Karalamak istiyorum seni günlük.

Katılım
21 Kas 2009
Mesajlar
5,302
Motosikleti
750x
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Günlük selamlar! Nasılsın ülen?! İyi görmedim seni. Sıcaklarmı bunalttı yoksa seni de? Yoksa sen bile maske mi taktın, Zorro mu oldun? veya batman ? neyse neyse.

Çok yorucu günler bu günler sevgili günlük.
Bariz bir şekilde kasıldım resmen.


Alt katta komşumun bir türlü os*ramayan bebeğinin ağlaması yüzünden uykusuz geceler geçirmekteyim, bunun da etkisi vardır muhtemelen günlük.
Aslında direkt olarak bebeğe bir lafım yok. Os*ramıyor. Çok normal. Çünkü o şu an gerçek bir insan.
Gerçek bir mücevher. Gerçekten yontulmamış, dalında bir yaprak. Muazzam bir kişilik. Bir melek. Öyle bir şey o şu anda. İnsan üstü. O yüzden os*ramıyor.

Bilmiyor henüz os*rmayı. Ve biz kocaman os*rabilen insanlar, os*ruğunu kontrol edebilen insanlar olarak çocuğun os*rmasını "gaz çıkarmak" olarak kibarlaştırıyoruz.

Aslında hepimiz tuvalete girdiğimizde çatır çatır s*çıyor ve çatır çatır os*ruyoruz. Ama o daha çocuk. Daha bilmiyor. Biraz büyüsün, o da öğrenmeye başlayacak her şeyi. Her pisliği. Her ayrıntıyı.

Os*rabilecek ve bunu kontrol edebilecek. Geğirecek. Geğirerek konuşabilecek Bebekler küçüklükten eğitiliyor.

Os*rabilsin diye sırtına vuruyoruz. Daha rahat s*çsın diye g*tüne bez bağlıyoruz. Bebeklerimizi biz hastalaştırıyoruz.
Biz çıkarıyoruz bu dünyanın çivisini ve sonra yanlı Tv kanallarında taş atan çocuklara bakıp; "dünya nereye gidiyor, dünyanın çivisi çıkmış" diyoruz, üzülüyoruz.

Neyse günlük. Anlatacaklarım bunlar değildi zaten bunu neden anlattım bende bilmiyorum. Senide boşuna karaladım zaten. Bu yüzden MT'den banlanabilirim tekrar.

Yorgunum diyordum ve bunu bebeğin os*ramadığı için ağlamasına bağlamıyorum. Bebeklerin ağlaması kadar normal bir durum yok benim için. Konuşamıyor çünkü. Benim de konuşma özgürlüğüm elimden alınsa ağlardım sadece. Çok sinir bozucu bir durum. Bebeğin ağlamasından ziyade, bebeği susturmaya çalışan tipler beni daha çok rahatsız ediyor sevgili günlük. Bebek seven tiplerle alakalı rahatsızlıklarım var.

Bebek seven insanlara bir önerim var. Bir ayna karşısına geçip, kucağında sevimli sevimli uyuyan bir bebek varmışta onu seviyormuşçasına, aynaya bakıp o ritüelleri tekrarlasınlar günlük. Tekrarlasınlar ve ne kadar saçma göründüklerinin farkına varsınlar artık.

Bir bebeği olmadık surat ifadeleri ve normal bir insanın çıkartamayacağı sesler çıkartarak susturamazsınız. Bu hiç olası değil. Ve bunun akabinde acaip komik görünüyorsunuz lan! Eğer gerçekten bir fotoğrafçı olsaydım ( sapık bir fotoğrafçı olurdum ben ) hayallerimden birisi bebek seven insanların fotoğraflarını çekmekti. Acaip saçma görünüyorsunuz abi. Çevreye verdiğiniz rahatsızlık inanılmaz boyutlarda. İsmail Yeke dinlemeyi tercih ederim adeta!

Neyse sevgili günlük, bırakın ağlasın bebekler, bebek bu ağlayacak tabi! Ağlamazsa o zaman sorun var, asıl o zaman telaşlan!


Geçen gün otobüste, yine böyle ruh hastası ve yorgun geçen bir gün sonunda, neredeyse "öldürün beni" diye bağırmanın son aşamasındayken otobüste bir bebek ağlamaya başladı sevgili günlük.

Kulaklığım nedeniyle sadece uzaktan gelen ağlama sesini duyabiliyordum ama bir anda annesi ve muhtemelen annanesi olan şahıslar bebeği susturabilmek için sağlıklı bir insanın çıkartmaması gereken sesler çıkartarak bebeği susturmaya çalıştılar lan günlük. İnan çok ruh hastası bi durumdu o

Öyle bir kendilerinden geçtiler ki bebeğin sesini bastırdılar.
Otobüste bu iki acaip insanın sesinden başka ses duyulmaz hale geldi günlük. Sözde bizim hizmetimizde olan kadir amcanın emrindeki otobüsün motor sesi bile duyulmaz oldu. Kulağımdaki manowar sesini bile bastırdılar. "ABLA Bİ SUSUN ARTIK, BIRAKIN AĞLASIN!" diyesim geldi geldi, sustum, bastırdım...


Neyse işte günlük. Yorgunum.. Uyuyamiyorum.

