- Katılım
- 17 Ocak 2009
- Mesajlar
- 1,141
- Motosikleti
- Honda Crf250L
- Konu Yazar
- #1
haftalardır planladığımız fakat aksilikler yüzünden sürekli ertelediğimiz Tirebolu kampımız..
bir pazar sabahı Doğan beni arar.
- Alper ne yapıyorsun
= uyuyorum Doğan
- hava nasıl?
= güneş görünüyor şimdilik
- bizim kamp işi ne oldi?
= gidelim dersen gidelim Doğan..ben dünden razıyım
- ben 15 dakikaya çıkıyorum Rize'den kardeşim bir Tirebolu yapalım..olmadı Samsun Sinop basar gideriz.
= bana uyar
dedik ve hazırlıklara başladım..
ben hazırlandım ve buluşma yerine gidiyorum
Doğan'ı bekliyorum
işte geldi
abi kardeş
fotoğraf çekme merasimi de bitince yola koyuluyoruz.
hedef Tirebolu
Doğan'dan inciler
Shimano vites kolunu görebiliyor musunuz
müziğimi açmayı unuttuğumu farkediyorum ve yolda durup kulaklığımı takıyorum..o kadar yolda motor sesi dinlenmez
benim hız sabitleyicim olmadığı için ben Doğan'ı seyir halindeyken çekemiyorum tabi
yol gidene yakışır
ve Tirebolu'dayız
kamp yerimize geldik
işte plajımız. havaya dikkatinizi çekerim..Karadeniz'de bu kadar oluyor ne yapalım
iki çadıra 15 tl yer ücretlerimizi verdikten sonra hemen çadırlarımızı kurmaya başlıyoruz..Doğan'ın çadıra para vermesek de olurmuş aslında..ne demek istediğimi az sonra anlayacaksınız
)
benim çadırım tamamdır.
Doğan'ın çadırını(!) da kurduk
))
motorlarımızın boyutlarıyla ters orantılı olan çadırlarımız
)
yer ücretleri konusunda demek istediğimi şimdi anladınız
işte benim çadırın kileri..pardon Doğan'ın çadırı
çadırları kurmanın yorgunluğu
komşu çadırdan Kenan abi. motorlarımızı görünce bizimle tanışmaya geldi. Doğan'ın hemşerisi çıktı o da Rize'liymiş. sağolsun kamp süresi boyunca bize çok yardımı dokundu..özellikle yemek konusunda
)
çadırları kurduktan sonra dışarda kahvaltıya gidecektik fakat Kenan abi bırakmadı bizi kendi elleriyle kahvaltı hazırladı..
planımıza göre Tirebolu'da 1 gün kalacaktık..sonra Ordu'ya gidip orada kamp kuracaktık..fakat Kenan abiyle tanışınca burada kalmaya karar verdik :mrgreen:
adam plaja geliyor ve şortunu almıyor..ancak Doğan'dan beklenir böyle bir şey (şort başkasının)
)
Doğan'a da şort almaya gidiyoruz
bu arada Doğan'ın tarzınada bayıldım
)
motorlarımız, çadırım ve kilerim
Tirebolu'yu bir gezelim diyoruz. ama bu sefer motorsuz
Tirebolu Kalesi
serenderde Doğan
:cat:
şıpıdık terliklere alışık olmadığımız için parmak aralarımız acıdı yürümekten..parmak arası değiştiriyoruz
plaja dönüyoruz.
Kenan abi arkadaşları toplamış muhabbeti kurmuşlar..biz de hemen katılıyoruz
üniversiteden hocalarımız
biz acıktık..Kenan abiden yemek sesleri çıkmayınca bizde çaktırmadan kaçıp dışarda yiyelim diyerekten koyuluyoruz yola
..Tirebolu 42 Çay'a geldik.
kendi çapımızda sanat yapıyoruz :mrgreen:
yakaladıklarımız
yemek vakti
yemeeeeeeeeekkkkkk:queen:
aç insan modeli
karnımızı doyurduktan sonra plaja dönüyoruz..Doğan'ın manetleri
)
okeysiz olmazdı
saçmalamadan hele hiç olmazdı :mrgreen:
Doğan: "bugün güneşte çok kaldık vücudumuz zehir doldi..yoğurt alalumda yiyelum zehir gitsin daa"
uyku vakti
sığmadı çadıra..inat etti benim çadıra da gelmedi..yattı öyle iki büklüm
)
uyurken çok masummuşum
sabah oldu uyandık..hava süper..ama belli olmaz..bu havanın sonunda fırtına kopabilir..burası K-A-R-A-D-E-N-İ-Z :mrgreen:
sabahın ilk yüzücülerinden bir golden
Bu güneşten umutluyum..yanacağım
Kenan abi bırakın fotoğraf çekmeyi ve masayı hazırlayın diyor
)
biz denizdeyken kedinin teki hazırladığımız kahvaltı soframıza çıkmış ve yemeye başlamış..bu fotoğrafta kediye linç girişimini görüyorsunuz..
Kenan abide süpürge
Doğan'da odun..
bende olayı fotoğraflıyorum
kedinin kafasına doğru fırlatılmış süpürgenin kırmızı sapını görüyorsunuz :mrgreen:
neyseki ıskaladı
sil baştan sofra hazırladık
hemşerisini buldu daha bırakmaz
ne yapalım ne yapalım dedik en sonunda zincirleri temizlemek geldi aklımıza..gittik gazyağı ve fırça aldık..sonra iki motora da zincir bakımı yaptık çokta iyi oldu
bir Giresun gezisi yapıp dönmeye kara rverdik
Giresun'a geldiğimizde cüzdanımın yanımda olmadığını farkediyorum..dolayısıyla ehliyet de yok..o stresle Giresun gezisi sarmıyor ve çadırlarımıza geri dönüyoruz..cüzdanım inşallah çadırdadır
dönüşte karnımızı doyurmak için yine aynı yere Tirebolu Çay'a sapıyoruz.
kamp yerimize döndüğümüzde yemek yediğimize bin pişman oluyoruz..çünkü Kenan abi mangal yapıyor
r:
eveeet işte buyrun..o güzel günün akşamı işte budur..bu hava kopacak
hemen hazırlıkları yapıyoruz. ben motorumu çadırıma alıyorum :queen:
Doğan'ın motoru dışarda kaldı çünkü onun brandası vardı onu örttük
yağmur atıştıra dursun biz başladık çadır muhabbetlerine
sabah oldu
motorları hazırlıyoruz..bugün hedefimizde Ordu'yu gezmek var
istikamet Ordu
yoldan manzaralar..
Ordu'ya girişte Doğan'ın sevinci
Boztepe'ye çıktık
gün geçmiyorki bir aksilik daha yaşanmasın
önceki gün ben cüzdanımı kaybetmiştim (sonra buldum tabi çadırdaymış) bugünde Doğan'ın xenon düştü..idareten bağladık çarşıya inince hallettik neyseki..eskisinden daha sağlam oldu
Ordu Boztepe
kampa dönüyoruz..hava aşırı sıcak olduğundan montları giyemedik
güzel bir plaja rastlıyoruz ve hemen durup bakıyoruz
Doğan'ın içi gitti koşarak geliyor plaja
keşke buraya kursaymışız çadırlarımızı
ama bir sonraki kamp yerimiz burası olacak..Ordu Gülyalı:cat:
kendimizi belgeselci oalrak tanıttığımız genç arkadaşlar..meşhur olmak istiyorlarmış
yola devam
Doğan bana gazı vermiş ben 120-130 giderken birden polis çıkıyor karşımıza ve durduruyor
bir an dursakmı durmasak mı diye tereddüt yaşadıktan sonra durduk..o yüzden polisten biraz uzaktayız..karar verme aşaması 100 metre
polis abiyede kendimizi belgeselci olarak tanıttıktan sonra bizi kendi memleketine davet etti..oraların plajları çok daha güzelmiş ve meşhurmuş.
oraya gidersek "beni kesinlikle bulun" dedi..ama adını sanını vermedi
sonra biz yola devam ettik
kamp yerimize geldik..plaj cıvıl cıvıl
ama bizim vaktimiz doldu toplanıp eve dönüyoruz
işte kampımızdan edindiğimiz unutulmayacak abiler, arkadaşlar...:rendeer::rendeer::rendeer:
bir pazar sabahı Doğan beni arar.
- Alper ne yapıyorsun
= uyuyorum Doğan
- hava nasıl?
= güneş görünüyor şimdilik
- bizim kamp işi ne oldi?
= gidelim dersen gidelim Doğan..ben dünden razıyım
- ben 15 dakikaya çıkıyorum Rize'den kardeşim bir Tirebolu yapalım..olmadı Samsun Sinop basar gideriz.
= bana uyar
dedik ve hazırlıklara başladım..
ben hazırlandım ve buluşma yerine gidiyorum
Doğan'ı bekliyorum
işte geldi
abi kardeş
fotoğraf çekme merasimi de bitince yola koyuluyoruz.
hedef Tirebolu
Doğan'dan inciler
Shimano vites kolunu görebiliyor musunuz
müziğimi açmayı unuttuğumu farkediyorum ve yolda durup kulaklığımı takıyorum..o kadar yolda motor sesi dinlenmez
benim hız sabitleyicim olmadığı için ben Doğan'ı seyir halindeyken çekemiyorum tabi
yol gidene yakışır
ve Tirebolu'dayız
kamp yerimize geldik
işte plajımız. havaya dikkatinizi çekerim..Karadeniz'de bu kadar oluyor ne yapalım
iki çadıra 15 tl yer ücretlerimizi verdikten sonra hemen çadırlarımızı kurmaya başlıyoruz..Doğan'ın çadıra para vermesek de olurmuş aslında..ne demek istediğimi az sonra anlayacaksınız
benim çadırım tamamdır.
Doğan'ın çadırını(!) da kurduk
motorlarımızın boyutlarıyla ters orantılı olan çadırlarımız
yer ücretleri konusunda demek istediğimi şimdi anladınız
işte benim çadırın kileri..pardon Doğan'ın çadırı
çadırları kurmanın yorgunluğu
komşu çadırdan Kenan abi. motorlarımızı görünce bizimle tanışmaya geldi. Doğan'ın hemşerisi çıktı o da Rize'liymiş. sağolsun kamp süresi boyunca bize çok yardımı dokundu..özellikle yemek konusunda
çadırları kurduktan sonra dışarda kahvaltıya gidecektik fakat Kenan abi bırakmadı bizi kendi elleriyle kahvaltı hazırladı..
planımıza göre Tirebolu'da 1 gün kalacaktık..sonra Ordu'ya gidip orada kamp kuracaktık..fakat Kenan abiyle tanışınca burada kalmaya karar verdik :mrgreen:
adam plaja geliyor ve şortunu almıyor..ancak Doğan'dan beklenir böyle bir şey (şort başkasının)
Doğan'a da şort almaya gidiyoruz
bu arada Doğan'ın tarzınada bayıldım
motorlarımız, çadırım ve kilerim
Tirebolu'yu bir gezelim diyoruz. ama bu sefer motorsuz
Tirebolu Kalesi
serenderde Doğan
:cat:
şıpıdık terliklere alışık olmadığımız için parmak aralarımız acıdı yürümekten..parmak arası değiştiriyoruz
plaja dönüyoruz.
Kenan abi arkadaşları toplamış muhabbeti kurmuşlar..biz de hemen katılıyoruz
üniversiteden hocalarımız
biz acıktık..Kenan abiden yemek sesleri çıkmayınca bizde çaktırmadan kaçıp dışarda yiyelim diyerekten koyuluyoruz yola
kendi çapımızda sanat yapıyoruz :mrgreen:
yakaladıklarımız
yemek vakti
yemeeeeeeeeekkkkkk:queen:
aç insan modeli
karnımızı doyurduktan sonra plaja dönüyoruz..Doğan'ın manetleri
okeysiz olmazdı
saçmalamadan hele hiç olmazdı :mrgreen:
Doğan: "bugün güneşte çok kaldık vücudumuz zehir doldi..yoğurt alalumda yiyelum zehir gitsin daa"
uyku vakti
sığmadı çadıra..inat etti benim çadıra da gelmedi..yattı öyle iki büklüm
uyurken çok masummuşum
sabah oldu uyandık..hava süper..ama belli olmaz..bu havanın sonunda fırtına kopabilir..burası K-A-R-A-D-E-N-İ-Z :mrgreen:
sabahın ilk yüzücülerinden bir golden
Bu güneşten umutluyum..yanacağım
Kenan abi bırakın fotoğraf çekmeyi ve masayı hazırlayın diyor
biz denizdeyken kedinin teki hazırladığımız kahvaltı soframıza çıkmış ve yemeye başlamış..bu fotoğrafta kediye linç girişimini görüyorsunuz..
Kenan abide süpürge
Doğan'da odun..
bende olayı fotoğraflıyorum
kedinin kafasına doğru fırlatılmış süpürgenin kırmızı sapını görüyorsunuz :mrgreen:
neyseki ıskaladı
sil baştan sofra hazırladık
hemşerisini buldu daha bırakmaz
ne yapalım ne yapalım dedik en sonunda zincirleri temizlemek geldi aklımıza..gittik gazyağı ve fırça aldık..sonra iki motora da zincir bakımı yaptık çokta iyi oldu
bir Giresun gezisi yapıp dönmeye kara rverdik
Giresun'a geldiğimizde cüzdanımın yanımda olmadığını farkediyorum..dolayısıyla ehliyet de yok..o stresle Giresun gezisi sarmıyor ve çadırlarımıza geri dönüyoruz..cüzdanım inşallah çadırdadır
dönüşte karnımızı doyurmak için yine aynı yere Tirebolu Çay'a sapıyoruz.
kamp yerimize döndüğümüzde yemek yediğimize bin pişman oluyoruz..çünkü Kenan abi mangal yapıyor
eveeet işte buyrun..o güzel günün akşamı işte budur..bu hava kopacak
hemen hazırlıkları yapıyoruz. ben motorumu çadırıma alıyorum :queen:
Doğan'ın motoru dışarda kaldı çünkü onun brandası vardı onu örttük
yağmur atıştıra dursun biz başladık çadır muhabbetlerine
sabah oldu
motorları hazırlıyoruz..bugün hedefimizde Ordu'yu gezmek var
istikamet Ordu
yoldan manzaralar..
Ordu'ya girişte Doğan'ın sevinci
Boztepe'ye çıktık
gün geçmiyorki bir aksilik daha yaşanmasın
önceki gün ben cüzdanımı kaybetmiştim (sonra buldum tabi çadırdaymış) bugünde Doğan'ın xenon düştü..idareten bağladık çarşıya inince hallettik neyseki..eskisinden daha sağlam oldu
Ordu Boztepe
kampa dönüyoruz..hava aşırı sıcak olduğundan montları giyemedik
güzel bir plaja rastlıyoruz ve hemen durup bakıyoruz
Doğan'ın içi gitti koşarak geliyor plaja
keşke buraya kursaymışız çadırlarımızı
ama bir sonraki kamp yerimiz burası olacak..Ordu Gülyalı:cat:
kendimizi belgeselci oalrak tanıttığımız genç arkadaşlar..meşhur olmak istiyorlarmış
yola devam
Doğan bana gazı vermiş ben 120-130 giderken birden polis çıkıyor karşımıza ve durduruyor
bir an dursakmı durmasak mı diye tereddüt yaşadıktan sonra durduk..o yüzden polisten biraz uzaktayız..karar verme aşaması 100 metre
polis abiyede kendimizi belgeselci olarak tanıttıktan sonra bizi kendi memleketine davet etti..oraların plajları çok daha güzelmiş ve meşhurmuş.
oraya gidersek "beni kesinlikle bulun" dedi..ama adını sanını vermedi
sonra biz yola devam ettik
kamp yerimize geldik..plaj cıvıl cıvıl
ama bizim vaktimiz doldu toplanıp eve dönüyoruz
işte kampımızdan edindiğimiz unutulmayacak abiler, arkadaşlar...:rendeer::rendeer::rendeer:

