÇTİ AMA İNANINKİ SON KEZ DEVAM EDECEK
_________________
[email protected]
"Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz.
Benim sizden istediğim şey,
yorulmamak değil,
yorulduğunuz zaman da,
durmadan yürümek,
yorulduğunuz dakikada da
dinlenmeden beni takip etmektir."
M. Kemal ATATÜRK
Last edited by profi on Sat Aug 05, 2006 1:37 am; edited 1 time in total
6. BÖLÜM
MÜTHİŞ FİNAL
önce onur geliyor bizi arkasında göremeyince ve ardından murat hoca görünüyor ağaçların arasından.
hadi bakalım bu adamlar ne yapıyor, siz tahmin edin, yalnız ödül beklemeyin zırnık alamazsınız.
yine bir fırsattan istifade karesi, eh etrafta kahve filen yok millet dar alanda kısa paslaşmalar yapıyor biz de can sıkıntımızı böyle gideriyoruz.
metin hocam 501 ile yağlı güreş yapıyor gibi, az sonra şampiyon belli olacak gibi.
işte medeniyet izleri toprak yollar!!!
burası ELMALI yaylası zirve foto makinası self servis hizmet sunuyor bizlere
onur hocam ben böyle self servisin diyor ve kapıyor makineyi yerden,
belki iyi çıkmamıştır hadi bir daha
aslında manzara daha harika ama foto ile biraz oynamak zorunda kalıyorum görünürlüğü artırmak için, bu da ufuktaki kızıllığı iç ediyor
köy kahvesinde ev sahipleri ile sohbet ediyoruz, sıcak kanlılıklarına ve ikramlarına teşekkürler
işte iznik imren köftecisi, aldığımız hizmetin renklamını yapmaya gerenk yok gideceksiniz ve göreceksiniz, aklımdayken elimde artık bu renk tişörtlerden de var ( hanım yıkamadıysa
maceramıs aslında burada bitmiyor, kalktıktan sonra suzi bizi iznik sokaklarında bir aşağı bir yukarı koşturuyor bilmem niçin (aslında biliyorum da çaktırmayın "murat hocam sabote etti yani etmiştir heralde, edermi dersiniz")
off aman boşverin iznik dönüşü saat sabahın dördünde girdim evin kapısından ama değdi doğrusu, teşekkürler arkadaşlar.
tekeriniz gönlünüzce dönsün
====================SON========================
HE WALLAH BİTTİ,
BİLİYORUM İNANMAYACAKSINIZ AMA HEPSİ BU KADAR.(sayılır)[/quote]