Uyuyamamamla bağlantısız olarak değinmek istediğim bir diğer saçmalıkta bu UGG botları. Günlük çok saçma lan? Hayatımda gördüğüm en çirkin ayakkabı. Ve herkesin ayağında var. Trend ve moda uğruna bir insan kendine neden böyle bir şey yapar? Neden böyle bu işler? İNSANLIK NEREYE GİDİYOR ULAN!



Sevgili günlük konumuzla alakasız ama ben yinede yazıcam sana.
Kırmızı ışıklarda rahatsız ediliyorum. Evet. İnsanlar beni rahatsız ediyor.
Gerçi insanların beni rahatsız ettikleri tek yer burası değil tabi ama burada bile rahatsız ediyorlar beni günlük.

Genellikle yayaları ilgilendiren ışıklarda bulunan adam duruyorsa ve üzerindeki ışık kırmızı ise ben geçmem. Dururum. Normalde olması gereken bu tabi ama biz genel olarak anormalliği aşmış, delilik çizgisinde gezinen bir toplumuz ya sevgili günlük. Otobandan bile koşarak geçiyoruz. Neyse. Ben geçmiyorum ve yanımdan şuursuzca bana çarpa çarpa geçiyor insanlar...

Arada bir bazıları şaşırıyor. Yol boş, herkes geçiyor ama bir kişi geçmiyor (benim o, ben), şaşkınlığını gizleyemeyerek dönüyor ve "mal mısın?" diyorlar bana bakışlarıyla günlük, çok rencide oluyorum...
Bunu görüyor ve "bekleyip k*çına bakmak istedim" diyen bir bakış atıyorum onlara...

Yeter günlük, bu yazıyı sana karalamak için 3 gün uğraştım.
Birazda b*kunu çıkartmış olmanın mutluluğunu yaşıyorum şuan..
Bu ne güzel bi mutluluktur bilemezsin... Seni seviyorum günlük.

Sevgiler efendim. Edepsizce yazdık, sevgiyle kapattık.

Sinan AKSU
 
Katılım
8 Ocak 2008
Mesajlar
3,328
çok güzel dediğin gibi b.k unu çıkarmışın tebrikler bu laf çok hoşuma gitti..:mrgreen:
 
Katılım
3 Kas 2006
Mesajlar
2,854
Sevgili Sinan,

Edebiyat şahane bişeydir:rendeer::rendeer:

Benim denizciderya' da ''Pırtlatamıyordu''. Senin çektiğin keyfe kedermiş vallah:queen: Bir de benim yerimde olsan:queen: Nasıl olsa olacaksın benim yerimde, kafanı ağrıtmayayım. O zaman da aynı açıklıkta bir yazı yazacağını ve bu yazdığın yazıyı da ''zamanında böyle yazmışım....) diye ekleyeceğini biliyorum:queen: En azından ben seni öyle dürüst çocuk olarak tanıdım:p O zaman seninle konuşacağız, hem de sabahın 6 sında ''acil çocuk'' tan kucağında anca sakinleşmiş küçük sinan ile çıktığında, taksi beklerken (elbette 4 günlük uykusuz gecelerin ardından olmuş olacak bu muhabbetimiz). edebiyatı görecen o zaman sen:queen:
 
Katılım
21 Kas 2009
Mesajlar
5,302
Motosikleti
750x
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Sevgili Sinan,

Edebiyat şahane bişeydir:rendeer::rendeer:

Benim denizciderya' da ''Pırtlatamıyordu''. Senin çektiğin keyfe kedermiş vallah:queen: Bir de benim yerimde olsan:queen: Nasıl olsa olacaksın benim yerimde, kafanı ağrıtmayayım. O zaman da aynı açıklıkta bir yazı yazacağını ve bu yazdığın yazıyı da ''zamanında böyle yazmışım....) diye ekleyeceğini biliyorum:queen: En azından ben seni öyle dürüst çocuk olarak tanıdım:p O zaman seninle konuşacağız, hem de sabahın 6 sında ''acil çocuk'' tan kucağında anca sakinleşmiş küçük sinan ile çıktığında, taksi beklerken (elbette 4 günlük uykusuz gecelerin ardından olmuş olacak bu muhabbetimiz). edebiyatı görecen o zaman sen:queen:

Farkindayim yahu.
Suan yasadiklarim sadece önsöz'den ibaret :)
Ama öyle bi yorum yaptın ki senin yerinde kendimi hiç düşünemedim.
Çocuk bakimi kimine göre filistin askısı, pipiye verilen elektirik, tırnak çekimi, uyuşturulmadan çekilen azı dişi işkencesi.
Ama onunda ayri bi zevki olurdu herhalde yahu :)
Ben severek yapabilirim aslinda o işi :)
 
Son düzenleme:
Katılım
28 Ara 2009
Mesajlar
1,329
Heykeltıraş ; toprağa/kayaya veya ressam ; tuvale, nasılki tüm ustalığını ve

maharetini göstererek, yoğun emek ve çaba sonucu, sanat eserini ortaya

koyarsa!..

Çocuk bakımı ve çocuğu büyütmek'de sanattır.. Emek ve çaba ister, özveri

ister.. Sevgi ister, şefkat ister..

Yazılarımızda zaman zaman değiniriz.. '' Kardeşim, işin başı eğitim '' diye..

İşte !.. yaşam ve hayat ; emek , çaba, özveri, sevgi, şefkat, deneyim,

bilgi beceri, ile yoğurulur ve eğitimle yoluna devam eder.. Ya da tam tersi !...
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst